ana vatanı belirsiz olan gıda maddesi.

tarihi kayıtlar roma, yunan ve çin toplumlarında makarnaya benzeyen bir yiyeceğin varlığından bahsediyor. hatta arpa şehriye milattan önce araplar tarafından üretilmiş. bu nedenle makarnayı da onların ürettiğini iddia edenler olsa da, 14. yüzyılda yazılmış bir yemek kitabında italya'nın sert buğday ile makarna üreten ilk ülke olduğu yazmaktaymış.

yani bu bahislerden, makarna daha önce de vardı ama farklı şekilde üretiliyordu sonucu çıkarmak da mümkün. bu nedenle kökeni belirsiz diyebiliriz. zira önceleri sert buğday değil sert irmik hamurundan üretilirmiş ve ayakla çiğnenerek yoğurulurmuş. makinelerin ortaya çıkışına kadar da böyle devam etmiş.
devamını gör...

"hoşgörüyü ağaçtan öğrenmek gerek sen ona tekme atarsın o sana çiçek saçar." çok sevdiğim bir sözdür. bu dünyadan umudu olan herkes ağaç dikmeli. bugün için, gelecek için.
devamını gör...

türkiye'deki güncel versiyonu ekmek bulamıyorlarsa ev ve araba alsınlardır.
(bkz: ev ve araba almanın artık çok kolaylaştığını anlatacağız)
devamını gör...

kaygan zeminde kaymadan yürüyüp geçmek.
sevgilinin farkında olmadan ettiği iltifat.

gelecekten güncelleme:
çimenlere yaslanıp elin uyuştu ve acıdı diye sevgilinin "elimin üzerine elini koy acımaz böylece" demesi.
çok basit ve sıradan bi olay ama ince detaylar çok samimi. *

ikinci gelecekten güncelleme: şunu yazan biri üzülmez. üzmeniz için gerçekten kalbinizin kapkara olması lazım.
mutlu olduğum ve koşa koşa gelip yazdığım şeye bak ya..
gerçekten kötüsünüz ve kötülüğün içten geldiğine inanıyorum artık.
devamını gör...

hayırlı olsun çelengiyle geldiğim başlıktır. kafa sözlük çalışıyor, vatandaşlar mutlu.
devamını gör...

karin tidbeck’in öykü kitabıdır.

öykü okumak büyük keyif. bilimkurgu okumak büyük keyif. bilimkurgu öyküsü okumak ise çok büyük bir keyif. ancak iyi yazılmış bilimkurgu ya da korku öykülerine rastlamak çok zor. tidbeck bu açığı o kadar güzel ve ustaca kapatmış ki. aklımın bir köşesine yerleşen ve sonsuza kadar orada kalacak olan, her sözcüğünü tek tek hatırlayacağım öykülerden biri bu kitapta. “sweet potato pie” öyküsünü ezbere bilirim mesela. eugenia collier’in okuduğum tek öyküsüdür ama aklımdan hiç çıkmaz. sonra jack london’ın “ ateş yakmak” öyküsü var ki o da içime kazınmıştır. bir de saki’nin “ açık pencere”si hala heyecanlandırır beni. son olarak da arthur c. clarke üstadımın yazdığı “ tanrının dokuz milyar adı”nı hep büyüleyici buldum. bunlar gibi başka öyküler de vardır aklımda ama ilk solukta bu dört öykü geldi dilimin ucuna. işte bu listeye bir de “ arvid pekon kim?” ve “ zeplin” öykülerini de kolaylıkla ekleyebilirim.

tidbeck bir ursula k. leguin olmuş sanki. en as onun kadar iyi. üstüne üstlük iskandinav kökenli ki onların hayal gücü sınır tanımıyor bence.

okuyun mutlaka, listenize yeni öyküler ekleyin.
devamını gör...

