zaman tüneli
weekend wars
devamını gör...
annenin ölmesi
annen ölür . önce ağlarsın , sonra sessizleşir yüreğin . hıçkırıklarını kara geceler duyar sadece . ve sadece yastığın saklar gözyaşlarını . zaman geçer aradan . aylar , hatta yıllar geçer . özlersin . sızlar yüreğin . anlatmak istersin özlemini tüm dünyaya . tüm dünya seninle özlesin istersin ama anlatamazsın hiç kimseye . belki de o özlemi ifade edecek kelime yoktur . düğüm olur sonra , yutkunursun geçsin diye . geçmez o düğüm ve sonra özlemin artarak devam eder.
devamını gör...
can armando güner
arjantin, türk ve alman pasaportlarına sahip futbolcu. cimboum yeni kanatı.
devamını gör...
cin düğünü
laz cinleri ile horon tutacağınız düğündür.
devamını gör...
ingiliz kahvaltısı
bacon ile beraber enfes olduğunu düşündüğüm kahvaltı çeşiti. evet bacen domuz pastırmasıdır ucuz ve çok lezeetlididr.
devamını gör...
annenin ölmesi
her an ağlatmaz belki ama her yerde ağlatabilir insanı.
geri versin diye toprağa yalvarırsın...
hayat devam eder, annen, baban, yitirdiğin olmadan...
acı devam eder ve bilirsin,
en büyük acılar dilsizdir...
geri versin diye toprağa yalvarırsın...
hayat devam eder, annen, baban, yitirdiğin olmadan...
acı devam eder ve bilirsin,
en büyük acılar dilsizdir...
devamını gör...
geceye bir şarkı bırak
gripin - neden bu elveda
devamını gör...
geceye bir şarkı bırak
acıtmışım canını sevdikçe
hani yangın yerinde
sevmiştim ben seni
darmadağın akşamlarda
bir avuç kül uzattın
bense kırık bir cam
yıkıntılar arasında
ah neden korktun?
ah neden korktun?
bir uyandım ki artık yoktun
uzanıp eşsiz hatırandan öptüm
meğer nasıl da acı
nasıl da gece
kanatmışım yaranı sevdikçe
meğer nasıl karanlık
ne beyhude
acıtmışım canını sevdikçe
bırakıp gittin
yok olup yittin
gözlerindeki hüzün, hüzün...
bak siliniyor yüzün, yüzün...
karanlık gözlerinden
öpmüştüm ben seni
paramparça akşamlarda
ısınmıştık birlikte
bu soğuk dünyada
yıkıntılar arasında
hani yangın yerinde
sevmiştim ben seni
darmadağın akşamlarda
bir avuç kül uzattın
bense kırık bir cam
yıkıntılar arasında
ah neden korktun?
ah neden korktun?
bir uyandım ki artık yoktun
uzanıp eşsiz hatırandan öptüm
meğer nasıl da acı
nasıl da gece
kanatmışım yaranı sevdikçe
meğer nasıl karanlık
ne beyhude
acıtmışım canını sevdikçe
bırakıp gittin
yok olup yittin
gözlerindeki hüzün, hüzün...
bak siliniyor yüzün, yüzün...
karanlık gözlerinden
öpmüştüm ben seni
paramparça akşamlarda
ısınmıştık birlikte
bu soğuk dünyada
yıkıntılar arasında
devamını gör...
yazarların kullandığı parfümler
birkaç aydır tom ford velvet orchid.
devamını gör...
milletvekili
alışkanlıktan olsa gerek emeklileri bile sürekli takım elbise ile gezer,emekli oldugu halde seçim bölgesinin valisine,savcısını ziyaret eder.ha bu arada herşey beleştir bunlara.çocuguna özel okulda ve üniversitede indirim yaptıranları çoktur.
devamını gör...
sözlük yazarlarının söylemek istedikleri
sonunu biliyorum ama seyretmek hoşuma gidiyor, şimdilik.
devamını gör...
erkekleri çekici kılan detaylar
söylediklerinin arkasında durması, güvenilirliği.
devamını gör...
polonezköy
arıcılık yapan kimse olmamasına ragmen türkiyenin ilk ve tek arıcılık müzesi buradadır.aslında bu olgudan hareketle polinezköyün de türkiyenin ilk eko-köy müzesi olarak düzenlenmesi çok orjinal olurdu bence.
devamını gör...
evi arabası yok bir baltaya sap olamamış diyen kadın modeli
haşmetliyi afiyetle yiyebilir.
devamını gör...
