bilim insanlarından mars vebası uyarısı
felaket tellallığıdır. mars'ta memeli bir hayvanı hasta edebilecek, bağışıklığından kaçabilecek bir mikroorganizmanın varlığını çok yüksek bir ihtimal olarak görüyorsanız bu aynı zamanda bir zamanlar orada memeli bir hayvanın yaşamış olduğunu ve bu memeliye karşı patojen bir mikroorganizmanın evrimleştiğini düşünüyorsunuz demektir.
devamını gör...
kimsenin gözünde canlanmayan yazar
bir şey kaybettiğini düşünmediğim kişi.
sevdiklerim dahil hiçbir yazar pek gözümde canlanmıyor. bu onları benim için değersiz yapmadığı gibi kendilerini de kendileri için değersiz yapamaz. şu halde bence bunda bir sorun yok.
sevdiklerim dahil hiçbir yazar pek gözümde canlanmıyor. bu onları benim için değersiz yapmadığı gibi kendilerini de kendileri için değersiz yapamaz. şu halde bence bunda bir sorun yok.
devamını gör...
kaç kadeh kırıldı minnoş gönlümde
“dünya hassas kalpler için cehennemdir” sözünün arabesk halidir. bu ülkedeki insanların çoğunda vücut bulmuş haldedir. tavşanların dağlara küstüğü dağların da bihaber olduğu hikayenin sonu aslında böyledir. gökten üç elmanın düşmesi yerine kırılan minnoş gönüllerin parçaları düşüverir. o sıcacık kalpler bir anda buz gibi oluverir. çikolatalı sütler rakı bardaklarına doldurulup içilir. içerken üzülünür, bitince de bitti diye üzülünür. salıncağa binmek yerine bu kez parkın bir köşesine küsüp oturulur. ufaktan etrafa bi bakış atılır. gelen giden var mı gibisinden ama tabi malum ne gelen var ne giden. kimseciklerin ruhu duymamış, rüzgar arka çıkmamış. ah o minnoş kalpler. siz neler neler çektiniz..
devamını gör...
yulaf süt muz
yulafı yiyilebilir hale getiren kombinasyon.
devamını gör...
şiir
"şiirde büyü vardır, onun gücü mehtabı aşağı çeker. güneşi tersine çevirir. yılanları parçalara ayırır ya da ırmakları yukarı akıtır. kapılar büyüye karşı duramaz. en sert kilitler cazibeyle açıl susam olur. "
ovidius
taşın içinde titrersin, ağacın dalında... gökten kayan yıldız kalbine düşer de kalbin titrer. işte o titremeyi söze döker şiir.
ovidius
taşın içinde titrersin, ağacın dalında... gökten kayan yıldız kalbine düşer de kalbin titrer. işte o titremeyi söze döker şiir.
devamını gör...
insan ilişkilerinden çıkarılmış en önemli ders
hayatınızdaki insanlar için kendinizden ödün vermemeniz gerektiğini.
devamını gör...
tuhaf takıntılar
herhangi bir şey izlerken izlediğim kısmın dört köşesine sürekli bakınıyorum, bu televizyon bilgisayar telefon ekranı olsun hiç farketmez.
yıllardır aşamıyorum bu durumu
yıllardır aşamıyorum bu durumu
devamını gör...
torku banada'nın zam yapmamak için bulduğu yöntem
geleneğe uygun olanı yapmışlar; malzemeden çalmak.
devamını gör...
bekarlığın insana faydaları
faydası mı yok? yapmayalım böyle. gençleri evlilikten soğutma, düşman etme, evlileri biz ne yaptık böyle diye kızdırma ve yine evlileri bak bak bizi nasıl çekemiyorlar diye düşündürme derneği başkanı olarak nefes nefese buraya koştum.
- eve giriş çıkış saati ile ilgili tamamen bireysel karar verebilme özgürlüğü. belediyeden izni olduğu için bu saate kadar nerdeydin diye soran bir insanın evde beklemiyor olması.
