zaman tüneli
yazarların aşıkken nasıl biri olduğu sorusu
aslında gerçek anlamda bilmiyorum... bildiğim kadarına aşk mı demek gerekir hayal mi, onu da bilmiyorum.
ben aşkı sessiz ve uzaktan yaşayan ya da yaşadığını zanneden biriyim. çünkü kendimi böyle güvende hissediyorum nedense. çünkü böyle sevmek kolay ve hiçbir sorumluluk yüklemiyor. çünkü böyle sevmek beğenilmeyi, sevilmeyi hak edecek bir insan olmadığın düşünceleriyle seni yormuyor.
aşkın gerektirdigi ilgi ve iletişimi de zorunlu hale getirmiyor. kimse sana, üç gün boyunca neredeydin, beni paşa keyfin isteyince mi özlüyorsun, aklına getiriyorsun? diye hesap da sormuyor..
bugün ne yaptın? sorusunun cevabı olarak hiçbir şey... demenin utancı da yok orada.
uzaktan aşk benim gibi korkaklar ve tutuk insanlar için güzel ve güvenli bir liman. belki gerçek değil bu aşkta hiçbir şey. belki hepsi unutulmaya mahkum hayaller...
derste işlemiş oldukları konuyu anlatması için tahtaya kaldırılacak şanslı kişi olmamak için içinden tanrıya yalvaran o çocuklar hala yaşıyorsa, artık hayattır onlar için atışındaki isabetin şaşmamasından korkulan öğretmen..
tahtaya doğru yürürken adımlarındaki tedirginlikle yorulan ve omuzları düşen bir çocuk gibi aciz hisseder kendini insan.
adı söylenir söylenmez alaycı gülüşmeleriyle utancına utanç ekleyen arkadaşları da çıkmaz kafasının içinden.. ne yapsa da kurtulamaz onlardan..
ve bulanık kafasının içinde kendisini bu utanç tablosundan kurtarabilecek hiçbir şey bulunmadığını kendine itiraf ederek dönmek ister bir an önce ait olduğu yere.
aşk gerçeğiyle yüzleşmek ve birini gerçekten sevebilmek. çok büyük cesaret.
üftâdesin ol sâye-i hûbân sana düşmez.
sen ona aşıksın ama o güzelin gölgesine bile layık değilsin.
hüseyin fâzıl bey'in şiirinden bir dize.
ben aşkı sessiz ve uzaktan yaşayan ya da yaşadığını zanneden biriyim. çünkü kendimi böyle güvende hissediyorum nedense. çünkü böyle sevmek kolay ve hiçbir sorumluluk yüklemiyor. çünkü böyle sevmek beğenilmeyi, sevilmeyi hak edecek bir insan olmadığın düşünceleriyle seni yormuyor.
aşkın gerektirdigi ilgi ve iletişimi de zorunlu hale getirmiyor. kimse sana, üç gün boyunca neredeydin, beni paşa keyfin isteyince mi özlüyorsun, aklına getiriyorsun? diye hesap da sormuyor..
bugün ne yaptın? sorusunun cevabı olarak hiçbir şey... demenin utancı da yok orada.
uzaktan aşk benim gibi korkaklar ve tutuk insanlar için güzel ve güvenli bir liman. belki gerçek değil bu aşkta hiçbir şey. belki hepsi unutulmaya mahkum hayaller...
derste işlemiş oldukları konuyu anlatması için tahtaya kaldırılacak şanslı kişi olmamak için içinden tanrıya yalvaran o çocuklar hala yaşıyorsa, artık hayattır onlar için atışındaki isabetin şaşmamasından korkulan öğretmen..
tahtaya doğru yürürken adımlarındaki tedirginlikle yorulan ve omuzları düşen bir çocuk gibi aciz hisseder kendini insan.
adı söylenir söylenmez alaycı gülüşmeleriyle utancına utanç ekleyen arkadaşları da çıkmaz kafasının içinden.. ne yapsa da kurtulamaz onlardan..
ve bulanık kafasının içinde kendisini bu utanç tablosundan kurtarabilecek hiçbir şey bulunmadığını kendine itiraf ederek dönmek ister bir an önce ait olduğu yere.
aşk gerçeğiyle yüzleşmek ve birini gerçekten sevebilmek. çok büyük cesaret.
üftâdesin ol sâye-i hûbân sana düşmez.
sen ona aşıksın ama o güzelin gölgesine bile layık değilsin.
hüseyin fâzıl bey'in şiirinden bir dize.
devamını gör...
sevişilen en ilginç yer
defacto deneme kabini.
