zaman tüneli

gün boyu ciddi kararlar alıp “ben olgunum” modunda dolaşırken en ufak bir sürprizde, bütün o ağırlığın bir anda düşmesi ve yüzünüzde kontrolsüz gülümseme belirmesi durumudur. o an, aslında hala o çocuğun orada durduğunu fark edersiniz.
devamını gör...

yoktur. saat kullanmıyorum. saat kadın takısı değildir.
devamını gör...

genelde asansörde yaşıyorum bu durumu. nedensiz bir gülme geliyor çoğu zaman.
devamını gör...

(bkz: suskunluğum asaletimdendir)

kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
devamını gör...

evde yapılan un helvasının kokusu. yaşatır o eski güzel günleri.
devamını gör...

önceki ben buydum. büyütmek değil de daha fazla stres oluyordum. şimdi ise tam tersi, herkes telaş yaparken ben sakince üstesinden geliyorum. ne oldu da bu kırılma yaşandı hiçbir fikrim yok ama çok ihtiyacım olan bir şeydi bu. teşekkür ederim allahım.*
devamını gör...

yıllardır hatırlamadığınız bir anın tek nefeste geri gelmesi gibidir. bir sabun, bir toprak, bir parfüm kokusu ya da etraftan gelen tanıdık bir koku sizi anında; eski bir eve, bir sokağa, bir yaz akşamına götürür ve birkaç saniyeliğine de olsa bugünü bırakıp geçmişte dolaşırsınız. sonra koku dağılır ama his biraz daha kalır.
devamını gör...

mesele mesleklerden önce entelektüel uyum. dünyaya baktığınız pencerelerin uyum içerisinde olması gerekiyor. bu da az çok benzer eğitim düzeylerini gerektiriyor, genel olarak böyle yani. istisnaları elbette ve azımsanmayacak kadar vardır. öyle bir olasılıkta zaten insanların şaşırdığı birliktelikler de oluyor. fakat genel olarak benzer eğitim düzeyleri benzer entelektüel birikimleri sağlayıp, o birikimler de o rastlaşmaları getiriyor zaten. benim açımdan olayın özeti bu.

ama yok şu meslek şununla, bu branştaki bununla gibi kısıtlamalar kültürel evrimini tamamlamış canlılar için aptalca açıkçası. hukukçuyum ve hakim-savcı tayfanın* karşılaştığım büyük kısmıyla kafa yapısı olarak hiç anlaşamam mesela. veya bir örnek; bir cerrahla tanışmıştım. adamın ilk kurduğu cümle ben senin gibi entel değilim.. ne?!..bu nasıl üslup?. sonra avukatlar şöyle kazanır, böyle araba alır, şu davaların getirisi çok falan filan. benim bile bilmediğim detaylara hakim adam. yeni tanıştığın bir insanla konuşmak için son derece bayağı mevzular, bu bir insanın ne kadar çiğ olduğunu gösterir. işte bu insanın mesleğinin, statüsünün ne olduğunun zerrece önemi yok. bir kahvelik sohbet bile edemem ben bu insanla. mesleğim gereği çok fazla farklı meslekten ve statüden insanla tanıştım, bir kısmı insanların hayranlık duyduğu kimselerdi. ama benim açımdan bu örnekteki gibi çiğ ve bir kahvelik sohbetin bile bunaltacağı kişilerdi.

yani mevzu meslek, statü, makam, maaş vs. değil. dünyaya baktığınız yer, bakış açısı, bunun nereden beslendiği gibi şeyler asıl mesele.
devamını gör...

hapis istemiyle yargılanmakta olan kıymetli sanatçımız. kendisini çok ama çok severim.

düşünsenize bilirkişiler bir araya gelip perperişan şarkısında geçen “kuş” kelimesi üzerinden bir metafora ulaşmaya çalışacaklar. mabel, şarkısını bir erkeğe mi yazdı? bunu da tartışacaklar. oysa mabel bu ülkedeki en cesur ve en duyarlı insandır. onun o güzel kalbi yeter. elbette desteğiz kendisine.

hep söylerim; perperişan şarkısından rahatsız olan insanlar neden mabel’in filistinli çocuklar için söylediği şarkılarını konu edinmediler bu zamana dek? dünyayı sevgi kurtarmalı, saygı kurtarmalı oysa.
devamını gör...

bazı kelimelerin nasıl yazıldığını unutup bakıyor olmak.. ama ne yapayım şimdi değişik değişik kelimeler var acaba o mu koyacağım yoksa a mı diye kafam karışıyor*
devamını gör...

fbi operasyonu düzenlenen kayıp eşya:
(bkz: çorabın kayıp teki) *
devamını gör...

anne kürdanım nerde?
ben senin kürdanına dokunmadım oğlum. ne işim olur kürdanınla...

