moderatör olduğum halde istediğim rozeti alamamam rezaleti
devamını gör...
komagene
beni senden ayrı komagene .
devamını gör...
mutlu olma yolunda en büyük engel
geçmiş.
geçmişte kalmıyor maalesef.
geçmişte kalmıyor maalesef.
devamını gör...
toraja
endonezya' nın batısında bir bölge ve bu bölgede yaşayan ve tüm dünyanın kendilerini ölü ritüelleri sayesinde tanıdığı halk.
şöyle ki, toraja halkı inançları gereği ölmüş olan kişiyi hemen gömmüyor. ölüyü mumyalıyor, ona hasta muamelesi yapıyor, hatta yedirmeye içirmeye çalışıyor. ölüyü gömmeyi bekletmelerinin(ki bu aylar sürebiliyor) nedeni ise cenaze töreni sırasında fazla sayıda manda kurban edebilmek. çünkü ne kadar çok manda kurban edilirse o kadar varlıklı olunduğuna ve ölünün ruhunun göğe daha çabuk ulaştığına inanıyorlar.
ama toraja halkının ölü ritüelleri bu kadarla da bitmiyor. her sene ma'nene festivali adını verdikleri belirli günlerde, mumyalanmış cesedi mezarından çıkarıp, yeni ve temiz kıyafetler giydirip, varsa saçlarını tarayıp, inançları çerçevesinde gezdirip, tören düzenleyip tekrar mezarına yerleştiriyorlar. bu ritüelin amacı ise ölüye onları unutmadıklarını göstermek ve yeni nesille onları tanıştırmak.
cenaze töreni dışında hiçbir özel günleri de yok. düğünmüş, bayrammış, evlilikmiş. insan hayret ediyor ama neredeyde sadece ölmek ve iyi bir cenaze töreni için yaşıyorlar.
gezimanya.com/GeziNotlari/t...
toraja cenaze töreni
resimag.com/p1/e1ee2889f34d.jpeg
resimag.com/p1/88ae40e08c6c.jpeg
şöyle ki, toraja halkı inançları gereği ölmüş olan kişiyi hemen gömmüyor. ölüyü mumyalıyor, ona hasta muamelesi yapıyor, hatta yedirmeye içirmeye çalışıyor. ölüyü gömmeyi bekletmelerinin(ki bu aylar sürebiliyor) nedeni ise cenaze töreni sırasında fazla sayıda manda kurban edebilmek. çünkü ne kadar çok manda kurban edilirse o kadar varlıklı olunduğuna ve ölünün ruhunun göğe daha çabuk ulaştığına inanıyorlar.
ama toraja halkının ölü ritüelleri bu kadarla da bitmiyor. her sene ma'nene festivali adını verdikleri belirli günlerde, mumyalanmış cesedi mezarından çıkarıp, yeni ve temiz kıyafetler giydirip, varsa saçlarını tarayıp, inançları çerçevesinde gezdirip, tören düzenleyip tekrar mezarına yerleştiriyorlar. bu ritüelin amacı ise ölüye onları unutmadıklarını göstermek ve yeni nesille onları tanıştırmak.
cenaze töreni dışında hiçbir özel günleri de yok. düğünmüş, bayrammış, evlilikmiş. insan hayret ediyor ama neredeyde sadece ölmek ve iyi bir cenaze töreni için yaşıyorlar.
gezimanya.com/GeziNotlari/t...
toraja cenaze töreni
resimag.com/p1/e1ee2889f34d.jpeg
resimag.com/p1/88ae40e08c6c.jpeg
devamını gör...
ali desidero
ali gibi bir tip düşman başına.*
diyor felsefeyi sever misiniz
ali diyor biz hep dönerciyiz
luther diyor kız machiavelli hı
şampiyon biziz diyor ali
attığımız gollerden belli
diyor felsefeyi sever misiniz
ali diyor biz hep dönerciyiz
luther diyor kız machiavelli hı
şampiyon biziz diyor ali
attığımız gollerden belli
devamını gör...
