beş ressam adı sayamayan biriyle çıkmak
leonardo dicaprio
osman hamdi tanpınar
donatella versace
bob ross
frida mualla hanım ( fikret de olabilir emin değilim resimlerini ve kaşlarını beğenmediğim için ilgimi çekmiyor.)
nietzsche ve schopenhauer i bakmadan yazabiliyorum, ayrıca saçlarım platon sarısı.
yarışmacı arkadaşlara başarılar dilerim.
osman hamdi tanpınar
donatella versace
bob ross
frida mualla hanım ( fikret de olabilir emin değilim resimlerini ve kaşlarını beğenmediğim için ilgimi çekmiyor.)
nietzsche ve schopenhauer i bakmadan yazabiliyorum, ayrıca saçlarım platon sarısı.
yarışmacı arkadaşlara başarılar dilerim.
devamını gör...
sigarayı bıraktım
sigarayı şak diye bırakan arkadaşımla diyaloglarım;
-şu meredi nasıl içiyorsun ya iğrenç bir şey.
-ulan sen daha bi hafta olmadı bırakalı.
-leş gibi kokuyo hiç içmemiş gibi hissediyorum sende bırak.
-iraden zayıf olum senin.
-ne alaka lan bıraktık ya
-ondan işte, zayıf.. devam edemedin yarım bıraktın olayı.
-he sen içmeye devam ediyosun diye iraden güçlü mü dışarda sigara içicem diye ötün donuyor soğukta
- direniyorum işte, soğuğa karşı koyuyorum sigarayıda bırakmayacağım.
- 20 yıl sonra doktor kanser olduğunu söyleyince ne yapacaksın.
- 80'i görmek gibi bir niyetim yok. zaten kanserim varmış gibi yaşıyorum.
- ne cins adamsın be.
- madem sigara içmiyorsun bu soğukta ne diye dışardasın lan içeri gitsene.
- müdürü bekliyorum, parana yazık ayda 400 kağıt duman oluyor.
- ulan bıraktın tamam aferim, de bana niye bulaşıyorsun ben seni geri sigaraya başlatıyor muyum?
- amaan ne halin varsa gör. bana ne arkadaş ya...
-şu meredi nasıl içiyorsun ya iğrenç bir şey.
-ulan sen daha bi hafta olmadı bırakalı.
-leş gibi kokuyo hiç içmemiş gibi hissediyorum sende bırak.
-iraden zayıf olum senin.
-ne alaka lan bıraktık ya
-ondan işte, zayıf.. devam edemedin yarım bıraktın olayı.
-he sen içmeye devam ediyosun diye iraden güçlü mü dışarda sigara içicem diye ötün donuyor soğukta
- direniyorum işte, soğuğa karşı koyuyorum sigarayıda bırakmayacağım.
- 20 yıl sonra doktor kanser olduğunu söyleyince ne yapacaksın.
- 80'i görmek gibi bir niyetim yok. zaten kanserim varmış gibi yaşıyorum.
- ne cins adamsın be.
- madem sigara içmiyorsun bu soğukta ne diye dışardasın lan içeri gitsene.
- müdürü bekliyorum, parana yazık ayda 400 kağıt duman oluyor.
- ulan bıraktın tamam aferim, de bana niye bulaşıyorsun ben seni geri sigaraya başlatıyor muyum?
- amaan ne halin varsa gör. bana ne arkadaş ya...
devamını gör...
selahattin demirtaş
aihm tarafından hakkında tahliye talebinde bulunulmasına rağmen, “tercüme” bahanesiyle bu talep reddedilmiştir. bu ne demek? kişi itham edilen suçu işlememiştir demek, boşu boşuna tutukludur demek. aihm bir karar verdiyse bu karar ülkede sorgusuz sualsiz yerine getirilmelidir, zorundalar. tabi türkiye’de hukukun yerinde yeller estiği için bu bize vız gelir tırıs gider.
hdp li değilim ama bir insanın hakkını savunmak için onunla aynı görüşte olmak gerektiğini düşünmüyorum.
ortada bir hukuksuzluk varsa vardır yoksa yoktur, ama o şöyle o böyle demenin bi manası yok.
hdp li değilim ama bir insanın hakkını savunmak için onunla aynı görüşte olmak gerektiğini düşünmüyorum.
ortada bir hukuksuzluk varsa vardır yoksa yoktur, ama o şöyle o böyle demenin bi manası yok.
devamını gör...
