zaman tüneli

kocası bir yandan kendi bir yandan sıvamaya devam ediyorlar. atlas evladımızın ardından, aileye taziyede bulunup, bir anne olarak hemcinsini bağrına basacağına ya da en azından ortaokul mezunu, on kardeşli vkocasının zenginliği ve cumhurbaşkanı adayı oluşu dışında hiçbir vasfı bulunmayan bu trabzonlu kadın, kendi eğitimsizliği ve çiğliğinin farkına varıp sessiz kalabilirdi.

ama hayır ! tıpkı kocası, genel başkanı gibi o da tutturmuş liberal sol masallar üzerinden zalim ile mağduru aynı bağlam içerisinde ele alıp, eşitlemeye. tıpkı bir zamanlar devletin, kamu spotlarında, trafik canavarı gibi soyut bir mefhum ortaya çıkarıp, kanlı canlı faillerin ve onları kaza yapmaya iten koşulların varlığını görünmez hale getirişi gibi hiçbir eğitimle islah olmayan insanlık artıklarının üzerinden yükü alarak sosyal adaletsizlik, eğitimden yararlanamama gibi herkesin kabul edebileceği ama sadra şifa olmayan genellemeler üzerinden suçluları ve psikopatları saydamlaştırmaya. sebep ? eğitimli, şehirli orta sınıfın oylarını zaten cepte görüp de fare gibi üreyenlere şirin gözükmek için mi ? sen 10 kardeşli, ortaokul mezunu bir müteahhit karısısın. sjw ve woke olmanın alemi yok.
devamını gör...

torpilin bininin bin para olduğu yer,

buradan destek alamayan yerli bir teknoloji şirketi an itibari ile antropic' e satılmak üzere.
devamını gör...

biraz hava verin ordan.

fıssss fıssss

ben de havalı olayım,


kapattım.

hava gelmiyor aloooo,

havasız kaldım.

açtım.
devamını gör...

telefon mobilden ödüyoruz zaten faturaları. olmasa da olur yani bu şubeler.

edit: gerçi abone işlemleri falan yapılıyor.
devamını gör...

hoşafçıları destekleme üst kurulunun diğer adıdır.
devamını gör...

mutlu yaşları olsun, iyi ki doğmuş.
devamını gör...

milorad krstic tarafından yönetilen ve çizimleriyle, konusuyla fazlasıyla ilgimi çeken bir yetişkin animasyon filmi.

özellikle sanat tarihi gibi konularda ilgiliyseniz çok daha fazla ilginizi çekeceğini düşünüyorum.

konusuna değinecek olursam da ünlü bir psikiyatrist olan ruben brandt'ın kendi travmalarını kendi hastaları yardımcılığında çözüme ulaştırma çabasını izliyoruz.
ruben kabuslarından ve bazı şizofrenik belirtilerden kurtulamayan, çocukluk travmalarında ve bilinçaltında her zaman onu tedirgin eden şeylere takıntılı kalan birisi.
kendindeki bu rahatsızlığı ise ünlü tabloları çalarak çözmeye çalışır çünkü kabuslarında sıklıkla bu tabloların kendisini rahatsız ettiğini fark eder.
tek başına bu tabloları çalamayacağını bildiği için de kendi hastalarında bir hırsız ekibi kurmaya karar verir, bu hastaları arasında kleptomani gibi rahatsızlıkları olan insanlar da bulunur.

sonrası ise bolca aksiyon, suç, gerilim ve daha fazla psikoloji.

şahsen aksiyonlu, koşturmalı içerikleri pek sevmediğim için o kısımlardan biraz yorulsam da filmi genel anlamıyla çok beğendim.
tablolardaki detaylar, filmin kendine has karakter çizimleri, korkunçlu sayılabilecek kısımlar, müzik kullanımı...
çok çok iyiydi benim açımdan.
sanat tarihi konusunda bilgili olduğum bir noktada tekrar izleyip tekrardan büyülenmeyi düşünüyorum.
devamını gör...

koşarak içeriye girmiştir. yerdeki buzlara karlara teslim edeydin kendini.
devamını gör...

üremeyin olsun bitsin. ben ailemin son dalgasıyım mesela. benden sonrası yok. zaten ölsün diye çocuk dünyaya getirmem. mantıklı bir adamım ben. öleceğini bildiğim halde niye çocuk yapayım ki yani.
devamını gör...

doğum günün kutlu olsun. umarım yeni yaşın çok keyifli ve güzel anılarla dolu geçer.
kocaman sarılıyorum, bol sevgiler.:)
devamını gör...

tamam anladık: organik hoşafla çalışıp, ayetelkürsüyü ezberden okuyan robot çalışmalarına hız verilecek demek isteniyor.
devamını gör...

