zaman tüneli

çok akıllıymış aferin.
mustafa için söylenen iranla ittifak suçunu sonradan bayezid gerçekten işlemiştir.
devamını gör...

yalandan bir şeyler hesaplar çıkartır toplar bize gelişi bu karım bu falan diye.
devamını gör...

yaşadıkça öğreniliyor bazı şeyler öncesinde hiçbir olasılık kesin değildir. biz hep yaşamadığımız olaylar üzerinden ahkam keseriz şöyledir böyledir ama olayın içindeki gözle dışındaki göz aynı şeyi göremez çoğu zaman.

insan değişir, gelişir. belki ömrünün bir kısmında kendini çok iyi tanıyabilir ama oraya gelene kadar bir çok badire atlatması gerekir.
devamını gör...

güzelliğini iffeti ile taçlandırarak yaşamış halk müziği sanatçısı.

doğru mu?

doğru.

şu kadının ayağına su dökemeyecek şekilde güzelliği olan kadınlar ortalık oldular.
devamını gör...

içinden ('haydaa! al bi tane daha.. şu hurdayı ele alıp tıklatmaktan ne zevk alırlar anlamıyorum. nasılsa 7-8 tıktan sonra sen alacaksın, ben de vereceğim. niye bile bile lades oynatırlar. muamma..) diyor.. biz ta burdan duyuyoruz da, siz başlık yapıp sözlüğe mi soruyorsunuz.? :))
devamını gör...

kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel

mesleğini tek görsel ile anlat.
devamını gör...

islam mahaçev’in internette viral olan sözü.

youtube.com/shorts/YupMXjnf...

woke kültür denilen sapkınlığa karşı çok sık kullanılıyor.

x.com/kirmizikosemma/status...
devamını gör...

hâlâ yaşamaya devam ettiğim için şükür, ilerde değişebilecek cümle/ler/dir. şimdilik; yüzmeye devam et*.
devamını gör...

genç arkadaşlar muhtemelen bilmiyorlardır. aynı ülkede, naylon faturayla devleti dolandıran adam maliye bakanı olarak atanıp, ülkenin fatura işlerini yönetti.
devamını gör...

o kadar çok madalyalı tanımı var ki sanırım sözlük mareşali kendisi.
devamını gör...

ohaa. hangi çiçeği sevdiğimizi öğrenmeye çalışıyorlar.

kadına göre değişir. bazı kadınları bir çiçekle kandıramazsncncnvnvn şaka şaka sevmem diyen bile sonradan düşebilir bir buket çiçeğe. kimden geldiği de çok önemli.
devamını gör...

ofansif mizah deyince de sado başkanım
devamını gör...

iş deyince benim aklımda nedense bir iş canlanmadı, deyim var ya hani; iş mi yani senin bu yaptığın?.. gibi. bir manevi eylem, düş, bir söylem gibi şeyler geldi. meselâ aşık olmak, mesela evlenmek. bu zamanda iş mi yani?
fakat hakikaten 'te bahsediyorsak: kurumsal işi bırakıp hayalinizdeki cafeyi açmaktır, diye düşünüyorum. daha batmayanını görmedim.
devamını gör...

belki hiç biri.. belki de herhangi biri..
( diyorum ki, konu çiçek türü ile ilgili değil; kadın ve kadına verilenin, en güzel çiçek olduğunu hissettirecek kişi ile ilgili bir durumdur.)
devamını gör...

karanlıkta merdiven çıkarken yolun sonunda bir basamak daha var sanıp boşluğa adım atmak ve ardından gelen anlık afallama.(inerken yapılanı büyüğe örnek(u: swh ).)
devamını gör...

yeni türkü'ye ait efsunlu bir şarkı...
bir haftadır dilime öyle bir dolandı ki... *
devamını gör...

ülke toptan kafayı yedi nasıl bir memleket oldu burası
kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
devamını gör...

kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
devamını gör...

bulgar yazar georgi gospodinov'un 200 sayfalık romanı.

kitap ilk cümleden insanın içine öyle bir işliyor ki, sizi nasıl bir hüznün beklediğini anlıyorsunuz:
"babam bir bahçıvandı. şimdi bir bahçe".

yazarın babasının kaybı üzerine kaleme aldığı çok etkileyici bir anlatı; hatta ağıt diyebiliriz.
kitabın üzerinde her ne kadar roman yazsa da, ben bu kitabı roman sınıfına koyamayacağım çünkü kitapta bir olay örgüsü yok aslında.
babasının ölüme her an biraz daha yaklaştığı hastalık günlerinde yazarın dolu dizgin hislerini, babasıyla arasında geçen küçük ve zaman zaman gülümseten anılarını ve ölümünden sonra da yine ölüm ve hayat ekseni üzerindeki duygularını okuyoruz.

kitabın insanın içine işlemesinin en temel sebebi aslında hayatın orta yerinde duran ve herkesin yaşadığı/yaşayacağı ölüm gerçeği. birçoğumuzun hayatında ölüm, hastalık ve yas mevcut. kitapta da bu temaların insanda uyandırdığı hisler o kadar güzel anlatılmış ki, ben birçok yerinde gözyaşları içinde tamamladım sayfaları. ifade etmeyi bilmediğimiz her hissimizi çok maharetli bir şekilde cümlelere dökmüş yazar. ölümle ilgili tüm hislerimi bu kitapla somutlaştırdım ve tekrar yüzleşmek çok çarpıcıydı.

ölüm o kadar yoğun, yas tutmak o kadar hırpalayıcı, bir insanın yokluğu o kadar eksiltici ki insan hayatına devam etmek için tutunacak bir cümle, bir teselli arıyor ve maalesef bu acıyı sadece bir kez yaşayacak olmanın tesellisinden bahsediyor yazar;

elimizde en azından, anne babamızın ölümünü yalnızca bir kez yaşadığımıza dair tesellimiz kalıyor. kendi ölümümüzden söz etmeye bile gerek yok. onu bir kez bile yaşamayacağız.


ve çok sevdiğiniz birini kaybettiğinizde hayat maalesef bir daha asla eski hayat olmayacak:

bahçıvan gittiğinde evin önündeki bahçeye ne olur... kirazlar olgunlaşacak ve dökülecek, elmalar olgunlaşacak ve dökülecek, armutlar, mürdüm erikleri... otlar patikayı sarmaya başlayacak. bahçe, bahçıvanı olmadan da coşmaya devam edecek, onun diktikleri büyüyecek, meyveye duracak ama yabani otlar da kendine yol açacak, bir süre sonra onlar her şeyi ele geçirecek. belki hemen değil, ama işler böyle yürür, bedenler soğur, bahçeler yabani ota boğulur, çocuklar yetim kalır. yine de bahçıvanın ölümlülüğüne rağmen bahçe bir anlamda ölümsüzdür. belki artık tam anlamıyla bir bahçe olmayacaktır.


kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
devamını gör...

yoktur. korkunç bir başlık değil mi ya? bence öyle.... *
devamını gör...
daha fazla yükle

normal sözlük'ü kullanarak 3. parti dahil tarayıcı çerezlerinin kullanımına izin vermektesiniz. Daha detaylı bilgi için çerez ve gizlilik politikamıza bakabilirsiniz.

online yazar listesini görmek için lütfen giriş yapın.
zaman tüneli köftehor rehberi portakal normal radyo kütüphane kulüpler renk modu online yazarlar puan tablosu yönetim kadrosu istatistikler iletişim