ben küçükken sarışınmışım
hee ben öyleymişim. bazıları öyle olduğumu iddia eder. bir de ben zaten anlamıyorum kim kumral, kim sarışın?
devamını gör...
chucky
dizi fena değil. zaten kötü bir şey de beklemiyordum. tabii charles lee ray espirilerinin bir miktar daha kullanımı artırılmalı. yapımcı ve yaratıcısı don mancini’nin bunu çok es geçeceğini sanmıyorum. bu haftaki bölümde sonunda jennifer tilly (tiffany, chucky’nin gelini) de diziye giriş yapıyor.
dizi, filmlerden bağımsız değil. flashbackler charles lee ray’in geçmişine, özellikle çocukluğuna ve ailesine ışık tutuyor. bir bölümünde ise chucky, eşcinsel oğlu olduğunu anlatmıştır (seed of chucky, 2004). oğlunun eşcinselliğinin kendisinin için sorun olmadığını, sonuçta kendisinin bir canavar olmadığını söyler*. ana karakter don mancini’nin çocukluğunun bir metaforudur. mancini de eşcinsel olduğu için küçükken hep zorbalığa uğramıştır. dizi genç yaştakilerin uğradığı zorbalıklara da dikkat çekmektedir.
yukarıda da yazdığım gibi jennifer tilly de oyuncular arasında yerini alacak. bir diğer geçmişten gelen oyuncu ise (yanlış hatırlamıyorsam) ilk çocuk oyunu (1988) filmindeki küçük çocuk andy barcley’i oynayan alex vincent olacak.
don mancini ve jennifer tilly projenin gelişme ve yapım aşamalarında twitter’ı aktif bir şekilde propaganda ve reklam aracı olarak kullandılar. günümüzde de bu devam etmekte, diğer başrol oyuncusu devon sawa (son durak, 2000) da twitter hesabını aktif bir şekilde dizinin tanıtımı için kullanmaktadır. sawa bir tweetinde şeytan’ın ölüsü (evil dead, 1981) filmine ve başrol oyuncusu bruce campbell’a methiyeler düzmüş, gerilim ve korku için kendisine çocukluğundan beri ilham verdiklerini vurgulamıştır.
(bkz: child’s play)
(bkz: don mancini)
(bkz: jennifer tilly)
(bkz: alex vincent)
(bkz: charles lee ray)
(bkz: evil dead)
(bkz: bruce campbell)
(bkz: seed of chucky)
(bkz: bride of chucky)
dizi, filmlerden bağımsız değil. flashbackler charles lee ray’in geçmişine, özellikle çocukluğuna ve ailesine ışık tutuyor. bir bölümünde ise chucky, eşcinsel oğlu olduğunu anlatmıştır (seed of chucky, 2004). oğlunun eşcinselliğinin kendisinin için sorun olmadığını, sonuçta kendisinin bir canavar olmadığını söyler*. ana karakter don mancini’nin çocukluğunun bir metaforudur. mancini de eşcinsel olduğu için küçükken hep zorbalığa uğramıştır. dizi genç yaştakilerin uğradığı zorbalıklara da dikkat çekmektedir.
yukarıda da yazdığım gibi jennifer tilly de oyuncular arasında yerini alacak. bir diğer geçmişten gelen oyuncu ise (yanlış hatırlamıyorsam) ilk çocuk oyunu (1988) filmindeki küçük çocuk andy barcley’i oynayan alex vincent olacak.
don mancini ve jennifer tilly projenin gelişme ve yapım aşamalarında twitter’ı aktif bir şekilde propaganda ve reklam aracı olarak kullandılar. günümüzde de bu devam etmekte, diğer başrol oyuncusu devon sawa (son durak, 2000) da twitter hesabını aktif bir şekilde dizinin tanıtımı için kullanmaktadır. sawa bir tweetinde şeytan’ın ölüsü (evil dead, 1981) filmine ve başrol oyuncusu bruce campbell’a methiyeler düzmüş, gerilim ve korku için kendisine çocukluğundan beri ilham verdiklerini vurgulamıştır.