üzerinde ne var sorusu
sis var.
koca bir şehre sis çökmüş her şeyi yutmuş gibi.
koca bir şehre sis çökmüş her şeyi yutmuş gibi.
devamını gör...
geç yazan moderatör
sizden haz etmeyen moderatördür, o yüzden geç yazıyordur. o anda bir işi olamaz, çünkü moderatörler ekseriyetle işsiz insanlar arasından seçilir.*
moderatörlerin sizi sevmemesi durumunda işi sözlük mafyasına bırakabilir, işbu moderatörün topuğuna sıktırabilirsiniz. bu, durumu bütün taraflar için çözümleyecek ve sözlüğe barışı getirecek bir harekettir. nasıl irtibata geçeceğinizi biliyorsunuz.
moderatörlerin sizi sevmemesi durumunda işi sözlük mafyasına bırakabilir, işbu moderatörün topuğuna sıktırabilirsiniz. bu, durumu bütün taraflar için çözümleyecek ve sözlüğe barışı getirecek bir harekettir. nasıl irtibata geçeceğinizi biliyorsunuz.
devamını gör...
sarı gelin
farid farjad yorumu çok güzel olan türküdür.
buradan
buradan
devamını gör...
geceye bir söz bırak
“her düğüm, atıldığı yerden çözülür.”
söz kime aittir bilmiyorum. birisi* bana söylemişti. çok anlamlı gelmişti.
söz kime aittir bilmiyorum. birisi* bana söylemişti. çok anlamlı gelmişti.
devamını gör...
sözlükte kadın olmak
kafa sözlük erkekleri allahınız varsa bu başlığa fikir belirtmezsiniz..
devamını gör...
pişman olmak
dostoyevski'nin çok doğru bir sözü var yıllar geçse de etkisini yitirmeyen ve yıllar geçtikçe güçlenen bir söz...
ne yaparsan yap, pişman öleceksin. belki yaptıklarından, belki de yapmadıklarından.
-fyodor dostoyevski
ne yaparsan yap, pişman öleceksin. belki yaptıklarından, belki de yapmadıklarından.
-fyodor dostoyevski
devamını gör...
hal hatır sormadan konuya giren insan
gereksiz vakit kaybetmek istemeyen, cevabının önemli olmadığı nasılsınlardan, aslında iyi olunmayan iyiyimlerden sıkılmış insandır. aferindir.
devamını gör...
dövme
kısaca dekoratif vücut damgalama olarak adlandırılabilir.
dövme yapımında kullanılan boyanın iğne ile deri tabakasının alt kısımlarına ulaşacak şekilde vücuda yerleştirilmesiyle yapılır. boya vücuda ilk enjekte edildiğinde, büyük bir kısmı aynı zamanda dış deri tabakası olan epidermiste kalır. ancak bu hücreler daha sonradan normal şekilde dökülürler ve epidermisteki boya tabakası birkaç gün içerisinde tamamen yok olur. işte bu sebeple dövme yapımından birkaç gün sonra, tıpkı bir güneş yanığından arta kalan ölü derinin soyulması gibi, boya dolu epidermis tabakası da soyularak dökülür. ancak tamamen iyileşme, 2-4 hafta arası sürer. işte bu süre zarfında aşırı güneşe maruz kalma ve aşırı suyla temas etme gibi davranışlardan kaçınılmalıdır. aksi takdirde henüz tam olarak yerleşmemiş boya partikülleri de atılır veya solar, böylece dövme bozulur.
