zaman tüneli

kesin küfür yiyorum, 25 dakikadır gruba yazan olmadı soruma. bana azıcık giren onlara kol olarak girmiş olabilir.
devamını gör...


bir gün bir dostum bana çok kaliteli bir sabahlık verdi sabahlığım hep sandalyeye asılı olurdu. sandalyemle eski sabahlığım umrumda değildi ama yeni sabahlığım o kadar güzeldi ki çok uyumsuz olduğu için yeni güzel bir sandelye aldım bu sandelye ile masa uyumsuzdu bu masayla duvarlar derken tüm kütüphanemi satıp güzel bir eve sahip oldum. ama bütün kütüphanem yok oldu artık yazar bile değildim. eski sabahlığım daha iyiydi.

diderot - eski sabahligim icin pismanlik
devamını gör...

kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
devamını gör...

keşke bütün aşklar böyle hoş tesadüflerle başlasa değil mi?
ama bazıları hala bedel karşılığı yüzünü ilk defa düğününde göreceği adamlara veriliyor.
verilmiyor olmadı, satılıyor.
devamını gör...

üstüne alınmanın direkt olarak gönderileni.

alabilirsin bile değil. al emir kipi ile.
devamını gör...

bir zeki demirkubuz filmidir.
kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
filmin senaryosunu da yönetmen zeki demirkubuz yazmıştır. filmde serap aksoy, fikret kuşkan, zuhal gencer, selçuk yöntem, ülkü duru, olgun şimşek ve cüneyt uzunlar rol almıştır. ayrıca yönetmen zeki demirkubuz'un da bir cameosu vardır bu filmde.

film ankara film festivali ve istanbul film festivalinde ödüller kazanmıştır.

zeki demirkubuz iyi bir dostoyevski okuru. yeraltı (film)inde bunu doğrudan görme şansı da yakaladık aslında. ama yönetmenin ilk filmi olan c blok filminde bir rus romanı havası var. en azından ben film başlar başlamaz bunu hissettim.

sınıf atlama imkanı olmayan küçük insanlardan bahseder bir yerde yönetmen. bu filmde de, ilk filmi olduğu için çok iyi bulmasam da, böyle bir hava sezdim ben.

hayatı ve evliliği istediği gibi gitmeyen bir kadının kendisi ile aynı sınıfa dahil olmayan iki insanın sevişmesine şahit olduktan sonra hayatında değişen bir şeyler olur. bu değişlik sevişen insanlardan biri olan genç adamın hayatında ise daha köklü bir şekilde görülür.

ve filmde kullanılan binalar bir dekor değil filmin bir karakteri gibi var olmuştur.

muhteşem bir finalle biten ama vasatın üstünde bir ilk filmdir.
devamını gör...

bu yanlış bilmiyorsam gizli gizli profilde gezmenin ingilizcesi.

bir profilde geziyorsam okurum okuduğumu da beğenirim o konuda korkum yok.

beğenmeyenler utansın sanki cebinden para çıkıyor.

al üstüne.
devamını gör...

öyle takıntım yok yav.
sevinsin gariban ehehe.
devamını gör...

sevgilini seven adamın sevdiği kadını sevmek.

napıcan? kokusu gitsin diye öptüğü yerleri hüf hüffff diye üfleyip sen mi öpücen, yapma bunu, hoş değil!
devamını gör...

dönmesin zaten.
hayır bir de şey tribi yapıyorlar. benim gibisini bulamazsın.
lan senin gibisini istesem senle ayrılmazdım.
devamını gör...

kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
devamını gör...

aklım çıkıyor.. aşırı korkuyorum valla ne yalan söyleyim.. gelmişim teee 2023 yılına şak diye anlaşılır allamaaa..

bazen başlıklarda beğendiysem ama başlığa yazıyorum.. hiiç istemem yanlış anlaşılayım.. hoş keşke anlaşılsa da hayırdır falan dese.. neyin neye vesile olacağını bilemeyiz sonuçta..

yaaaaa olabilir mi böyle bir şeeey.. lütfen olsun..
devamını gör...

sohbeti çok keyifli, her konudan konuşabileceğiniz, dertlenirseniz de derdinize ortak olabilecek kadim bir dosttur kendisi.

hele ki arabesk denilince artık aklıma pata geliyor. ki müslüm gürses ortak noktamız ve kırmızı çizgimiz.