2025 yılında 6 milyon soruşturma açılması
uyap kayıtlarına göre, 2025 yılında adliyelerde tam 6 milyon tane soruşturma dosyası açıldığı kayıtlardan tespit edilmiş. evet tam altı milyon soruşturma dosyası..
365 günlük yılın 104 gününün c.tesi ve pazar tatili olduğu düşünülürse 261 mesai günü kalır. resmi, dini bayram günleri için asgari bir tahminle 11 gün de tatil sayılsa, 250 mesai gününde, 6 milyon soruşturma için günde 24.000 soruşturma açılması gerekir; bunu da günlük 8 mesai saatinde yapabilmek için saatte 3.000 soruşturma açılmış olması gerekir. yani dakikada 50 dosya..düşünebiliyor musunuz.. bir soruşturma dosyası, iddianameye gerekçe olunacak sayfalarca kanıt, belge ve ifadeler içermek zorunda.. yani her bir dosya, en az 50-100 sahife içerecektir. dakikada 50 soruşturma dosyası (asgari 350-400 sayfa) yürütebilecek bir hukuki prosedür için, bırakın yeterli hukuk personelini, lazer yazıcı olsa yetişebilir mi..
sizce de bir yerlerde bir yanlışlık yok mu.?
sizce bu gerçeklikle adalete ulaşılabilir mi.?
365 günlük yılın 104 gününün c.tesi ve pazar tatili olduğu düşünülürse 261 mesai günü kalır. resmi, dini bayram günleri için asgari bir tahminle 11 gün de tatil sayılsa, 250 mesai gününde, 6 milyon soruşturma için günde 24.000 soruşturma açılması gerekir; bunu da günlük 8 mesai saatinde yapabilmek için saatte 3.000 soruşturma açılmış olması gerekir. yani dakikada 50 dosya..düşünebiliyor musunuz.. bir soruşturma dosyası, iddianameye gerekçe olunacak sayfalarca kanıt, belge ve ifadeler içermek zorunda.. yani her bir dosya, en az 50-100 sahife içerecektir. dakikada 50 soruşturma dosyası (asgari 350-400 sayfa) yürütebilecek bir hukuki prosedür için, bırakın yeterli hukuk personelini, lazer yazıcı olsa yetişebilir mi..
sizce de bir yerlerde bir yanlışlık yok mu.?
sizce bu gerçeklikle adalete ulaşılabilir mi.?
devamını gör...
evi arabası yok bir baltaya sap olamamış diyen kadın modeli
kadin sizi gercekten arzuluyorsa, yani imkanlarinizi degil sizi arzuluyorsa 2 goz gecekonduya bile gider. etraf evden kacan kadin dolu. bir kadin sizden mal mulk talep ediyorsa ya yasi gelmistir kapagi birine atmak istiyordur, ya babasinin saglamadigi imkanlari sizden bekliyordur. her iki durumda da siz sadece figuransiniz, kadinin size arzu duydugu yok. kacin uzaklasin oradan. bu gibi kadinlarla ayni eve girmekten daha kotusu mezara girmek, daha iyisi hapse girmek.
konunun esasina girecek olursak suan bekar 32 yas alti avrupadaki tum erkeklerin en az yuzde doksani bu sinifa girer diye bahse girerim.
bir diger husus, toplumda bunun gibi maddiyatci o kadar cok kadin var ki. bu kadinlar üruyor... asil milli guvenlik sorunu bu. bu kadin erkegin maddi gucunun nereden geldigine bakmiyor. adam mi oldurmus, yolsuzluk mu yapmis, gayrimesru mu ... kac kadinla flort ettim paranin kaynagi umurlarinda bile degil yeter ki rahat yasam saglansin.
