zaman tüneli
marmaray
birgün işten eve dönerken marmaray bekliyordum herkes sabit birşekilde beklerken çarprazımda olan lise ya da üniversite çağlarında olan kız vardı sarı çizgiyi geçmek üzere bir şekilde atletlerin çıkış yapar gibi kendini sanki trenin önüne atacak gibi yapıyordu bu dikkatimi çekti çünkü herkes normal şekilde sarı çizginin gerisinde bekliyordu ama o sarı çizgiyi geçmeye çalışır şekilde atletlerin çıkış hareketini yapmaya çalışıyordu ben korktum ve kalbim atmaya başladı neyse 2 kez göze göze geldik nedense birden normal davranmaya başladı sonra tren gelince gidip taa en uç vagona bindi acaba kafasında neyi düşünüyordu allah bilir
devamını gör...
doğru din islam mı sorunsalı
ıslamin dogru olabilmesi icin ilk once temel diregi olan kuranin dogru olmasi gerekir.
defalarca yokedilip, sonra tekrar yazilmis bir kitabin gunumuzde ne derece ilk haliyle ayni oldugu, ne derece degistirilip " yoldan ciktigi" herkesin mantigina ve gormek istedigine gore degisir.
defalarca yokedilip, sonra tekrar yazilmis bir kitabin gunumuzde ne derece ilk haliyle ayni oldugu, ne derece degistirilip " yoldan ciktigi" herkesin mantigina ve gormek istedigine gore degisir.
devamını gör...
memleketi soyanlara hesap sorulmaması
sorgulayanlarla sorgulananların konum bilgilerinde ufak bi yanlışlık var mış da, düzeltilene kadar böyle olacaamış.. diyollaa..
devamını gör...
sadettin saran
başkana bak sen, resmen darbeli matkap çıktı.. soyadının da hakkını veriyormuş ekselanslari
devamını gör...
kendini cinsel gücüyle ıspatlamaya çalışan erkek
onları da getir, hepinize yeterim!
tarzı cümleler kurması muhtemel erkektir. sanırsın cinsel kuvvet bir tek bu abilere armağan edilmiş. adamın gururlandığı şeye bak.. ben şahsen bunlar gibi 60 yaşına geldiğimde cinselliğim tamamen bitmiş olsa hiç de kafaya takmam. zaten gelmişim 60 yaşıma cinsel arzudan arınmış olmaktan memnun bile olurum lan.
bunlar neyin kafasını yaşıyor.. işine gücüne baksana ne işin var senin varoş karılarla?
tarzı cümleler kurması muhtemel erkektir. sanırsın cinsel kuvvet bir tek bu abilere armağan edilmiş. adamın gururlandığı şeye bak.. ben şahsen bunlar gibi 60 yaşına geldiğimde cinselliğim tamamen bitmiş olsa hiç de kafaya takmam. zaten gelmişim 60 yaşıma cinsel arzudan arınmış olmaktan memnun bile olurum lan.
bunlar neyin kafasını yaşıyor.. işine gücüne baksana ne işin var senin varoş karılarla?
devamını gör...
şu an dinlenen şarkıdan bir cümle
when we were made
ıt was no accident
we were tangled up like branches in a flood
ı come as a blade
a sacred guardian
so you keep me sharp and test my worth in blood
ıt was no accident
we were tangled up like branches in a flood
ı come as a blade
a sacred guardian
so you keep me sharp and test my worth in blood
devamını gör...
yazarların çektiği havuz fotoğrafları
tünelin ucu bombok bir yere çıkacak hissediyorum.
devamını gör...
sadettin saran
şu tutuklama ve gözaltı standartlarında verdiği ifadeyi herhangi biri verse çoktan tutuklanmıştı.
olması gereken, tutuklama aşamasında da, mahkemede olduğu gibi şüpheden sanığın/ifadesine başvurulanın yararlanmasıdır.