dini gizliden ya da açıktan dolu dolu yaşayan, kurallara emirlere harfiyen uyan kimse dindar kabul edilir. bunlara yobaz diyemeyiz. bu insanın kimseyle sorunu yoktur. teknolojiyide sonuna kadar kullanır, dünyevi işlerinede son derece önem verir. dinci belki bu başlığa daha uyum sağlar. dinci dini kullanır. çevremize baktığımızda dinciler çoğunluktadır. dinci dinsizdir net. dini imanı menfaatidir. dinci ile dindarı karıştırmayın. dindar savaşta gider savaşır. dinci savaştan kaçar. bu sebeple dünya üzerinde bir milyardan fazla müslüman varken bunların hepsi mümin değildir. bu mukaddes kitaptada belirtilmiş ki "eğer siz samimi müminler haline gelirseniz devamlı galip gelecek ve her zaman her yerde hâkim olacaksınız" denilmiştir. ee müslümanlar devamlı kaybettiğine göre bu müslümanlar içindeki müminlerin sayısı ciddi derecede küçüktür. bir kimse ibadetini dolu dolu yaşıyor diğeri kendisine verilen koca bir ömrü sorumsuzca harcıyorsa burada esas cahil ve yobaz denilbilecek kişi sorumsuzca eleştiren ve sorumluluk kabul etmeyen kişidir. bir kör cahil vardır böyle zır cahil. efendim misal der ki bir gecede dilimizi değiştidiler dedemin mezar taşını okuyamıyom. şimdi sen buna misal ne anlatıcan. lan ayda kaç kitap okuyon sıfır. senin dilini kim niye değiştirsin iki bin yıldır aynı dili kullanıyon. zor olan arapça harflerden kolay olan latin harfleri kullanmaya başladın. dedenin mezarında ne yazacak "hüvel baki ruhuna fatiha" sanki atomun yapısını deden mezar taşında açıkladı. neyse konuyu dağıttık. islama ve aynı zamanda diğer dinlere, dinciler kadar zarar veren başka kimse yoktur. dindarlara söz etmekse kimsenin haddine değil. bunun hesabı bin beş yüz sene evvel verildi.
devamını gör...

ne buluyor?
devamını gör...

zamanında bu modellerin eski versiyonlarının 2 tanesi yanlış bir çocuğu deştiler çocuğun babasının çok sağlam bağlantıları vardı deşen çcoukları ve babalarının cesetleri gölbaşında işkence edilip göle atılmış şekilde bulunduktan sonraki süreçte ankara' da uzun süre suç oranları düşmüştü. o zaman 90' lar tabii faili meçhul olarak kaldı o cesetler.

artık ben size yaşanmış örneği verdim gerisini hayal gücünüze bırakıyorum.
devamını gör...

ne yapmak lazım?
devamını gör...

suriyede ypg nin içinden geçilirken biz; nasıl olsa fake hesap ile gelecek görür.

kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
devamını gör...

yeni tanıştığın birini; ne yaptığına, ne bildiğine, nasıl davrandığına bakmadan daha kapıdan girer girmez puanlamaktır. bazı ortamlarda, birisi içeri adımını atar atmaz “bizden mi?” diye bir gbt başlar; memleketi, mahallesi, tuttuğu takım, mezun olduğu okul, siyasi tonu, hatta şivesi, vs… hepsi hızlı hızlı yoklanır, sorgulanır ve bu taramanın sonunda genellikle peşin hükümle bir etiket yapıştırılır.

yeni gelen kişi çoğunluğun hoşuna giden şeyleri düşünüyor ya da söylüyorsa hemen: “ne kadar düzgün çocuk” olur; aynı yerden konuşmayanlar ise “ne boş konuşuyor” diye küçümsenir. böyle olunca da; liyakat, emek, nezaket geri plana itilir; asıl ölçü, kişinin hangi kutuya ait olduğuna dönüşür.

ilişkiler bu mantıkla kuruldukça; sohbet de iş de adalet de çürür; çünkü herkes kendini geliştirmeye değil, doğru etiketi taşımaya ve doğru çevreye yanaşmaya çalışır. işin en acınası tarafı da şudur: bunu yapanlar çoğu zaman “açık açık ayrımcılık yaptıklarını” fark etmezler bile; “biz birbirimizi kolluyoruz” diyerek meseleyi masum bir dayanışma gibi satmaya çalışırlar. altı bom boş olan, bu tarz bir puanlama ve değerleme alışkanlığının en sonunda ise herkes, karşısındakini insan olarak görmeyi yavaş yavaş unutur.
devamını gör...

gerçekten de öyle
devamını gör...

eski mısırda mezar resimlerinde meyve toplayan insanlara, ağaç tepesinde yardım mı eder engel mi olur belli değil.
devamını gör...

tayyibçe bir çözüm: tas kafa tıraşını yasaklayın ,sorun bitsin.
devamını gör...
daha fazla yükle

normal sözlük'ü kullanarak 3. parti dahil tarayıcı çerezlerinin kullanımına izin vermektesiniz. Daha detaylı bilgi için çerez ve gizlilik politikamıza bakabilirsiniz.

online yazar listesini görmek için lütfen giriş yapın.
zaman tüneli köftehor rehberi portakal normal radyo kütüphane kulüpler renk modu online yazarlar puan tablosu yönetim kadrosu istatistikler iletişim