zaman tüneli
gerçeği mi duymak isterdiniz doğruyu mu sorusu
soruyu duymak isterim.
devamını gör...
gerçeği mi duymak isterdiniz doğruyu mu sorusu
gerçek ne kadar kötü olursa olsun bilmek isterim.
devamını gör...
gerçeği mi duymak isterdiniz doğruyu mu sorusu
gerçek neyse hayat odur. onun doğru sayılıp sayılmaması sizin sorununuz. ister duymak isteyin isterse istemeyin. ki en fazla sadece duymanızı geciktirmiş olursunuz; bu da gerçeği değiştirmez..
devamını gör...
90'ların en güzel yanları
türk popunun birbirinden güzel şarkıları.
devamını gör...
90'ların en güzel yanları
ah doksanlar.
her şey organikti.
ilişkiler bile..
her şey organikti.
ilişkiler bile..
devamını gör...
90'ların en güzel yanları
90'lardaki hayatın acı tatlı yanlarını yaşamış sözlük ağabeylerinin belirtmesi gereken yanlardır. malum, bizim yaş, 90'lar deneyimi konusunda tutmuyor.
devamını gör...
atatürk inkılapları yerine bolşevik devriminden etkilenmek
atatürk devrimlerinin oluşturduğu elit sınıfı çin devriminde japonya da hindistanda mısırda görebilirsiniz.
ingilizlerin prototip yalamaları olan bu elitler tahmmülsüz halktan kopuk lümpen tiplerdir. ve eninde sonunda binlerce yıllık kültürleri yok etmiş geçmiş ile kavgalı aslına küfreden tipler olmuşlardır.
çin de de böyle japonya da da..
ingilizlerin prototip yalamaları olan bu elitler tahmmülsüz halktan kopuk lümpen tiplerdir. ve eninde sonunda binlerce yıllık kültürleri yok etmiş geçmiş ile kavgalı aslına küfreden tipler olmuşlardır.
çin de de böyle japonya da da..
devamını gör...
köyde büyüyenlerin daha dayanıklı olması
köyde yaşlansak dayanabilir miyiz acaba cevaplamayın sadece sordum.
devamını gör...
köyde büyüyenlerin daha dayanıklı olması
(bkz: algıda seçicilik)
ayrıca yeni kuşakların hepsi dayanıksız ben dahil.
ayrıca yeni kuşakların hepsi dayanıksız ben dahil.
devamını gör...
zenginler için gizli yeraltı şehirleri inşa ettik
iyi ama yerüstündekiler de onlar için inşa ediliyor, düzenleniyor.. yoksullara bu dünyada yer yok mu.. onlar her gün yeniden üretmeseler yaşamı, sizin yaşayabilecek bir hayatınız bile olmaz, bokunuzda boğulursunuz behey geri zekalı..
devamını gör...
köyde büyüyenlerin daha dayanıklı olması
anti tez olarak e nabız hesabıma bakmanızı rica ederim.
genelleme yaparsak, köyde evde otururken bile hareket ediyorsun. topraktan besleniyorsun. kışın soğuğu ekim dikim vb şeyler seni dayanıklı yapıyor.
ama ben onlardan biri olamıyorum maalesef..
genelleme yaparsak, köyde evde otururken bile hareket ediyorsun. topraktan besleniyorsun. kışın soğuğu ekim dikim vb şeyler seni dayanıklı yapıyor.
ama ben onlardan biri olamıyorum maalesef..
devamını gör...
atatürk inkılapları yerine bolşevik devriminden etkilenmek
bolşeviklere bayılmıyorum onu belirteyim. fakat atatürk inkılapları dediğiniz şey burjuva devriminden başka bir şey değildir.
haliyle sosyalistin ilgisini çekmez.
bilmem anlatabildim mi?
haliyle sosyalistin ilgisini çekmez.
bilmem anlatabildim mi?
devamını gör...
konser sergi gezmek hayali iken şantiye kovalayan zavallı
şantiye kovalayan adam genelde konser sergi pek sevmez, konser sergi gezende pek şantiyede gezmez. bende konser hiç sevmem ama sergi severim. şantiyenin ş sinden anlamam.