çok azgındık, yer de yoktu. sabah erken saatlerde girdik mağazaya nefes nefese seviştik. biri farkettiyse de bir şey demedi işimizi görüp olay mahallinden uzaklaştık.
kaya oyuğu.
geliboluda fenere çıkarken aşağıdan böle bi oyukluk var tam yukarı çıkmaya yakın kayaların orda. lise zamanları haliyle bulduğun fırsatı değerlendiriyorsun.
kiralık ev.
her ne kadar bunda ne var gibi dursa da emlakçı anahtarı verip "gidin bakın" demişti. gidip baktık bizde.
çok azgındık, yer de yoktu. sabah erken saatlerde girdik mağazaya nefes nefese seviştik. biri farkettiyse de bir şey demedi işimizi görüp olay mahallinden uzaklaştık.
kaya oyuğu.
geliboluda fenere çıkarken aşağıdan böle bi oyukluk var tam yukarı çıkmaya yakın kayaların orda. lise zamanları haliyle bulduğun fırsatı değerlendiriyorsun.
kiralık ev.
her ne kadar bunda ne var gibi dursa da emlakçı anahtarı verip "gidin bakın" demişti. gidip baktık bizde.
devamını gör...
ortada sıçan
eğlenceli çocuk oyunlarından biridir. yerli squid game çekilse bu oyun kesinlikle oynanmalıdır.
iki kişi iki uç noktaya geçer ve ortada olanları topla vurmaya çalışıyorlar, ortadakiler elene elene son oyuncuya kadar düşer ve oyun daha heyecanlı olur.
ortada olmayı çok severdim ve toptan iyi kaçardım ama her zaman bi falsom olurdu, dümdüz şekilde karnıma doğru atılan toptan hiç kaçamazdım ve vurulurdum, kal gelirdi.
ne tuhaf ama komik anılar.
iki kişi iki uç noktaya geçer ve ortada olanları topla vurmaya çalışıyorlar, ortadakiler elene elene son oyuncuya kadar düşer ve oyun daha heyecanlı olur.
ortada olmayı çok severdim ve toptan iyi kaçardım ama her zaman bi falsom olurdu, dümdüz şekilde karnıma doğru atılan toptan hiç kaçamazdım ve vurulurdum, kal gelirdi.
ne tuhaf ama komik anılar.
devamını gör...
yks senesi tuşlu telefona geçen insan
makul bir kişidir bence. benim zamanımda akıllı telefon o kadar da ulaşılabilir bir şey olmadığından doğal olarak tuşlu telefon öğrencisiydim. radyo dinleyerek mat, geo çözdüm. yalan olmasın geo’yu pek çözemedim. kafam basmadı. ygs’de 1 (bir) geometri yaptığım için birtakım kimseler tarafından zorbalandım.
ilk akıllı telefonumu lisansın ikinci senesinde almıştık. samsung grand neo’ydu. sağ cebime bi’ koyuyordum pantolonun dengesi şaşıyordu. *
ilk akıllı telefonumu lisansın ikinci senesinde almıştık. samsung grand neo’ydu. sağ cebime bi’ koyuyordum pantolonun dengesi şaşıyordu. *
devamını gör...
sevişilen en ilginç yer
çadır ve bar tuvaleti. ben öyle çok uçuk kaçık şeylere karşıyım.
devamını gör...
sevişilen en ilginç yer
bir mağazanın soyunma kabininde. bir de kimse o kata girmesin diye temizlik var diye şerit çekilmiş yer. tabii ki mağazada çalışan hatun kişisi ile. gerçek bir olay fantazi değil.
ben değilim tabii ki bir arkadaşım.:)
ben değilim tabii ki bir arkadaşım.:)
devamını gör...
nicolas maduro
artık mağduro.
devamını gör...
sözlük yazarlarının artı oy verme kriterleri
evcil hayvan fotoğraflı bir entry görüp artılamama ihtimalim 0.5% civarı bir şey.
devamını gör...
cem yılmaz
bu adamı eleştirme hadsizliğini olsa olsa 2000 ve sonrası doğanlar gösteriyordur. türkiye’de stand upın kurucusu oğlum bu adam. işi talk show programlarından alıp, sahne performansına çeviren ve bunu bütün ülkeye sevdiren adam bu. bu adamı önce beyaz ve mehmet ali erbil takip etti. onlar da dönemine göre iyi işler yaptılar.
büyürken mantar gibi stand up şovunun yapıldığı döneme denk gelenler cem yılmaz’ı eleştiriyor olabilir, ama bu işi türkiye’de ilk onun yaptığını hatırlamalılar.
büyürken mantar gibi stand up şovunun yapıldığı döneme denk gelenler cem yılmaz’ı eleştiriyor olabilir, ama bu işi türkiye’de ilk onun yaptığını hatırlamalılar.
devamını gör...
yazarların şu an dinledikleri şarkı
devamını gör...
cb başdanışmanının maduro'ya destek paylaşımını silmesi
çünkü biliyorlar ki diktatör bahanesiyle abd kendi maşası akp'yi de bir gün saf dışı bırakabilir.
devamını gör...
cb başdanışmanının maduro'ya destek paylaşımını silmesi
şöile bi haber.
ankahaber.net/haber/detay/c...
tabii ki de bunlar bağımsız devlet imajımızı çizmeye çalışan dış manivelaların bir takım iftiraları olsa gerek.
