zaman tüneli
yazarların itiraf köşesi
hiç çalışmak istemiyorum. amele gibi işsizlik maaşı bağlatıp 1-2 ay m.llamak çok tatlı geliyor beynime.
devamını gör...
tosyalı demir çelik fabrikasında patlama
çok feci bir olay. orada daha önce görev almış bir mühendis arkadaştan çok daha beter görseller aldım whatsapp üzerinden. zart diye gönderdi lavuk insan bi uyarır.
devamını gör...
tanımadığın biriyle sohbet etmek
objektif bir göz olması açısındadsaad
yok be. çok derin derin anlatmamak lazım kendini. neme lazım. bir gün yollar kesişir düdük gibi kalırız. taksim'in ayakta bira içilen barlarında 'hocam şerefe' muhabbeti hoş, orada bırakmalı. o noktada mesafeyi korumalı. şöyle böyle hikayelerim var diye açılmamalı.
bence yani. yada goygoy çevirmek hoş.
tanımadığın insana içini açmak bana göre değil. hem adama/kadına ne oluyoo, çare mi bulacaklar bira bitmeden. bir şey çıkmaz 'herif de amma dertliymiş kafa açtı' der geçerler hocam arkandan.
böyle şeyler bana göre değil. cool adamı oynamak daha hoş fsdfsdfs
yok be. çok derin derin anlatmamak lazım kendini. neme lazım. bir gün yollar kesişir düdük gibi kalırız. taksim'in ayakta bira içilen barlarında 'hocam şerefe' muhabbeti hoş, orada bırakmalı. o noktada mesafeyi korumalı. şöyle böyle hikayelerim var diye açılmamalı.
bence yani. yada goygoy çevirmek hoş.
tanımadığın insana içini açmak bana göre değil. hem adama/kadına ne oluyoo, çare mi bulacaklar bira bitmeden. bir şey çıkmaz 'herif de amma dertliymiş kafa açtı' der geçerler hocam arkandan.
böyle şeyler bana göre değil. cool adamı oynamak daha hoş fsdfsdfs
devamını gör...
yazarların itiraf köşesi
ben zannedersem zeki müren kadar yalnızım ve bu yalnızlık da bana lazım. bu beni besliyor, bana öğretiyor, beni eğitiyor ve tanımlıyor. yolum böyle uzanıp gidecekmiş meğer. ve benim en derin sevdam bu yalnızlıktan doğacakmış...
kalbimde tek bir sevda var, ve bu sevda en büyük, en saf olan sevda. o kadar kutsal o kadar büyük...
bin yıl kimseyi aramam, bin yıl yaşasam da aramam.. böyle bir sevda can bulmuşken içimde, ben mutluyum..
benimle zamanın birinde bir şeyler düşünmüş, beni kendine münasip görmüş, benim de muhtemelen yakınlık hisseder gibi olduğum insanlara karşı salakça tutumum günün sonunda beni üzmüştür hep. bir şeyler konuşup dertleşmenin sonrası duygusal olarak yakınlaşmaya çıkmamalıydı. çünkü böyle bir olayın sonrası bende hiç olmamıştı, yoktu. yani normal insanlar gibi böyle bir olayı yeni bir hikayeye geçmenin aracı olarak görmemiş, değerlendirmemiştim.. repertuarımda olmayan şeyler benden beklenir olmuştu.. ve her şeye rağmen haklı gelişen beklentilere de cevap verememiş olarak bulmuştum kendimi. çünkü aslında en başından sonuna kadar böyle bir şeyi amaç edinmiyordum. o zaman da ne oldu? bu noktada doğal olarak bir karşılık verme korkusuyla, baskısıyla karşılaşmış oldum. ve bu ruhuma çok ağır bir yük gibi geldi...
aslında benim böyle şeylerle hiç alakam yoktu. ve ben böyle bir şey istemiyor ve dilemiyordum. tabii kendimi anlamak ve açıklayabilmek bile epeyce bir zamanımı almış olmalı. şimdi bunu daha iyi anlıyorum.
ve hala daha kendime kızgınım. daha en başından kesip atmak ya da karşındaki insanla öyle bir pozisyona girmemek en doğrusuymuş. bu kızlar da hep yanlış adreslerde dolaşıyorlar işte. hep de benim suçum değil sonuçta. zaten kaçtım yani. yapamayacağımı anlamış olmaları gerekir. zaten yıllardan beridir de kimseyle asla mesajlaşıp böyle yanlışlara girmiyorum. şükür bitti.. oh.
kalbimde tek bir sevda var, ve bu sevda en büyük, en saf olan sevda. o kadar kutsal o kadar büyük...
bin yıl kimseyi aramam, bin yıl yaşasam da aramam.. böyle bir sevda can bulmuşken içimde, ben mutluyum..
