zaman tüneli


evladını yitirmek iç organlarının yırtılması kadar acı verir.


bir kore dizisinde geçmiş sözdür.
devamını gör...

bilim, dünyaya buradan yayıldı zaten. bilirsiniz islam ülkeleri orta çağ yaşamadı çünkü batının orta çağı ,islam medeniyetinin aydınlık çağıydı. ne var ki geriye yakılıp, yıkılan kütüphaneler, tahrif edilen önemli eserler ve orta doğu diye bir sömürü sahası kaldı. buradaki insanların tek derdi etrafını abluka altına alan ülkelerle iyi geçinip, onların tekeline girmek. özgürlük mücadelesi veriyor bu topraklardaki insanlar. anlamadığım, eğer insanlarla ise sorununuz bilmelisiniz ki onların davranışları dini kötü din yapmaz ama din ileyse sorununuz o başka. çünkü herkesin içinde kırması gereken büyükçe putları ve ikonaları vardır. bir görüşü, inanışı her konunun müsebbibi olarak görüyorsanız başka bir görüşe taptığınız içindir. elif şafak ve orhan pamuk vasat yazarlardir. daha iyileri varken bunların batıda tanınıyor olmasının açık bir sebebi vardır. yaşar kemal ve aziz sancar babadır ama onlarda kendi ülkesinde diğerleri kadar rağbet görmez zaten. önemli olan adam çıkarmak değil, iyi reklam yapmadığinda ve tabii ülke aleyhinde konuşmadığında ödül vermiyorlar maalesef.
devamını gör...

cesaretsizce olmuyor
sonbahar
hep olsan
sen varsın yine
içinden gelmez gibi çok güzel şarkıları olan mis gibi müzisyen adam.
devamını gör...

toplama vakti geldi de geçiyor.
kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
devamını gör...

kat edmonson - you can't break my heart
devamını gör...

açık artırma yoluyla kitap alınıp satılır. müzayede edilen kitaba talipseniz pey vermeniz gerekir. yani teklif vermek. mezatlar salon mezatları ve online olmak üzere ikiye ayrılır. salon mezatı dediğimiz şey yüz yüze yapılanıdır. sahaflarda yapılır çok genel olarak. bizzat gider katılırsınız. etkileşim daha yoğundur. sosyal biriyseniz ve insanlardan hoşlanıyorsanız bundan daha çok keyif alabilirsiniz. teorik olarak en azından. çünkü nasılsa kitap satılan bir ortam, katılanlar da çok aklı başında kişilerdir diye düşünürseniz hayal kırıklığına uğramanız işten bile değildir. yeri geldiğinde çok tatlı sohbetler olur ama. biraz münadiye de bağlıdır. mezatı yöneten kişiye, moderatöre yani. bazısı çok konuşur, insanı sıkar. bazısı işin ehli değildir, elindeki kitabı tanımaz. bazıları da vardır ki salt onu dinlemek için bile gidilir mezata. çok bilgilidir, deneyimlidir. geçmişten bugüne bir yolculuğa çıkarır sizi. hakiki kitap kurdudur. online mezatlar internet ortamında yapılır. lotlar önceden belirli bir sırayla sunulur, bunların belirli başlangıç fiyatları olur, istediğiniz şeyleri takip edip pey verebilirsiniz. acemiler önceden çöker kitaplara ve fiyat şişirirler. bencileyin olanlar ise yaşlı bir kurt gibi sisli havanın dağılmasını beklerler. canlı mezatı bekleriz. çünkü diyelim bir hafta var mezatın yapılmasına. bu bir hafta boyunca pey verip fiyatı şişirmek mümkündür. oysa bir de canlı pey tarafı vardır bu işin. çok genel olarak böyledir. ak koyun kara koyun orada belli olur. mezat olayı her şeyden önce çok keyiflidir. piyasanın altına kitap alma fırsatı bulabilirsiniz. kitap yiyebilirsiniz; hatta bazen çatal bıçakla dalarsınız. yani değerinin çok altına alabilirsiniz. koleksiyonerler genelde mezatlardan toplar kitapları. bir sürü mezat/müzayede şirketi vardır. sitelerine üye olup kitapların dünyasına dalarsınız. ne topladığınız bu işte çok önemlidir. zevk işidir bu. para ister. lüks bir etkinlik aslında. kimileri imzalı ve ilk baskı toplar, kimileri sadece kitapla yetinmez; ayrıca efemera toplar, kimileri cilt güzellerine tutkundur, osmanlı türkçesi toplayan vardır, yazma peşinde olan vardır, mühürlü ve damgalı kovalayan vardır... var oğlu var yani. bazı yayınevlerinin kimi serilerini toplayan da çoktur. sözgelimi adam yayınları'nın o muhteşem şiir ve düzyazı klasikleri... ben de ilk baskı meftunlarındanım. sadece bu değil ama asıl ilgim budur. türk edebiyatı ilk baskıları. kitap toplamak zor iştir, emek ister. müteferrika sahaf vardır, kadıköy'de. nam-ı diğer sakallı lütfü. o şöyle demiş: "kitap toplamak avcılığa benzer." avlanacağın yeri bilmen gerekir. bu da deneyim ister.
devamını gör...

