zaman tüneli
13 kasım 2023 özel mesaj yoluyla tehdit edilmem
cine 5 şifresi olan portakal atsın!
devamını gör...
türk evlerindeki en gereksiz eşya
vitrin
devamını gör...
13 kasım 2023 özel mesaj yoluyla tehdit edilmem
olur böyle şeyler sözlüğün tadı tuzu
dmler kapatılsa sözlük diye bi şey kalmaz en nihayetinde
dmler kapatılsa sözlük diye bi şey kalmaz en nihayetinde
devamını gör...
yazımda ğ harfi yerine h kullanan kitle
(bkz: evlerden ırak)
devamını gör...
sonic prime
netflix'te başlamış olup halen devam etmek olan cgi sonic the hedgehog serisi. daha böyle sonic adventure oyunlarından uyarlama duran bir anime serisi olarak, sonic ve arkadaşlarının robotnik'e karşı mücadele verdikleri sırada bir emeraldın(master emeralddı galiba yamulmuyosam başka bir emeraldda olabilir) kırılmasıyla zaman ve uzayda da kırılmalar olup mobius birkaç evrene bölünür ve sonic bu evrenlere teker teker gider. bunlardan bir tanesinde robotnik'in 5 kişilik sülalesi olan chaos council gezegeni ele geçirmiş olup , bir tanesinde sonic'in arkadaşlarının korsan olduğu veya ormanda barbar bir şekilde yaşadıkları evrenlere gider. chaos councilın olduğu evrende tails'ın nine diye 9 kuyruklu bir tilki versiyonu olup(naruto'daki kyuubi'ye gönderme) ve amy rose robotlaştırılmıştır. knuckles ve rogue'da özgürlük savaşçılarıdır. korsanlı evrende ise knuckles korsan kaptanı falandır. seride shadow'da olup daha geri planda orta bir roldedir yani en azından sonic adventure 2'deki gibi abartılı bir senaryosu yoktur. outro müziği çok eğlencelidir.
3.sezonu yoldadır, acaba sonic ve shadow kendi evrenlerini düzeltebilecekler mi merak bekliyoruz.
3.sezonu yoldadır, acaba sonic ve shadow kendi evrenlerini düzeltebilecekler mi merak bekliyoruz.
devamını gör...
sevmediğiniz insan tipi
olayları abartan, büyüten, yaşının olgunluğunu alamamış, hâlâ bomboş işlerle olaylarla hayatını meşgul eden, kaostan beslenen.... dolu dünya tip ya.
devamını gör...
kim milyoner olmak ister 5 milyonluk soru
biz harita karşısında 10 dakika tartıştık.
bu soruyu bilmek için çanakkale - ığdır ve sinop - hatay arası direkt uçuş yapan bir göçmen kuş olmak lazım hahahaha
bu soruyu bilmek için çanakkale - ığdır ve sinop - hatay arası direkt uçuş yapan bir göçmen kuş olmak lazım hahahaha
devamını gör...
sevmediğiniz insan tipi
her konuda bilgi sahibi olup , sürekli haklı ve çok kısa olayları ballandıra ballandıra uzata uzata anlatan insanlar
devamını gör...
kendinin en iyi versiyonu olmak
devamını gör...
13 kasım 2023 özel mesaj yoluyla tehdit edilmem
bir bitmedin be arkadaş. bir bırakmadın şu sözlüğü. herkes gitti sen hala buradasın.
devamını gör...
sarhoş kadınla sevişmek
prensiplerime aykırıdır, bir kadın hür irade ve isteği ile ayık kafayla bu sanatı icra etmelidir. aksi sanata hakarettir.
devamını gör...
sonic the hedgehog (ova)
buradan izleyebilirsiniz ingilizce olarak. knuckles'ın kovboy şapkası çok hoş duruyordur bu animede.
devamını gör...
cehennemde söylenecek ilk söz
elinizi bir kaç saniye ateşin üstüne tutun, hâlâ gulebiliyorsaniz, cehennemin ateşinde ebediyete kadar yanarken espri de yaparsınız.
devamını gör...
dilan polat’ın hayatının film olması
şöyle bir anelizini yapalım meselenin.
