zaman tüneli

ilişki durumları baya bir yoğun hocam
devamını gör...

çok oldu kaybedeli. bu gece bir şarkının tetiklediği özlemle doluyum hala. sen de beni özlüyor musun baba?

bildiğim kadarıyla can kazaz babasına yazmış.

bunca yıl
devamını gör...

mor saçlı berivan rojava da zulüm var derken ben;

kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
devamını gör...

" ve güzeldir dünya...
yaşamayınca.
"

1916/ 1979 yılları arasında yaşayan türk şair, öğretmen ve çevirmen behçet necatigil imzalı eser; şiir türünde yer almakta iken 1976 yılında yayınlanmıştır.

şairin yalnızca kendisinin seçmiş olduğu şiirleri yer alıyor.

kitabımıza geçelim;

ne zaman behçet necatigil okusam içimi derin bir hüzün kaplar, yazdıklarının hüzünlü olmasından kaynaklı olabilir.

bu kitabındaki şiirlerinde sanki bütün yaşamları gizlice uzaktan izlemiş olduğu izlenimine ya da hissine kapılmamak bence imkânsız, sanki dünyadan gelip geçen herkesi tanımış ve yüreğini görmüş edâsıyla yazıyor, okuyan herkesin kendinden bir şey bulabileceği yakınlıkta yazıyor, bu duyguları ben de yaşadım diyor insan okurken.

hep yanlış anlaşılmış olmayı, bazı duyguları kalbine gömmeyi, yaşamın vaat etmediği mutluluk hasreti, ancak öldüğünde rahat edeceği sanrısı, kimsesizlik hissinin berdevamlığıyla yaşamanın ağırlığı, ansızın kaybetmeleri, kendine özgü bir şiir anlayışıyla yansıtıyor şiirlerinde.

yarım kalmışlıkları, boşlukları, eksik hissetmeyi, acıyı, burukluğu, dâimi hasreti derinden hissettiriyor.

düşündürücü bulduğum dizeleri de vardı, insan önce çevresinden ölür dizesinde olduğu gibi, karanlıktan aldım,
ben bütün verdiğimi
dizesinde de olduğu gibi.

ve kalkar gideriz, gitmek unutmaksa dizesi de etkileyici dizelerdendi.

ve güzeldir dünya...
yaşamayınca
dizesi bence kitabın en can alıcı dizelerindendi.

şairin hayatın hüznünü yansıtma biçimi her zamanki gibi oldukça etkiliydi.

seçtiğim bazı dizeleri bırakarak burada bir son veriyorum.

" kalbinizi dolduran duygular kalbinizde kaldı... "

kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel


üzüyor mu seni delikanlı
yollar gibi sokaklarda kalışın?

aynaya bakar ağlar,
hasret ne vakte kadar?


biliyorum saadet
bana dünyada gelmez
ölümü bekliyorum.

ben artık bulunduğun şehirden gittim.


olmuyor ki ha deyince
hayat bütün bütün zalım.

elim hiçbir işe yatmadı,
ömür sürdüm faydasız.
yaşamaz ölürdüm
siz olmasanız.
pek çoğunuz benim için sıkıntıya girdi,
sırtınızda yük gibiyim âdeta.
bir yardımınız daha lâzım şimdi
size zahmet, son defa.
ormanlardan odunumu getirdiğiniz gibi,
fırınlarda hamurumu pişirdiğiniz gibi,

lütfen beni mezarıma bırakıverin
bildiğiniz gibi.


yığılıp kalacağım kendimi bıraksam.

sen benim düşmanımsın değişen,
her seferinde ismin başka.
ama hiç tadı yok yaşamanın
tam doğrulurken yeniden
tarlamı suların basmasa.
insanınla vur, hastalığınla yere ser,
sars beni paraca
her yıkılışımda kuvvetim artar
ışıyan bir köşe ergeç benim
sen benim geçidimsin beyaza.


ansızın koptu aradaki bağ..

bir bakış bile yeterken anlatmaya her şeyi
kalbinizi dolduran duygular
kalbinizde kaldı.

işim bitik, bilirim.
nasıl yarım kalmaz herhangi bir sevincim?


beni bana gösterecek aynamdı,
almışlar.
beni bana gösterecek lambamdı,
almışlar.

ve güzeldir dünya...
yaşamayınca!

kalır bir şeylerimiz bir kişide / yakınsa /

özlüyoruz geçiyor
yoksa dayanılmazdı.

