"nar'ın babası"nın şiiridir.

sis

iki şehri var gecenin, biri gözümde
tütüyor, birinin dumanı üstünde yağmur
gibi çöken siste, bana bu uykusuz
şehri niye bıraktın, göze alamadığım
bir şehrin yerine bütün şehirlerdesin,
gece değil istediğin hayli karanlık
bakışlı bir şehrin gözleriyle çarpışmak
hevesindesin! gözlerini anlıyorum henüz
bağışlayabileceği gözleriyle çarpışmadı kimsenin;
gözlerimizi uzaklıklar değil ki yalnız
göze alamadığımız yakınlıklar da acıtır,
ve gözleri ancak gözler bağışlayabilir,
öyle acıyor ki gözlerim kim bağışlayacak,
sis değil, uykusuzluk değil, iki uzak
şehir gibi ayrılıktan kavuşmuyor gözlerim :
biri hepimizle göz göze gibi hala uykusuz,
biri sis içinde kirpiklerine kadar açık,
bu sessizliği kim bıraktıysa, göremiyorum
konuşkan gözlerinde tek sözcük bile,
gözlerimiz birbirine değmiyor gecenin iki şehrinde

kimsenin kimseye gözü değmiyorsa, şiir niye ?

(bkz: nar)
devamını gör...
--- alıntı ---

yerle temas eden hava içindeki subuharının yoğuşması veya donarak kristalleşmesi sonucu ortaya çıkan çok küçük su damlacıkları veya buz kristallerinden meydana gelir.

--- alıntı ---
devamını gör...
tevfik fikret şiiri.

sarmış yine âfâkını bir dûd-ı munannid,
bir zulmet-i beyzâ ki peyâpey mütezâyid.
tazyîkının altında silinmiş gibi eşbâh,
bir tozlu kesâfetten ibâret bütün elvâh;
bir tozlu ve heybetli kesâfet ki nazarlar
dikkatle nüfûz eyleyemez gavrine, korkar!
lâkin sana lâyık bu derin sürte-i muzlim,
lâyık bu tesettür sana, ey sahn-ı mezâlim!
ey sahn-ı mezâlim…evet, ey sahne-i garrâ,
ey sahne-i zî-şâ'şaa-i hâile-pîrâ!
ey şa'şaanın, kevkebenin mehdi, mezârı
şarkın ezelî hâkime-i câzibedârı;
ey kanlı mahabbetleri bî-lerziş-i nefret
perverde eden sîne-i meshûf-ı sefâhet;
ey marmara'nın mâi der-âguuşu içinde
ölmüş gibi dalgın uyuyan tûde-i zinde;
ey köhne bizans, ey koca fertût-ı müsahhir,
ey bin kocadan arta kalan bîve-i bâkir;
hüsnünde henüz tâzeliğin sihri hüveydâ,
hâlâ titrer üstüne enzâr-ı temâşâ.
hâriçten, uzaktan açılan gözlere süzgün
çeşmân-ı kebûdunla ne mûnis görünürsün!
mûnis, fakat en kirli kadınlar gibi mûnis;
üstünde coşan giryelerin hepsine bî-his.
te'sîs olunurken daha, bir dest-i hıyânet
bünyânına katmış gibi zehr-âbe-i lânet!
hep levs-i riyâ, dalgalanır zerrelerinde,
bir zerre-i safvet bulamazsın içerinde.
hep levs-i riyâ, levs-i hased, levs-i teneffu';
yalnız bu… ve yalnız bunun ümmîd-i tereffu'.
milyonla barındırdığın ecsâd arasından
kaç nâsiye vardır çıkacak pâk u dirahşan?