türkiye'nin 90'ları ve 2000'lerinde belgesel yapabilecek nitelikte gazetecileri vardı. bahsettiğim tayfa birand'lar, rıdvan akar'lar, can dündar'lar. keza politik, toplumsal konuların irdelenip tartışılabildiği programları vardı. örneğin savaş ay'ın a takımı, ali kırca'nın siyaset meydanı, uğur dündar'ın arena'sı ve hatta abbas güçlü'nün genç bakış programı. işte bu programlarda topluma dair bütün meseleler tartışılırdı. örneğin dilan polat gibilerin ipliği pazara çıkarılabilir, türlü kanıtlar ve sorularla polat ailesi'nin yükselişi ele alınabilirdi. 2010'larda bu programlar ve belgeseller tek tek yok oldu. peki bunun ardından ne furyası başladı: biyografik filmler furyası. biyografik filmler, aradaki kalite ve konu farkını göz ardı edersek, 90'lardaki birand belgeselleriyle benzer işlevleri görmeye başladı.
bu iki mesele arasında bir bağlantı olması lazım. 90'ların ve 2000'lerin televizyonları insanların bir ihtiyacına cevap veriyordu. toplumun ilgi gösterdiği bir mesele ve bu meselenin karşıt görüşlü insanları bir araya gelip fikirlerini ve tezlerini ortaya döküyordu. bu programların yok olup yerine akp'nin mamaladıklarını bir masa etrafına toplayıp akp lehine rıza üretme merasimleri pek ilgi uyandırmıyor tabi. peki ne oluyor? insanlar bir döneme damga vuran kişi ve olayların anlatıldığı filmleri tercih ediyor. müslüm, ayla, cep herkülü naim süleymanoğlu bunların en başarılı örneği.
eskiden ne olabilirdi: müslüm filmi yerine toplumun tüm kesimlerinden insanların bir araya gelip arabesk müzik, köyden kente göç, 1960-2000 arasında esen sol rüzgarı konuşup bunlar arasındaki ilintiyi tartışabilirdi. ayla filmi yerine cumhuriyetin erken dönemi, nato süreci, kore savaşı vs. tartışılabilirdi. tabi bu erdoğan'ın bile isteye yaptığı bir şey. çünkü tartışma kültürünün altına dinamit koymak ve kendi lehine tezleri öne sürecek kuklaları ekrana yerleştirmesi çok çok daha işlevsel.
ayrıca meselenin bir de kar boyutu var. 90'larda a takımı, 2010'larda müslüm çok daha karlı işlerdi.
bir anelizin daha sonuna geldik. bu tanımı demirkırat'la bitirmek isterim. "demokrasi dünyanın en narin çiçeğidir. onu yaşatan hoşgörüdür, uzlaşıdır, diyalogtur. size bu gece ülkemizde yetişen demokrasinin doğuş ve emekleme öyküsünü anlatacağız. coşkulu, ancak güç bir dönemin örtüsünü açacağız. başrolü oynayanlardan hiçbiri hayatta değil. ancak kurup bize hediye ettikleri demokrasi hâlâ yaşıyor."
sevgiler,
levi.
türkiye'nin 90'ları ve 2000'lerinde belgesel yapabilecek nitelikte gazetecileri vardı. bahsettiğim tayfa birand'lar, rıdvan akar'lar, can dündar'lar. keza politik, toplumsal konuların irdelenip tartışılabildiği programları vardı. örneğin savaş ay'ın a takımı, ali kırca'nın siyaset meydanı, uğur dündar'ın arena'sı ve hatta abbas güçlü'nün genç bakış programı. işte bu programlarda topluma dair bütün meseleler tartışılırdı. örneğin dilan polat gibilerin ipliği pazara çıkarılabilir, türlü kanıtlar ve sorularla polat ailesi'nin yükselişi ele alınabilirdi. 2010'larda bu programlar ve belgeseller tek tek yok oldu. peki bunun ardından ne furyası başladı: biyografik filmler furyası. biyografik filmler, aradaki kalite ve konu farkını göz ardı edersek, 90'lardaki birand belgeselleriyle benzer işlevleri görmeye başladı.
bu iki mesele arasında bir bağlantı olması lazım. 90'ların ve 2000'lerin televizyonları insanların bir ihtiyacına cevap veriyordu. toplumun ilgi gösterdiği bir mesele ve bu meselenin karşıt görüşlü insanları bir araya gelip fikirlerini ve tezlerini ortaya döküyordu. bu programların yok olup yerine akp'nin mamaladıklarını bir masa etrafına toplayıp akp lehine rıza üretme merasimleri pek ilgi uyandırmıyor tabi. peki ne oluyor? insanlar bir döneme damga vuran kişi ve olayların anlatıldığı filmleri tercih ediyor. müslüm, ayla, cep herkülü naim süleymanoğlu bunların en başarılı örneği.
