erdoğan'ın insanlar yurtdışına gitmek istemiyor açıklaması
erdoğanın insanlar istemiyor tabi ki. onlar pudra şekeri makam ve lüksleriyle burada mutlular.
devamını gör...
neden müzik dinlemek isteriz sorunsalı
duygularımıza tercüman olarak gördüğümüz için. bazen bizi kendimize bizden daha iyi ifade edebildikleri için.
devamını gör...
the godfather
the godfather...
mario puzo'nun aynı adlı romanından uyarlanan, francis ford coppola yönetmenliğinde çekilen, ilki 1972 yılında vizyona giren üçlemedir. dünya sinema tarihinde bir külttür. serinin ilk filmi imdb listesine göre dünyanın en iyi ikinci filmidir. serinin ikinci filmi ise yine imdb listesinde dördüncü sırada kendine yer bulmuştur. serinin üçüncü filmi ne yazık ki bekleneni karşılayamamıştır. ilk iki filme göre oldukça aşağıda kalmıştır.
"en iyi ikinci film buysa birincisi ne ola ki?" diye sorarsanız sizi şu başlığa alayım: the shawshank redemption
ufak bir de bilgilendirme yapmayı kendime görev bilirim. the shawshank redemption *filminin yönetmeni frank darabont filmin imdb listesinde zirvede yer almasına ilişkin şu sözleri sarf etmiştir; "bu benim için gerçek dışı bir şey. esaretin bedeli gerçekten de baba'dan daha mı iyi? buna inanmak hakikaten biraz güç."
filmimiz sinema tarihinin akışını değiştiren efsane bir filmdir. kimi sahneleri gerçek olaylardan esinlenilerek çekilmiştir. çok ince nüanslar bulunmaktadır. sizi incelikle ve ustalıkla içine çekip olaylara dahil eder.
filmde zamanının yıldızı marlon brando, bu filmle devleşen al pacino, serinin ikinci filminde ortalığın tozunu attıran robert de niro ve birçok harika oyuncu yer almakta. baştan aşağı yıldızlar geçidi.
hele ki senelerdir insanların dinlemekten bıkmadığı, korna sesi, zil sesi olarak kullandığı o şahane müzikleri çok başka güzeldir. bu şaheserlerin bestesi nino rota'ya aittir. şu eser eşliğinde tanımıma spoilerda devam ediyorum.
film henüz ilk sahnesiyle zamanından günümüze gelen adaletsizlik kavramına parmak basar ve izleyicide merak uyandırır. ilk sahnede eski bir dost don corleone'den adalet istemekte. film daha ilk sahneden babanın gücünün ne denli kuvvetli olduğunu kendisinden adalet isteyen bir adamla izleyiciye aktarıyor.
i believe in america.
filmin tamamında harika replikler bulunmakta ama biri var ki çok başka. ayrıca bu replik "amerikan film enstitüsü" tarafından sinema tarihinin en etkili ikinci repliği seçilmiştir. evet, doğru tahmin,
ona reddedemeyeceği bir teklif yapacağım.
ve o teklif yapılıyor. şüphesiz filmin en muazzam sahnesidir. sahnenin adı at kafası.
ek bilgi: bu sahnede aktörümüz john marley'e haber verilmemiş ve tepkisi tamamen gerçektir.
yönetmenimiz coppola filmi çekerken hep kısıtlanmış, istediklerini yeterince gerçekleştirememiş, beğendirememiş ta ki meşhur restoran sahnesine kadar. bu sahnede coppola eşsiz yeteneğini kanıtlamıştır ayrıca bu sahne yaşanmış bir olaydan esinlenilerek çekilmiştir.
filmde bizim için en dikkat çeken noktalardan biri uyuşturucu ticareti yapan sollozo'nun lakabının "türk" oluşu. kendisi gerçekten türk değildir. sollozo'nun o dönemde türkiye'de haşhaş tarlaları bulunmakta. buradaki haşhaşı alıp sicilya'daki atölyelerinde işleterek uyuşturucu işinin tepesine oturmuştur. kendisine türk denmesinin sebebi de budur.
