“o son kurşunu kafamıza sıkacaktık” diyenlere*

“haliç'te bir vapuru vurdular dört kişi
polis kaatilleri arıyordu
deli cafer ismail tayfur ve şaşı
üzerime yüklediler bu işi
sarhoştum kasımpaşa'daydım
vapuru onlar vurdu ben vurmadım
cinayeti kör bir kayıkçı gördü

ben vursam kendimi vuracaktım”

attila ilhan- cinayet saati
devamını gör...

umudum benim.
kadınım.
çayı en güzel sen demlersin.


(bkz: cemal süreya)
devamını gör...

kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
devamını gör...

yeni ve doğru teşhis ek olarak doğru ilaç kombinasyonu ile kendime gelmeye başladım. geçmişim ile artık hesabım kalmadı. ani öfkelenmeler, bir günde 4 mevsimi yaşamak ve paranoyalarım artık yok. ilk defa kendimi normal hissediyorum. denge ve huzurun verdiği keyif başkaymış. hemen kendimi kadıköy'e attım. her anın keyfini yaşamak harika bir his. bu hastalık (bkz: borderline) gerçekten çok zormuş. doğru karar verip ülkenin en iyi psikiyatrlarından birine gidip sorunu çözme yoluna girdiğim için kendim ile gurur duyuyorum.
kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
devamını gör...

üst üste yazma bekle araya mani
ondan uçuyor tanımlar belki
buradaki herkes sever seni
ama sen seversin melankoli.*
devamını gör...

motosiklet sesi duyduğum an, mekaniği hakkında bir fikrim yok o ses neresinden çıkıyor hangi motosikletlerde çıkıyor bilmiyorum ama şu insanın kulağını sağır edecek kadar ses çıkartanları her duyduğumda küfür etmeyen ben, ediyorum.
devamını gör...

kasvetli havası
ayazı
ankara ünüversitesi
devamını gör...

genel canlı tepkidir, benzeri davranışlar bir çok canlıda izlenmektedir. insanların dahil kafası bedeninden ayrıldıktan sonra tanımsız hareketler gösterdiği gözlemlenmiştir. buradaki durum, kanın pompalanması ve sinir sistemindeki iletilerin son ana kadar içlerindeki mesajı işlemeleridir. kafası kopmuş bir canlının parmak hücreside aynı anda ölmez sonuçta. bilgisayar değil bu fişini çekince ekranı gitsin ki o bile tepkisini anlık vermiyor kısa süreli de olsa devam edip sonra kapatıyor kendinisini.
devamını gör...

kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
devamını gör...

kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
devamını gör...

hepi topu iki insan vardı adem ile havva.
bak bugün 8 milyarız.
milyarlarcası da öldü.
olabiliyormuş isteyince.
devamını gör...

charles dickens'ın eseridir. 'suç ve sefaletin romanı' olarak da bilinir.
saygıdeğer burjuva hayatı dışında hayatların da olduğu fikrini cazip bulmuştur dickens. etkilendiği diğer bir nokta ise saygıdeğer sayılabilecek bir toplumun kurallarını ve normlarını ihlal edebilen kişilerin aslında bazı açılardan takdir görmesi gereken insanlar olabileceği düşüncesidir.ayrıca dickens, bu öteki-hayatlara ahlaki bir amaç yüklemeyi de istemektedir.
kendisinin de söylediği gibi romanda olaylar trajedi ile komedi arasında gidip gelmektedir ki yazarın amacı da budur. ama dickens bunun sebebininin sadece kendisi veya melodrama olmadığını söyler.ona göre gerçek hayat da tam olarak böyledir.yani bu bir çeşit realizmdir. çünkü gerçek hayatı yaşayan bizler, keyifli anlar yaşamaktayken sadece kısacık bir an sonra üzücü ve trajik durumların içinde bulabilmekteyizdir kendimizi.dickens'a göre romanlar,hayatta başımızdan geçen bu gerçek olayları yansıtmalıdır.

daha ayrıntılı bilgi için söyleşinin tamamını bırakayım;
devamını gör...

bıkılmayacak klasik.
devamını gör...

bizi okurken tebessüm ettirecek dergiyle sorumlu olan değerli yazardır.
devamını gör...

baktım olmuyor böyle, ben de sevdim gitti...
devamını gör...

kaydımı yaptım ama uzunca bir süre hesabıma giremedim. istemiyorsanız açık açık söyleyin böyle yapmayın yauv.
devamını gör...

yunus emre tarafından rehberi şeytan olan insan olarak nitelendirilmiş olan alçak insanlardır.

din ile neredeyse alakaları olmaz ama çok güzel nutuk atarlar.
devamını gör...

başıma bir şey gelmeyecekse en az orijinal versiyonu kadar caz versiyonunu da sevdiğim şarkı.
devamını gör...

insanlardan uzak durayım derken istemsiz kendini hissettiren über olay. new age guruların ortak buluşma noktası.
devamını gör...

ona içimi açtım. ona içimi açtım ve dedim ki vurabilirsin artık beni. yanında olmaya çalışırken üstelik. acının anlayanı olmaz, bilirim. ama vurmak ona haksızlıktır.
bir kuş kondu dallarıma. silkelendim. elbet bir gün bahar bana da uğrar dedim. bilmem kaç yüz sene önce bir kardelen söylemişti bunu. öyle kupkuru ama umudumla bekliyorum bilmem kaç yüz senedir. oysa çiçek açtığım zamanlarda vardı. bir ağaçtım ben. ne ağacıydım? bilmem, unuttum. ama olsun. benim savaşım durduk yere bitmemeli. ayaklarımın üstünde ölmeliyim.
silkelendi. hızla çırptım kanatlarımı. zaten kış gelmek üzere. zaten bir başıma kalmışım bu bu memlekette. buralar bana yabancı. ağacı dalı bile bir başa buranın. hele sapanlı çocuklar... bırakmıyor ki peşimi. bırakmıyorlar. ben kaçtıkça kovalıyorlar. ağaçlar bile izin vermiyor dinlenmeme. ne kadar dayanabilirim ki?
bir taşla iki kuş vuranlara inat ben asla hedefi tutturamam. üstelik vazgeçemeyecek kadar inatçı, kalın kafalıyım. bir insan hiç mi bir şeyleri doğru yapamaz? hiç mi turnayı gözünden vuramaz. bari karnımı doyurabilsem. fırıncı çok dikkatli artık. ekmek çalamıyorum. turnayı gözünden vuramayana bir lokma ekmek bile yok. bizler, yani kayba doğanlar: ilerlerken bile geriye düşeriz.
devamını gör...

normal sözlük'ü kullanarak 3. parti dahil tarayıcı çerezlerinin kullanımına izin vermektesiniz. Daha detaylı bilgi için çerez ve gizlilik politikamıza bakabilirsiniz.

online yazar listesini görmek için lütfen giriş yapın.
zaman tüneli köftehor rehberi portakal normal radyo kütüphane kulüpler renk modu online yazarlar puan tablosu yönetim kadrosu istatistikler iletişim