(bkz: child’s play)
(bkz: don mancini)
(bkz: jennifer tilly)
(bkz: alex vincent)
(bkz: charles lee ray)
(bkz: evil dead)
(bkz: bruce campbell)
(bkz: seed of chucky)
(bkz: bride of chucky)
devamını gör...
insanların zamanla değişmesi
güzel bir konu. bana göre cevabı “evet. insanlar değişir ancak...” diye devam eder.
ancak insan kendi isteğiyle değişirse anlamlı olur. bir başkasının isteğiyle, kişinin değişmesi pek mümkün görünmüyor. kaldı ki böyle bir değişim, kişiyi iyi bir noktaya götürmez düşüncesindeyim. insanlar zaten değişiyor ve yine ancak bu değişim biraz yavaş ilerliyor. ciddi anlamda değişim ise, hayatta yaşadığımız kırılma noktalarıyla alakalıdır. yaşadığımız travmalar bu değişimi hızlandırıyor sanırım. yaşanan acı tecrübeler, insanın hayata farklı bakmasına neden olabiliyor ve aslında bu bir tür değişimdir.
değişme sürecini etkileyen bir başka önemli husus ise, çevremiz. sizi geliştirecek, ileriye doğru taşıyacak bir çevre ve sizin çabalarınız ile, farkında olmadan o çevreye uyum sağlamak adına bir değişim sürecine girmiş oluyoruz. bu iyi bir değişim midir? cevabı; çevrenizle alakalıdır. değişmek, sanki bir parça alışmak anlamına da gelebilir. dostoyevski der ya “aşağılık insanoğlu, her şeye alışır.”
can yücel bir şiirinde bu değişimi güzel anlatır. 20 yaşını, 35 ve 40 yaşını ve şimdiki yaşlı halini evine davet ettiği şiir. son cümlesi değişimi anlatır. “kabahat bende, ne diye çağırırsın tanımadığın insanları evine.” der.
efendim, yazımda özellikle “düşüncesindeyim” ve “sanıyorum” dedim. kesin bilgi olmadığı ve tamamen kendi bakış açımı yansıtmak içindir.
bu vesile ile radyo yapımcısı sevgili makinist e seçtiği konu için teşekkür eder iyi yayınlar dilerim.
küçükler gözlerinden, büyüklerin.....
not: yazıyı bitiremedim, kıvranıp duruyorum son nokta için. ben en iyisi az değişip geleyim.
ancak insan kendi isteğiyle değişirse anlamlı olur. bir başkasının isteğiyle, kişinin değişmesi pek mümkün görünmüyor. kaldı ki böyle bir değişim, kişiyi iyi bir noktaya götürmez düşüncesindeyim. insanlar zaten değişiyor ve yine ancak bu değişim biraz yavaş ilerliyor. ciddi anlamda değişim ise, hayatta yaşadığımız kırılma noktalarıyla alakalıdır. yaşadığımız travmalar bu değişimi hızlandırıyor sanırım. yaşanan acı tecrübeler, insanın hayata farklı bakmasına neden olabiliyor ve aslında bu bir tür değişimdir.
değişme sürecini etkileyen bir başka önemli husus ise, çevremiz. sizi geliştirecek, ileriye doğru taşıyacak bir çevre ve sizin çabalarınız ile, farkında olmadan o çevreye uyum sağlamak adına bir değişim sürecine girmiş oluyoruz. bu iyi bir değişim midir? cevabı; çevrenizle alakalıdır. değişmek, sanki bir parça alışmak anlamına da gelebilir. dostoyevski der ya “aşağılık insanoğlu, her şeye alışır.”