ve portakal. filmde ne zaman bir portakal görülse bu, ya ailemizin ya da ailenin yakınlarından birinin başına bir felaket geleceğine delalet eder. yani portakal uğursuzluktur.
mario puzo'nun aynı adlı romanından uyarlanan, francis ford coppola yönetmenliğinde çekilen, ilki 1972 yılında vizyona giren üçlemedir. dünya sinema tarihinde bir külttür. serinin ilk filmi imdb listesine göre dünyanın en iyi ikinci filmidir. serinin ikinci filmi ise yine imdb listesinde dördüncü sırada kendine yer bulmuştur. serinin üçüncü filmi ne yazık ki bekleneni karşılayamamıştır. ilk iki filme göre oldukça aşağıda kalmıştır.
"en iyi ikinci film buysa birincisi ne ola ki?" diye sorarsanız sizi şu başlığa alayım: the shawshank redemption
ufak bir de bilgilendirme yapmayı kendime görev bilirim. the shawshank redemption *filminin yönetmeni frank darabont filmin imdb listesinde zirvede yer almasına ilişkin şu sözleri sarf etmiştir; "bu benim için gerçek dışı bir şey. esaretin bedeli gerçekten de baba'dan daha mı iyi? buna inanmak hakikaten biraz güç."
filmimiz sinema tarihinin akışını değiştiren efsane bir filmdir. kimi sahneleri gerçek olaylardan esinlenilerek çekilmiştir. çok ince nüanslar bulunmaktadır. sizi incelikle ve ustalıkla içine çekip olaylara dahil eder.
filmde zamanının yıldızı marlon brando, bu filmle devleşen al pacino, serinin ikinci filminde ortalığın tozunu attıran robert de niro ve birçok harika oyuncu yer almakta. baştan aşağı yıldızlar geçidi.
hele ki senelerdir insanların dinlemekten bıkmadığı, korna sesi, zil sesi olarak kullandığı o şahane müzikleri çok başka güzeldir. bu şaheserlerin bestesi nino rota'ya aittir. şu eser eşliğinde tanımıma spoilerda devam ediyorum.
film henüz ilk sahnesiyle zamanından günümüze gelen adaletsizlik kavramına parmak basar ve izleyicide merak uyandırır. ilk sahnede eski bir dost don corleone'den adalet istemekte. film daha ilk sahneden babanın gücünün ne denli kuvvetli olduğunu kendisinden adalet isteyen bir adamla izleyiciye aktarıyor.
i believe in america.
filmin tamamında harika replikler bulunmakta ama biri var ki çok başka. ayrıca bu replik "amerikan film enstitüsü" tarafından sinema tarihinin en etkili ikinci repliği seçilmiştir. evet, doğru tahmin,
ona reddedemeyeceği bir teklif yapacağım.
ve o teklif yapılıyor. şüphesiz filmin en muazzam sahnesidir. sahnenin adı at kafası.
ek bilgi: bu sahnede aktörümüz john marley'e haber verilmemiş ve tepkisi tamamen gerçektir.
yönetmenimiz coppola filmi çekerken hep kısıtlanmış, istediklerini yeterince gerçekleştirememiş, beğendirememiş ta ki meşhur restoran sahnesine kadar. bu sahnede coppola eşsiz yeteneğini kanıtlamıştır ayrıca bu sahne yaşanmış bir olaydan esinlenilerek çekilmiştir.
filmde bizim için en dikkat çeken noktalardan biri uyuşturucu ticareti yapan sollozo'nun lakabının "türk" oluşu. kendisi gerçekten türk değildir. sollozo'nun o dönemde türkiye'de haşhaş tarlaları bulunmakta. buradaki haşhaşı alıp sicilya'daki atölyelerinde işleterek uyuşturucu işinin tepesine oturmuştur. kendisine türk denmesinin sebebi de budur.
