zaman tüneli
yemek yapabilen erkek
efendim, buyurun. deli, adres ver.*
devamını gör...
sözlük yazarlarının söylemek istedikleri
içinde bulunduğum işsizlik süreci uzadıkça, iş başvurularım sonuçsuz kaldıkça ben giderek dibe batıyorum. bu kadar zor olmaması gerekirdi. birileri için bu kadar kolay olanın birileri için ulaşılmaz, ulaşılmaz oldukça acı verici oluşu. kendimle olan kavgam günden güne büyüyor ve tam da bu nedenle yaşama isteğimi kaybettiğim oluyor. güçlü olmak için çok mücadele ediyorum.
devamını gör...
yemek yapabilen erkek
birisi de benim diyebilmeyi ne kadar isterdim anlatamam. ama malesef. hayatımın anlamı biricik aşkım otuz yıllık öz karım tarafından yasaklıyım efenim. (tabii bu kadarla da yetinse yine iyi. cümle kainat ve insanata öyle bir anlatıyor ki dinleyenler gülmekten gözyaşına boğuluyor. fakat inanın asıl koyan durum bu da değil. yav insan 'hiç şaşırmadık.' der mi. nasıl der. benim bilemeyipte sizin bir bakışta şıp diye anladığınız ne.. ve bu bahtsızlık benim alnımda mı yazılı bre insafsızlar. hazmedemediğim bu.)
her neyse işte.. uzun hikaye.. e zaten -içmekle değilde- yemekle arası fazla iyi biri de değilim. fazla şaapmıyorum.
her neyse işte.. uzun hikaye.. e zaten -içmekle değilde- yemekle arası fazla iyi biri de değilim. fazla şaapmıyorum.
devamını gör...
boşanınca derin bir oh çeken kadın
iliskinin hatta ayrılıgın acısını derdini kederini evliligin icerisinde cekmis olan kadın olabilir
devamını gör...
yazarların sözlükteki amaçları
sozluklerdeki yazma amacim en basindan beri toplum muhendisligiydi.
ama kendimi ateistken musluman kocaya kacmis tugce kazaz gibi hissediyorum. ıhih
ama kendimi ateistken musluman kocaya kacmis tugce kazaz gibi hissediyorum. ıhih
devamını gör...
neden sevgilin yok sorusuna alternatif cevaplar
alternatifi yok.
istemedim. istemiyorum.
istemeyeceğim.
allah'ın kızı çıksa karşıma,
istemeyeceğim,
ötelemeye,
ertelemeye,
devam edeceğim.
istemiyorum. 100 bin kız gelse karşıma, istemiyorum.
istemedim. istemiyorum.
istemeyeceğim.
allah'ın kızı çıksa karşıma,
istemeyeceğim,
ötelemeye,
ertelemeye,
devam edeceğim.
istemiyorum. 100 bin kız gelse karşıma, istemiyorum.
devamını gör...
kaya tırmanışı
üniversitede sınıfımızda bir çocuk kaya tırmanışçısıydı. kendisinin deyişi: serçe parmaklarıla barfikste en az 10 kere çekebilmelisin.
çocuk güdüktü ama kaya gibiydi. #3557600 eksik bile anlatmış.
çocuk güdüktü ama kaya gibiydi. #3557600 eksik bile anlatmış.
devamını gör...
boşanınca derin bir oh çeken kadın
eğer problemleri çok büyük değildi ise çok derin bir vahh lafzına dönüşür
devamını gör...