söylemlerinin yahut ortaya koyduğu gerekçelerin bilimsel yöntemlerle doğrulanması yahut yanlışlanması mümkünse o yola başvurulur, değilse yapacak bir şey yok, dedikoduyla veya salt şahıs iddiasıyla idari veya adli tedbir alınmamalı, işlem tesis edilmemeli vs.
ancak bizde genellikle “önce bir alalım, duruma göre salarız” mantığı işliyor ve o da kişiden kişiye değişkenlik arz ediyor gibi gözüküyor.
fenerbahçe için gerçekten kötü bir tablo.
ali koç’un, yarattığı yapay krizleri yönetemeyişinden, komplo teorisini andıran söylemlerinden falan artık paranoyak bir ruh haline bürünen taraftar; bunca yıl sonra, aklı başında söylem geliştiren, kriz yönetebilen, hatta olası krizleri öngörüp müdahale eden, konuşması ve susması gereken yeri tayin edebilen, kolektif duruşa önem veren makul bir başkan seçiyor; bu sefer de başkan böylesi suç içerikli magazinel bir gündemin konusu oluyor. nereden baksan can sıkıcı.
bu konu ne kadar sünerse, ne kadar gündem işgal ederse o kadar kötü. ki, bir galatasaraylı olarak (hem de fener antipatisi yüksek biri olarak) şu durum beni dahi rahatsız ediyor.
yani hakikaten “herkes yer içer, hesabı fener öder” söylemi makus bir talih haline geldi.
şöyle nefesi kuvvetli bir hocaya mı gidiyorlar, muarızlarından helallik mi alıyorlar, sadaka mı dağıtıyorlar, büyü mü bozduruyorlar; birileri bir şeyler yapsın. artık bu kadar talihsizliği, bu denli bahtsızlığı rasyonel bir zeminde ele almak mümkün değil.
düşünsene; kendi halinde bir taraftarsın ve sürekli “hadi bakalım bir de buradan yak” nevinden şeyler görüp duruyorsun.
ben şahsen 2011 sezonunun lanetine bağlıyorum. onur kıvrak çok gönülden serzenişte bulunmuştu, gidin bir gönlünü alın bence.
olması gereken, tutuklama aşamasında da, mahkemede olduğu gibi şüpheden sanığın/ifadesine başvurulanın yararlanmasıdır.
söylemlerinin yahut ortaya koyduğu gerekçelerin bilimsel yöntemlerle doğrulanması yahut yanlışlanması mümkünse o yola başvurulur, değilse yapacak bir şey yok, dedikoduyla veya salt şahıs iddiasıyla idari veya adli tedbir alınmamalı, işlem tesis edilmemeli vs.
ancak bizde genellikle “önce bir alalım, duruma göre salarız” mantığı işliyor ve o da kişiden kişiye değişkenlik arz ediyor gibi gözüküyor.
fenerbahçe için gerçekten kötü bir tablo.
ali koç’un, yarattığı yapay krizleri yönetemeyişinden, komplo teorisini andıran söylemlerinden falan artık paranoyak bir ruh haline bürünen taraftar; bunca yıl sonra, aklı başında söylem geliştiren, kriz yönetebilen, hatta olası krizleri öngörüp müdahale eden, konuşması ve susması gereken yeri tayin edebilen, kolektif duruşa önem veren makul bir başkan seçiyor; bu sefer de başkan böylesi suç içerikli magazinel bir gündemin konusu oluyor. nereden baksan can sıkıcı.
bu konu ne kadar sünerse, ne kadar gündem işgal ederse o kadar kötü. ki, bir galatasaraylı olarak (hem de fener antipatisi yüksek biri olarak) şu durum beni dahi rahatsız ediyor.
yani hakikaten “herkes yer içer, hesabı fener öder” söylemi makus bir talih haline geldi.
