zaman tüneli
13 nisan 2025 sivasspor fenerbahçe maçı
ön taraf yine evlere şenlik. allah'ım sen aklıma mukayet ol.
devamını gör...
bursaspor
tebrikler şampiyon. çok yakın yıllarda tekrar süper ligde görüşmek üzere.
devamını gör...
13 nisan 2025 sivasspor fenerbahçe maçı
fener, dzeko'ya oshimen maskesi giydirmiş. bakalım sivas numarayı yiyecek mi.
devamını gör...
madalya almış olmam
istediğiniz herhangi bir konu hakkında chatgpt'ye "bunu samimi bir dille yaz. 150 kelimeden uzun olsun" şeklinde komut verip sonsuz madalya kasabilirsiniz. neticede boş işler.
devamını gör...
chatgpt
haftasonu olduğu için kasan site.
devamını gör...
bal
ya arılar yapar ya da türkler yapar.
devamını gör...
zam gelen ürünlerin genel özellikleri
sağlığa zararlı olmalarıdır.
devamını gör...
evde kalmış olmanın verdiği asabiyet
pilava kaşık saplamakla sonuçlanır.
devamını gör...
marteniçka halatı
kalın ayak bilekliler için üretilen takı.
girişimcilik diye buna derim.
girişimcilik diye buna derim.
devamını gör...
recep tayyip erdoğan
çocuklarına allah'ın " yeri ya kulum" dediği cumhurbaşkanı.
demek ki bize de allah " geri ya kulum" demiş.
her şey nasip/ gısmat!
nirdeen niraa!
demek ki bize de allah " geri ya kulum" demiş.
her şey nasip/ gısmat!
nirdeen niraa!
devamını gör...
mor gazoz
kanımca şalgam suyudur.
devamını gör...
kel yerine kullanılacak kelimeler
(bkz: bana kısaca psikopat derler)
devamını gör...
yediğinin içtiğinin fotoğrafını çekip paylaşan insanlar
yediğimi paylaşmam sonuçta herkesin yediği ay pardon tuttuğu kendine de içtiğimi paylaşırım arkadaş. içmek güzel şey. için, içirin…
devamını gör...
koca bulana kadar ben evlenmeyeceğim demek
zangin koca bulana kadar " ben evlenmeyeceğim" demektir olay.
devamını gör...
korkunç derecede artan bilgisayar fiyatları
eli yüzü düzgün bir laptop 45binden başlıyor. üst sınırı yok.
oyun oynayayım biraz kuvvetli bir kasa lazım derseniz de 80-100 arası ve monitör hariç.
ssg'nin 1000 usd teorisi vardı. o da çöktü.
edit: eksisozluk.com/ssgnin-bilgi... doları enflasyonu hesaba katarsak 250 bin ve üzeri bir fiyata denk geliyormuş.
oyun oynayayım biraz kuvvetli bir kasa lazım derseniz de 80-100 arası ve monitör hariç.
ssg'nin 1000 usd teorisi vardı. o da çöktü.
edit: eksisozluk.com/ssgnin-bilgi... doları enflasyonu hesaba katarsak 250 bin ve üzeri bir fiyata denk geliyormuş.
devamını gör...
arkadaşlar bir bakar mısınız
türk futbolu adına üç kere sağol sağol sağol dediğinde otomatikman eksilemis oluyorsun.
devamını gör...
yazar nicklerinden şiir yazmak
elbette kamikazeler el ele uçmaz
ama bebeğim
acılı vegan kebabını
cam hunili deli ile beraber yemen
filozof olmayan ben evet o ben bile biliyor ki
bir masum mor menekşe kadar masum bir eylem
düşün tatlım köşe yastığı
siyah elbiseli sen
portekiz çingesi köşe başında
ve siyah gökyüzü
hassas türk aile yapısını
vestiyere asıyoruz
ne zaman yağmur yağsa
benzemez kimse bana
ve sana
kedi olmuş gidiyorsun tatlım
ama bebeğim
acılı vegan kebabını
cam hunili deli ile beraber yemen
filozof olmayan ben evet o ben bile biliyor ki
bir masum mor menekşe kadar masum bir eylem
düşün tatlım köşe yastığı
siyah elbiseli sen
portekiz çingesi köşe başında
ve siyah gökyüzü
hassas türk aile yapısını
vestiyere asıyoruz
ne zaman yağmur yağsa
benzemez kimse bana
ve sana
kedi olmuş gidiyorsun tatlım
devamını gör...
anna ahmatova seçilmiş şiirler
kitabın önsözünde de söylendiği gibi rus edebiyatının en büyük kadın şairi olan anna ahmatova imzalı eser;
türkçe'ye azer yaran tarafından çevrilmiştir.
şimdi şiirler hakkında biraz konuşmakta fayda var;
şiirleri bence iyiydi, kolay beğenebiliyor olmamdan ziyâde iyi şiir kötü şiir arasındaki nüansları kavrayabilecek olgunluğa eriştiğimi varsayma taraftarıyım.