eskiden ne olabilirdi: müslüm filmi yerine toplumun tüm kesimlerinden insanların bir araya gelip arabesk müzik, köyden kente göç, 1960-2000 arasında esen sol rüzgarı konuşup bunlar arasındaki ilintiyi tartışabilirdi. ayla filmi yerine cumhuriyetin erken dönemi, nato süreci, kore savaşı vs. tartışılabilirdi. tabi bu erdoğan'ın bile isteye yaptığı bir şey. çünkü tartışma kültürünün altına dinamit koymak ve kendi lehine tezleri öne sürecek kuklaları ekrana yerleştirmesi çok çok daha işlevsel.
ayrıca meselenin bir de kar boyutu var. 90'larda a takımı, 2010'larda müslüm çok daha karlı işlerdi.
bir anelizin daha sonuna geldik. bu tanımı demirkırat'la bitirmek isterim. "demokrasi dünyanın en narin çiçeğidir. onu yaşatan hoşgörüdür, uzlaşıdır, diyalogtur. size bu gece ülkemizde yetişen demokrasinin doğuş ve emekleme öyküsünü anlatacağız. coşkulu, ancak güç bir dönemin örtüsünü açacağız. başrolü oynayanlardan hiçbiri hayatta değil. ancak kurup bize hediye ettikleri demokrasi hâlâ yaşıyor."
sevgiler,
levi.
devamını gör...
türk evlerindeki en gereksiz eşya
bir senedir kullanmadığınız ne varsa gereksizdir.
bunun dışında, başkasına layık görüp kendi ailenize layık görmediğiniz şeyler de gereksizdir ama orada bunun da ötesinde bir prolem var.
son olarak yeni evli çiftlerin salonunun başköşesinde ibadet seti gibi düğün albümü, hatta bunun özel mobilyası falan oluyor. hem gereksiz hem komik.
bunun dışında, başkasına layık görüp kendi ailenize layık görmediğiniz şeyler de gereksizdir ama orada bunun da ötesinde bir prolem var.
son olarak yeni evli çiftlerin salonunun başköşesinde ibadet seti gibi düğün albümü, hatta bunun özel mobilyası falan oluyor. hem gereksiz hem komik.
devamını gör...
cehennemde söylenecek ilk söz
kıble ne tarafta?
devamını gör...
sinemada ne kadar bayat olursa olsun tutulan konular
annesi veya babasıyla dargın veya arası soğuk olan çocuğun film sonunda barışması.. barbie filminde bile vardı bu klişe.
devamını gör...
yazımda ğ harfi yerine h kullanan kitle
anadil farkıyla alakalı da olabilen.
ğemgin diye bir tanıdığım var. adı gırtlaktan çıkacak şekilde hemgin diye okunuyor. x yerine ğ yazmışlar yani. bunu nüfus müdürlüğüne nasıl kabul ettirebilmişler hiçbir fikrim yok. fakat anadili kürtçe olanlarda gözlemlediğim iki şeyden birisi ğ harfini h diye okumaları, bir de "o" sesi yerine genelde "u" kullanmaları. ukul, hucam, üdev gibi.
ğemgin diye bir tanıdığım var. adı gırtlaktan çıkacak şekilde hemgin diye okunuyor. x yerine ğ yazmışlar yani. bunu nüfus müdürlüğüne nasıl kabul ettirebilmişler hiçbir fikrim yok. fakat anadili kürtçe olanlarda gözlemlediğim iki şeyden birisi ğ harfini h diye okumaları, bir de "o" sesi yerine genelde "u" kullanmaları. ukul, hucam, üdev gibi.
devamını gör...
sarhoş kadınla sevişmek
yanlış bir iştir. aklınız başınızdayken sevişseniz daha hayırlı olur. ve resmi nikah elbette.
devamını gör...
istasyon sanat evi
gidilecek çizim atölyelerinin en dandiği. biri istiklal'deydi diğerini unuttum da diğeri çok daha kötüymüş.
devamını gör...