örtün, evet, ey hâile… örtün, evet, ey şehr;
örtün ve müebbed uyu, ey fâcire-i dehr!..

ey debdebeler, tantanalar, şanlar, alaylar;
kaatil kuleler, kal'alı zindanlı saraylar;
ey dahme-i mersûs-i havâtır, ulu ma'bed;
ey gırre sütunlar ki birer dîv-i mukayyed,
mâzîleri âtîlere nakletmeye me'mûr;
ey dişleri düşmüş, sırıtan kaafile-i sûr;
ey kubbeler, ey şanlı mebânî-i münâcât;
ey doğruluğun mahmil-i ezkârı minârat;
ey sakfı çökük medreseler, mahkemecikler;
ey servilerin zıll-ı siyâhında birer yer
te'mîn edebilmiş nice bin sâil-i sâbir;
"geçmişlere rahmet!" diyen elvâh-ı mekaabir;
ey türbeler, ey herbiri pür-velvele bir yâd
iykâz ederek sâmit ü sâkin yatan ecdâd;
ey ma'reke-i tîn ü gubâr eski sokaklar;
ey her açılan rahnesi bir vak'a sayıklar
vîrâneler, ey mekmen-i pür-hâb-ı eşirrâ;
ey kapkara damlarla birer mâtem-i ber-pâ
temsîl eden âsûde ve fersûde mesâkin;
ey her biri bir leyleğe, bir çaylağa mavtın
gam-dîde ocaklar ki merâretle somurtmuş,
yıllarca zamandan beri, tütmek ne…unutmuş;
ey mi'delerin zehr-i tekâzâsı önünde
her zilleti bel'eyleyen efvâh-ı kadîde;
ey fazl-ı tabîatle en âmâde ve mün'im
bir fıtrata makrûn iken aç, âtıl ü âkim;
her ni'meti, her fazlı, her esbâb-ı rehâyı
gökten dilenen züll-i tevekkül ki.. mürâyi!
ey savt-ı kilâb, ey şeref-i nutk ile mümtâz
insanda şu nankörlüğü tel'in eden âvâz;
ey girye-i bî-fâide, ey hande-i zehrîn;
ey nâtıka-ı acz ü elem, nazra-i nefrîn;
ey cevf-i esâtîre düşen hâtıra: nâmus;
ey kıble-i ikbâle çıkan yol: reh-i pâ-bûs;
ey havf-i müsellâh, ki hasârâtına râci'
öksüz, dul ağızlardaki her şevke-i tâli';
ey şahsa masûniyyet ü hürriyyete makrûn
bir hakk-ı teneffüs veren efsâne-i kaanûn;
ey va'd-i muhâl, ey ebedî kizb-i muhakkak,
ey mahkemelerden mütemâdî sürülen hak;
ey savlet-i evhâm ile bî-tâb-ı tahassüs
vicdanlara temdîd edilen gûş-ı tecessüs;
ey bîm-i tecessüsle kilitlenmiş ağızlar;
ey gayret-i milliye ki mebgûz u muhakkar;
ey seyf ü kalem, ey iki mahkûm-ı siyâsî;
ey behre-i fazl ü edeb, ey çehre-i mensî;
ey bâr-ı hazerle iki kat gezmeye me'lûf;
eşrâf ü tevâbi', koca bir unsûr-ı ma'rûf;
ey re's-i fürûberde, ki akpak, fakat iğrenç;
ey taze kadın, ey onu ta'kîbe koşan genç;
ey mâder-i hicranzede, ey hemser-i muğber;
ey kimsesiz, âvâre çocuklar… hele sizler,
hele sizler…

örtün, evet, ey hâile… örtün, evet, ey şehr;
örtün ve müebbed uyu, ey fâcire-i dehr!...
devamını gör...
balıkesir’de sonbahardan yaza kadar sık sık görülen, görüş mesafesini bazen 1 metrenin de altına düşüren ve bıktıran meteorolojik doğa olayıdır. sırlar dünyası ile 5. boyut arası gider gelirsiniz sürekli.
devamını gör...
doğanın insanlara gaz bombası atma olayı.
devamını gör...
counter-strike oyununda kullanılması tehlikeli olan bir ekipmandır.
devamını gör...
kara ve deniz yüzeylerine yakın yerlerde oluşan yoğunlaşma ürünleridir.
devamını gör...
baharda, günlerce trabzon havalimanının durmasına sebep olan hava olayı.
yazları bizim yaylalarda sıkça rastlanan durum. aniden gelir ve göz gözü görmez. aniden de kalkar.
devamını gör...
(bkz: the fog)
devamını gör...
küçükken tanrının sigara içtiğini zannettiğim doğa olayı
devamını gör...
ceylan ertem teklisi, yeni çıkmış, bugün çıktı karşıma.