şuraya da bı mesut komiser gülüşü.

*
ankahaber.net/haber/detay/c...
tabii ki de bunlar bağımsız devlet imajımızı çizmeye çalışan dış manivelaların bir takım iftiraları olsa gerek.
şuraya da bı mesut komiser gülüşü.

*
devamını gör...
goat denilince akla gelenler
keçi. başka ne gelecekti ki?
devamını gör...
bihter
bir caner alper ve mehmet binay filmidir.

filmin senaryosunu merve göntem halit ziya uşaklıgil'in aşk-ı memnu isimli eserinden uyarlarak yazmıştır.
filmde farah zeynep abdullah, boran kuzum, osman sonant, hande ataizi, helin kandemir, nezaket erden, lorin merhart, mertcan tekin, mert ince, tilbe saran, ebru özkan ve melodi özkazanç rol almıştır.
daha önceki uyarlamalarda bihter rolünü oynayan müjde ar ve beren saat'ten sonra farah zeynep abdullah yorumu gerçekten çok zayıf kalmış.
adnan ziyagil ile evlendikten sonra onun evinde yaşamaya çalışan, kendinden yaşça büyük bu adamın çocukları bülent ve nihal'le yakın olmak için uğraşan, çalışanlarla sorunlar yaşayan, her iş burnunu sokan annesinden yakasını kurtaramayan ve eşi ile ciddi evlilik sorunları yaşayan bihter yöreoğlu kurtuluşu, huzuru ve aşkı adnan ziyagil'in yeğeni behlül haznedar'da bulur.
filmde anlatıcı rolünü üstlenen bihter karakterinin gereksiz bir şekilde kameraya bakarak olayları anlatması çok anlamsız geldi bana. ayrıca koca bir filmi dizilerden bile kötü bir görüntü kalitesi ve kostüm tasarımı ile çekmek ise en kibar tabirle saygısızlıktı bence.
çok kötü bir filmdi.

filmin senaryosunu merve göntem halit ziya uşaklıgil'in aşk-ı memnu isimli eserinden uyarlarak yazmıştır.
filmde farah zeynep abdullah, boran kuzum, osman sonant, hande ataizi, helin kandemir, nezaket erden, lorin merhart, mertcan tekin, mert ince, tilbe saran, ebru özkan ve melodi özkazanç rol almıştır.
daha önceki uyarlamalarda bihter rolünü oynayan müjde ar ve beren saat'ten sonra farah zeynep abdullah yorumu gerçekten çok zayıf kalmış.
adnan ziyagil ile evlendikten sonra onun evinde yaşamaya çalışan, kendinden yaşça büyük bu adamın çocukları bülent ve nihal'le yakın olmak için uğraşan, çalışanlarla sorunlar yaşayan, her iş burnunu sokan annesinden yakasını kurtaramayan ve eşi ile ciddi evlilik sorunları yaşayan bihter yöreoğlu kurtuluşu, huzuru ve aşkı adnan ziyagil'in yeğeni behlül haznedar'da bulur.
filmde anlatıcı rolünü üstlenen bihter karakterinin gereksiz bir şekilde kameraya bakarak olayları anlatması çok anlamsız geldi bana. ayrıca koca bir filmi dizilerden bile kötü bir görüntü kalitesi ve kostüm tasarımı ile çekmek ise en kibar tabirle saygısızlıktı bence.
çok kötü bir filmdi.
devamını gör...
taze sıkılmış portakal suyuyla güne başlayan insan
kıskandığım elit hayatı yaşayan insandır. bu işin raconu, taze sıkılmış portakal suyundan 1 yudum alıp evden çıkmaktır.
devamını gör...
yks senesi tuşlu telefona geçen insan
iradesiz insandır.
devamını gör...
sidik yarışı
en uzağa işeyebilen kişinin kazandığı yarış.
devamını gör...
hasan sabbah
#3840319 bu altın değerinde bilgi için çok teşekkürler, biz hayvan zannediyorduk...
tanım: insan olduğu söylenen biri.
tanım: insan olduğu söylenen biri.
devamını gör...

