kalbin güzelliği yüze yansır mı sorusu
başlık "charlotte ritter" tarafından 17.01.2026 21:25 tarihinde açılmıştır.
1.
yoo. en son burada bir tane kadın "melek gibi çocuğa benziyordu yhaa" diyerek katil bir tipi güzelliyordu.
devamını gör...
2.
güzellik bakan gözdedir derler o yüzden senin yüzüne bir şey yansımaz, bakanın güzel görmesi gerek.
güzel gören hatunlar eklesin.
güzel gören hatunlar eklesin.
devamını gör...
3.
elbette yansır.
devamını gör...
4.
kalbin güzelliği yüzü fiziksel olarak değiştirmez, bunu biliyorum. ama insanın iç dünyası yüz ifadesine mutlaka yansır. içten, vicdanlı insanların bakışı daha yumuşak, gülümsemesi daha gerçektir. yanındayken insanın içi rahat eder. zamanla bu da o yüzü daha güzel kılar. güzel yüzlere alışılır ama güzel kalpler unutulmaz. kalbin güzelliği aynada değil, bakmasını bilenlerin gözünde yansır.
devamını gör...
5.
en azından memelere yansısın bari
devamını gör...
6.
..
devamını gör...
7.
benim suratım hep asık nedendir bilmem doğru olabilir.
devamını gör...
8.
bilimsel bir bağıntısı yok tabii.. bazen yansıdığına inandığınız yüzlerle karşılaşıyorsunuz, kafanız karışıyor..!
(konuyla ilgisi yok tabii. milli eğitim bakanımız tv.de.. atatürk sevgisini anlatıyor, kalbi eksiksiz yüzüne yansımış hissediyoruz..!)
(konuyla ilgisi yok tabii. milli eğitim bakanımız tv.de.. atatürk sevgisini anlatıyor, kalbi eksiksiz yüzüne yansımış hissediyoruz..!)
devamını gör...
9.
bunun, metafizik bağlam dışında, jung’çı bir bakışla (bilinçdışı ve kolektif bilinçdışı) ele almaya uygun olduğunu düşünüyorum ama işin orası fazla teorik ve yorucu olur. bağlam benzerliği açısından: #3483464
o yüzden kısaca, buna inanıyorum, diyeyim. hatta bunun, hem anlık olarak keskin şekilde, hem de süreçlerle beraber tedrici şekilde değişkenliğine de inanıyorum. (kümülatif değişim)
insanın fiili/düşünsel/duygusal kümülatif varlığı diğerleri tarafından algılanabilir kanaatindeyim.
bilinçdışı muhtemelen bunu bütünsel olarak algılıyor ama bilincimiz bunu mantıklı bir çerçeveye oturtmak için görmeyle bağdaştırıyor. bir diğer deyişle; bilinç, nedensellikten bağımsız bu algıyı “yüz” üzerinden anlamlı hale getiriyor. (mikromimik okuma da bunun dışında değil.)
yani birinin varlığı herhangi bir sebep olmaksızın sizi rahatsız ediyorsa sanırım bilinçaltınız sizin farkında olmadığınız olumsuz bir sinyal almıştır. (sanırım = analitik psikolojiye dönük bir referans iddiası yok)
(şimdi bunu sebepsiz sempatik bulmayla bağdaştırsan gidip enayi gibi aşık olmaya kalkanlar olur. toplumsal sorumluluk adına; orada başka değişkenler var, diyelim.)
kendi adıma, birinden hiçbir sebep olmaksızın haz etmiyorsam nedensellik bulamıyorum diye bu hissi bastırmaya çalışmam, teyakkuzda olurum. hatta aksi yönde kanıtlar olsa dahi o hisse daha çok güveniyorum, diyebilirim.
kendi tecrübelerime dair basit bir genelleme yapacak olursam; benle hiç alakası olmamasına ve hatta benle en ufak diyaloğu olmamasına rağmen, büyü cazı işleriyle iştigal edenlerden rahatsız olmadığım tek bir örnek yaşamadım. sebepsiz rahatsız olduklarımdan bazılarının o işlerle ilgili olduğunu sonradan öğrendiğim de oldu. böylelerinden oldum olası haz etmem. hatta karşı cinsle iletişimimde, hobi olarak astroloji vs ile uğraşanın ne kadar “hobi” boyutunda olduğuyla ilgiliyimdir. benzer birçok örnekte rahatsız olduklarımın farklı farklı konularda sıkıntılarını sonradan duymuşluğum da oldu.
bu çerçevede sebepsiz olumsuz hisse güveniyorum ancak sebepsiz olumlu hisler için aynısını söyleyemem.
diğer yandan, vericinin kümülatif varlığı gibi alıcının da kümülatif varlığı bu algıda etken olsa gerek.
yani bir an için kötünün ve kötücüllüğün her daim hissi olarak algılanacağını varsaysak dahi, alıcının kendisinin bu skalada nerede olduğu önem arz eder. kalbi çok temiz insanlar, karşısındakine dair muhtemelen çok daha temiz (parazitsiz) sinyal alıyordur, diye düşünüyorum.
tabi bunların hepsi faraziye. yatırım tavsiyesi değildir. bol şans.