önceden beyazlarını saydığım kafada ve sakalda,artık siyah saç ve sakalları saymam geliyor aklıma.birde kömür sobasının telli borularında kurutulan merdaneli çamaşır makinesinde yıkanmış kirliler... güzel başlık...
devamını gör...

güneş sisteminin bilinen en cüce gezegeni olan plüton, 2006 yılına kadar gezegen olarak sayılıyordu, daha sonra cüce gezegen sınıflandırmasına geçti.

boyutunun küçük olması* ve özellikle yörüngesinin güneş'e değil de neptün'e* bağlı olması cüce gezegen olarak sınıflandırılmasına sebep oldu. ayrıca yörüngesindeki küçük gök cisimlerinden oluşan enkazı temizlememesi* de gezegenlikten çıkarılmasına sebep olmuştur.

kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
devamını gör...

kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
devamını gör...

çok büyük emekler sarfederek çizdiğim sanat(!) eserimle dalga geçen suser. * tamam kabul ediyorum o kadar iyi değil ama üzdün be mellisho.* *
devamını gör...

bodrum eski belediye başkanı mustafa kocadon'u rüşvet yediği iddiasıyla görevden alan akepe susuyor.
mustafa kocadon'un yediği iddia edilen rüşvet de şu: bir otel sahibi kendisini otele çağırıyor, görüşüyorlar, görüşmede yemek yiyorlar ve kocadon'un bu yemeğin parasını ödememesi rüşvet sayılıyor ve tutuklanıyor.
adam bodrumun en büyük ailelerinden birisinin ferdi. ulan yemek bu.
kamu görevlileri, basın mensupları aranan bir adamın otelini mesken tutmuşlar, içişleri bakanı iddiaya göre aranan adamı çağırıp kaç diyor, rüşvet alıyor.
ülkede tık yok.
adalet muhalefete mi çalışıyor. siz her türlü suç isnadından münezzeh misiniz?
seçilmiş elitler adaletten münezzeh midir?
kamu memurlar, basın mensupları için adalet çalışmaz mı?
öğrenci evi basıp, terörist muamelesi yaptığınız öğrencilerden de utanmaz mısınız?

sedat peker'in bir tek iddiasını boşa düşürün... biz de diyet olarak elini isteyelim kendisinden.
aksi halde bu devlet çökecektir.
devamını gör...

pek bi' sevdiğim ingiliz şarkıcı. womanizer konser performansı da ayrı güzeldir.

devamını gör...

herhangi bir dinden bağımsız olmak olmak suretiyle; sadece, nikahlanmadan önce seks yapma boyutuna indirgenmemesi gereken kavramdır. bu namus dediğiniz sadece cinsel bir kavram değil efendim bunu bilin ve her dinde de namussuzluk olarak sayılmıyor.

yalancılık, aldatmak, hırsızlık, sapkınlık, rüşvetçilik gibi hareketler çok daha büyük namussuzluklardır ki, bunlar her dinin kabul ettiği türden. her canlının doğasında olan bir şeyi, sırf bir anlık tutku için yapan kişinin namussuz diye öldürülmemesi lazım. o kadar namussuz karaktersiz insan varken bir tek onlar mı hak ediyor ölmeyi?
devamını gör...

hayatımın en berbat günlerinden birisinde, kavga etme sebebim olacaktı bu garson. neyse ki, yemek yemeyi kavga etmekten daha çok sevdiğim için, ben elindeki tabağı geri alıp yemeye devam etmiştim.

aldatıldığımla yüzleştiğim gündü. evde öfke, üzüntü, hırs üçgeni arasında debelenirken, arayan en yakın arkadaşım sesimi kötü duyunca, durumu söylemek zorunda kalmıştım. yoksa o gün kendi kendimi yer, ertesi gün arardım onu.
arkadaşım durumu öğrenince, evde kendini bunalıma sokma, gel çıkalım bir şeyler yiyip içelim, dışarıda kafan dağılır deyip, beni çok da zorlanmayarak dışarı çıkmaya ikna etmişti. ne yiyeceğimizi fazla düşünmeye gerek kalmadan, en çok sevdiğim olduğu için, iskender yemeye götürdü.
siparişler verildi, yemeye başlandı. arkadaşım moralimi bozmamak için konuya temkinli yaklaşıp, sormuyor pat diye fakat ufak ufak konu açıldı illa ki. ben de olayı anlatmaya başladım.