insan neyi ne zaman sonra anlar?

kaybeder bazı şeyler ansızın önemini...


anladınız neymiş kattıkları
perdeler çiçekler ışık hava su
ancak onlar varken
sizi yaşatıyordu...

devamını gör...

hatırladığım kadarıyla rakka, şimdi “baskı altına alınmaya başlayan” tabka’ya 60 km falandır.

rakka alınırsa bunların kanton hayallerinin yarısı bu gece bitmiş olur. neden:
1. “ışid’e karşı savaşıyoruz” zırıltıları biter.
2. fırat’ın doğusuna geçilmiş olur.
3. abd’nin bunlarla işinin yavaş yavaş bitmeye başladığı ortaya çıkar. mecburen entegrasyon masasına otururlar.
4. tabka barajı millileştirilmiş olur.z
5. ülkenin doğusu daha zengin ve suriye, ekonomik olarak toparlanmaya başlar.
6. israil’in maksimalist hayalleri çok büyük bir darbe yer.

yani:

tabka hadi bir derece de, inşallah bizimkilere “rakka’ya girmeden durun” telkini gelmeden buraya girilir.

tabka’nın dışında ve içinde 2 gün bile oyalanırsa, maalesef bir daha 1-2 seneden önce bulamayacağımız bir fırsat elden gitmiş olur.
devamını gör...

insan hissetmek istiyor, insan varlığını taşırırcasına sevgiye dair kokular duyumsamak istiyor.
insan yanılmak istiyor
devamını gör...

osmanlı fedaileri, japon samurayları ayağının altında paspas yapar. çiğ çiğ yer. öyleyse nick'i japonca olanlar korkmaya başlasınlar.
devamını gör...

niye alkış tutmak için mi bunlar nasıl hayatlar anam
devamını gör...

tabi tabi..! zarrab türü dostlarınız, altın günahtır verin bize de ahretinizi errkekkliğinizi kurtarın diyen cemaat hocaefendileriniz yoksa, başka nerden bulacaksınız. koşun ırmaklara, dağlara.. sebil gibi altın akıyor efenim.. (tabii hes nedeniyle cengiz efendi -malum nehir, çay, ırmak bırakmadı- 'hööst hesim var benum' deyu, cendermeyi üstünüze salmazsa..)
devamını gör...

öp dilimde kan tadı var.
devamını gör...

çok kalabalıksınız kime seslencem bilemedim heyecan yaptım
devamını gör...

kadını rahatsız eder devam ederse boşanmaya kadar gider.
devamını gör...

bütün hanım yazarlarımız çok güzeldir.
iltifat etmeyi severim*.
devamını gör...

kanlı çarşafı bekleyen ev halkıdır. o çarşaf kanlı olmazsa kan çıkar sıkıntı olur.
devamını gör...

suyun itme gücüyle dibe çöken, dağdan gelen altınlar. altınlarmış. daha yeni öğrendiğim bir bilgi oldu bu. derede altın buluyormuş adamlar. düşününce güzel geldi. ama zor olduğunu tahmin ediyorum.

edit: neye kızdınız ben anlamadım. ben youtube de gördüğüm videolardan esinlendim sadece. ayrıca, gerçekten çok çıkaranlar varmış. ben gidip çıkaracak değilim. alın hepsi sizin olsun. ehehe.
devamını gör...

belli bir yaştan sonra insanın içi dışına pekala yansıyor
(hani şu görünce sinsi birine benzettim dediklerimiz varya vb.) bunlar hep yansıma işte
devamını gör...

kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel


umarım banadır yazılanlar

çok tatlısınız.

çok teşekkür ederim. aradığım motivasyon bulunmuştur.
devamını gör...

...
noktayı koyayım, sırası geçmesin öyle yazayım devamını. (artık her üstteki tanıma böyle yapıyorum)

evetttt sevgili yazarımız: lennie

pazartesi akşamı yani 19.01.2026 saat 23.59 a kadar 4600 küsür yazıyı okur yorumlarım e anca.

yine söz verdiğim zamandan erken teslim ediyorum kargonuzu.

yazarımız lennie, malumunuz kadın. zaten hepiniz de gıyaben tanıyorsunuz kendisini. çok yoracak beni, 4645 adet tanımı var, toplam 233 sayfa oku oku bitmez. ama söz verdik kendimize, o başlığın altına nokta koyduğum kişinin dörtbinküsür tanım yazdığını bilsem birkaç üstteki az tanımlı yazara tanım yazabilirdim oysaki. artık mecbur okuyacağız.

nicki bir kenara gerçek isminin içinde de "i" ve "e" harfi var bence.
7 tane apoleti var. radyocuyu anladık, fenomen de tamam, popüler de tamam da, atlet nedir yahu.