"umut susmayan bir şarkı
durgunsak ölmüş değiliz
sabır çatlattı sert kayaları
kibarsak güçsüz değiliz

minnettarlık yük bazılarına
biraz hak vermeli hak edene
alkışlamak zor avuçlarına
sakına kayıra değerler yerde

gelir zamanı dağları yerinden oynatmamızın
gelir zamanı sevgisizliği sarsmamızın
gelir zamanı şehri aşkla boyamamızın
gelir zamanı korkaklar gibi kaçışmanızın

zor, zor, zor...

gelir zamanı korkaklar gibi kaçışmanızın!"

spotify
devamını gör...

asıl hayat bir rüyadan, hepimizin gördüğü ortak bir rüyadan başka nedir ki?


miguel de unamunonun okuduğum ilk kitabı. kitabın içinde enfes diyaloglar, bu diyaloglarda felsefi alt metinler bulunmakta. özellikle de kitabın baş karakteri augusto perez ile kitabın yazarı arasında geçen diyalog cidden çok ilginçti. oldukça beğendiğim bir kitap olduğunu söyleyebilirim.
devamını gör...
sonuna "ve gece" eklendiğinde efsane finali olan bir ahmet ümit romanına dönüşür. aynı türün fransızı vardır bir de, "sisle gelen yolcu". polisiye romanlara fransız kalmamak için okunması gerekenlerdir. mersi boku.
devamını gör...
tevfik fikret'in 2. abdülhamid yönetimine karşı yazdığı şiirdir.
devamını gör...
faşist hegemonya tarafından katledilen metin altıok şiiridir,


özenle boyadım ipliğini sevginin,
gidip de bulamamanın incinmiş rengine.
sisi gümüş bir rüzgârla tepelerden eğirdim,
dokudum yalnızlığın bu serin kumaşını,
sesime ayrılıklardan bir gömlek diktim.
ölümü tastamam ezberledim de geldim,
dilimde bu buruk türkü tadıyla
bilmem ki buradan nereye giderim.


sonunda kendime bir top yangın edindim,
soluğumla besledim dudağımın ucunda.
ömrümün külüydü savrulan hep ardımda,
örterek yavaş yavaş bıraktığım izleri
yanmış bir günün sürüklenen kanatlarıyla.
koştum, durmadan koştum o küçük yangınımla,
adımın çaresiz kıyılarında kendi göğümü bulmaya.
devamını gör...
zülfü livaneli'nin yönettiği, rutkay aziz ve uğur polat gibi oyuncuların rol aldığı 1988 yılında çekilen film.

film, 27 mayıs darbesinden 12 eylül' e uzanan 20 yıllık süre içerisinde bir ailenin yaşadığı çalkantıları konu ediniyor.
devamını gör...
son zamanlarda istanbul & kocaeli dolaylarında çılgın atan hava hadisesi. görüş mesafesi zaman zaman 20 metreye düşüyor
devamını gör...
havadaki su buharının alçak seviyelerde birikmiş halidir. görüş mesafesini oldukça düşürür. trafik kazalarını arttırır.
devamını gör...
tevfik fikret’in istibdad dönemi istanbul’u üzerinden 2. abdülhamit’e öfke kustuğu şiiridir. burada sis olarak tanımladığı direkt olarak dönemin ve padişahın baskısı.

istanbul’a yedi kocadan arta kalmış bakire gibi yakıştırmalar yaptığı için çokça tepki almıştır. tepkilerden sonra rücû şiirini yazmıştır.
devamını gör...
tanım: istanbul'un o dönemdeki yozlaşmışlığına ağır gönderme içeren tevfik fikret şiirdir.
devamını gör...

bu başlığa tanım girmek için olabilirsiniz.

zaten üye iseniz giriş yapabilirsiniz.

"sis" ile benzer başlıklar

normal sözlük'ü kullanarak 3. parti dahil tarayıcı çerezlerinin kullanımına izin vermektesiniz. Daha detaylı bilgi için çerez ve gizlilik politikamıza bakabilirsiniz.

online yazar listesini görmek için lütfen giriş yapın.
zaman tüneli köftehor rehberi portakal normal radyo kütüphane kulüpler renk modu online yazarlar puan tablosu yönetim kadrosu istatistikler iletişim