- sadece tek bir ailen olması. başkasının anne, baba, kardeş, hala, teyze ve kuzenlerinin hayatında söz sahibi olmaması. daha 4 aydır tanıdığın birine anne ve baba demediğin için kötü ilan edilmiyor olmak.
- evden çıkarken kıyafetlerinin sorun haline gelmemesi çünkü sorun haline getirecek bir insan olmaması. o eteklerde, o yırtık kotlarda aklın kalmaması, almayayım ya şimdi kızar aramız bozulur diye düşünmemek, satın alabilmek.
- kalabalık arkadaş grupları ile bir yerlerde dilediğin gibi buluşabilmek, o kim, bu kim, şu kim diye soran birinin olmaması.
- evinin tamamen sana ait olması. birilerinin ailesinin habersiz gelmemesi, onlara hizmet etme zorunluluğuna sahip olmamak.
- gecenin bir yarısı her saat başı çocuk ağlama sesiyle uyanmıyor olmak.
- bekarsan ve aldatılırsan ayrılırsın, zorlanmazsın. 2 çocuğun varsa ve aldatılırsan hem çocukları düşünmek zorundasındır hem de o çocuklar ile yeni bir hayat kurmak için en baştan büyük bir mücadeleye girişmek zorundasındır. 2 çocuk, yeni bir ev, çalışmak zorunda olmak, o çocuklara bakmak zorunda olmak..
- erkeksen ve boşanmak istersen çocuğunu mahkemenin uygun gördüğü tarihlerde görecek hale gelirsin. bu da korkunç bir detaydır.
- evlilik yoksa ayrılmak her anlamda daha risksiz ve kolay bir durumdur.
- bir gün eşinin annesi ya da ablası eşiyle kavga ettiği bahanesi ile sana gelip en az 6 hafta boyunca misafirin olmaz.
- evde muhteşem partiler verdikten sonra çok abartırsan komşular polis çağırır. evliyken evde muhteşem partiler verirsen esin ailesi bizi çağırmıyor, bizi beğenmiyor falan bilmem ne der, 10 sene boyunca bunun kinini tutar.
- hadi ailesi ile hiç sorunun yok, mükemmel insanlar, anne ve baba olarak görüyorsun. eşinle anlaşamayıp ayrılırsan tüm bu insanlar ile yabancı hale gelirsin, sokakta gördüğün zaman selam vermezler. cok sevdiğin birçok insanla ayrılmış olursun.
- işten geldikten sonra yemek yapmak, evi sürekli temiz tutmak, birinin çamaşırlarını ütülemek ve çift dikiş izinden dolayı kavga etmek zorunda değilsindir.
- cinselliği istediğini yaptırmak için kullanan ve cinselliği bir ödül sistemi olarak görme olasılığı çok yüksek biriyle aynı yatağa girmek zorunda değilsindir.
- günümüz anlayışı ile birlikte rollerin değişmesine adapte olmuş eş kişisi işten çıktığın zaman sana şunu çok rahat söyleyebilir. ben bu kirayı faturaları tek ödemek zorunda değilim! ama aynı anlayışa sahip eş saat 22.00 civarında isten çıkıp eve geldiğinde ya da 4 erkekle iş yemeğine gitmek zorunda kaldığında yine şikayet edecektir.
- hayatı boyunca eşinden hiç fayda görmemiş ve onu doğduğu günden beri çok sevmiş oğlunu kaybetme psikolojisi ile hic sebepsiz şekilde 60 yaşlarında bir kadının seninle rekabet etmesini izlersin. sana aşkla bakan ve kıyamayan ogluna bakıp maşallah demek yerine o gece oglu onunla kalsın diye hasta numarası yapabilir. acil servisler böyle anneler ile doludur.
