zaman tüneli

o yüzden her an ölecek gibi yaşamak lazım.
devamını gör...

burada bir yanlış görmüyorum. birisini reddedecekseniz bunu nezaket kuralları içinde yapmanız doğru olandır. reddedilmek kötü bir his verir, bunu bir nebze azaltmak için iyi bir insansın denilmesinde bir mahsur yok aslında.

şahan'ın gerçeğin aslı adında bir skeci vardı. orada kayhan adındaki karaktere bir kıza çıkma teklif ediyordu kayhan kızı benden daha iyilerine layık olduğunu düşünüyorum diyerek reddediyordu. program sunucusu da gerçeği söylesene, senin ağzın yüzün pis, tipin kaymış desene diyerek delleniyordu :)

dobra olalım derken patavatsız ve hadsiz insanlara dönüştük. adalet sadece bir kadın adı, vefa istanbulda semt adı diyerek insani değerlerimizi yitiriyoruz hiç değilse nezaketimizi kaybetmeyelim.

dinimiz amin.
devamını gör...

(bkz: fıstıkçı şahap)

dün gibi. hala aklımda.
devamını gör...

komensalizm
süper dişi (tripleix - bir tür genetik bozukluk)
aldehitler-ketonlar.
cinaslı kafiye.
deplasmanlarına hakim olmak (mimarlık - statik/mukavemet dersi).
gerber kirişleri.
devamını gör...

ekim 1917'de, italya'dan new york'a göçmen taşıyan bir yolcu gemisi şiddetli bir atlantik fırtınasına yakalanır. gemi hızla su almaya başlar.güverte altında, üçüncü sınıf yolcuların bulunduğu kompartmana hızla su dolmaya başlar.güverte su almasın diye alt bölümler kapatılır artık burdan çıkmak imkansızdır.
28 yaşındaki marangoz antonio russo, tek varlığı olan beş yaşındaki kızı maria'yı kurtarmak için çare ararken güverteye yakın kırık bir lumboz görür. lumboz ancak küçük bir çocuğun sığabileceği büyüklüktedir.
antonio hiç düşünmeden tek varlığı olan kızını lumbozdan içeri iter..
maria karanlık suya düşerken antonio, ciğerlerinde kalan tüm gücüyle arkasından bağırır:
“yüz, maria! ışığa doğru yüz! gemiler geliyor—yüz!”
denize atıldıktan kırk beş dakika sonra kurtarma ekipleri onu kurtarır.
beş yaşındadır, yalnızdır. yetimdir ve dilini bilmediği bir ülkededir.
hayata tutunur evlenir çocukları olur.
maria 85 yaşına kadar yaşar.
ölmeden önce gazetelere verdiği demeçte şöyle der;
"bütün hayatım boyunca ışığa doğru yüzdüm.
kurtuluşumu sağlayan ışığa..."

ne olursa olsun sizde ışığa doğru gitmekten vaz geçmeyin.
çünkü kurtuluş ışıktadır.
hem üzeni, hem düzeni karanlıkta bırakarak hep ışığa doğru....

günaydın sözlük ahalisi..

kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
devamını gör...

(bkz: maki).
devamını gör...

öyle bir ölür ki…
devamını gör...

yanlış bilgi.
turritopsis dohrnii adlı küçük bir denizanası türü, biyolojik olarak “ölümsüz” kabul edilir.
devamını gör...

trol-ü umumiye için hangi mercie müracaat etmem icap eder?
belli köklü bir topluluk.*
devamını gör...

soru: seni benden başka tokatlayan oldu mu?

bu sorunun iki cevabı var arkadaşlar ya evet ya hayır! evet dersen seni benden başka tokatlayanlar da olmuş demektir hayır dersen seni bir tek ben tokatlamışım demektir. eğer seni tokatlamadı isem burada "soru yanlış" demektir. paradokslar keyiflidir lakin bir izahı yoktur. sorduğunuz soru sizin varlığınızı izah etmiyorsa yahut buna yardımcı olmuyorsa ontoloji hinterlandında değildir o zaman ne yapmalı?

okumalı. ateist olacaksa da okumuş ateist olsun. ben bugüne kadar şu şu kaynakları okudum da ateist oldum diyeni görmedim. he ben görmediğime göre yok demiyorum bilakis görmediğime inanmak hususunda çok rahatım.

kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
devamını gör...

yürüme mekanikleri biraz daha rdr 2 gibi olsa bence daha iyi olurdu. muhteşem bir oyun ama sağa sola dönerken her seferinde unity'den yapılmış dandik oyun oynuyormuş hissiyatı veriyor bana.
devamını gör...