çocuksuz erkeğin adam sayılmaması
asıl çocuğu olan erkek madamdır bana göre.
erkek adamın kendinden gayrı parçası olmaz. erkek adam kendine babadır.
erkek adamın kendinden gayrı parçası olmaz. erkek adam kendine babadır.
devamını gör...
ceza avukatı
avukatın branşı olmaz, bir avukatın ben ceza avukatıyım demesi reklam yasağına girer.
devamını gör...
yazarların sözlükteki amaçları
yazılacak başlığı hortlatırım.
gerisine karışmam.
keyfim-keyifsizliğim neyi gerektiriyorsa ona mukabil hortlatırım.
yaz, yazma. senin bileceğin iş.
gerisine karışmam.
keyfim-keyifsizliğim neyi gerektiriyorsa ona mukabil hortlatırım.
yaz, yazma. senin bileceğin iş.
devamını gör...
çocuksuz erkeğin adam sayılmaması
vicdanlara oynamaya çalışan erkek beyanı.
devamını gör...
çocukluğumdaki hislerim
çok özlediğimdir.
devamını gör...
gerçekte olduğun kişi ile iç yüzleşme
saçını başını yoldu hayır ben gerçeğim diye şu an ikisi de hastanelik. ben kaldım ayakta karışmadım kavgalarına çünkü benim ağzımı yüzümü dağıtırlardı azıcık akıllı olacaksın böyle yoksa yaşatmazlar.
devamını gör...
sözlük yazarlarının söylemek istedikleri
9 mayıs 2025
eski bir aşk öyküsü
bugün tanışmamızın yıl dönümüydü,
bir azerbaycan forum sitesinde
mfö'nün sarı laleler şarkısı sayesinde tanışmıştık.
sonra numaramı aldın.
msn'de sabaha kadar süren görüntülü konuşmalar,
bakü'ye gelişim,
kar altında, penceresi kapanmayan,
ısıtıcısı olmayan bir sovyet evinde aylarca senin için kalışım,
istanbul'a gelişin
derken kendimizi nikah masasında bulmuştuk.
üç yıl oldu ayrılalı,
ayrılmasaydık 18. yılımızı kutlayacaktık,
yani hayatımın yarısında sen olacaktın,
bir insan kaç yaşında çocukluktan çıkar?
17 mi? 18 mi?
o yaşlardan beri hayatımdaydın.
sensiz 3 yıl nasıl geçti unuttum.
artık burnumun direği sızlamıyor.
sana sarılmak istemiyorum.
kokunu içime çekmek istemiyorum.
sanki hiç hayatıma girmemişsin gibi hissediyorum bazen,
aklımda sana dair kalan şeyler hep kötü anılar,
güzel yüzünden başka iyi bir şey kalmadı aklımda.
yine de pişman değilim 15 yılımı sana vermekten.
bana verdiğin en büyük hediye boşanma kararını senin vermendi.
iyi ki boşanmışız.
iyi ki ayrılmışız.
şimdi düşünüyorum da beni hak etmemişsin hiçbir zaman.
ilk aşkımdın sen, senden sonra hayatıma giren hiçbir kadını senin gibi sevemedim.
birbirimize çok benziyorduk aslında.
sen benim hayallerimi gerçekleştirdin.
öğretmenken gazeteci oldun hem de bbc'de.
ben hâlâ bir baltaya sap olamadım
varlıklı ailelerin çocukları babalarına yaslandığında başarılı olamaz çünkü.
ben hayatın kendini bir işe adamak,
başarılı olmak,
bir işte uzmanlaşmak için kısa olduğunu düşünürüm hep.
kimi insanlar dünyaya eğlenmeye,
yiyip içmeye, gezip görmeye, sanatsal aktivitelerde bulunmaya, kitap okumaya, aşık olmaya ve yazmaya gelmiştir.
işte ben de onlardan biriyim.
hayatın kendini bir kadına adamak için de kısa olduğunu düşünüyorum artık.