o yüzden kısaca, buna inanıyorum, diyeyim. hatta bunun, hem anlık olarak keskin şekilde, hem de süreçlerle beraber tedrici şekilde değişkenliğine de inanıyorum. (kümülatif değişim)
insanın fiili/düşünsel/duygusal kümülatif varlığı diğerleri tarafından algılanabilir kanaatindeyim.
bilinçdışı muhtemelen bunu bütünsel olarak algılıyor ama bilincimiz bunu mantıklı bir çerçeveye oturtmak için görmeyle bağdaştırıyor. bir diğer deyişle; bilinç, nedensellikten bağımsız bu algıyı “yüz” üzerinden anlamlı hale getiriyor. (mikromimik okuma da bunun dışında değil.)
yani birinin varlığı herhangi bir sebep olmaksızın sizi rahatsız ediyorsa sanırım bilinçaltınız sizin farkında olmadığınız olumsuz bir sinyal almıştır. (sanırım = analitik psikolojiye dönük bir referans iddiası yok)
(şimdi bunu sebepsiz sempatik bulmayla bağdaştırsan gidip enayi gibi aşık olmaya kalkanlar olur. toplumsal sorumluluk adına; orada başka değişkenler var, diyelim.)
kendi adıma, birinden hiçbir sebep olmaksızın haz etmiyorsam nedensellik bulamıyorum diye bu hissi bastırmaya çalışmam, teyakkuzda olurum. hatta aksi yönde kanıtlar olsa dahi o hisse daha çok güveniyorum, diyebilirim.
kendi tecrübelerime dair basit bir genelleme yapacak olursam; benle hiç alakası olmamasına ve hatta benle en ufak diyaloğu olmamasına rağmen, büyü cazı işleriyle iştigal edenlerden rahatsız olmadığım tek bir örnek yaşamadım. sebepsiz rahatsız olduklarımdan bazılarının o işlerle ilgili olduğunu sonradan öğrendiğim de oldu. böylelerinden oldum olası haz etmem. hatta karşı cinsle iletişimimde, hobi olarak astroloji vs ile uğraşanın ne kadar “hobi” boyutunda olduğuyla ilgiliyimdir. benzer birçok örnekte rahatsız olduklarımın farklı farklı konularda sıkıntılarını sonradan duymuşluğum da oldu.
bu çerçevede sebepsiz olumsuz hisse güveniyorum ancak sebepsiz olumlu hisler için aynısını söyleyemem.
diğer yandan, vericinin kümülatif varlığı gibi alıcının da kümülatif varlığı bu algıda etken olsa gerek.
yani bir an için kötünün ve kötücüllüğün her daim hissi olarak algılanacağını varsaysak dahi, alıcının kendisinin bu skalada nerede olduğu önem arz eder. kalbi çok temiz insanlar, karşısındakine dair muhtemelen çok daha temiz (parazitsiz) sinyal alıyordur, diye düşünüyorum.
tabi bunların hepsi faraziye. yatırım tavsiyesi değildir. bol şans.
devamını gör...
10.
kalp beyinde, beyin de yüzün arkasında olduğun için önerme doğrulanabilir.
devamını gör...
11.
belli bir yaştan sonra insanın içi dışına pekala yansıyor
(hani şu görünce sinsi birine benzettim dediklerimiz varya vb.) bunlar hep yansıma işte
(hani şu görünce sinsi birine benzettim dediklerimiz varya vb.) bunlar hep yansıma işte
devamını gör...
12.
yansımaz arkadaşlar ne kadar güzel deccal gibi kızlar tanıyorum. gelişen kozmetik, cerrahi endüstrisi sayesinde artık barbie'lerin içinde lilith yatıyor. yansısa bana daha çok yansırdı...
devamını gör...
13.
evet, tip ile karakter arasında paralellik vardır genelde.
devamını gör...
14.
kötülüğü gerçekten yansıyor o halde güzelliği neden yansımasın.
devamını gör...
15.
genelde evet.
ama bazı güzeller de çok terbiyesiz olabiliyorlar*
ama bazı güzeller de çok terbiyesiz olabiliyorlar*
devamını gör...
16.
ınsanin suretinden, sifatindan ve dile gelis biciminden pek cok sey belli olur, gozlerine perde inmemis olana.
devamını gör...
17.
güzellik kısmından değil de çirkinlik kısmından gireceğim mevzuya.
malum insanın sıfatını televizyonda görünce midem öyle bulanıyor ki anlatamam. yüzünde nurdan eser yok. petrus, nemrut bir sıfat. bunun yanında ben sizin efendinizim havasında kibirli halleri de katlanılamaz cinsten.
o yüzden insanın içi neyse dışı onu ele veriyor.
malum insanın sıfatını televizyonda görünce midem öyle bulanıyor ki anlatamam. yüzünde nurdan eser yok. petrus, nemrut bir sıfat. bunun yanında ben sizin efendinizim havasında kibirli halleri de katlanılamaz cinsten.
o yüzden insanın içi neyse dışı onu ele veriyor.
devamını gör...
18.
hayır, yansımaz. mesela benim kalbim çoğu zaman güzeldir. ancak yüzümü görenin hiç iyi hisler besleyeceğini sanmam.
devamını gör...
19.
yansır arkadaşlar.
güzelliğimi başka türlü açıklamam mümkün değil. tşk.
güzelliğimi başka türlü açıklamam mümkün değil. tşk.
devamını gör...