- daha fazla zamanın olduğu için kişisel zevklerine zaman ayırma konusunda çok daha rahatsındır.
ciddiyim 87 madde daha yazabilirim faydalarıyla ilgili. bekarlığın en acayip olumsuzluğu 89 yaşına gelip sıcacık altına işediğin o günler geldiğinde sana hayatın son günlerinde eşlik edecek insanın olmamasıdır.
evliliğin en olumsuz tarafı ise eşinin ölmesidir. öyle yalnız kalmaktır. üzgüncük.
- eve giriş çıkış saati ile ilgili tamamen bireysel karar verebilme özgürlüğü. belediyeden izni olduğu için bu saate kadar nerdeydin diye soran bir insanın evde beklemiyor olması.
- sadece tek bir ailen olması. başkasının anne, baba, kardeş, hala, teyze ve kuzenlerinin hayatında söz sahibi olmaması. daha 4 aydır tanıdığın birine anne ve baba demediğin için kötü ilan edilmiyor olmak.
- evden çıkarken kıyafetlerinin sorun haline gelmemesi çünkü sorun haline getirecek bir insan olmaması. o eteklerde, o yırtık kotlarda aklın kalmaması, almayayım ya şimdi kızar aramız bozulur diye düşünmemek, satın alabilmek.
- kalabalık arkadaş grupları ile bir yerlerde dilediğin gibi buluşabilmek, o kim, bu kim, şu kim diye soran birinin olmaması.
- evinin tamamen sana ait olması. birilerinin ailesinin habersiz gelmemesi, onlara hizmet etme zorunluluğuna sahip olmamak.
- gecenin bir yarısı her saat başı çocuk ağlama sesiyle uyanmıyor olmak.
- bekarsan ve aldatılırsan ayrılırsın, zorlanmazsın. 2 çocuğun varsa ve aldatılırsan hem çocukları düşünmek zorundasındır hem de o çocuklar ile yeni bir hayat kurmak için en baştan büyük bir mücadeleye girişmek zorundasındır. 2 çocuk, yeni bir ev, çalışmak zorunda olmak, o çocuklara bakmak zorunda olmak..
- erkeksen ve boşanmak istersen çocuğunu mahkemenin uygun gördüğü tarihlerde görecek hale gelirsin. bu da korkunç bir detaydır.
- evlilik yoksa ayrılmak her anlamda daha risksiz ve kolay bir durumdur.
- bir gün eşinin annesi ya da ablası eşiyle kavga ettiği bahanesi ile sana gelip en az 6 hafta boyunca misafirin olmaz.
- evde muhteşem partiler verdikten sonra çok abartırsan komşular polis çağırır. evliyken evde muhteşem partiler verirsen esin ailesi bizi çağırmıyor, bizi beğenmiyor falan bilmem ne der, 10 sene boyunca bunun kinini tutar.
- hadi ailesi ile hiç sorunun yok, mükemmel insanlar, anne ve baba olarak görüyorsun. eşinle anlaşamayıp ayrılırsan tüm bu insanlar ile yabancı hale gelirsin, sokakta gördüğün zaman selam vermezler. cok sevdiğin birçok insanla ayrılmış olursun.
- işten geldikten sonra yemek yapmak, evi sürekli temiz tutmak, birinin çamaşırlarını ütülemek ve çift dikiş izinden dolayı kavga etmek zorunda değilsindir.
- cinselliği istediğini yaptırmak için kullanan ve cinselliği bir ödül sistemi olarak görme olasılığı çok yüksek biriyle aynı yatağa girmek zorunda değilsindir.
- günümüz anlayışı ile birlikte rollerin değişmesine adapte olmuş eş kişisi işten çıktığın zaman sana şunu çok rahat söyleyebilir. ben bu kirayı faturaları tek ödemek zorunda değilim! ama aynı anlayışa sahip eş saat 22.00 civarında isten çıkıp eve geldiğinde ya da 4 erkekle iş yemeğine gitmek zorunda kaldığında yine şikayet edecektir.