dövme yapımında kullanılan boyanın iğne ile deri tabakasının alt kısımlarına ulaşacak şekilde vücuda yerleştirilmesiyle yapılır. boya vücuda ilk enjekte edildiğinde, büyük bir kısmı aynı zamanda dış deri tabakası olan epidermiste kalır. ancak bu hücreler daha sonradan normal şekilde dökülürler ve epidermisteki boya tabakası birkaç gün içerisinde tamamen yok olur. işte bu sebeple dövme yapımından birkaç gün sonra, tıpkı bir güneş yanığından arta kalan ölü derinin soyulması gibi, boya dolu epidermis tabakası da soyularak dökülür. ancak tamamen iyileşme, 2-4 hafta arası sürer. işte bu süre zarfında aşırı güneşe maruz kalma ve aşırı suyla temas etme gibi davranışlardan kaçınılmalıdır. aksi takdirde henüz tam olarak yerleşmemiş boya partikülleri de atılır veya solar, böylece dövme bozulur.
devamını gör...
somatizasyon bozukluğu
kişide tespit edilen bir bedensel hastalık olmaksızın pek çok sisteme ait yakınmalarının olmasıyla karakterize rahatsızlıktır.
örnek olarak hastanın vücudunda ağrılar, bulantı,kusma, genital yakınmalar veya nörolojik şikayetleri olur.
gerçek bir problem olsa dahi olması gerekenden daha fazla şiddetli bir şikayettir.
semptomlar kasıtlı olarak ortaya çıkarılmaz veya varmış gibi davranılmaz. böylelikle yapay bozukluk ve temaruz'dan ayırt edilir.
örnek olarak hastanın vücudunda ağrılar, bulantı,kusma, genital yakınmalar veya nörolojik şikayetleri olur.
gerçek bir problem olsa dahi olması gerekenden daha fazla şiddetli bir şikayettir.
semptomlar kasıtlı olarak ortaya çıkarılmaz veya varmış gibi davranılmaz. böylelikle yapay bozukluk ve temaruz'dan ayırt edilir.
devamını gör...
deep purple
mor ve ötesi grubunun ismi konusunda ne derece ilham kaynağı olduklarını sorgulatan efsane grup.
devamını gör...
bab'aziz
yönetmen nacer khemir ait başrollerde parviz shahinkhou ve maryam hamid oynadığı
film, yaşlı bir derviş ile torununun çöldeki hikâyesini anlatıyor. bab'aziz, dervişlerin 30 yılda bir toplandığı yeri bulmak için torunu ile yola çıkar ve hikâye başlar.
yönetmenin "çöl üçlemesi" adını verdiği ilki "çöl gezginleri" ikincisi, "güvercinin gerdanlığı" üçüncüsü, ve en şahanesi ise "bab'aziz" dir. (büyük kapı anlamına gelen bu filmde, andre gide'in "dar kapı"sına herhangi bir atıf var mıdır bilmem? -ki atıf yaptığı bunca eser göz önünde bulundurulduğunda mutlaka olmalı fikrimce.- fakat gide'nin "aşk erdeme açılan en büyük kapıdır ve bu yolu bulabilen insan çok azdır." sözü; tunuslu çöl aşığı bir yönetmenin elinde ancak bu denli efsaneşebilirdi.)
film, muhyiddin ibn arabi, mevlana, feridüddin attar ve ibn hazm gibi sufi düşünürlerin fikirlerinden esinlenilmiş, eserlerinden birebir alıntılanmış birbirinden etkileyici şiirsel diyaloglardan oluşmuştur. kuzey afrika kültürüyle iç içe geçmiş sufizmi ve bu coğrafyadaki bizim bildiğimizin, bize dayatılanın çok ötesinde bambaşka bir islami kültürün en çarpıcı örneğidir fikrimce. zira bunu yönetmenin, "benim babamın dini böyle bir din değil, ben bu film ile babamın alnındaki lekeyi temizlemek istedim!" sözünden anlamak mümkün. filmdeki karakterlerle sembolize edilen değerler incelendiğinde ise yönetmene hayran olmamak mümkün değil.
müzikleri armand amar'a ait olan filmin en hayran olunası sahnesidir ise;
film, yaşlı bir derviş ile torununun çöldeki hikâyesini anlatıyor. bab'aziz, dervişlerin 30 yılda bir toplandığı yeri bulmak için torunu ile yola çıkar ve hikâye başlar.