devamını gör...
kurbanda billurlar benim diye bağıran enişte (yazar)
tanıma etmem hiç de sevmem....
devamını gör...
birdemetpapatya ile çıkmayan fallar
#3553368
işte feraset işte fazilet birdemetpapatya gör de feyz al. ulan kafam çok kalabalık ama coup çok pis gaza getirdi beni.
yürü be kim tutar seni.
arkadaşa benden 10 bin karma puan, yoldaş not al.
ya papatya, coup yayınında canlı canlı dinliyoruz ama siz duymuyorsunuz sanırım onlar arkamızdan ravravravravravravravrv.
radyo boşken biri yayın yapsın diye yalvarıyorum gelen olmuyor akıllı olun adam olun ya da madam her neyse.
işte feraset işte fazilet birdemetpapatya gör de feyz al. ulan kafam çok kalabalık ama coup çok pis gaza getirdi beni.
yürü be kim tutar seni.
arkadaşa benden 10 bin karma puan, yoldaş not al.
ya papatya, coup yayınında canlı canlı dinliyoruz ama siz duymuyorsunuz sanırım onlar arkamızdan ravravravravravravravrv.
radyo boşken biri yayın yapsın diye yalvarıyorum gelen olmuyor akıllı olun adam olun ya da madam her neyse.
devamını gör...
kızılay'ımızı yedirmeyiz
sanırım, her şeyi sadece yemekten başka şey düşünmeyenleri ilgilendiren bir yaklaşım. demek ki kızılayı da yenilebilir olarak görenler var..
devamını gör...
konser sergi gezmek hayali iken şantiye kovalayan zavallı
zavallı değildir.
tüm bunlara her yaşta gidilir ama maalesef şantiye kovalamak en verimli yıllarda yapılmak zorunda. birçok insanla aynı derdi paylaşandır, emekçidir ama asla zavallı değildir. gün gelir, konsere de sergiye de gidebilir ve gidecektir de.
tüm bunlara her yaşta gidilir ama maalesef şantiye kovalamak en verimli yıllarda yapılmak zorunda. birçok insanla aynı derdi paylaşandır, emekçidir ama asla zavallı değildir. gün gelir, konsere de sergiye de gidebilir ve gidecektir de.
devamını gör...
uzun bir ilişkiden çıkan birinin istediği tek şey
buçuk iskender + kola.
basit adamım ben.
basit adamım ben.
devamını gör...
benjamin button'ın tuhaf hikayesi
francis scott fitzgerald öyküsüne dayanan ve aynı isimde bir kitabın da olduğu 2008 yapımlı amerikan filmi;
david fincher tarafından yönetilen filmin senaryosu ise francis scott fitzgerald ve eric roth imzası taşımaktadır.

brad pitt ve cate blanchett gibi usta oyuncular başrolde yer alır.
bu filmi izleyeli kaç yıl oldu hatırlamıyorum, ancak benim için değerini her zaman koruyor, ayrıca kitabını da okumuştum, oldukça ince bir kitaptı ve şimdi filme geçelim.
zamanı tersinden yaşasak ne olurdu hiç düşündünüz mü?
hayatın aslında nasıl başladıysa öyle bittiğini hiç düşündünüz mü?
ben düşündüm, fiziksel olarak da nasıl doğduysak ölümde de öyle ölüyoruz, saçsız doğuyoruz, dişlerimiz olmadan, kelime bilmeden, yürüme bilmeden, bebekken altına kaçırıyor insan, bebek arabası veya bebek yürüteçi (adını hatırlayamadım şimdi) ile yürüyoruz, hafızamız bomboş, yemek yerken üstümüze döküyoruz, kreşe gidiyoruz.