benimle zamanın birinde bir şeyler düşünmüş, beni kendine münasip görmüş, benim de muhtemelen yakınlık hisseder gibi olduğum insanlara karşı salakça tutumum günün sonunda beni üzmüştür hep. bir şeyler konuşup dertleşmenin sonrası duygusal olarak yakınlaşmaya çıkmamalıydı. çünkü böyle bir olayın sonrası bende hiç olmamıştı, yoktu. yani normal insanlar gibi böyle bir olayı yeni bir hikayeye geçmenin aracı olarak görmemiş, değerlendirmemiştim.. repertuarımda olmayan şeyler benden beklenir olmuştu.. ve her şeye rağmen haklı gelişen beklentilere de cevap verememiş olarak bulmuştum kendimi. çünkü aslında en başından sonuna kadar böyle bir şeyi amaç edinmiyordum. o zaman da ne oldu? bu noktada doğal olarak bir karşılık verme korkusuyla, baskısıyla karşılaşmış oldum. ve bu ruhuma çok ağır bir yük gibi geldi...
aslında benim böyle şeylerle hiç alakam yoktu. ve ben böyle bir şey istemiyor ve dilemiyordum. tabii kendimi anlamak ve açıklayabilmek bile epeyce bir zamanımı almış olmalı. şimdi bunu daha iyi anlıyorum.
ve hala daha kendime kızgınım. daha en başından kesip atmak ya da karşındaki insanla öyle bir pozisyona girmemek en doğrusuymuş. bu kızlar da hep yanlış adreslerde dolaşıyorlar işte. hep de benim suçum değil sonuçta. zaten kaçtım yani. yapamayacağımı anlamış olmaları gerekir. zaten yıllardan beridir de kimseyle asla mesajlaşıp böyle yanlışlara girmiyorum. şükür bitti.. oh.
devamını gör...
istanbul
barajlarında an itibarıyla %16 suyu kalan şehir.
devamını gör...
tosyalı demir çelik fabrikasında patlama
yanan adam var açmayın!
devamını gör...
istanbul
devamını gör...
geceye bir şarkı bırak
devamını gör...
zaman yolculuğu
kader kavramına ve olacaklara müdahale etmemiz istenmediği için yapamadığımız şeydir.*
devamını gör...
tosyalı demir çelik fabrikasında patlama
#2774261 öneriyi dikkate alın ve izlemeyin.
devamını gör...
hayatı anladığını sanmak
anlayıp da ne yapacaksınız huzur ve neşe içinde geçirmeye çalışın...
devamını gör...
ankara
aşkımın, üniversitemin, mesleğimin, acılarımın ve mutluluklarımın kentidir. büyük olasılıkla da gömüleceğim yerdir.
devamını gör...
elalem ne der korkusuyla hayallerinden vazgeçen insan
ne hayallerden vazgeçtik hakkaten yaa, üstelik çoğu da hayal olamayacak kadar gerçekleşme olasılığı yüksek şeylerdi. annem en ateşlisiydi tüm elçilerinin hayatım boyunca da. elalem denilen put, şu hayatta en çok senden alacaklıyım.
devamını gör...
normal sözlük yazarlarının karalama defteri
bazıları seni seviyorum diyemez de evde bunalmışsındır sıkıyordur ortam seni gel kahve içelim derler.
devamını gör...
hayatı anladığını sanmak
her yıl bi önceki yıl ile kıyaslandığımda çoğu düşüncem değişmiş ve bakış açım da değişmiş oluyor. kendimi her yıl model çıkaran apple’ın ıphonu gibi hissediyorum . tam bu sefer oldu derken seneye bu daha iyi diye bi güncelleme geliyor. o yüzden hayatı anladım, ya tamam buymuş ya aslında çalışsam yaparmışım aşamasına gelemedim . 18 yaşımdan sonra öğrendiğim tek ve kesin düşünce asla diye bir şey yok asla o insanla anlaşamam , asla bunu yaşayamam , asla bunu yapmam / yapamam . hayat öyle bi konuma getiriyor ki bazen severek bazen de nefret ederek yapıyorsun :d yani kısaca ecnebilerin de dediği gibi never say never
devamını gör...
akp'ye geçmem dedikten altı ay sonra akp'ye geçmek
ortalama türk ahlakı ve anadolu irfanının gereğidir.
devamını gör...
hayatı anladığını sanmak
hayat dediğin matruska denklemlerine benzer. ne zaman denklemlerden birini cozdugumuzde her cevap yeni sorulari doğurur. sonda ise o son matruskada ömür biter
devamını gör...
geleceğin meslekleri
bu gidişle geleceğin meslekleri geçmişteki eski meslekler olacak.
devamını gör...
hayatı anladığını sanmak
hepimizin veya bazılarımızın içine düştüğü dipsiz kuyu/ yanılgı olarak düşünülebilir.
yeterince kaybettikten veya kazandıktan sonra anladığımızı sanıyoruz.
peki, ya yanlış anladıysak?^^
yeterince kaybettikten veya kazandıktan sonra anladığımızı sanıyoruz.
peki, ya yanlış anladıysak?^^
devamını gör...