- hayatı boyunca eşinden hiç fayda görmemiş ve onu doğduğu günden beri çok sevmiş oğlunu kaybetme psikolojisi ile hic sebepsiz şekilde 60 yaşlarında bir kadının seninle rekabet etmesini izlersin. sana aşkla bakan ve kıyamayan ogluna bakıp maşallah demek yerine o gece oglu onunla kalsın diye hasta numarası yapabilir. acil servisler böyle anneler ile doludur.
- daha fazla zamanın olduğu için kişisel zevklerine zaman ayırma konusunda çok daha rahatsındır.
ciddiyim 87 madde daha yazabilirim faydalarıyla ilgili. bekarlığın en acayip olumsuzluğu 89 yaşına gelip sıcacık altına işediğin o günler geldiğinde sana hayatın son günlerinde eşlik edecek insanın olmamasıdır.
evliliğin en olumsuz tarafı ise eşinin ölmesidir. öyle yalnız kalmaktır. üzgüncük.
devamını gör...
the left hand of darkness
gençlik zamanları kafamızın karman çorman olduğu korkunç zamanlardır. hem günü birliği çözmeye çalışıp hem de beynimizin karanlık dehlizlerinden gelen uğultuyla baş etmek çok zordur.
gençler sadece gençtir. asla aptal değiller. zekaları hepimizi suya götürür susuz getirir esasında. özellikle bu zamanda bilgiye en çabuk ulaşabilen gençler. biz bir şey düşünürken onlar bir çok veriyi kafada işlemiş oluyor. çok başka bir evrenleri var. deli gibi onları anlamaya çalışıyorum. bunu yapmak güç değil. kendi hastalıklı eksik yanlarımızı onlar üzerinden kusup, masturbasyon yapmaktan çok daha kolay. ve iyileştirici bir şey.
ibni haldun der ki, "ortadoğu insanı anne babasını, eşini değil ezberlerini sever"
gençlerin bizden çok zeki olduğunu söyledim. bizim yaşlı kuyruksuz maymunlar olarak ebebeynlerimizden görüp, ezberleyip, yaşamı mavhettiğimiz her şeye haklı itirazları var. rose da bu insanlarımızdan biri. ben kendisini çok severek takip ediyorum.
kendisine ara sıra sorular soruyorum. buradaki maksadım gerçekten belki de benim göremediğim bir şeyler varsa öğrenmektir.
gençler, kendilerini ifadeden, insan tanımaya kadar tecrübesizliklerle dolu. fakat biz 30 yaş üzeri abileri, ablaları komplekslerle doluyuz. hangi kuşağın işi daha zor bilmiyorum. ama yaşamı birbirimize mutkaka kolaylaştırmalıyız. bunun en güzel yolu birbirimize decoder olmak. sorular sormak. tanımadığımız her şey bize düşman. bir de gençlerimizle düşmanlaşmamıza gerek yok.
gençler sadece gençtir. asla aptal değiller. zekaları hepimizi suya götürür susuz getirir esasında. özellikle bu zamanda bilgiye en çabuk ulaşabilen gençler. biz bir şey düşünürken onlar bir çok veriyi kafada işlemiş oluyor. çok başka bir evrenleri var. deli gibi onları anlamaya çalışıyorum. bunu yapmak güç değil. kendi hastalıklı eksik yanlarımızı onlar üzerinden kusup, masturbasyon yapmaktan çok daha kolay. ve iyileştirici bir şey.
ibni haldun der ki, "ortadoğu insanı anne babasını, eşini değil ezberlerini sever"
gençlerin bizden çok zeki olduğunu söyledim. bizim yaşlı kuyruksuz maymunlar olarak ebebeynlerimizden görüp, ezberleyip, yaşamı mavhettiğimiz her şeye haklı itirazları var. rose da bu insanlarımızdan biri. ben kendisini çok severek takip ediyorum.
kendisine ara sıra sorular soruyorum. buradaki maksadım gerçekten belki de benim göremediğim bir şeyler varsa öğrenmektir.