şöyle nefesi kuvvetli bir hocaya mı gidiyorlar, muarızlarından helallik mi alıyorlar, sadaka mı dağıtıyorlar, büyü mü bozduruyorlar; birileri bir şeyler yapsın. artık bu kadar talihsizliği, bu denli bahtsızlığı rasyonel bir zeminde ele almak mümkün değil.
düşünsene; kendi halinde bir taraftarsın ve sürekli “hadi bakalım bir de buradan yak” nevinden şeyler görüp duruyorsun.
ben şahsen 2011 sezonunun lanetine bağlıyorum. onur kıvrak çok gönülden serzenişte bulunmuştu, gidin bir gönlünü alın bence.
devamını gör...
ağlayan erkek
normal bir insandır.
herhangi bir sebeple ağlayan erkeği eleştirenden, ağlayan erkekle dalga geçenden uzak durun. onlar insan değil, en iyi ihtimalle ruhsuz et parçalarıdır.
erkeklerden duygularını saklamaları beklenir. öfke, nefret, sinir gibi duygular hariç. sizce bu sağlıklı mı? medyada erkekler hep göstere göstere vurup kıran ama ağlayacaksa yada üzülecekse bunu kıyıda köşede saklanarak yapan karakterler olarak gösterilir. medyayla onlarca yıldır toplumların bilinçaltına kazınmış bu bakış açısı erkeklerin üzüntü, yas, mutsuzluk gibi duyguları sağlıklı biçimde yaşamalarının imkansızlaşmasını normalleştirmiş. sert görünümlü, duygularını göstermeyen erkeklerin şiddete meyilli hale gelebileceği yada psikopatiye varan mental sorunları olabileceği hiç düşünülmüyor. şimdilerde kadınlar hem ağlayarak duygularını gösterebilen bu tür erkekleri aşağılıyorlar, erkek dediğin masaya yumruğunu vuracak diyorlar, hem de erkek şiddetine karşı eylemler yapıyorlar. halbuki toplumlar bile isteye sağlıksız hale getirildi. ve sağlıksız insanlar hala bunu normalmiş gibi dayatmaya çalışıyor. toplumda tamamen yıkıldığında bile ağlayan erkeğe zayıf gözüyle bakıldığından bahsediliyor. o yüzden lütfen yıkanmış beyinlerinizle erkeklere duygularını saklamayı tavsiye etmeye devam edin. en doğrusunu yapıyorsunuz. buradan
herhangi bir sebeple ağlayan erkeği eleştirenden, ağlayan erkekle dalga geçenden uzak durun. onlar insan değil, en iyi ihtimalle ruhsuz et parçalarıdır.
erkeklerden duygularını saklamaları beklenir. öfke, nefret, sinir gibi duygular hariç. sizce bu sağlıklı mı? medyada erkekler hep göstere göstere vurup kıran ama ağlayacaksa yada üzülecekse bunu kıyıda köşede saklanarak yapan karakterler olarak gösterilir. medyayla onlarca yıldır toplumların bilinçaltına kazınmış bu bakış açısı erkeklerin üzüntü, yas, mutsuzluk gibi duyguları sağlıklı biçimde yaşamalarının imkansızlaşmasını normalleştirmiş. sert görünümlü, duygularını göstermeyen erkeklerin şiddete meyilli hale gelebileceği yada psikopatiye varan mental sorunları olabileceği hiç düşünülmüyor. şimdilerde kadınlar hem ağlayarak duygularını gösterebilen bu tür erkekleri aşağılıyorlar, erkek dediğin masaya yumruğunu vuracak diyorlar, hem de erkek şiddetine karşı eylemler yapıyorlar. halbuki toplumlar bile isteye sağlıksız hale getirildi. ve sağlıksız insanlar hala bunu normalmiş gibi dayatmaya çalışıyor. toplumda tamamen yıkıldığında bile ağlayan erkeğe zayıf gözüyle bakıldığından bahsediliyor. o yüzden lütfen yıkanmış beyinlerinizle erkeklere duygularını saklamayı tavsiye etmeye devam edin. en doğrusunu yapıyorsunuz. buradan
devamını gör...