şubat 2022 de girmiş sözlüğün derin sularına. aha bu da doğduğu gün olan 1 nisan 1938 in gazetesi… koç gibi koç. burçların koçu
kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel


1200 dönüm üzerine kurulu, lucien arcas’ın bağları hangi şehirdeyse ikametgahı orası. neden üzümden bahsettiğimi siz anlamazsınız da ferdi tayfurun elini hışımla sıkan ağabeyimizin kendi elleriyle yetiştirdiği üzümleri bilseydiniz anlardınız.
boyozlu, çiğdemli, kumrulu, kordun’lu

“ist” uzantılı düşünce akımlarından femini olanlarından. duyarlı feminist ama. yırtık çoraplı yaşlılara da üzülür, adalatesizlik canına malolan gencecik hayatlara da. aslında duyar değil bu, olması gereken ama, memleketim insanları bu duygudan yoksun olduğundan bize farklı geliyor. feminizm de nirvana olabilirsin diye düşünüyorum, 233 sayfada 127 başlık altına kadın erkek ile ilgili tanım girmişsin. başka mecralarda da kadınla ilgili tüm başlıkların altında tanımlarını göreceğime eminim. hatta bence 127 kadın hakları tanımından ziyade, sokakta birisi bayan dediğinde bayan değil ayı kadın diyeceksin, bütün kadınlar çiçektir diyen nazik bir beyefendiye, çiçek te anandır diyeceğine eminim..
bkz. https://www.youtube.com/shorts/u21ytyumatc

bu sözlükteki soru cevap oyunu kendisini geriyor, babacım yollamayın şu oyun isteklerini. o isterse bir ara istek gönderir size. bu da özgüvenin vücut bulmuş hali lennie hanım, bak bazıları bunu kibir olarak görebilir. ama görse ne olacak sen de umursamaz bir şekilde ağzının kenarıyla aman dercesine gözlerinin birini de kısarsın. mahlasını bile “fazla sevgiden ölen ilk dev tanesi” olarak tanımlayan yazar hard özgüvenlidir bence kardeşlerim.
insan sevmiyorsun, telefonla görüşmeyi sevmiyorsun, uzun konuştuğun max 3 arkadaşın var. ama ikna edebilirsen 3-5 arkadaşınla köye yerleşmeyi düşünüyorsun. yok öyle 3 kuruşa 5 köfte. kimse seninle köye gelmez. dünyanın merkezinde değilsin. dost edineceksin bol bol. 10 yıl da konuşmasan sana neden aramıyorsun demeyenlerden dostların olacak. işte o zaman senin yanına köye gelirler. yoksa sen urladan konağa gidemezsin. yenimahalleden mamağa uzak olur sana. dinlemeye tahammülü kalmamış bezdirmişler ablamızı. haketmişlerdir muhakkak. ateş olmayan yerden duman tütmez zira. dinleme ya sende toksik kişileri dinliyormuş gibi yap yeter.
yaşı ayakkabı numarasından 11 yaş küçük bence, 174 cm boyunda, ağarlığı normalde 57-58 kg arası değişiyor ama şu an 59 kg, 38,5 numara ayakkabılı, kendisi 38 numara zannediyor, çok geziyorsun dağ bayır. slikon topuk destekli ortepedik tabanlık giymen gerekir. spor esnasında ve uzun yürüyüşlerde bu tabanlıklar özel hammaddesi sayesinde , ekstra konfor ve rahatlık sağlar. stresi de azaltır. converse candır, sen de seviyorsun zaten.
kuş tüyü dövmesi var. beverly hills polo club bh8087-06 marka, milano loop model telkâri kordonlu saatli. ekose kazayağı desenli kazaklı. su yolu bileklikli.
aha bir tom hardy ci daha daha dün bir üstteki yazar başlığı altına “mnemosyne”ye onunla ilgili tanım yaptım. o da seviyor tom kardeşimizi.
“venom, mobland ve legend dizi-filmlerinde rollenen arkadaşımız en yakışıklı bulduğu aktörlerden. inanmayacaksın ama onu da tanıyorum, onun da soyadı aslen hardy değil halil. babası çankırı’dan birleşik krallığa göç etmiş bir tuz lambası imalatçısı.” #3852261 la ne hardy miş anasını satayım. osmancıklı emrenin dediği gibi ığzını.