üzülünce de ağlarım bazen ama en çok ve muhakkak sinirlenince ağlarım. bu ne saçma ve zor bir özelliktir yaşayan bilir.

aldatıldığıma üzülüyorum tabii ama en çok sinirliyim.
anlattıkça ağlamaya başladım. bir yandan da iskenderimi yiyorum. çok senkronum ama. hem tadını çıkartarak yiyorum hem de ağlıyorum.
bir ara konu hararetlenince, yemeye birkaç saniyelik es verdim. çatal bıçağı sanki yemek bitmiş gibi, tabağın kenarına koydum. ağlamam coşmuş, sayıyorum bir şeyler.
muhtemelen, bizi izleyen garson birey, hızlı hızlı geldi tabağımı aldı. cümlemi yarım bıraktım, saniyede döndüm ve tabağı garsonun elinde yakaladım. yiyorum ben onuu diye, kıpkırmızı suratımla adamı durdurdum, aldım tabağımı. garson gülmeye başladı. tamam görüntü muhtemelen karşıdan bakınca komikti ama o kadar ağlarken bile iştahlı bir şekilde iskender yiyen birisinin, bitmemiş tabağı hangi akılla sormadan alınabilir?
garsonları bu konuda daha hassas olmaya davet ediyorum.
devamını gör...

yeni yemen hükümetinin kabine üyelerinin ülkeye ulaştığı sırada, aden havalimanının terminalinde patlama meydana geldi.

ilk belirleme de 5 ölü 20 yaralı bilgisi verildi.buradan
devamını gör...

en az 5 gün süren ateşe ilave olarak;
bilateral konjunktival konjesyon(gözde kızarıklık)
çilek dil ve çatlamış dudaklar
el ve ayaklarda ödem
veziküler olmayan döküntü
tek taraflı servikal lenfadenopati kriterlerinden 4 tanesinin olmasıyla tanısı konulan çocukluk çağında 2. en sık görülen vaskülittir.

akut dönemde en sık ölüm nedeni miyokardit iken; genel olarak miyokart infarktüsü'dür.

akut dönemde tedavi ivig+aspirin şeklindedir.
devamını gör...

7 göbek kentli olan kişidir. türkiye'de sayıları oldukça azdır. zira türkiye'de doğru düzgün kent sayısı da çok azdır. bunun yerine kendini şehirli zanneden kasabalılar vardır. bunların sayısı da göçler ve çarpık kentleşme sebebiyle özellikle son 70 yıldır bayağı artmıştır. ülkemizdeki mevcut sosyolojik ve politik sorunların büyük bir kısmı da bundan kaynaklanmaktadır.

halkımız kentin ve kentliliğin ne olduğu bilmediği gibi köyün ve köylülüğün de kıymetini bilmiyor maalesef.

(bkz: beni köyümün yağmurlarında yıkasınlar)
devamını gör...

49 yıldır hiç yaşlanmayan 3 genç adamın hayattan koparıldıkları gün.
49 yıldır neden asıldıkları anlaşılmayan 3 genç adamın bitmeyen yasının yıl dönümü.
49 yıldır tanımadan sevilen 3 genç adamın bıraktığı yürek acılarının bir kez daha kor olup yaktığı gün.
devamını gör...

internet, mobil cihazlar ve sosyal medyanın yaygınlaştığı döneme rastlayan ve bu yeniliklere aşina olan kuşak. bu sebeple dijital yerliler olarak da adlandırılırlar.
devamını gör...

din felsefecileri her ne kadar çok sayıda farklı problem üzerinde çalışmayı seçmiş olsalar da alanın ana problemi, tahmin edileceği gibi, tanrı’nın var olup olmadığıdır.
devamını gör...

normal sözlük'ü kullanarak 3. parti dahil tarayıcı çerezlerinin kullanımına izin vermektesiniz. Daha detaylı bilgi için çerez ve gizlilik politikamıza bakabilirsiniz.

online yazar listesini görmek için lütfen giriş yapın.
zaman tüneli köftehor rehberi portakal normal radyo kütüphane kulüpler renk modu online yazarlar puan tablosu yönetim kadrosu istatistikler iletişim