şu an dinlenen şarkıdan bir cümle
evlerinin önü yonca
yonca kalkmış dam boyunca, dam boyunca
boyu uzun beli ince
ninne yavrum ninne
esmer yavrum ninne
ninne, ninne
boyu uzun beli ince
ninne yavrum ninne
esmer yavrum ninne
ninne, ninne
yonca kalkmış dam boyunca, dam boyunca
boyu uzun beli ince
ninne yavrum ninne
esmer yavrum ninne
ninne, ninne
boyu uzun beli ince
ninne yavrum ninne
esmer yavrum ninne
ninne, ninne
devamını gör...
sözlük yazarlarının sormak istedikleri
60 yaşında andrapoz bir erkek neden, onları da getir hepinize yeterim! der.
üstelik saygın, zengin ve boyu kadar çocukları olan bir iş adamı..
hele hele kız babası olan bir erkek...
insan bacısına, kızına, yeğenine kurulmasını istemeyeceği cümleleri kimseye kurmamalı.
o cümlelerin rahatlıkla kurulabildiği insanlarla da muhattap olmamalı -eğer kendisine ve çevresine saygısı varsa-
o ne garip bir doğum günü tebriği öyle be.
yeter artık! böyle kötülüklerin olduğu bir dünyada yaşamak istemiyorum.
üstelik saygın, zengin ve boyu kadar çocukları olan bir iş adamı..
hele hele kız babası olan bir erkek...
insan bacısına, kızına, yeğenine kurulmasını istemeyeceği cümleleri kimseye kurmamalı.
o cümlelerin rahatlıkla kurulabildiği insanlarla da muhattap olmamalı -eğer kendisine ve çevresine saygısı varsa-
o ne garip bir doğum günü tebriği öyle be.
yeter artık! böyle kötülüklerin olduğu bir dünyada yaşamak istemiyorum.
devamını gör...
ağlayan erkek
keşke becerebilsem, ne kadar çok istesem de bu konuda başarısız oluyorum maalesef. belki de sürekli içime atıp hiçbir şey yokmuş gibi davranmaktan duygusal tepkiler körelmiştir. bari ağlayabilsek kısa süreli de olsa bir iç dökme olur.
devamını gör...
yoldaş benjamin franklin
hocam lol'e 5 dk ara verip şu konuda bir şey yapmayı düşünür müsün? maalesef ben kendim bir şey yapamıyorum senin sözlüğün olduğu için, yoksa hiç rahatsız etmez çözerdim. başka konularda orman kanunları ile yazıyoz bi şekil ama bu teknik bir şey, sosyal bi yanı olmadığı için elimden bir şey gelmedi.
devamını gör...
şu an dinlenen şarkıdan bir cümle
mache dich, mein herze, rein*
devamını gör...
sözlük yazarlarının sormak istedikleri
nasılsınız kuduruk deliler? **
devamını gör...
ağlayan erkek
bu eylem neden cinsiyetçiliğe maruz kalıyor anlamış değilim. "erkek adam ağlamaz" diye mi büyüttüler sizi hep.
ağlar arkadaşlar, yakınını kaybettiğinde de, çoğu şey üstüne gelip mücadele edemediğinde de, kelimelerle atamadığını gözünün yaşıyla atar, gayet insanidir.
ağlar arkadaşlar, yakınını kaybettiğinde de, çoğu şey üstüne gelip mücadele edemediğinde de, kelimelerle atamadığını gözünün yaşıyla atar, gayet insanidir.
devamını gör...
flavius belisarius (yazar)
bir insan hayatında kaç kere bir sözlükte hem cezalı hem de doğum günü bebesi olabilirdi ki.. hellllaaalll valla.. maşallah şansına.. .)
mutlu yaşlar.. güzel günler.. iyiki doğmuşsun..
mutlu yaşlar.. güzel günler.. iyiki doğmuşsun..
devamını gör...