ıste toplumu curuten sey bu. bir toplumda kadinin erkekten beklentisi bu olursa serefli namuslu adamlar systematic olarak hakir gorulurse o toplumun cokmesi zaman meselesidir.
konunun esasina girecek olursak suan bekar 32 yas alti avrupadaki tum erkeklerin en az yuzde doksani bu sinifa girer diye bahse girerim.
bir diger husus, toplumda bunun gibi maddiyatci o kadar cok kadin var ki. bu kadinlar üruyor... asil milli guvenlik sorunu bu. bu kadin erkegin maddi gucunun nereden geldigine bakmiyor. adam mi oldurmus, yolsuzluk mu yapmis, gayrimesru mu ... kac kadinla flort ettim paranin kaynagi umurlarinda bile degil yeter ki rahat yasam saglansin.
ıste toplumu curuten sey bu. bir toplumda kadinin erkekten beklentisi bu olursa serefli namuslu adamlar systematic olarak hakir gorulurse o toplumun cokmesi zaman meselesidir.
devamını gör...
erkekleri çekici kılan detaylar
her ilişkiden sonra değişen detaylardır.
yanıldığınızı anladığınızda değişim kendiliğinden geliyor. önceden çekici gelen şeyler sonradan nefret ettiğiniz şeyler haline dahi gelebiliyor.
yalnız eninde sonunda benzer özelliklere sahip insanları tercih ediyoruz, fark etmesek de.
yanıldığınızı anladığınızda değişim kendiliğinden geliyor. önceden çekici gelen şeyler sonradan nefret ettiğiniz şeyler haline dahi gelebiliyor.
yalnız eninde sonunda benzer özelliklere sahip insanları tercih ediyoruz, fark etmesek de.
devamını gör...
yurtta kalmak
yurtta kalan çok sevgili kızlar beni dinleyin, yıllarını yurda vermiş, evine bile yılda iki kere onar gün gidebilmiş biri olarak bu konuda donanımlı olduğuma inanıyorum, üstelik ben kültürel olarak bana tamamen zıt bir yere gittim ona rağmen dayanabildim.
şimdi hayat reçetenizi yazıyorum notlarınızı alın;
- kimseye bulaşmayın
ilk ve en hayati olay budur, kimseye yan bakmayın, kimseyle tartışmaya girmeyin, orası dış dünyadan uzak orman kanunlarının geçerli olduğu bir yer, karşınıza her türlü manyak ruh hastası çıkabilir
-kimseye yamamaya çalışmayın doğru insanlar elbette sizi bulur diyalog başlar böylece hem grubunuz olur hem de sağlam dostlarınız
-odanıza dışarıdan kimseyi almayın en yakınınız bile olsa
burası da hayati bir nokta. oda arkadaşlarınıza da bunu belirtin onlar da birilerini odaya getirmesinler yoksa ortalık karılar hamamına döner. eşyalarınız çalınır, mahreminiz yok olur.
-eğer geçici değilseniz yani tüm yıl orada kalacaksanız oda arkadaşlarınıza ilk günden istemediğiniz her şeyi söyleyin. ilk gün olması çok önemli çünkü zaman geçtikçe hoşlanmadığınız şeyleri birden bire söylemeye başladığınızda bilerek huzursuzluk çıkarmaya çalıştığınızı düşünürler.
-kokan, dağınık, pis insanlara asla tahammül göstermeyin ve direkt idareye gidin. idare ilk gittiğinizde sizin odanızı veya onun odasını değiştirmeye yanaşmaz çünkü uğraşmak istemezler ama siz istikrarlı şekilde sürekli kapılarını çalarsanız zor da olsa ya kendinizi ya da o kişiyi odadan çıkarttırabilirsiniz.
ama idare bizi dinlemiyor kiiii yaaa dediğinizi duyar gibiyim, burada duyup duymaması değil sizin ısrarınız önemli.
kendimden örnek vereyim, odadaki yaratıktan o kadar bıkmıştım ki hasta halimle 13 kat inip çıkıp tek tek odalara gidip oda değiştirmek isteyen var mı diye sormuştum ve bulmuştum da.
-oda değişikliğini idare onaylarsa birini bulmaları için onlara bırakmayın çünkü onlar bulana kadar ikinci dönem gelir sonra da size derler ki dişini sık dönem bitiyor seneye değiştirirsin. bu işleri hızlı yapmanız gerekir asla ikinci döneme bırakmayın mümkünse ilk dönemin ilk aylarında kendi işinizi kendiniz bitirin ve değişiklik yapılacak kişiyi kendiniz bulun.
-idareyle veya personelle fazla zıt gitmeyin, arayı iyi tutarsanız çoğu konuda yardımlarını görürsünüz bu da işinize çokça yarar.