ve portakal. filmde ne zaman bir portakal görülse bu, ya ailemizin ya da ailenin yakınlarından birinin başına bir felaket geleceğine delalet eder. yani portakal uğursuzluktur.
devamını gör...
bildirim gelince sevinen yazar
neden sevinmesin ki ? okunduğunu bilmek insana mutluluk veriyor.
devamını gör...
küçük şeylerle mutlu olmak
arkadaşlarımı güldürmek. bu beni hep mutlu eder, küçük bir şey ama etkisi büyük.
devamını gör...
hiçlik
bazen neyin var? sorusunun cevabı; bazen neyin yok? sorusunun cevabı olabilen kelime/durum/şey. var olan her şeyin tüm zıtlıklarını bünyesinde barındırdığını düşünüyorum. ne güzel kelime, hiç...
ha bir de, farid farjad'ın güzide eserlerinden birinin adıdır.
ha bir de, farid farjad'ın güzide eserlerinden birinin adıdır.
devamını gör...
mozartkugel
wolfgang amadeus mozartın ölümünden yüz yıl sonra onuruna adanmış bir çikolatadır. paul fürst (konditor)’ü tarafından icat edilmiş ve başlarda mozartbonbon olarak bilinip, * sonrasında mozartkugel’a evrilmiş bir marka çiko.
içi antepfıstığı ve badem ezmesi karışımı, dışı ise nougatla kaplıdır.
keman paketleri şeklinde de satılan bu çikolataların içine bakmak isteyenler için bir çilekli değil nugatlı link
içi antepfıstığı ve badem ezmesi karışımı, dışı ise nougatla kaplıdır.
keman paketleri şeklinde de satılan bu çikolataların içine bakmak isteyenler için bir çilekli değil nugatlı link
devamını gör...
kelebek
‘’kaçmak, yalnız kaçmak için yaşıyordum. yalnız ya da yanımda birisiyle, ama ne pahasına olursa olsun..’’
aynı isimli, başrollerini steve mcqueen ve dustin hoffman’ın paylaştığı 1973 yapımı filmin senaryosu işte bu kitaptan uyarlanmıştır.
fransa’da, şeytan adası olarak da bilinen cayene’de suçsuz yere müebbet mahkum olan yazarımız henri charriere’in, yaklaşık 20 yıl boyunca defahatle kaçma girişiminde bulunmasından mütevellit başından geçen olayları kaleme alarak 68’de yayımladığı ve ismini de yazarımızın hapisteki lakabı olan ve fransızca’da kelebek anlamına gelen ‘papillon’ dan alan harika bir roman ‘kelebek’.
filmi hemen hemen her kitap uyarlamasında olduğu gibi kitaba göre oldukça eksik olmasına rağmen harika bir filmdir. keza kitap ise filminin kat kat üstünde muhteşem bir başyapıttır nazarımda. bundan dolayı filmi eğer izlenecekse -ki kült bir yapım olduğunu düşünmeme rağmen muhakkak izlemeyenleriniz vardır- , kitabı okuduktan sonra izlenmesi tavsiyemdir...
sürükleyici, heyecan dolu, yer yer üzülüp, yer yer gülümsediğiniz bir eser kelebek. keza, okuduğunuz olayların yazarın bizzat başından geçtiğini göz önünde bulundurduğunuzda, söylediklerimin az bile olduğunu düşüneceğinizden eminim.
bu harika kaçış romanı, şiddetle tavsiyemdir. hala kitaplığına almamış olanların dikkatine sunuyorum.
aynı isimli, başrollerini steve mcqueen ve dustin hoffman’ın paylaştığı 1973 yapımı filmin senaryosu işte bu kitaptan uyarlanmıştır.