şiirlerinde güçlü bir bakış açısı ve bazı şiirlerde ermiş olduğunu düşündüren şiirleriyle karşımıza çıkıyor anna ahmatova
ölümden korkmuyor ama zincire vurulmaktan, özgürlüğünü yitirmektense tekerleklerin altında kalıp ölmeyi yeğlediğini belirtiyor bir şiirinde, onun mücadeleci ruhunu yansıtır nitelikte bir şiirdi.
kitabı okurken soneler tadı da aldım ama bu bir şairi övüp diğerini yermek sanılmasın, aksine anna ahmatova'nın şiirlerinin gücünü dile getirmeye gayret ediyorum.
zamansız bir şiir sanki onunki, atıyorum 100 yıl önce okunuyordu, şimdi okunuyor, 100 yıl sonra da okunulacak düzeyde iyi şiirler olduğunu kendi adıma söylemem mümkün.
aşkın ve aşkın yitimi olan o sonsuz gibi gelen ama ölüm vâr oldukça aslında hiçbir şeyin sonsuz olmadığını anladığımız acının da dışavurumu olan oldukça tesirli şiirlerdi okuduklarım.
yitirdiğine hesap sorduğu, bağlarını sorguladığı, ölümden korkmadığı için ölümü beklediği, sevilen birinden ayrılmanın cehennem gibi olduğu, acı çeken bir yürekten sızan şiirlerdi bence şiirleri.
güçlü şiirlerdi ve iyi bir kitaptı, çevirisi de iyiydi.
seçmiş olduğum birkaç dize ile tanımıma burada bir son vermem gerekiyor,
iyiki yazdın anna ahmatova

güneş siliniyor yüreğin belleğinde.
lambamın ışığıyla sararmış çevrem
hışırtılara kulak veriyorum
neden gittin sen?
anlamıyorum, anlamıyorum.
kimimsin benim sen?
kardeşim mi, sevdiğim mi?
anımsamıyorum
ve anımsamam gerekmez de.
belki yıllarca susacağım
her şeyi yeni gibi algılıyorum.
nemli nemli kokuyor her kavak
susuyorum. susuyor ve hazırlanıyorum yeniden sana dönüşmeye, toprak.
çekmiyorum özlemini kimselerin.
ve bilmek de istemiyorum, istemiyorum, istemiyorum
nasıl öpüldüğünü başka sevgililerin.
benim anılarıma dönüştün sen
artık acılar çektirmekten vazgeç.
o, hiç aramadı ölümden sonra da.
türkçe'ye azer yaran tarafından çevrilmiştir.
şimdi şiirler hakkında biraz konuşmakta fayda var;
şiirleri bence iyiydi, kolay beğenebiliyor olmamdan ziyâde iyi şiir kötü şiir arasındaki nüansları kavrayabilecek olgunluğa eriştiğimi varsayma taraftarıyım.
şiirlerinde güçlü bir bakış açısı ve bazı şiirlerde ermiş olduğunu düşündüren şiirleriyle karşımıza çıkıyor anna ahmatova
ölümden korkmuyor ama zincire vurulmaktan, özgürlüğünü yitirmektense tekerleklerin altında kalıp ölmeyi yeğlediğini belirtiyor bir şiirinde, onun mücadeleci ruhunu yansıtır nitelikte bir şiirdi.
kitabı okurken soneler tadı da aldım ama bu bir şairi övüp diğerini yermek sanılmasın, aksine anna ahmatova'nın şiirlerinin gücünü dile getirmeye gayret ediyorum.
zamansız bir şiir sanki onunki, atıyorum 100 yıl önce okunuyordu, şimdi okunuyor, 100 yıl sonra da okunulacak düzeyde iyi şiirler olduğunu kendi adıma söylemem mümkün.
aşkın ve aşkın yitimi olan o sonsuz gibi gelen ama ölüm vâr oldukça aslında hiçbir şeyin sonsuz olmadığını anladığımız acının da dışavurumu olan oldukça tesirli şiirlerdi okuduklarım.
yitirdiğine hesap sorduğu, bağlarını sorguladığı, ölümden korkmadığı için ölümü beklediği, sevilen birinden ayrılmanın cehennem gibi olduğu, acı çeken bir yürekten sızan şiirlerdi bence şiirleri.
güçlü şiirlerdi ve iyi bir kitaptı, çevirisi de iyiydi.
seçmiş olduğum birkaç dize ile tanımıma burada bir son vermem gerekiyor,
iyiki yazdın anna ahmatova

güneş siliniyor yüreğin belleğinde.
lambamın ışığıyla sararmış çevrem
hışırtılara kulak veriyorum
neden gittin sen?
anlamıyorum, anlamıyorum.
kimimsin benim sen?
kardeşim mi, sevdiğim mi?
anımsamıyorum
ve anımsamam gerekmez de.
belki yıllarca susacağım
her şeyi yeni gibi algılıyorum.
nemli nemli kokuyor her kavak
susuyorum. susuyor ve hazırlanıyorum yeniden sana dönüşmeye, toprak.
çekmiyorum özlemini kimselerin.
ve bilmek de istemiyorum, istemiyorum, istemiyorum
nasıl öpüldüğünü başka sevgililerin.
benim anılarıma dönüştün sen
artık acılar çektirmekten vazgeç.
o, hiç aramadı ölümden sonra da.
devamını gör...
yağmurda dans ederken dinlenecek şarkılar
yağmurda dans ederken şarkı dinlenecek bir ülke olmaktan çıktık.
hele de sokağın ortasında yapıyorsan bu eylemi kelebek sustalı bıçağı ya da el örgüsü şişi ile öldürülürsün
selam ve sevgiler türkiye!
hele de sokağın ortasında yapıyorsan bu eylemi kelebek sustalı bıçağı ya da el örgüsü şişi ile öldürülürsün
selam ve sevgiler türkiye!
devamını gör...