ömür boyu evlenmek ve çocuk yapmak istemiyorum.
anladığım kadarıyla bu konuda sen de benimle aynı düşünüyorsun.
dedim ya? çok benziyoruz birbirimize.
belki de bu yüzden anlaşamadık seninle.
hayatımdan çıktığında yaşadığımı anladım.
artık özgürüm, yüklerim hafifledi, 20'li yaşlarda hissediyorum kendimi.
ve seni sevmiyorum.
eski bir aşk öyküsü
bugün tanışmamızın yıl dönümüydü,
bir azerbaycan forum sitesinde
mfö'nün sarı laleler şarkısı sayesinde tanışmıştık.
sonra numaramı aldın.
msn'de sabaha kadar süren görüntülü konuşmalar,
bakü'ye gelişim,
kar altında, penceresi kapanmayan,
ısıtıcısı olmayan bir sovyet evinde aylarca senin için kalışım,
istanbul'a gelişin
derken kendimizi nikah masasında bulmuştuk.
üç yıl oldu ayrılalı,
ayrılmasaydık 18. yılımızı kutlayacaktık,
yani hayatımın yarısında sen olacaktın,
bir insan kaç yaşında çocukluktan çıkar?
17 mi? 18 mi?
o yaşlardan beri hayatımdaydın.
sensiz 3 yıl nasıl geçti unuttum.
artık burnumun direği sızlamıyor.
sana sarılmak istemiyorum.
kokunu içime çekmek istemiyorum.
sanki hiç hayatıma girmemişsin gibi hissediyorum bazen,
aklımda sana dair kalan şeyler hep kötü anılar,
güzel yüzünden başka iyi bir şey kalmadı aklımda.
yine de pişman değilim 15 yılımı sana vermekten.
bana verdiğin en büyük hediye boşanma kararını senin vermendi.
iyi ki boşanmışız.
iyi ki ayrılmışız.
şimdi düşünüyorum da beni hak etmemişsin hiçbir zaman.
ilk aşkımdın sen, senden sonra hayatıma giren hiçbir kadını senin gibi sevemedim.
birbirimize çok benziyorduk aslında.
sen benim hayallerimi gerçekleştirdin.
öğretmenken gazeteci oldun hem de bbc'de.
ben hâlâ bir baltaya sap olamadım
varlıklı ailelerin çocukları babalarına yaslandığında başarılı olamaz çünkü.
ben hayatın kendini bir işe adamak,
başarılı olmak,
bir işte uzmanlaşmak için kısa olduğunu düşünürüm hep.
kimi insanlar dünyaya eğlenmeye,
yiyip içmeye, gezip görmeye, sanatsal aktivitelerde bulunmaya, kitap okumaya, aşık olmaya ve yazmaya gelmiştir.
işte ben de onlardan biriyim.
hayatın kendini bir kadına adamak için de kısa olduğunu düşünüyorum artık.
ömür boyu evlenmek ve çocuk yapmak istemiyorum.
anladığım kadarıyla bu konuda sen de benimle aynı düşünüyorsun.
dedim ya? çok benziyoruz birbirimize.
belki de bu yüzden anlaşamadık seninle.
hayatımdan çıktığında yaşadığımı anladım.
artık özgürüm, yüklerim hafifledi, 20'li yaşlarda hissediyorum kendimi.
ve seni sevmiyorum.
devamını gör...
unutuldum mu endişesi
endişeye mahal yok endişeye!
yanyana olduğunuzu sandığınızda bile unutuldunuz maalesef. üst satırı okumadı, altta ne yazıyor bakmadı, ne diyorsun dinlemedi, anlattın ok deyip salladı..
bunun endişesi olmaz, çorbacı kadar bile değerin yoksa olsa nolur olmasa nolur hem?
yanyana olduğunuzu sandığınızda bile unutuldunuz maalesef. üst satırı okumadı, altta ne yazıyor bakmadı, ne diyorsun dinlemedi, anlattın ok deyip salladı..
bunun endişesi olmaz, çorbacı kadar bile değerin yoksa olsa nolur olmasa nolur hem?
devamını gör...
ceza avukatı
ceza davaları ile uğraşan avukattır, ceza hukuku alanında çalışan avukat.
devamını gör...



