zaman tüneli
yurt dışı alışverişini yasaklamanın mantığı
kapital kapitalizmi durduruyor. neden? kendi cebine girmediği için. eeeeeey vatandaş, sen kimsin ya?
devamını gör...
kadir mısıroğlu'nun atatürk'ün ruhuyla konuşması
(bkz: psikiyatrik hastalıklar)
devamını gör...
yorgunluk kahvesi
aç değilsen,iş çıkışı tercih edilendir.
devamını gör...
kadir mısıroğlu'nun atatürk'ün ruhuyla konuşması
atatürk hainlerle konuşmaz, ipte sallandırırdı. bu meczup kimbilir ne çekip kiminle konuştu da atatürk sanıyor. inönü'nün aksak ayağıyla bile konuşacak konumda biri değil.
devamını gör...
sahip olunan en değerli yetenek
susmadan 90 dakika tribünde marş söyleyebilirim.
devamını gör...
sahip olunan en değerli yetenek
yeteneksizim türkiye. en değerli yeteneğim; yeteneksiz dümdüz ve de içki ile çalışan bir bünyeye sahip olmam.
devamını gör...
kaset ve cd dönemi vs spotify dönemi
aramızda kurtuluş savaşını gören yazarlar olduğu için onlar bu versusa plak da ekleyebilir.
devamını gör...
yurt dışı alışverişini yasaklamanın mantığı
beyaz yakalılar yani hobileri olan insanlar
daha fazla vergi versin
esnafa muhtaç olsun
patronlar daha fazla kazansın
daha fazla vergi versin
esnafa muhtaç olsun
patronlar daha fazla kazansın
devamını gör...
sahip olunan en değerli yetenek
erdemli insanım.
devamını gör...
13 ocak 2026 istanbul'da savcının hakimi vurması
ula o işte ince iş vardır gakko.
devamını gör...
13 ocak 2026 istanbul'da savcının hakimi vurması
yasal hakkım var diyen uzman çavuş beline silah takar,okul basar.yasal hakkım var diyen polis beline silah takar,tartıştığı komşusunu,trafikteki sürücüyü vurur,savcı bayan savcıyı vurur.bunlara hiçbir kontrol yok,arama yok basit bir kimlik gösterirler.bir şey yapılmaz bunlara.örnegin birisinin mahkemlelik oldugunu düşünür isek,acaba kürsüdeki hakimin belinde silah var mıdır diyemi düşünecek?böyle adalet sistemi olur mu?yasanın ve kanunun koruyucularına karşı bizi kim koruyacak?güvende miyiz hiç sanmıyorum.
devamını gör...
iran'daki rejim karşıtı protestolar
molla ajanları provokasyon amacıyla cami yakmaya başladı. biz bu oyunu biliyoruz. camide bira içtiler, türbanlı bacılarımıza işediler falan diyenler ile bunlar aynı maşanın farklı uçlarıdır.
devamını gör...
okullarda cadılar bayramı kutladığımız eski güzel günler
bunu eleştiren bakanın kızının sosyal medya hesabından: "londra'da bilmem kaçıncı noel'i kutladık" şeklinde paylaşım yapması da yine insanımızın; onurlu, gururlu, dürüst, haram yemeyen ve gerçek müslüman oldukları günleri özlemle anmamıza sebep olur.
devamını gör...
ınstagram, kevin systrom ve mike krieger tarafından 6 ekim 2010 tarihinde kuruldu. ilk etapta ios için yayınlandı. "fotoğraf çek, filtre ekle ve paylaş" moduyla amatör fotoğrafçılığa teşvik eder durumdaydı. amacı filtre olan bir platformda, "filtreli fotoğraf paylaşıyorlar" diye çileden çıkmak da, "sütte neden süt tadı var?"diye sormak gibi.
sosyal medya deyince ilk akla gelen ve kullanıp kullanmamanın bir zeka göstergesi olmadığı görsel paylaşım platformu. zamanla kullanım alanları genişledi ve artık e-ticaretin de önemli bir adımı.
kullanmanın havalı olmadığı gibi, kullanmamanın da havalı olduğunu düşünmüyorum.