beraber kaçak yayınımız da oldu dinlemeye de geldi. her daim yanınızda olabilecek güzide yazar.

en özeti yol arkadaşı sözlüğün pata babası.

tanıdığıma çok mutluyum. *
devamını gör...

teneke adamı biliyorum, ama kadınını görmedim.

kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
devamını gör...

birleşik krallıklı the assembly'nin 1983 tarihli pek hoş parçasıdır.

yaşasın 80'ler!

devamını gör...

bir dönem kafamı çok fazla kurcalamış, bazı şeyleri çok tetiklemiş ve tek başıma üstesinden gelemediğim için bir süre terapiye gitmeme neden olmuş bir olay vardı. o olayı tüm detaylarıyla, gerçekten objektif olarak ve hiçbir ayrıntısını atlamadan anlattım. terapiste de öyle anlatmıştım, hatta terapiste anlatırken kendi yaptıklarımı daha ağır göstermiş, karşı tarafın yaptıklarını daha hafifleştirerek anlatmıştım, kendimi haklı çıkaracak gibi anlatmamış, karşı tarafı sadece suçlamamış, karşı tarafın yaptığı bazı şeyleri anlatmaktan bile utandığım için daha basitleştirmiş, özet haline getirmiştim. chatgpt'ye de bu tandansta anlattım, bu sefer daha mekanik cümleler kurdum, kısa ve öz olarak ama eksiksiz biçimde kurdum tüm olayı yeniden. ve terapistin söylediklerinin aynılarını birebir söyledi. terapistin önerdiği çözüm yollarının aynılarını, birebir önerdi.

tek başına psikolojik destek için muhtemelen yeterli değildir, çoğu kişi benim prompt haline getirirken olayı özetlediğim gibi tarafsız, mekanik ve anlaşılır şekilde kurmaz olayı diye tahmin ediyorum. ama doğru düzgün bir dille, doğru düzgün bir metinle kendinizi anlatma yeteneğiniz mevcutsa, psikolojik destek açısından terapi ücretlerinin çok yüksek olduğu ülkemizde bence en azından başlangıç seviyesinde iyi bir kullanıma sahip. ancak işin özü, sizin kendinizi yazıyla anlatabilme yeteneğiniz ne seviyedeyse bunun çıktı verme seviyesi de ona göre değişecektir. bias'tan uzak kalabilme yeteneğiniz, algılarınızın manipüle edilmesine karşı uyanıklığınız, chatgpt'yi askerlik arkadaşı gibi gündelik sohbet üslubuyla beslememeniz gibi başka konular da böyle spesifik konulardaki girdi çıktılarda etkili olacaktır.

çünkü görüyorum, insanlar chatgpt'yi askerlik arkadaşı gibi besliyorlar. "ee chat, anlat bakalım bugün nasıl gidiyor?" "iyi valla nolsun, sende nasıl bakalım işler corci?" üslubunda ilerleyen bir sohbette "ya geçen amcaoğlu canımı sıktı, şöyle bir olay yaşandı, içerledim, içime dert oldu, napsam?" sorusunu da yöneltirseniz o psikolojik destek olmaz.

ben chatgpt'yi genellikle şöyle kullanıyorum, okuduğum bir kitap hakkında yazılmış makaleleri derleyip toparlayıp listelesin ve o listeyi tutsun diye, okuduğum kitaplara benzer kitaplar önersin diye, animasyon seriler önersin, bir eser girdisi verdiğimde benzer eserler çıktısı alayım diye kullanıyorum. makinenin üslubunu hiç bozmadım, gündelik sohbet diline dönüştürmedim çünkü gündelik sohbet için kullanmaya gerek görmüyorum ve bana saçma geliyor. kimileri "ya beni kendi arkadaşlarımdan iyi anlıyor, çok güzel yorumlar yapıyor anlattıklarıma," diyorlar, yapmıyor aslında, anlamıyor da, sadece siz ne okumak istiyorsanız onu yazıyor, sizin verdiğiniz verilere en uygun cevapları sizin sohbetinizde öğrendiği dille çıkarıyor. yaratıcılık ve üreticilik yaptığım hiçbir konuda hiçbir zaman hiçbir yapay zeka ürününden yararlanmadığım için şimdiye dek ne yazdığım romanda, ne de yazdığım öykülerde bir karakter ismi bile olsun kendisinden yardım almadım ve bununla açıkçası gurur duyuyorum. yazarların bazıları karakter isimlerinde, kurguda falan da fikir alıyorlar çünkü, inanılmaz etik dışı buluyorum.