yönetmenin "çöl üçlemesi" adını verdiği ilki "çöl gezginleri" ikincisi, "güvercinin gerdanlığı" üçüncüsü, ve en şahanesi ise "bab'aziz" dir. (büyük kapı anlamına gelen bu filmde, andre gide'in "dar kapı"sına herhangi bir atıf var mıdır bilmem? -ki atıf yaptığı bunca eser göz önünde bulundurulduğunda mutlaka olmalı fikrimce.- fakat gide'nin "aşk erdeme açılan en büyük kapıdır ve bu yolu bulabilen insan çok azdır." sözü; tunuslu çöl aşığı bir yönetmenin elinde ancak bu denli efsaneşebilirdi.)
film, muhyiddin ibn arabi, mevlana, feridüddin attar ve ibn hazm gibi sufi düşünürlerin fikirlerinden esinlenilmiş, eserlerinden birebir alıntılanmış birbirinden etkileyici şiirsel diyaloglardan oluşmuştur. kuzey afrika kültürüyle iç içe geçmiş sufizmi ve bu coğrafyadaki bizim bildiğimizin, bize dayatılanın çok ötesinde bambaşka bir islami kültürün en çarpıcı örneğidir fikrimce. zira bunu yönetmenin, "benim babamın dini böyle bir din değil, ben bu film ile babamın alnındaki lekeyi temizlemek istedim!" sözünden anlamak mümkün. filmdeki karakterlerle sembolize edilen değerler incelendiğinde ise yönetmene hayran olmamak mümkün değil.
müzikleri armand amar'a ait olan filmin en hayran olunası sahnesidir ise;
devamını gör...
görüşürüz deyip bir daha görüşmemek
en çok da sokakta denk gelinen ilk okul arkadaşına söylenir.
devamını gör...
elini sallasan ellisi
sevdicekten ya da eşten ayrıldıktan sonra kişiyi gaza getirmek için yakın çevrenin söylediği koca yalan. hüzünlüdür ayrıca.
devamını gör...
müstahak
arapçadan dilimize geçen bu sözcük sıklıkla yanlış yazılır. "müstehak", "mustahak" gibi hatalı kullanımlara maruz kalan kelimenin doğru yazımı müstahak şeklinde olmalıdır.
bu sözcük, bana çocukluğumu hatırlatır. çocukken ne zaman yaramazlık yapsak * dedem, "allah müstahakınızı versin" diye bağırırdı, o zamanlar müstahak'ın beddua, küfür gibi bir şey olduğunu sanıyordum. ama büyüyüp kelimenin anlamını öğrendiğimde dedeme * bir kez daha hayran oldum çünkü en sinirli olduğu anda bile beddua veya küfür etmemek, büyük bir irade göstergesidir.
bu sözcük, bana çocukluğumu hatırlatır. çocukken ne zaman yaramazlık yapsak * dedem, "allah müstahakınızı versin" diye bağırırdı, o zamanlar müstahak'ın beddua, küfür gibi bir şey olduğunu sanıyordum. ama büyüyüp kelimenin anlamını öğrendiğimde dedeme * bir kez daha hayran oldum çünkü en sinirli olduğu anda bile beddua veya küfür etmemek, büyük bir irade göstergesidir.
devamını gör...
öldü demenin binbir çeşidi
enteresan kimse yazmamış. vefat etti.
devamını gör...
lucifer (yazar)
yani anlatmaya gerek yok, luciyi hepimiz biliyoruz, tanıyoruz bizim luci işte . burada sorulması gereken soru şudur: bu yazar iftirayı veya böyle bir muhattap alınma şeklini mi hak ediyor? bence bu kadar acımasız olmayın ve karşınızdaki kim olursa olsun haddinizi aşmayın.
devamını gör...