gençler, kendilerini ifadeden, insan tanımaya kadar tecrübesizliklerle dolu. fakat biz 30 yaş üzeri abileri, ablaları komplekslerle doluyuz. hangi kuşağın işi daha zor bilmiyorum. ama yaşamı birbirimize mutkaka kolaylaştırmalıyız. bunun en güzel yolu birbirimize decoder olmak. sorular sormak. tanımadığımız her şey bize düşman. bir de gençlerimizle düşmanlaşmamıza gerek yok.
devamını gör...
adana adliyesi
cumhuriyet başsavcılığının ,sulh ceza hakimlikleri ve ağır ceza mahkemelerinin, kolluk görevlilerinin ve cmk kapsamında müdafii olarak avukatların oldukça hareketli çalıştığını bildiğim adalet bakanlığına bağlı adliyelerden biri. soruşturma bürolarının olduğu katta, pişman olmayıp aklı hâlâ yapamadıklarında olan kertenkelelerden bolca bulunur.
devamını gör...
günaydın sözlük
günaydın sözlük. tüm gecemi zombilerle savaşarak geçirdikten sonra işe gelmek için fazlasıyla yorgunum aslında. ama ne yaparsın zombi falan anlamaz bunlar. kendileri zombi olmuş zaten.
neyseki kahvem var. canım kahvem.
birde yine nickaltıma süt ile ilgili birşeyler yazılmış, gıcık oldum.
neyseki kahvem var. canım kahvem.
birde yine nickaltıma süt ile ilgili birşeyler yazılmış, gıcık oldum.
devamını gör...
normal sözlük’ün vasat olması
iko ( okunuşu ) > ayko => aykut => aykut kocaman.
sözlüğün admini aykut kocaman.
ben iknâ oldum.
sözlüğün admini aykut kocaman.
ben iknâ oldum.
devamını gör...
kadınların beğenilme arzusu
kadın değildir insandır o. kadın olsa duramazsın.
yani demem o ki beğenilmek, ilgi görmek de bir ihtiyaçtır.
her insanının hayatta gereksinim duyduğu dört şeyi şuraya iliştiriyorum hemen.
taktir, ilgi, sevgi, onay.
yani demem o ki beğenilmek, ilgi görmek de bir ihtiyaçtır.
her insanının hayatta gereksinim duyduğu dört şeyi şuraya iliştiriyorum hemen.
taktir, ilgi, sevgi, onay.
devamını gör...
vedalaşırken en sevilen kişiyi sona bırakmak
gözyaşlarını diğer insanlarda biriktirip onda patlama derecesine getirir.
devamını gör...
gomercan ile o gemi radyo programı
#1217764 numaralı tanıma cevaben: kararımı verdim, yayıncı kişisinin amacı canımıza kastetmektir.
yoksulun sırtından doyan doyana
bunu gören yürek nasıl dayana...
yoksulun sırtından doyan doyana
bunu gören yürek nasıl dayana...
devamını gör...
yemeğin tadına bakmadan tuz döken insan
thomas edison ile görüşmeye gittiğinde asistan olarak kabul görmeyecek kişi.
edison, görüşmeye gelen asistan adaylarına çorba ısmarlarmış. eğer aday çorbanın tadına bile bakmadan tuz dökerse, onun ön yargılı biri olduğunu düşünerek onu işe almazmış edison. tabii buradan edison'un da ön yargılı biri olduğu sonucu çıkıyor bana göre ama neyse...
edison, görüşmeye gelen asistan adaylarına çorba ısmarlarmış. eğer aday çorbanın tadına bile bakmadan tuz dökerse, onun ön yargılı biri olduğunu düşünerek onu işe almazmış edison. tabii buradan edison'un da ön yargılı biri olduğu sonucu çıkıyor bana göre ama neyse...
devamını gör...
musicbuddy
kaliteli müzik örnek vatandaş 'ta dinlenir.
devamını gör...
ben mi fenerbahçe mi diyen sevgili
artık eski sevgilidir. fenerbahçe yi hiçbir karşı cinse değişmem. küme de düşsek, kulüp kapansa da sonsuza dek fenerbahçe...
devamını gör...