fransa’da, şeytan adası olarak da bilinen cayene’de suçsuz yere müebbet mahkum olan yazarımız henri charriere’in, yaklaşık 20 yıl boyunca defahatle kaçma girişiminde bulunmasından mütevellit başından geçen olayları kaleme alarak 68’de yayımladığı ve ismini de yazarımızın hapisteki lakabı olan ve fransızca’da kelebek anlamına gelen ‘papillon’ dan alan harika bir roman ‘kelebek’.
filmi hemen hemen her kitap uyarlamasında olduğu gibi kitaba göre oldukça eksik olmasına rağmen harika bir filmdir. keza kitap ise filminin kat kat üstünde muhteşem bir başyapıttır nazarımda. bundan dolayı filmi eğer izlenecekse -ki kült bir yapım olduğunu düşünmeme rağmen muhakkak izlemeyenleriniz vardır- , kitabı okuduktan sonra izlenmesi tavsiyemdir...
sürükleyici, heyecan dolu, yer yer üzülüp, yer yer gülümsediğiniz bir eser kelebek. keza, okuduğunuz olayların yazarın bizzat başından geçtiğini göz önünde bulundurduğunuzda, söylediklerimin az bile olduğunu düşüneceğinizden eminim.
bu harika kaçış romanı, şiddetle tavsiyemdir. hala kitaplığına almamış olanların dikkatine sunuyorum.
devamını gör...
başka ülkelerde çocukların açlıktan ölmesi
bunun spesifik bir coğrafya ile alakalı olduğunu sanmıyorum. haberlerde çıkmıyor diye bizim ülkede açlıktan ölen çocuklar ölmemiş sayılmıyor, bilgilerinize sunarım.
devamını gör...
discord
ergenlerin yeni keşfetmiş olduğu mastürbasyon kaynağı...18 yaşında bir insan evladı bile yöneticilik yapma kapasitesi altında ezmeye çalışıyor sizi. uzak durun.
devamını gör...
arap
terörize olmaya bayılan bir millet. komşusunu boğazlamak için fırsat kollar. türkiye'nin güneyinden itibaren yaşayan araplardan uzak durmakta fayda vardır.
devamını gör...
parka
(bkz: cem karaca)'nın şarkısı.
şarkıda parka paltonun yerine geçmiştir. palto pahalı olduğu için dedenin üç aylığından alınmıştır o parka.
şarkıda parka paltonun yerine geçmiştir. palto pahalı olduğu için dedenin üç aylığından alınmıştır o parka.
devamını gör...
27 aralık 2020 normal sözlük güncellemesi
çok güzel olmuş diyeceğim değişimdir. abi adamlar işi biliyor ya.
(bkz: ışıl ışıl her yer her yer sanki pavyon)
(bkz: ışıl ışıl her yer her yer sanki pavyon)
devamını gör...
kitap alıntıları
dünya, bizleri kurtarma ve bize iyilik etme aşkıyla dolu insanlar tarafından hep kana bulandı. tarihteki bütün savaşları yürekleri iyilikle dolup taşan, kendini bir dava uğruna feda ettiğini düşünen kurtarıcılar çıkardı.
hitler almanları, stalin işçileri, mao köylüleri kurtarmak için dünyayı kana buladı. milyonlarca insan kurtarıcıların şefkat dolu ellerinde can verdi. onlar hep “biz” dediler, hiç ''ben'' deyip kendilerini düşünmediler. ama bilim, zenginlik, hayatı kolaylaştıran, yaşanır kılan her türlü buluş, bilgi, kendi çıkarları için çalışan, işini iyi yapan bencilerin eseriydi. onlar hiçbir zaman biz olmadılar. sadece işlerini iyi yapmaya çalıştılar ve bizlere rağmen başardılar.