can yücel bir şiirinde bu değişimi güzel anlatır. 20 yaşını, 35 ve 40 yaşını ve şimdiki yaşlı halini evine davet ettiği şiir. son cümlesi değişimi anlatır. “kabahat bende, ne diye çağırırsın tanımadığın insanları evine.” der.
efendim, yazımda özellikle “düşüncesindeyim” ve “sanıyorum” dedim. kesin bilgi olmadığı ve tamamen kendi bakış açımı yansıtmak içindir.
bu vesile ile radyo yapımcısı sevgili makinist e seçtiği konu için teşekkür eder iyi yayınlar dilerim.
küçükler gözlerinden, büyüklerin.....
not: yazıyı bitiremedim, kıvranıp duruyorum son nokta için. ben en iyisi az değişip geleyim.
devamını gör...
klişe
basımevinde, baskı işinde kullanılmak ereğiyle üzerine kabartma ya da oyma resim, şekil, yazı çıkarılmış metal kalıp olarak geçmekte fakat lastik ve fotopolimerde olabilir.
devamını gör...
bazı şair hikayeleri
anlatılana göre cemal süreya ve ahmed’in arkadaşlıkları çok eskilere dayanıyordu.
haftanın hemen hemen her gecesi ulus gazetesi’nde buluşur, oradan meyhanenin yolunu tutar, sabaha karşı da kızılay’a kadar yürüyüp orada ayrılırlardı.
bir gece aniden ortadan kayboldu ahmed. ne gazeteye gelir oldu, ne de her zaman gittikleri meyhaneye.
cemal süreya sonunda onu salaş bir mekanda rakı şişesinin başında buldu.
kadehinden büyük bir yudum aldıktan sonra “sana karşı büyük bir hata işledim” dedi ahmed; “o yüzden kaçıyordum. kız kardeşine aşık oldum…”
dostundan aldığı cevap işe şu sözcüklerden ibaretti: “bunu neresi hata. senden daha iyisini mi bulacak?”
sonrasını şöyle anlatıyor cemal süreya: “kardeşime söyledim. kız şaşırdı, ikisi de birbirini tanımıyor. ‘evlen kız, türkiye’nin en iyi şairi’ dedim. zafer çarşısındaki kahvede sözleştik. tanışacaklar. aldım gittim kardeşimi. bekle bekle ahmed yok. kız bozuldu, onuruna dokundu. ertesi gün öğrendim ki, temiz gömleği olmadığı için gelememiş ahmed.”
doğdun,
üç gün aç tuttuk
üç gün meme vermedik sana
adiloş bebem,
hasta düşmeyesin diye,
töremiz böyle diye,
saldır şimdi memeye,
saldır da büyü...
bunlar,
engerekler ve çıyanlardır,
bunlar,
aşımıza, ekmeğimize
göz koyanlardır,
tanı bunları,
tanı da büyü...
bu, namustur
künyemize kazınmış,
bu da sabır,
ağulardan süzülmüş.
sarıl bunlara
sarıl da büyü.
haftanın hemen hemen her gecesi ulus gazetesi’nde buluşur, oradan meyhanenin yolunu tutar, sabaha karşı da kızılay’a kadar yürüyüp orada ayrılırlardı.
bir gece aniden ortadan kayboldu ahmed. ne gazeteye gelir oldu, ne de her zaman gittikleri meyhaneye.
cemal süreya sonunda onu salaş bir mekanda rakı şişesinin başında buldu.
kadehinden büyük bir yudum aldıktan sonra “sana karşı büyük bir hata işledim” dedi ahmed; “o yüzden kaçıyordum. kız kardeşine aşık oldum…”
dostundan aldığı cevap işe şu sözcüklerden ibaretti: “bunu neresi hata. senden daha iyisini mi bulacak?”
sonrasını şöyle anlatıyor cemal süreya: “kardeşime söyledim. kız şaşırdı, ikisi de birbirini tanımıyor. ‘evlen kız, türkiye’nin en iyi şairi’ dedim. zafer çarşısındaki kahvede sözleştik. tanışacaklar. aldım gittim kardeşimi. bekle bekle ahmed yok. kız bozuldu, onuruna dokundu. ertesi gün öğrendim ki, temiz gömleği olmadığı için gelememiş ahmed.”