eskiden yerli malı haftası vardı.sahi ne oldu ona?
devamını gör...

ben de bir indirim yakaladım. sahip olduğum airfryer'ı 3000 tl'ye satıp, 4 kat kapasiteli olanı 4000 tl'ye aldım.
tülay'a da yazacaktım ama engel altmış bana.

isteyene link atarım.
devamını gör...

pers, bildiğimiz iranlılar olan farsların orijinal adıdır çünkü arapçada "p" harfi yoktur onun yerine "b" ya da "f" kullanılır. zaten arap sözcüğünün orijinali "arab"tır. örneğin platon-(e)flatun, parakletos-faraklit, pavlus-bolüs vb.
hatta tarihte pers imparatorluğuyla alakalı persepolis şehri vardır. polis, yunanca şehir(kent) anlamına gelmektedir. persepolis: perslerin şehri
devamını gör...

#2780482

israil savunma bakanı da filistinlileri "insansı hayvanlara" benzetmişti.
*
devamını gör...

herkesin yaşam gereğince yakaladıkları vardır bu sadece balık ve otobüs disinda olan olaylarda vardır. asansörde cifti yakalamak ,yasli amcayi birini keserken yakalamak ..indirim fırsatı yakalamak..
ben bugün güzel bir indirim yakaladım son gününü yakaladım hemde ..
devamını gör...

kime yabancı?

bana yabancı olan bir müzik yok.
devamını gör...

çizgisinin ne olduğuna göre değişir. değişmek iyidir ve hayat prensip ve ilkeleri çiğneyecek koşullar yaratmak da pek ustadır.
devamını gör...

başlığı görünce kahkaha attım keşke gerçek olsa .islam ulkelerinin yatkınlığı bir tek sey var oda uremek ...suriyelilere bakin köpek gibi uruyorlar...
devamını gör...

doğru ve dürüst insandır. bunlar olmasa her şekilde bozuktur.
devamını gör...

ateş.
yangın yeri heep..
devamını gör...

