zaman tüneli
gülpembe
sözleri barış manço'ya bestesi ahmet güvenç'e ait şarkı barış manço'nun sözüm meclisten dışarı albümünde yer almaktadır. böyle güzel şarkılar olmasa biz ne yapardık, daha güzelleri de olsa keşke dinledikçe insanın içi açılıyor.
devamını gör...
elmasın aslında değersiz bir maden olması
baya şaşırmıştım, öğrenince.
devamını gör...
bir yağlı boya tabloya milyonlarca dolar verilmesi
zaten söylenmiş 1- yatırım 2-kara para aklama yönetemlerinden birisi. bende ekleme yapayım bazen presteji için alabiliyorlar, yani bak ben buna bu kadar verebilecek maddi güce sahibim vs. birde azınlık olarak gerçekten adam almak istiyor ve alıyor. şahsen çok zengin olsam beğendiğim tabloların orijinalini almak isterdim,tamamen zevk meselesi.
devamını gör...
yazarların yendikleri korkular
henüz yok.
seviyorum ben korkularımı, dinç tutuyorlar zihnimi ve yenmekle uğraşmıyorum. bakıyorum yaşayabilir miyim köpek korkumla evet, asansör korkumla evet, sosyal fobimle, evet. o zaman yenmeye de gerenk yok.
seviyorum ben korkularımı, dinç tutuyorlar zihnimi ve yenmekle uğraşmıyorum. bakıyorum yaşayabilir miyim köpek korkumla evet, asansör korkumla evet, sosyal fobimle, evet. o zaman yenmeye de gerenk yok.
devamını gör...
fetö'nün siyasi ayağı
fetö'nün siyasi ayağı adalet ve kalkınma partisi'dir. zamanında ex-fetöcülerden recep tayyip erdoğan, teröristbaşı fethullah gülen'e ne istedi de vermedi? fetö=retö (bkz: fetö'nün siyasi ayağının akp olması)
geçmişte fetö'ye destek veren herkes, fetö'nün siyasi ayağıdır. akp-fetö kavgası aslında bir kardeş kavgasından başka bir şey değildir. öküz öldü, ortaklık bozuldu.
ilgili linkler:
1) odatv4.com/siyaset/sofrayi-...
2) hurriyet.com.tr/gundem/heps...
3) ozeregli.com/bank-asya-yill...
4) siyasetcafe.com/service/ban...
5) sozcu.com.tr/2015/gundem/ba...
9.
geçmişte fetö'ye destek veren herkes, fetö'nün siyasi ayağıdır. akp-fetö kavgası aslında bir kardeş kavgasından başka bir şey değildir. öküz öldü, ortaklık bozuldu.
ilgili linkler:
1) odatv4.com/siyaset/sofrayi-...
2) hurriyet.com.tr/gundem/heps...
3) ozeregli.com/bank-asya-yill...
4) siyasetcafe.com/service/ban...
5) sozcu.com.tr/2015/gundem/ba...
9.
devamını gör...
çakal çökerten zeybeği
nazilli'ye çok yakın bir ilçede bir müddet yaşadım. okulun folklor ekibindeydim zeybek bilmeyen yoktur o yörede. bu oyun, efeler oynarken çakalların çöküp efeleri seyretmesinden dolayı bu ismi almıştır.
başlık başa kalmış.
başlık başa kalmış.
devamını gör...
normal sözlük'ün size kazandırdıkları
herhangi bir kazanım elde ettiğimi düşünmüyorum ama kaybın var mı derseniz sanırım biraz var. en büyüğü de zaman. çok vakit geçiriyorum çünkü çok fazla boş vaktim var. hobi falan edinsem keşke.
devamını gör...
kadınlara tavsiyeler
sahneye, tvye cikmiyorsaniz şu takma tırnakları birakmaniz. aranızda pop yıldızı falan varsa da tırnağı kotu değilse gerek yok. dayatılan saçma sapan şeyleri alışkanlık haline getiriyorsunuz.
devamını gör...
duygusal rüyalar
2 dedem de vefat ettiginde cok uzaktaydim son anlarinda goremedim.
ara ara ruyalarima girerler aglayarak uyanirim.
ara ara ruyalarima girerler aglayarak uyanirim.
devamını gör...
uzak-tuzak ve gece-hece kafiyelerinin bıkmaksızın kullanımı
türkçe pop şarkılarına kulak kabarttığımda farkına vardığım bir durum. bilirsiniz, şarkılarda müzik ve ses kadar sözler de önem arz eder ve göze kulağa hoş gelen, aynı zamanda anlamlı sözler yazılması gerekir. özellikle nakarat bölümünde sözler kulağa uyumlu gelsin diye yarım, tam veya zengin kafiye kullanılır. kafiyeli sözler yazmak için sonu birbirine benzeyen sözcükler bulunur ve mümkünse belirli bir anlam dahilinde bu sözcükler sıralanır. aslında bu herkesçe normal olan evrensel bir gerçek. başka dillerdeki şarkılar da bu bakımdan türkçe şarkılardan farksız. fakat türkçe şarkı sözlerinde görmekten sıkıldığım durum bazı sözcük çiftlerinin sürekli kullanılması. bıkıp sıkılmaksızın, yarın yokmuşçasına...