doğdun,
üç gün aç tuttuk
üç gün meme vermedik sana
adiloş bebem,
hasta düşmeyesin diye,
töremiz böyle diye,
saldır şimdi memeye,
saldır da büyü...
bunlar,
engerekler ve çıyanlardır,
bunlar,
aşımıza, ekmeğimize
göz koyanlardır,
tanı bunları,
tanı da büyü...
bu, namustur
künyemize kazınmış,
bu da sabır,
ağulardan süzülmüş.
sarıl bunlara
sarıl da büyü.
devamını gör...
kaçak sigara
12 eylül öncesi bulgaristan'daki sigara fabrikasından kaçak ürünler türkiye'ye sokulurmuş. 12 eylül'den sonra "madem kaçak içiliyor, serbest bırakalım, vergisini alırız" diyerek kaçak sigaraya vize verilmiş.
devamını gör...
anadolu rock
anadolu rock, anadolu müziği ve kültürüyle batılı rock müziğin sentezlenmiş halidir. davullarla, bağlamalarla, perküsyonlarla elektro gitarın buluştuğu türdür.
erkin koray'dır, barış manço'dur. cem karaca'dır, moğollar'dır. anmadan geçmek olmaz; elim bir kazayla kaybettiğimiz barış akarsu'dur.
erkin koray'dır, barış manço'dur. cem karaca'dır, moğollar'dır. anmadan geçmek olmaz; elim bir kazayla kaybettiğimiz barış akarsu'dur.
devamını gör...
sarılmak
bir iletişim biçimi , duygu aktarım aracı. dünyayı kurtaracak şey.
devamını gör...
mutsuzken mutlu şarkılar dinlemek
mutsuzluğa, hüzne yenik düşmek istemediğim için sıkça yaptığım bir şeydir. zaten modum düşük bir de hüzünlü şarkılar açıp iyice psikolojimi mi bozayım diye düşündüğüm için hemen hareketli, insana keyif veren şarkılar açar iki şarkı sonra da kendimi toparlarım.
devamını gör...
geceye bir türkü bırak
metin kahraman~mihriban
devamını gör...
asla mutlu olamayacak insanlar
herkesi aynı anda mutlu etmeye çalışan ve beklentileri karşılamayı misyon haline getiren insanlardır. insanları olduğu gibi kabul etmeye çalışırken kimsenin onu olduğu gibi kabul edemediği insanlardır. benimdir.
devamını gör...
iyi erkeklerin nerede olduğu problemi
''iyi'' kavramı göreceli yani kişiden kişiye değişen bir kavram olduğu için net bir cevabı olmayan sorudur.
her yerde olabilir sizin ''iyi''nize uygun olan insanlar.
her yerde olabilir sizin ''iyi''nize uygun olan insanlar.
devamını gör...
1.85 boyunda zeki esprili güzel kültürlü kadın
20 cm ile kaçırdık.. evet 2.05’im..
edit:lütfen artık favlamayın,165’im arkadaslar. özür dilerim saka yaptım.
edit:lütfen artık favlamayın,165’im arkadaslar. özür dilerim saka yaptım.
devamını gör...
palmiyeler
izmirli punk grubu kilinkin duosu mertcan ve tarık tarafından istanbulda kurulan dream pop/indie/space rock grubu. baterist değiştirip(rana) klavye ve gitarist almış(barış)ve müthiş şarkılar yapmış grup. geçen sene abd turnesi de yaptılar.
üyelerinin hepsi çok mütevazı insanlardır sokakta ve sosyal medyada konuşabilirsiniz çok tatlı insanlardır.
üyelerinin hepsi çok mütevazı insanlardır sokakta ve sosyal medyada konuşabilirsiniz çok tatlı insanlardır.
devamını gör...