-insanlara bulaşmayın dedik evet ama fazla da pasif olmayın yoksa sizi yerler. gerektiği yerde ve dozda bazen çirkeflik hayat kurtarır ama fazla da abartmayın.
-insanlara her şeyinizi anlatmayın. yurt ortamında kimin kim olduğunu bilmiyorsunuz. neden eski sevgilinizin yaptığı şerefsizlikleri veya amcanızın aileye neler yaptığından bahsediyorsunuz? böyle yaparsanız ortamlara meze olursunuz.
-temizliğinize ve düzeninize özen gösterin ve alanınızı koruyun. mesela yatağınıza birinin oturmasına izin vermeyin veya varsa masanıza eşya konulmasına rıza göstermeyin. nolcak canım ne var bunlarda demeyin alan sınırı önemlidir.
-paylaşmayı bilin. bir şey yer içerken insanlara teklif edin veya verin. bunlar kalpleri yumuşatmak için iyi anlardır çünkü yiyecek konusu yurtta çok sıkıntılıdır.
-ispiyoncu olmayın. her gördüğünüzü koşa koşa idareye yetiştirmeyin. çok ciddi bir konu olmadıkça mesela ciddi bir kavga veya intihar vs gibi idareye söylsmeyin.
ispiyoncuları kimse sevmez ve bi gün sizi ispiyonlamak için her anınızı dikizlemeye başlarlar.
-kokan yemekleri mümkünse yapmayın veya yaptırmayın. eğer oda arkadaşınız iyiyse sorun değil ama çok sık yapmasını yanlış buluyorum çünkü odayı ne kadar havalandırısanız havalandırın o koku oraya siniyor.
-parfüm, deodorant gibi ağır kokan ürünler insanlara rahatsızlık verebilir, oda dışında sıkılması daha iyidir.
-odada telefonla konuşan bir mağara insanı olmayın olanlara da müsaade etmeyin.
-buzdolabı, raflık gibi eşyalar ve banyo-tuvalet ortak kullanım yerleridir keyfinize göre kullanmayın ve kullandırmayın.
-yemekhaneci ablalara biraz makara yapar veya samimi davranırsanız, dozunda, fazladan yemek alırsınız ama ne kadar zıt giderseniz ya yemeğin kötü tarafını verirler ya da az verirler.
-etüt odaları ortak alanlardır eşyanızı kafanıza göre bırakıp gitmeyin hem hırsızlık olabilir hem de insanların hakkını yemiş olursunuz.
-nasıl olsa evim değil diye israf yapmayın. evin olmayabilir ama ülkenin kaynaklarını kullanıyorsunuz, suyu ve elektriği boşa harcamanın veya eşyaları çarpıp yıpratmanın bir anlamı yok.
şimdilik aklımdakiler bunlar. selametle.
şimdi hayat reçetenizi yazıyorum notlarınızı alın;
- kimseye bulaşmayın
ilk ve en hayati olay budur, kimseye yan bakmayın, kimseyle tartışmaya girmeyin, orası dış dünyadan uzak orman kanunlarının geçerli olduğu bir yer, karşınıza her türlü manyak ruh hastası çıkabilir
-kimseye yamamaya çalışmayın doğru insanlar elbette sizi bulur diyalog başlar böylece hem grubunuz olur hem de sağlam dostlarınız
-odanıza dışarıdan kimseyi almayın en yakınınız bile olsa
burası da hayati bir nokta. oda arkadaşlarınıza da bunu belirtin onlar da birilerini odaya getirmesinler yoksa ortalık karılar hamamına döner. eşyalarınız çalınır, mahreminiz yok olur.
-eğer geçici değilseniz yani tüm yıl orada kalacaksanız oda arkadaşlarınıza ilk günden istemediğiniz her şeyi söyleyin. ilk gün olması çok önemli çünkü zaman geçtikçe hoşlanmadığınız şeyleri birden bire söylemeye başladığınızda bilerek huzursuzluk çıkarmaya çalıştığınızı düşünürler.