sözlüğün büyük oranda genelleme yaptığım yazar istatistiğine sokacağım kişilerden, akıl hastası etti beni. bir taraftan risale-i nur okuyor, sonra bir yazı yüzünden bir daha sayfasını açmıyor, bir taraftan zülfü livaneli okuyor, diğer taraftan ismet özele atıfta bulunurken, nazımdan bir dize paylaşıyor, ulu önderimizin silah arkadaşı ve en yakın dostlarından ismet inönü’ye tariz sanatı uyguluyor. üo’ın z.parti sini 5 yaş beyniyle hareket ediyormuş gibi nitelendiriyor. yaaa sen komprador musun,mossad ajanı mısın, kgb li misin, mı6 ajanı mısın. benim gibi okb li birisini daha fazla tribe sokma hangi partilisin, dünya görüşün ne, dinin inancın ne, tc kimlik no nu sen de diğer yazarlar gibi paylaşsana buradan.

flavius belisarius (yazar) tanımları gözümü kanattı resmen, ne kankalık bu yahu, seviyor musun nefret mi ediyorsun anlamadım. neyse bunu da geçelim.

bir başlık altında bir paylaşımını gördüm, beni perişan etti yemin ederim. yıkıldım, beni 10 dakika sarstı, kendime gelemedim, beni geçmişe götürdü. anılarımı depreştirdi. tabi asla bunun nedenini açıklamayacağım. bununla alakalı bir pasaj da paylaşmayacağım, spoiler de vermeyeceğim. ama hem çok mutlu oldum, hem travma yaşadım, hem de korku yaşadım. panik atak krizi geçirmek üzereyken silkelendim ve kendime geldim. barış ismi çok güzel bir isim dedim kendi kendime, konu ile ilgili olmamasına karşın. neyse konuya geri döneyim.

attilâ hamdi ilhan’ın ismini doğru yazdığın için bir teşekkürü hakettin. a nın üzerindeki şapkasına kadar doğru yazmışsın, kendisi de isminin doğru yazılmasına çok dikkat ederdi. cemal süreya’ya süreyya demediğim için de bana bir alkış.
ama; güzel türkçemizi kullanırken ki hassasiyetini aşağıda belirttiğim yerde uygulamamışsın.
bir yerde enişteni sevemediğini zannettim. 16.11.2024 tarihinde nikah şahidi olmak başlığı altına girdiğin tanımda #3257333 “ilk ve son kez ablamın nikah şahidi olmuştum, tekrar olmak istiyorum.” yazınca ablasının evliliğinden kardeşi mesut değil ablam tekrar evlensin de bir daha şahidi olayım manası da çıkabiliyor zira. cümlelere bağlaçlara dikkat lennie. dil bilgisine neden bu kadar hakim olduğu ile ilgili bir kanaat oluştu mu sizde. edebiyatsever çünkü.

polisiye romanı çok seviyorsun ama hangisini okusam diye dert ediniyor, güzel kafanı yoruyorsun. ahmet ümit oku, aşşkkomiser nevzatı, olmadı agatha christie oku “cinayetler otelini” berthram’s oteli iyi gelir. ahmetleri çok sever: ahmet telli, ahmet ümit, ahmet arif, ahmet altan. repertuvarına bir de ahmet muhip dranas’ı eklesen fena olmaz. babasının da adı ahmet olsa tam olur vallahi. edebiyatla bağın olmasa felsefeci olurdun. bak orada da bir ahmet var. ahmet aslan hoca ile çok benzetiyorum felsefi dilinizi. ahmet hocayı da takip et joutube den.

kendisi açıklama yazmamış ama ağustos 2024 te galerisindeki son fotoğrafta, (şu anda trump'tan dolayı )çok popüler olan “danimarka” (groönland’dan ötürü) ülkesi menşeili anna karina'nın #3123962 fotosu var. kırmızı ojeli kadın. devri daim olsun, allah rahmet eylesin. 2019 da hakka yürüdü.

sen nerede büyüdün karabağlar’da mı kuzenin nasıl kafasından b*çaklandı. komada da kaldı. ben mamak’ta büyüdüğüm için bize çok uzak olan konular bunlar. aristokratız biz çünkü. şok oldum ama. sen nasıl bir coğrafyada büyüdün. çinçin bebesi misiniz.? korktum şimdi, m*fyaya da bir özentin var zaten. kemeraltı’na selam.