çok çeşitli içerikler mevcut. bu içeriklere ne derecede maruz kalacağınızı da sizin seçtikleriniz filtreliyor genellikle. kullanananı gerizekalı ilan edenlerin argümanları bana çok saçma geliyor.
mesela, ne şiddetle kullanacağın senin takdirinde iken, insanların hayatlarını gasp ediyor, mal ediyor gibi bir iddia oldukça komik. sürekli orada olmak zorunda değilsin. yoklama alınmıyor.
tabi ki normalden cilalı hayatlara denk geleceksiniz, zira insanlar mutlu anıları ya da güzel olduğunu düşündüğü anları paylaşmaya meyillidir. bir insanın ınstagram paylaşımlarına bakıp onun hayatı ve karakteri ile ilgili yanılgıya düşmeniz o kişinin sahtekarlığından ziyade sizin insana dair pek fikriniz olmadığını gösterir bana kalırsa.
kullananın dert etmesi "güzel foto, like atam" deyip geçmekle çözülecek bir şey olabilir. kullanmayanın dert etmesini çözemeyiz gibi. kullanmayıp, mecrayi ve kullanıcıları asagilayanlar bana her icatta "şeytan işi bu" diye yaygara koparanları hatırlatiyor. kullanmiyorsun işte, derdin ne?
sosyal medya deyince ilk akla gelen ve kullanıp kullanmamanın bir zeka göstergesi olmadığı görsel paylaşım platformu. zamanla kullanım alanları genişledi ve artık e-ticaretin de önemli bir adımı.
kullanmanın havalı olmadığı gibi, kullanmamanın da havalı olduğunu düşünmüyorum.
çok çeşitli içerikler mevcut. bu içeriklere ne derecede maruz kalacağınızı da sizin seçtikleriniz filtreliyor genellikle. kullanananı gerizekalı ilan edenlerin argümanları bana çok saçma geliyor.
mesela, ne şiddetle kullanacağın senin takdirinde iken, insanların hayatlarını gasp ediyor, mal ediyor gibi bir iddia oldukça komik. sürekli orada olmak zorunda değilsin. yoklama alınmıyor.
tabi ki normalden cilalı hayatlara denk geleceksiniz, zira insanlar mutlu anıları ya da güzel olduğunu düşündüğü anları paylaşmaya meyillidir. bir insanın ınstagram paylaşımlarına bakıp onun hayatı ve karakteri ile ilgili yanılgıya düşmeniz o kişinin sahtekarlığından ziyade sizin insana dair pek fikriniz olmadığını gösterir bana kalırsa.
kullananın dert etmesi "güzel foto, like atam" deyip geçmekle çözülecek bir şey olabilir. kullanmayanın dert etmesini çözemeyiz gibi. kullanmayıp, mecrayi ve kullanıcıları asagilayanlar bana her icatta "şeytan işi bu" diye yaygara koparanları hatırlatiyor. kullanmiyorsun işte, derdin ne?
devamını gör...
yurt dışı alışverişini yasaklamanın mantığı
sizin de fırsat bu fırsat ekonomik boykot yaparak 'yandaştan da almıyom lan' diyerek cevap verebileceğiniz mantıksızlıktır.
devamını gör...
bütün ülkelerin beyaz yakaları birleşin
başlık ilk entri uyumu mükemmel, beyaz yakalıların, emeğiyle geçinen kesimler arasında en örgütsüz ve en bilinçsiz kesim oluşunun altını yanlışlıkla çizmiş. "fakirleri" dövün ahahahahaha
devamını gör...
madalya müracaatları
devamını gör...
kadir mısıroğlu'nun atatürk'ün ruhuyla konuşması
adam bunu ciddi ciddi anlatıyordu bir yerde koyun müritleri de inanıyordu, evet
devamını gör...