şimdi yaşlılık dönemine bakalım.
saçlar azalmış, dişler dökülmüş, konuşma güçlüğü çekiliyor, yaşlanan kişi yürümekte zorlanıyor ve bebekken kreşe giderken yaşlılıkta ise huzurevine gidiyor, yürüteç ile yürüyor, yerken üzerine döküyor, ve hayatın sonuna doğru eğer çok yaşlı isek, bebek gibi oluyor ve bebek gibi hayatımız son buluyor.
bu hayatı tersten yaşayan biri benjamin button filmde 1918 yılında dünyaya geliyor.
herkesten farklı bir bebek olarak doğmuş ve hayatı da herkesten farklı olacaktır.
kitapta onun doğumu bir facia ve neredeyse kıyamet kopmuş etkisi yaratmış düzeyde anlatılmıştı.
babası onu güzel bir bebek olmadığı için sevmemişti.
filmde de kendisi bildiğimiz gibi yaşlı bir bebek olarak dünyaya geliyor ve herkes için zaman aynı hızda ilerlerken ona ise tersine işliyor, herkes yaşlanırken bu sefer de o gençleşiyor, aşık oluyor ve zaman ona bambaşka davranıyor.
gerçekten büyüleyici ve etkileyici bir durumdu hayatı tersten yaşamak ve yaşlı olarak dünyaya gelip bebek olarak bu dünyadan ayrılmak.
brad pitt'in oyunculuğunun oldukça iyi olduğu, dönemin yaşantısını da gözler önüne seren, duygusal, etkileyici bir başyapıttır benim için.
cate blanchett oyunculuğu da aynı şekilde güzel ve iyidir.
hayatı tersinden yaşasak ne olurdu sorusuna cevap niteliğinde bir film olduğu görülmektedir.
david fincher tarafından yönetilen filmin senaryosu ise francis scott fitzgerald ve eric roth imzası taşımaktadır.

brad pitt ve cate blanchett gibi usta oyuncular başrolde yer alır.
bu filmi izleyeli kaç yıl oldu hatırlamıyorum, ancak benim için değerini her zaman koruyor, ayrıca kitabını da okumuştum, oldukça ince bir kitaptı ve şimdi filme geçelim.
zamanı tersinden yaşasak ne olurdu hiç düşündünüz mü?
hayatın aslında nasıl başladıysa öyle bittiğini hiç düşündünüz mü?
ben düşündüm, fiziksel olarak da nasıl doğduysak ölümde de öyle ölüyoruz, saçsız doğuyoruz, dişlerimiz olmadan, kelime bilmeden, yürüme bilmeden, bebekken altına kaçırıyor insan, bebek arabası veya bebek yürüteçi (adını hatırlayamadım şimdi) ile yürüyoruz, hafızamız bomboş, yemek yerken üstümüze döküyoruz, kreşe gidiyoruz.
şimdi yaşlılık dönemine bakalım.
saçlar azalmış, dişler dökülmüş, konuşma güçlüğü çekiliyor, yaşlanan kişi yürümekte zorlanıyor ve bebekken kreşe giderken yaşlılıkta ise huzurevine gidiyor, yürüteç ile yürüyor, yerken üzerine döküyor, ve hayatın sonuna doğru eğer çok yaşlı isek, bebek gibi oluyor ve bebek gibi hayatımız son buluyor.
bu hayatı tersten yaşayan biri benjamin button filmde 1918 yılında dünyaya geliyor.
herkesten farklı bir bebek olarak doğmuş ve hayatı da herkesten farklı olacaktır.
kitapta onun doğumu bir facia ve neredeyse kıyamet kopmuş etkisi yaratmış düzeyde anlatılmıştı.
babası onu güzel bir bebek olmadığı için sevmemişti.
filmde de kendisi bildiğimiz gibi yaşlı bir bebek olarak dünyaya geliyor ve herkes için zaman aynı hızda ilerlerken ona ise tersine işliyor, herkes yaşlanırken bu sefer de o gençleşiyor, aşık oluyor ve zaman ona bambaşka davranıyor.
gerçekten büyüleyici ve etkileyici bir durumdu hayatı tersten yaşamak ve yaşlı olarak dünyaya gelip bebek olarak bu dünyadan ayrılmak.
brad pitt'in oyunculuğunun oldukça iyi olduğu, dönemin yaşantısını da gözler önüne seren, duygusal, etkileyici bir başyapıttır benim için.
cate blanchett oyunculuğu da aynı şekilde güzel ve iyidir.
hayatı tersinden yaşasak ne olurdu sorusuna cevap niteliğinde bir film olduğu görülmektedir.
devamını gör...