neyse devam...

isim koyacaksan bebene “barbaros” iyi de “jan” “jan val jan” ı dolayısıyla da sefilleri anımsatıyor. bebe sefil olmasın barbaros candır.

bazen insan en üstlerden en altlara inebiliyor. seninde öyle olmuş. öğrenciyken en üst katlarda otururken, bir bakmışsın ailenle bahçe katında oturuyorsun, hayat böyle aceyip bişey işte. allah ufkunu küçültmesin, neşen yüksek olsun. umutların gökyüzü. stresin bahçe katında, mutluluğun yüce dağlar kadar olsun.

en yakın ve en uzak arkadaşı kuzeni, çok seviyor, sevmiyor, iyi ki var kuzeni, ya da yok. abdulhak hamit tarhanın dediği gibi "ne senle ne de sensiz." eski türkmenistanlı ev arkadaşın kızı yazmayacağım buraya. bir de koltuğunun altına tavla sıkıştırıp üzdüğü kız var, hani başörtülü olan en yakın diğer arkadaşı. o da pek bir “lamia, halil güneşlinin kızı olan var ya onun gibi. üvey annesi var hani sabriye. küçük besleme gibi ama iyi arkadaşı.
gözleri de astigmatlı tam 14 aydır gözlük kullanıyor. y a ş l a n ı y o r. gözü yaşlı.

“mistaklı”, “tukluzlu”, “organ yengeli” lennie. en azından abiye adi dememişsin. benim yeğenim öyle diyordu çünki. söylem hatası yaptığın iyi olmuş küçükken. büyüdün sözlükte yazım hatası yapmadın da ne oldu. daha mı fazla sevildin sankim. sal sen de sal anlıyoruz..
benim seninle ilgili yaptığım şahıs incelemesini de senin kitap incelemen gibi 60000 kişi okumasa da 6 kişi okusa yeter. buradan, lennie bu muymuş diyebilecek olsalar kâfi. 230 sayfa tanımı okumalarına gerek kalmaz tembel tenekelerin. “sahibini arayan mektuplar”da "anlarlarsa" diyorsun. anlasınlar umurumda değil. keşke anlayabilseler.. diye alıntı da yapar. "ümit yaşar" baba sultanı da sever. berceste misin be.

siyah rengi seviyor. çok ta şey buluyor o rengi. neydi unuttum. unutmadım da aslında neyse.

erkeklerin yaşamadığı bir ağrı var ya onun ile ilgili başlığa tam 8 defa yazmış. iyi ki o ağrıyı biz yaşamıyoruz beyler. biz olsan 58 defa yazardık o başlığa.

öğrenilmesi gereken en önemli şey kendisi ile iyi geçinilmesi gerektiği hususudur. bir kedinin bile hatta. bir evin içinde her nimetten faydalanmak istiyorsa tabii. iyi geçinmezseniz size azap olur. kabir azabı, gazap üzümü. hatta kara melek oluverir allah muhafaza. hafazanallah. kokmak bulaşmaz martı b.ku olacaksınız onunla iyi geçinmek isterseniz. yoksa o fırıncı küreği gibi elleriyle bir tokat atar elmacık kemiklerini kırmasa da incitir. hele üzgün olduğu zamanlar bunu çevresine de yansıtır. o an yalnız kalmak ister –ki en isabetlisi de budur. insanları uzaklaştırınca daha da kötü olur durum. bu sefer de ona içerler. sonra da bu durumu düzeltmek için köşesine çekilir. ama sessiz bir şekilde değil bir sonraki hamlesi için yapacaklarını düşünen boksör gibi. kendine köşesinde taktik verir antrenör gibi, sonra ringe döndüğünde seri yumruklarıyla kelebek gibi uçar arı gibi sokar, ecdadınızı sever. yine korkuttu beni.

saflık ve dinginliğin tezahürü olan beyaz gül sever, boyfrendine duyrulur, gidip karanfil felan alma hacı. kız temiz başlangıç seviyor. iyi niyetini göster, sessiz bir çığlık olsun senin için de.