-kokan, dağınık, pis insanlara asla tahammül göstermeyin ve direkt idareye gidin. idare ilk gittiğinizde sizin odanızı veya onun odasını değiştirmeye yanaşmaz çünkü uğraşmak istemezler ama siz istikrarlı şekilde sürekli kapılarını çalarsanız zor da olsa ya kendinizi ya da o kişiyi odadan çıkarttırabilirsiniz.
ama idare bizi dinlemiyor kiiii yaaa dediğinizi duyar gibiyim, burada duyup duymaması değil sizin ısrarınız önemli.
kendimden örnek vereyim, odadaki yaratıktan o kadar bıkmıştım ki hasta halimle 13 kat inip çıkıp tek tek odalara gidip oda değiştirmek isteyen var mı diye sormuştum ve bulmuştum da.
-oda değişikliğini idare onaylarsa birini bulmaları için onlara bırakmayın çünkü onlar bulana kadar ikinci dönem gelir sonra da size derler ki dişini sık dönem bitiyor seneye değiştirirsin. bu işleri hızlı yapmanız gerekir asla ikinci döneme bırakmayın mümkünse ilk dönemin ilk aylarında kendi işinizi kendiniz bitirin ve değişiklik yapılacak kişiyi kendiniz bulun.
-idareyle veya personelle fazla zıt gitmeyin, arayı iyi tutarsanız çoğu konuda yardımlarını görürsünüz bu da işinize çokça yarar.
-insanlara bulaşmayın dedik evet ama fazla da pasif olmayın yoksa sizi yerler. gerektiği yerde ve dozda bazen çirkeflik hayat kurtarır ama fazla da abartmayın.
-insanlara her şeyinizi anlatmayın. yurt ortamında kimin kim olduğunu bilmiyorsunuz. neden eski sevgilinizin yaptığı şerefsizlikleri veya amcanızın aileye neler yaptığından bahsediyorsunuz? böyle yaparsanız ortamlara meze olursunuz.
-temizliğinize ve düzeninize özen gösterin ve alanınızı koruyun. mesela yatağınıza birinin oturmasına izin vermeyin veya varsa masanıza eşya konulmasına rıza göstermeyin. nolcak canım ne var bunlarda demeyin alan sınırı önemlidir.
-paylaşmayı bilin. bir şey yer içerken insanlara teklif edin veya verin. bunlar kalpleri yumuşatmak için iyi anlardır çünkü yiyecek konusu yurtta çok sıkıntılıdır.
-ispiyoncu olmayın. her gördüğünüzü koşa koşa idareye yetiştirmeyin. çok ciddi bir konu olmadıkça mesela ciddi bir kavga veya intihar vs gibi idareye söylsmeyin.
ispiyoncuları kimse sevmez ve bi gün sizi ispiyonlamak için her anınızı dikizlemeye başlarlar.
-kokan yemekleri mümkünse yapmayın veya yaptırmayın. eğer oda arkadaşınız iyiyse sorun değil ama çok sık yapmasını yanlış buluyorum çünkü odayı ne kadar havalandırısanız havalandırın o koku oraya siniyor.
-parfüm, deodorant gibi ağır kokan ürünler insanlara rahatsızlık verebilir, oda dışında sıkılması daha iyidir.
-odada telefonla konuşan bir mağara insanı olmayın olanlara da müsaade etmeyin.
-buzdolabı, raflık gibi eşyalar ve banyo-tuvalet ortak kullanım yerleridir keyfinize göre kullanmayın ve kullandırmayın.
-yemekhaneci ablalara biraz makara yapar veya samimi davranırsanız, dozunda, fazladan yemek alırsınız ama ne kadar zıt giderseniz ya yemeğin kötü tarafını verirler ya da az verirler.
-etüt odaları ortak alanlardır eşyanızı kafanıza göre bırakıp gitmeyin hem hırsızlık olabilir hem de insanların hakkını yemiş olursunuz.
-nasıl olsa evim değil diye israf yapmayın. evin olmayabilir ama ülkenin kaynaklarını kullanıyorsunuz, suyu ve elektriği boşa harcamanın veya eşyaları çarpıp yıpratmanın bir anlamı yok.
şimdilik aklımdakiler bunlar. selametle.
devamını gör...
erkekleri çekici kılan detaylar
yemek yapma konusunda becerikli olması. onu da yerim yaptığı yemeği de *
devamını gör...
volkswagen passat
iyi araba aslında. bir tane almayı düşünüyorum ama bilemedim. kredi çekmeye değer mi acaba?
devamını gör...