30 dakika kürdan arama çalışması sonuç verir ya da vermez...

bir kürdanı 15 gün kullandığım doğrudur bu arada. duygusal bir bağ kuruyorum.. arkadaş oluyoruz kendisiyle. canım kürdanım.
devamını gör...

biraz mola, kahvedaşlarım neredesiniz ? afiyetle...

kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
devamını gör...

sessizlik, bazen en güçlü sözdür.
devamını gör...

kadıköy adında bir ilçesi vardır
devamını gör...

yıllar önce sevgili annemin bir anda her şeyi yanlış telaffuz etmeye başlamasıyla gerçekleşti bu patlama. cümlenin başından sonuna kadar her kelimeyi itinayla yanlış söylüyor nedenini sorunca da "kafam çok dolu işlerden , beynimdekini hızlı hızlı söyleyeceğim derken dilim dolanıyor." diyordu. örnek verecek olursam "git şunu dolaba koy" demek yerine
"g?t şunu dolaba koy" gibi... gel gelelim bizim olaya. genel olarak çok kalabalık bir aile değiliz ancak o dönem ardı arkası kesilmeyen düğünlerden iki ayağımız bir pabuca girmiş şekilde çarşıda ordan oraya koşuşturuyoruz. anneme de ayakkabı almak için bir dükkandayız ama adam o kadar kötü ayakkabılar getiriyor ki gülmemek için zor duruyorum. en son getirdiği ayakkabı ucunun dar olması sebebiyle annemin ayağına olmadı. bizimki de hiç düşünmeden başladı lafa "ayağım taraklı ." :) dedi. aniden göz göze geldik ve o cümleyi yanlış söyleme potansiyeliyle nasıl doğru söylediği arasında gidip gelen bir bakışma yaşadık. oradan çıktık yürüyoruz hemen yanda kırtasiye gördü. sanatçı kadın tabi illa girecek. kasada da bir diğer müşteri var biz de kalem kısmında bakınıyoruz. "ne alacaksın sen?" dedim. varak kalemi dedi. aynı saniye arkadaki adam da "ne bakmıştınız?" diye sordu. o an anladım ki hedefi ıskalayan dil bu sefer nokta atışı yapabilirdi. biz bunun altından kalkamayız dedim kendi kendime. zaten annemle göz göze gelmemizle saatlerdir aynı kelime etrafında dönmemiz ve kendimizi sıkmamız bir bomba gibi patladı. infilak ettik resmen. adama teşekkür ederiz bile diyemeden bağıra çağıra gülerek dışarı attık kendimizi.
devamını gör...

yapının ağa babası budur işte!!!

istanbul'da bir gr kar yok fenerli çocuklar galatasaray'lı veletlerle dalga geçecek diye boşu boşuna okulları tatil ettiler
devamını gör...

kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
devamını gör...

iki kelimelik bir cümlenin bile on farklı ton taşıyabileceğini fark ettiğiniz o kararsızlık halidir. her sildiğinizde; “yanlış anlaşılır”, “fazla açık oldu”, “çok soğuk durdu” vb. diye düşünür, en sonunda da en güvenli seçeneği seçip sohbeti bir süreliğine sessizliğe bırakırsınız.
devamını gör...

eğer bir ülkeye amerika; demokrasi götüreceğiz, orayı özgürleştireceğiz, orayı kurtaracağız diye gidiyorsa bilin ki o ülkenin yönetimi aslında o halk için olabilecek en iyi yönetimdir. zira kurtarıcı gözüyle bakılan o amerikanın, bölgeye gittiğinde yaptığı tek şey kaynakları sömürmek, kadınlara tecavüz, erkekleri cezaevlerinde yıllarca işkence ederek öldürmek. ırak, afganistan, pakistan bunların en güzel örneğidir. amerikaya bugün maduro için teşekkür eden halk, yarın kaynakları tamamen tükendiğinde küfürler edecek. bunun bir diğer örneği de libyadaki kaddafi meselesi. tabi görebilen insana bunları anlatmak kolay
devamını gör...
daha fazla yükle

normal sözlük'ü kullanarak 3. parti dahil tarayıcı çerezlerinin kullanımına izin vermektesiniz. Daha detaylı bilgi için çerez ve gizlilik politikamıza bakabilirsiniz.

online yazar listesini görmek için lütfen giriş yapın.
zaman tüneli köftehor rehberi portakal normal radyo kütüphane kulüpler renk modu online yazarlar puan tablosu yönetim kadrosu istatistikler iletişim