birisi hanım kızımıza iltifat etsin lütfen “az önce 5 yaşında bir beyefendi "sen çiçeksin" dedi.” diye bir tanım girmiş hem de arada uzun zamanlar olmasına rağmen aynı tanımı daha önce de girmişti. ilgi istiyor hanımefendi ilgi gösterin. sevin sevilin bu dünya kimseye kalmaz. bak bir tanımında paylaştığı kitap resminde "bende eksik olan neydi, iyi bir yaşamım yok muydu" diyor. var. iyi bir yaşamı var. bir kere ailesi birlikte ve sağlıklı diye zengin zaten. iyi sayılabilecek bir yaşantısı da var. bir yerde şöyle parmak ucu gibi bir eksiklik var. tamamlayın o eksikliği de üzülmesin. parmak ucu demişken, o kitabı tutan parmaklarında tırnak beyaz kısmının üzerindeki hafif kızarma demir eksikliği göstergesi, içbükey kavisli bir tırnak yapısı dikkatime zuhur etti. ona da bi baktır. 2021 de ilk ak saçlarına düştüğünede baktıracaktın. araban olsa periyodik bakımını ihmal ettirmezdin ama iş kendine gelince çok umursamazsın. bazen anne içgüdülerim ortaya çıkıyor. bak önceki yazara da bunu yazmıştım. çıkarttırtıyorsunuz ama.

başparmak ile işaret parmağın arasındaki o boşluk mesafesi de maşallah zigana tüneli gibi. tam keskin nişancı parmakları var. tüfengi şöyle omzuna yerleştir. bas tetiğe, vur turnayı gözünden #3144639 . parmaklar 45 numara maşallah.

bitmeyen bitmeyecek umutları, durumları:
-sigarayı bırakmak, erkeklere olan kızgınlığı, insanlara olan mesafesi, kedilere olan sevgisi, edebiyata olan aşkı, platonik aşka dair ütopyaları, güvenmeyi öğrenememesi, tembelliği….
canın sıkıldığında daha önce yaptığını yap, balçova terapi ormanına git. soluklan, soluksuz yaşa hayatı. efese git tarihi kokla. bir zamanlar kimbilir kimler neler yaşıyordu buralarda de –ki onu da dedin ya zaten efes’te.
daha sayfalarca yazabilirim ama bu kadar uzun yazdığım bir yazıyı ilgilisinden yani senden başka kimse okumaz abisi.
hayatında başarılar sağlıklı mutlu kal.
allaha emanet.
devamını gör...

kalp beyinde, beyin de yüzün arkasında olduğun için önerme doğrulanabilir.
devamını gör...

(bkz: siya siyabend) grubunun seslendirdiği müthiş şarkı.



el ettiler turnalar bazlara
dağlar yeşillendi döndü yazlara
çiğdemler takınsın söylen kızlara
niçin gitmez yıldız dağı dumanın

şah'ın bahçesinde gonca gül biter
ahanda garip garip bülbüller öter
bunda ayrılık var ölümden beter
niçin gitmez yıldız dağı dumanın

ben de bildim su dağların şahısın
gerçek erenlerin seyrangâhısın
abdal pir sultan’ın nazargâhısın
niçin gitmez yıldız dağı dumanın

bizde bildik şu dağların sen şahısın,şahısın..
buralar,bu koca şehirler dilimizden bilmez,halimizden anlamaz...
ve bizler pir sultan torunlarıyız
bizler anadolu aslanlarıyız
bizler kerbela da kan verenleriz,can verenleriz...
bizler,sizler......
bölünmüşler,bölünecekler dinleyin....
niçin gitmez?
çünkü gitmez yıldız dağının dumanı
başından eksik olmaz...
çünkü yer yüzünde barış gelmez sofralara
su varsa bir yerde ve toprak biraz açmışsa göğsünü
o adamlar kan ile sularlar,çorak eder o toprağı
kör eder gözünü....
işte bu yüzden insanlar hor,insanlar birbirinin etini yedikçe
insanlar birbirinin etini yedikçe,sömürdükçe...
yıldız dağının dumanı gitmez..
yıldız dağının dumanı gitmez...
bu sömürü devam ettikçe gitmez güzelim gitmez..
ve bu şarkı bitmez,bu şarkı bitmez…
devamını gör...
daha fazla yükle

normal sözlük'ü kullanarak 3. parti dahil tarayıcı çerezlerinin kullanımına izin vermektesiniz. Daha detaylı bilgi için çerez ve gizlilik politikamıza bakabilirsiniz.

online yazar listesini görmek için lütfen giriş yapın.
zaman tüneli köftehor rehberi portakal normal radyo kütüphane kulüpler renk modu online yazarlar puan tablosu yönetim kadrosu istatistikler iletişim