hiç kazıklı maria izlememiş insan
başlığı ilk gördüğümde, izlemediğim bir vampir filminden bahsediyorlar herhalde diye geçirdim içimden. bizim vlad'ın kız kardeşi falan var, onun üzerine çekilmiş bir şeydir falan diye düşünüyorum sonra başlığa bir girdim aman aman bildiğin tarikat/cemaat gibi bir yapılanma çıktı karşıma. şeyh uçmaz mürit uçurur derler ya, bu müritler direkt uzaya mekik yollamış o derece bir tapınma, o derece bir bağlılık! öl dese ölecekler, vur dese vuracaklar. teşkilat sağlam.
söz konusu şahsı hiç izlemedim. youtuberlık müessesi ile zaten aram yok. amma velâkin kalkıp izleyecek olsam şu yazılanları okuduktan sonra sittin sene izlemem. yahu kitap eleştiriyormuş. ne güzel! maşallah! böyle olunca ve biz kendisini izlemeyince cahil ilan edilmişiz, bir gece de cahil kaldık yani! standart'a bakar mısınız? kazıklı izlemeyenler cahildir diyor adamlar/kadınlar, koyduğu çıta bu! bu çıtayı koyan insanları ciddiye almak dünya düzdür diyenleri ciddiye almakla eş değerdir.
kendiniz kitap okuyup, eleştiremiyor musunuz? nasıl bu kadar hazırcı hale geldiniz hayret edilesi cidden. başkası okusun bizim için gömsün, o gömsün bizde onun için onu izlemeyenleri gömelim kafası ile nereye varacaksınız acaba? o kadar kitap eleştirisi izlediğiniz vakitleri kitap okumaya ayırsanız, özgün gömüşler yaratırsınız kendinize, heybenize de bir şeyler eklemiş olursunuz. ama yok illa birileri arşı alaya çıkmalı, sizin için bu işleri yapmalı, yaptığı zamanda siz onu beğendiğiniz için halk kahramanı olmalı. onu tanımayanlar/bilmeyenler ise gafil/cahil ve dahi katli vacip olmalı değil mi? aferin! devam edin bu yolda, entelektüel linç tarikatı olmuşsunuz haberiniz yok. ha şu noktanın altını çizelim; söylediklerim kazıklı arkadaşa yönelik değil. o kendince bir mecra yaratmış yolunda gidiyor. benim lafım kazıkçıdan çok kazıkçı olanlara, tarikat mensuplarına. hoş gömüşleriniz olsun efendim!
söz konusu şahsı hiç izlemedim. youtuberlık müessesi ile zaten aram yok. amma velâkin kalkıp izleyecek olsam şu yazılanları okuduktan sonra sittin sene izlemem. yahu kitap eleştiriyormuş. ne güzel! maşallah! böyle olunca ve biz kendisini izlemeyince cahil ilan edilmişiz, bir gece de cahil kaldık yani! standart'a bakar mısınız? kazıklı izlemeyenler cahildir diyor adamlar/kadınlar, koyduğu çıta bu! bu çıtayı koyan insanları ciddiye almak dünya düzdür diyenleri ciddiye almakla eş değerdir.
kendiniz kitap okuyup, eleştiremiyor musunuz? nasıl bu kadar hazırcı hale geldiniz hayret edilesi cidden. başkası okusun bizim için gömsün, o gömsün bizde onun için onu izlemeyenleri gömelim kafası ile nereye varacaksınız acaba? o kadar kitap eleştirisi izlediğiniz vakitleri kitap okumaya ayırsanız, özgün gömüşler yaratırsınız kendinize, heybenize de bir şeyler eklemiş olursunuz. ama yok illa birileri arşı alaya çıkmalı, sizin için bu işleri yapmalı, yaptığı zamanda siz onu beğendiğiniz için halk kahramanı olmalı. onu tanımayanlar/bilmeyenler ise gafil/cahil ve dahi katli vacip olmalı değil mi? aferin! devam edin bu yolda, entelektüel linç tarikatı olmuşsunuz haberiniz yok. ha şu noktanın altını çizelim; söylediklerim kazıklı arkadaşa yönelik değil. o kendince bir mecra yaratmış yolunda gidiyor. benim lafım kazıkçıdan çok kazıkçı olanlara, tarikat mensuplarına. hoş gömüşleriniz olsun efendim!
devamını gör...