(bkz: schwerer gustav)
devamını gör...

kadın memelerini bile açtı daha ne bekliyorsunuz. *
devamını gör...

kimse % 100 iyi değildir çünkü "sen çok iyi bir insansın " çoğunlukla, ağır basan taraf " ama" dan sonra ise hafif gelem kötü taraf söylenir.
devamını gör...

(bkz: rötar).
devamını gör...

edinburghlu
devamını gör...

oo türkiye yok hemen mayişimi alınca kira vb ödeyip elime kalan (5bintl) ile 1 ay takılıp geleyim
devamını gör...

(bkz: vurguncular)
devamını gör...

akşam bana gelsene, loncalarızcılar?
devamını gör...

kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel

"uğur / uğursuzluk" (görsel: r. özcan - 2009)

bazen “şans” dediğimiz şey, yalnızca o anın ışığında parladığı için bize doğruymuş gibi gelir. tıpkı uğur böceğinin kırmızısının ilk bakışta umut vermesi gibi ama altında bir yansıma vardır ve o yansıma, görünenle gerçeğin her zaman aynı şey olmadığını sessizce hatırlatır. kolay açılan kapıyı “kısmet” sanırız, hızlı ilerleyen süreci çoğunlukla “hayırlı” diye etiketleriz. oysa seneca’nın da söylediği gibi: “şans, hazırlıkla fırsatın buluştuğu yerdir.” yani şans çoğu zaman gökten düşen bir hediye değil; insanın emekle, sabırla ve doğru zamanlamayla ördüğü bir zemindir.

işin zor tarafı şu: bize iyi gelen her sonuç, iyi bir yola işaret etmediği gibi kısa vadede bizi rahatlatan bir karar, uzun vadede içimizi daraltan bir rotaya dönüşebilir. benzer şekilde, insan “kazanıyorum” diye sevindiği anda, aslında değerlerinden ufak ufak vazgeçtiğini fark etmeyebilir bile. bu yüzden bazen şans; tam da bizi cezbeden, hızlandıran ve dikkatimizi dağıtan bir rüzgara dönüşüverir. o rüzgar bizi hızlıca ileri taşır ama nereye gittiğimizi arada bir durup sorgulamazsak kendimizi bambaşka bir yerde bulabiliriz.

diğer yandan “şanssızlık” diye iç geçirdiğimiz gecikmeler de vardır ki bunlar da aslında görünmez birer korumadır. kaçırılan otobüs, iptal olan görüşme, bozulup duran plan… o an moral bozar, gurur kırar, hevesi söndürür ve insan içinden “neden bunlar hep beni buluyor?” diye isyan eder. ama sonra bir gün, o gecikmenin seni daha büyük bir yanlıştan geri çektiğini anlayıverirsin. yani bazı durumlar, anlamını olayın başında ya da ortasında değil, olayın sonrasında bulur.

özetle; şans ile şanssızlık arasındaki çizgi, çoğu zaman olayda değil bizim ona yüklediğimiz anlamdadır. bugün “kayıp” dediğin şey yarın yönünü netleştirir; bugün “engel” dediğin şey yarın sınırını korur. asıl mesele, dışarıdaki ihtimallerin çokluğu değil, içimizdeki duruşun sağlamlığıdır. nitekim charles r. swindoll’un da dediği gibi: “hayat, %10 başına gelenler, %90 onlara verdiğin tepkidir.

yani bazen kaderi değiştiremeyiz ama anlamı değiştirebiliriz; o anlam değişince “şans” sandığımız şeyin rengi de değişiverir.
devamını gör...
daha fazla yükle

normal sözlük'ü kullanarak 3. parti dahil tarayıcı çerezlerinin kullanımına izin vermektesiniz. Daha detaylı bilgi için çerez ve gizlilik politikamıza bakabilirsiniz.

online yazar listesini görmek için lütfen giriş yapın.
zaman tüneli köftehor rehberi portakal normal radyo kütüphane kulüpler renk modu online yazarlar puan tablosu yönetim kadrosu istatistikler iletişim