ayn rand/hayatın kaynağı
hitler almanları, stalin işçileri, mao köylüleri kurtarmak için dünyayı kana buladı. milyonlarca insan kurtarıcıların şefkat dolu ellerinde can verdi. onlar hep “biz” dediler, hiç ''ben'' deyip kendilerini düşünmediler. ama bilim, zenginlik, hayatı kolaylaştıran, yaşanır kılan her türlü buluş, bilgi, kendi çıkarları için çalışan, işini iyi yapan bencilerin eseriydi. onlar hiçbir zaman biz olmadılar. sadece işlerini iyi yapmaya çalıştılar ve bizlere rağmen başardılar.
ayn rand/hayatın kaynağı
devamını gör...
süslüman
yazıp silme ile hortlatılmış başlıklarda bugün. (bkz: moderasyon uyuma)
tanım: dini inancı için değil dışarıya güzel ve şık görünmek için kapanan müslümanlar için kullanılan tabir.
tanım: dini inancı için değil dışarıya güzel ve şık görünmek için kapanan müslümanlar için kullanılan tabir.
devamını gör...
merhaba poğaçacı (yazar)
yıllar sonra hatırlamak istediğim bir anıyı buraya bırakmaya geldim.
kendisi bir discord grubu tanışmasında beş dakika önce ''evimi karınca bastı onu süpürüyorum'' diyen adama atanmış cinsiyetin ne diye sordu. adamın tepkisi ''benimle dalga geçmeyin'' diyerek çıkmak oldu. ahdhahdahad. ya minnoş adam ''evimi karınca bastı'' diyor ya. yani çok ilkel bir problemle uğraşıyor. iki bin yıl önce de insanlar mağarasından karıca süpürüyordu, şimdide süpürüyor. ya sen bu adama daha beş dakika önce bulunmuş kavramı sunuyorsun *mk ahdhadhah. lan daha kadıköy'de iki tane fularlı biliyor bu kavramı. kavramı bulan lavuk bile kullanmadı daha dur bismillah.
kafamda yer eden bu tanımı dızo arkadaşlarıma soruyorum. ''ne diyon lan sen ya**********m'' dan daha hafif bir cevap duymadım. tam damar nokta galiba. tebrik ediyorum seni.
kadıköy gerçekten yasaklanmalı.
(bkz: atanmış cinsiyet)
kendisi bir discord grubu tanışmasında beş dakika önce ''evimi karınca bastı onu süpürüyorum'' diyen adama atanmış cinsiyetin ne diye sordu. adamın tepkisi ''benimle dalga geçmeyin'' diyerek çıkmak oldu. ahdhahdahad. ya minnoş adam ''evimi karınca bastı'' diyor ya. yani çok ilkel bir problemle uğraşıyor. iki bin yıl önce de insanlar mağarasından karıca süpürüyordu, şimdide süpürüyor. ya sen bu adama daha beş dakika önce bulunmuş kavramı sunuyorsun *mk ahdhadhah. lan daha kadıköy'de iki tane fularlı biliyor bu kavramı. kavramı bulan lavuk bile kullanmadı daha dur bismillah.
kafamda yer eden bu tanımı dızo arkadaşlarıma soruyorum. ''ne diyon lan sen ya**********m'' dan daha hafif bir cevap duymadım. tam damar nokta galiba. tebrik ediyorum seni.
kadıköy gerçekten yasaklanmalı.
(bkz: atanmış cinsiyet)
devamını gör...
günlük tutan insan
ara ara bıraksam da düzenli olarak yapmaya çalıştığım hede. gelecekteki kendimin bana teşekkür edeceğini bildiğim için düşündüklerimi, yaşadıklarımı, hissettiklerimi kağıda dökmeyi seviyorum. kendi tarihimi kayıt altına almak gibi bir şey.
devamını gör...
bulmaca çözmek
özellikle bir yerde beklerken sağda solda görürsem, kendime engel olamıyorum. boş vakitlerde yada bir şey beklerken eğlenceli bir şekilde alternatif zaman öldürme metodu.
devamını gör...