örneğin uzak-tuzak, gece-hece, kalp-harp gibi sözcük ikilileri sıraları bile değişmeden konuveriyor nakarata. en ünlüsünden ünsüzüne, pop söyleyeninden arabesk rapçisine, gencinden yaşlısına neredeyse yüzde yetmişlik-seksenlik bir kısım şarkıcı hep bu kafiyeleri kullanıyor. hiç mi şarkı sözü yazacak yeteneğiniz yok a dostlar? yaratıcılığınız neden gelişmemiş? nedendir bu kolaycılık ve sıkıcılık? biriniz de demez mi ki ''ya ben de farklı bir söz yazayım hep aynı sözcüklerden gitmeyelim be''? hepiniz mi aynı tornadan çıktınız bu şarkı sözleri konusunda? insan aldığı paranın karşılığını verir de emek eder ulan basiretsizler, artistler! neyse çok sinirlendim. ama siz de hak veriyorsunuzdur dostlar. biraz fazla üşengeç sanatçılarımız.
ben bunun risk alma isteğindeki eksiklikten de kaynaklanabileceği fikrindeyim. bu tür hamleler ve müzikler yıllar yılı halkça sevildiği için şarkıcılar başka işlere girmekten çekiniyor ve kendileri olmayı başaramayıp yaklaşık 434847 yıldır yazılan sözleri aynıyla yazıp söylüyor ve besteliyorlar. bu durum kimine sıkıcı geliyor, kimi fark etmiyor bile. fakat bir gerçek var ki müziğimiz böyle gelişmiyor. daha farklı şarkı sözleri lazım. daha içten, sözcük çeşitliliği içeren ve duygusal... yoksa işimiz iş doğrusu. şarkı sözlerinde bu tekrara düşen şarkıcılar normalde ilgiyle dinlense bile zamanla bu ilgi azalıyor ve insanlar farklı türlere kayıyor. bundan ötürü bütün şarkıcılara sesleniyorum; artık bir zahmet kaleminizi oynatın da adam gibi şarkı sözleri yazıp müziğe katkıda bulunun, adam olun, akıllı olun, delirtmeyin beni lan :)
örneğin uzak-tuzak, gece-hece, kalp-harp gibi sözcük ikilileri sıraları bile değişmeden konuveriyor nakarata. en ünlüsünden ünsüzüne, pop söyleyeninden arabesk rapçisine, gencinden yaşlısına neredeyse yüzde yetmişlik-seksenlik bir kısım şarkıcı hep bu kafiyeleri kullanıyor. hiç mi şarkı sözü yazacak yeteneğiniz yok a dostlar? yaratıcılığınız neden gelişmemiş? nedendir bu kolaycılık ve sıkıcılık? biriniz de demez mi ki ''ya ben de farklı bir söz yazayım hep aynı sözcüklerden gitmeyelim be''? hepiniz mi aynı tornadan çıktınız bu şarkı sözleri konusunda? insan aldığı paranın karşılığını verir de emek eder ulan basiretsizler, artistler! neyse çok sinirlendim. ama siz de hak veriyorsunuzdur dostlar. biraz fazla üşengeç sanatçılarımız.
ben bunun risk alma isteğindeki eksiklikten de kaynaklanabileceği fikrindeyim. bu tür hamleler ve müzikler yıllar yılı halkça sevildiği için şarkıcılar başka işlere girmekten çekiniyor ve kendileri olmayı başaramayıp yaklaşık 434847 yıldır yazılan sözleri aynıyla yazıp söylüyor ve besteliyorlar. bu durum kimine sıkıcı geliyor, kimi fark etmiyor bile. fakat bir gerçek var ki müziğimiz böyle gelişmiyor. daha farklı şarkı sözleri lazım. daha içten, sözcük çeşitliliği içeren ve duygusal... yoksa işimiz iş doğrusu. şarkı sözlerinde bu tekrara düşen şarkıcılar normalde ilgiyle dinlense bile zamanla bu ilgi azalıyor ve insanlar farklı türlere kayıyor. bundan ötürü bütün şarkıcılara sesleniyorum; artık bir zahmet kaleminizi oynatın da adam gibi şarkı sözleri yazıp müziğe katkıda bulunun, adam olun, akıllı olun, delirtmeyin beni lan :)
devamını gör...