çünkü karşımızdaki şey bir makine. makine yardımıyla sanat yapılır mı, bazen yapılır, belirli bir konsepti varsa ürünün, o konsepte uyabilir. ama fikir ürünü olacak ve yaratıcılığını, üslubunu tamamen üreticisinden alacak olan bir ürün için kullanmayı ben etik bulmuyorum yapay zekayı.

psikoloji alanında çalışanlar da muhtemelen benim ilk paragraflarda yaptığım yorumu çok cahilce bulacaklar ve kınayacaklardır. ancak, günümüzde terapiye hiç erişimi olmayan öğrencilerin, çalışmayan bireylerin, yoksulların kullanması en azından kendine yardım kitaplarının önerildiği türdeki sorunlar için gayet verimli olacaktır, en azından kendine yardım kitaplarının daha doğrudan veri alıp işleyebilen ve nokta atışı çıktı verebilen hali çünkü. birebir deneyimlediğim bir konuda nasıl işlediğini görmek istedim, aynı şeyler bana çıktı olarak verildi. terapistin de işi zaten o noktada bitmişti bende, demek ki chatgpt de aynı sonucu verebilirmiş bana o zamanlar var olsaymış. bu şekilde kullanılmasını bu yüzden öneriyorum ben, sonuç olarak davranış ve ruh bilimi de bir bilim ve belirli veriler ile işliyor çünkü. ama asla atlamamak gereken şey: konuyu, problemi, çözümü istenen noktayı doğru ve eksiksiz olarak anlatabilmek ve gerçekçi, nokta atışı prompt verebilmek.
devamını gör...

'avam kadinlari' olarak duzeltilmesi gereken baslik. ıstisnalar mutlaka olacaktir.
devamını gör...

herkes hak ettiği insanla hak ettiği şekilde mutlu olsun niyetini ortaya koymuş insandır.

artık gerisi bizden çıkıyor tabi.
devamını gör...

hiç çekinmem geri çekerim.

hem yanlışlıkla hem de düşünce olarak yanlış bulduklarımı da okurken beğenme alışkanlığı var. sonuna geldiğimde sorun görürsem geri alıyorum bazen.
devamını gör...

şüphesiz ki zarar verir. gerçek bu, bu bir kenarda dursun. ama yıllardır zarar gören sadece halkken artık patronların da biraz zarar görmesi çok hoşuma gidiyor. boykot işe yaramıyor, insanlar daha çok alışveriş yapıyor, kimsenin umurunda değil gibi söylemler de işe yaramamış. yine umrunda olmayıp devam edenler var ama o kadar da olsun.

bu arada halka da çok zararı var ama biz alıştık artık. kudurmaktan beter olduk. şimdi kudurma sırası başkalarında.


10 nisan'da açıklanan veriler, harcamaların haftalık olarak da düştüğünü gözler önüne sermişti. resmi verilere göre kartlı harcamalar boykot haftasında bir önceki haftaya göre yüzde 24,1 azalmış, bir önceki hafta 135 milyar lira olan internet alışverişi 86 milyar liraya gerilemişti. bir haftada yüzde 18'den fazla gerileyen market ve avm harcaması 69,9 milyar liradan 57,3 milyar tl’ye düşmüştü. çeşitli gıda harcamalarında da yüzde 13,27 düşüş hesaplanmış, harcamalar haftalık olarak 27,9 milyar tl’den 24,2 milyar liraya gerilemişti.

rakamlar içimi bir hoş etti. ahahahahahaha. devam.

detaylar detaylar
devamını gör...
daha fazla yükle

normal sözlük'ü kullanarak 3. parti dahil tarayıcı çerezlerinin kullanımına izin vermektesiniz. Daha detaylı bilgi için çerez ve gizlilik politikamıza bakabilirsiniz.

online yazar listesini görmek için lütfen giriş yapın.
zaman tüneli köftehor rehberi portakal normal radyo kütüphane kulüpler renk modu online yazarlar puan tablosu yönetim kadrosu istatistikler iletişim