kitabın tam adı doğal hukuk sorunu aristoteles'in politika'sı hobbes'un leviathan'ı. vahdet işsevenler tarafından yazılmış. pinhan yayıncılık basmış. yazar aslında hukuk felsefesi literatüründeki bir boşluğu görüp kapsamlı bir makale yazmayı düşünmüş; ancak makale boyutlarını aşıp çalışmayı kitaba çevirmiş. iyi de yapmış. kısa, özlü ve yoğun bir kitap. doğal hukuk kavramına ilişkin aslında doğru dürüst bir tanım bile yapılamadığından dem vuruyor. bazı kulaktan dolma ve beylik laflar var, o kadar. indirgemeci tavırlar görüyor kavrama yaklaşımda. oysa çok kadim bir mesele bu. felsefenin ve hukukun kesiştiği ciddi bir kavram. doğal hukuk nedir? kabaca doğallıkla yapılması gereken ve kaçınılması gereken şeyler vardır. doğa kavramından uzaklaşmadan düşünmek gerekir doğal adaleti. öldürmemek veya çalmamak gibi basit ilkeler geliyor akla. bunların her yerde kınanacağı filan. bundan emin değilim, kültürel farklılıkları göz ardı etmeden bakmaya çalışırım ben. ama yine de doğal hukuk özünde adaleti imlediği için bunun evrensel olduğu savunuluyor. iki filozofa odaklanılmış çalışmada; aristoteles ve hobbes. bunların birbirlerine tamamen zıt olduklarını savunuyor vahdet işsevenler. en azından bu mesele bağlamında. aristoteles'te uzlaşıma veya sözleşmeye dayanan bir yasallık yanında her zaman ve her yerde geçerli olan doğal hukuk/yasa da vardır. yani genel ve özel yasaları ayırır. özel yasalar her toplumun kendi içinde yurttaşlarına yönelik belirlediği ilkelerdir. bu yasalar sözlü veya sözsüz olabilir. toplumsal ilişkileri düzenlerler esas olarak. değişebilirler. kaldırılabilirler. anayasa değişince yasalar da pekâlâ değişebilir. yasa koyucunun iradesine bağlıdırlar. sözgelimi solon atina için yasalar koymuştu. toplumu yeniden düzenlemişti. oysa genel veya evrensel yasa sabittir. filanca kişinin egemenliğine dayanmaz. doğal adalet arayışı aristoteles'e göre evrenseldir. bir yasa geçerli olabilir ama bu onun âdil veya meşru olduğu anlamına gelmez. bunu en iyi bizler biliriz. can atalay'ı rehin tutan yasa pekâlâ geçerlidir ama âdil veya meşru değildir. adalet en önemli kavram doğal hukuk/yasada. hobbes insanların doğa durumunda aralıksız bir savaş hâlinde olduğunu savunuyordu. yani devlet ve yasa öncesi kurgusal bir jungle. herkes herkesin kurdu. kör tuttuğunu haklıyor. senden güçlüysem vay hâline. çünkü yasa yok, yasa yoksa adaletten söz edilemez. yani hobbes için adalet uzlaşımsal bir şey. adalet ve yasa devletle birlikte oluşuyor. daha doğrusu egemenle birlikte. yasa egemenin şahsına bağlı. leviathan'ın şahsına. onun dediği şey yasa. biz savaş durumundan çıkıp güvenlik karşılığında bütün haklarımızı leviathan'a devrettik. var kalma hakkı hariç bütün haklar. doğal hukukçu olarak anılan hobbes'un aslında öyle olmadığını iddia ediyor vahdet işsevenler. bunun tartışmalı olduğunu ifade ediyor. hobbes doğal adaletle ilgili bir sürü şey sayıyor aslında leviathan kitabında. ama yasayı ve aslında dolaylı olarak adaleti de egemenin şahsına bağlaması çok kafa karıştırıcı. bu bağlamda kesinlikle aristoteles'le karşı kutuptalar. aristoteles'te zaten doğa durumu denen bir şey yoktur. insan doğal olarak politiktir. devlet doğal bir şeydir.
devamını gör...

sevgili yazara bir parça araştırma, okuma ve anlama görevi veriyoruz.
feminizm sosyal hayatta kadın ve erkeğin eşitliğini savunur. istediği mesleği seçmesinde, ehliyet almasında, eğitim görmesinde, aynı oranda maaş almasında eşit muamele yapılmasını savunur. bunun gibi aklınıza gelebilecek birçok farklı hukuki alan da dahil yani kimse kimsenin aile kurup kurmamasına, eş seçimlerine, hayat tarzına bir eleştiride bulunmuyor.
bu ideoloji erkeklerden nefret edelim çünkü başka işimiz gücümüz yok mentalitesi üzerine kurulmuş değildir.
kısa ve öz açıkladım ama tabii insan nerden bakmak isterse hep oradan görür.

not: başlık benim değil
devamını gör...

buna itibar deniyor.
ne demiş laz ziya?
- itibarı 50 senede edinirsin ama 5 dakikada kaybedersin.
devamını gör...

sevdiklerinin ölüm haberi ve dost vefasızlığıdır.
devamını gör...
daha fazla yükle

normal sözlük'ü kullanarak 3. parti dahil tarayıcı çerezlerinin kullanımına izin vermektesiniz. Daha detaylı bilgi için çerez ve gizlilik politikamıza bakabilirsiniz.

online yazar listesini görmek için lütfen giriş yapın.
zaman tüneli köftehor rehberi portakal normal radyo kütüphane kulüpler renk modu online yazarlar puan tablosu yönetim kadrosu istatistikler iletişim