çok konuştugu için yolcuları indirip giden otobüs şoförü
idolümdür.
devamını gör...
kahveye günümüzde gereğinden fazla mana yüklenmesi
eskiden kız isteme sırasında eğer kadın damadı beğenmedi ya da istemiyorsa kahveyi tuzlu ya da acı, gönlü varsa tatlı yaparmış. o zamanlar kadınların bir olaya tepki gösterebilmek için yapabilecekleri çok fazla bir şey olmadığından tepkilerini kahveyle göstermişler. kendi aile büyüklerine sözünü dinletemiyorlar bari karşı taraf anlayıp vazgeçsin temennisi.
günümüzde ise damada şaka olsun diye tuzlu biberli kahve servis ediliyor. bazı kimseler bu durumun bir çeşit test olduğunu savunsa da bence değil. böyle böyle aşkitoperipella kıvamına getiriyorlar erkekleri. neymiş, içmeliymiş. içerse her şeyinle kabul ediyorum demekmiş. sen ediyor musun her şeyinle diye soran eden, teste tabi tutan yok tabi. ohh.. ne güzel istanbul be.
günümüzde ise damada şaka olsun diye tuzlu biberli kahve servis ediliyor. bazı kimseler bu durumun bir çeşit test olduğunu savunsa da bence değil. böyle böyle aşkitoperipella kıvamına getiriyorlar erkekleri. neymiş, içmeliymiş. içerse her şeyinle kabul ediyorum demekmiş. sen ediyor musun her şeyinle diye soran eden, teste tabi tutan yok tabi. ohh.. ne güzel istanbul be.
devamını gör...
normal sözlük'ün size kazandırdıkları
oyalanmak için kaynak, sanki çok önemliymiş gibi düşüncelerimi paylasacak mecra
devamını gör...
moral bozukluğu
insanın zorluklara v dayanabilme gücü, cesareti yani morali bozulduğunda hayat durur be!
ölmek dışında hayatımızı sekteye uğratan bundan daha ciddi başka bir şey var mı? bence yok
moral bozukluğu ruhun hastalandığının işareti. aman kulak verin , onu eski sağlığına kavuşturun. çok önemli.
ölmek dışında hayatımızı sekteye uğratan bundan daha ciddi başka bir şey var mı? bence yok
moral bozukluğu ruhun hastalandığının işareti. aman kulak verin , onu eski sağlığına kavuşturun. çok önemli.
devamını gör...
yazarların yendikleri korkular
oo ooo açılın.
yürüyen merdivenlerden inebilme
kapı kapalı banyo yapabilme
karanlıkta durabilme
aynaya bakabilme
gece tuvalete gidebilme gece de aynaya bakabilme
sabah ezanından korkmama
herhangi bir yanlışlıkta eyvah mahvoldum düşüncesinin azalması.
ortak kullanım yerlerini kullanabilme
yürüyen merdivenlerden inebilme
kapı kapalı banyo yapabilme
karanlıkta durabilme
aynaya bakabilme
gece tuvalete gidebilme gece de aynaya bakabilme
sabah ezanından korkmama
herhangi bir yanlışlıkta eyvah mahvoldum düşüncesinin azalması.
ortak kullanım yerlerini kullanabilme
devamını gör...
kahveye günümüzde gereğinden fazla mana yüklenmesi
biz yüklemedik onu atalarımızın suçu o yıllardır taşıyor zaten onu kahve. he dersen ki bir mekandaki fahiş fiyatın manası ile alakası yok e bence de yok.
devamını gör...
kadınlara tavsiyeler
size çiçek açmayan hiçbir hayatın toprağı olmayın.
devamını gör...
yazarların yendikleri korkular
korkularımız bile o lanet dna ürünü. mesela köpeklerden korkmuyorum. ama senin korkacak olduğunun bilgisi dolaşıyor tüm o çocuk zihnimde ve seni koruma dürtüsüne, yani senin korkuna, benimkiyle aynı ismi veriyolar. korkum kendimi bulamamak, yenilgimse müthiş bir kazanç.
devamını gör...
kendini kandırmak
en çok düştüğümüz yanılgı kuyusudur. kıyımsızlığın en körü , en tecrübesiz hali.
ama olsun . insanız işte.
iyi ki insanız. hayatın en büyük mücadelesini , insan kalma mücadelesini veriyoruz.
kendimizi kandırmadan büyüyemiyoruz.
kandıra kandıra büyüyeceğiz demek ki.
ama olsun . insanız işte.
iyi ki insanız. hayatın en büyük mücadelesini , insan kalma mücadelesini veriyoruz.
kendimizi kandırmadan büyüyemiyoruz.
kandıra kandıra büyüyeceğiz demek ki.
devamını gör...
