zaman tüneli
soğuk havada üşümeyen insan
o bebek yağı olayı yalan muhtemelen dedirtir. ben çocukken çok soğuk gördüm direncim artmadı alsine hasta oldum hep. bizim banyomuz donardı çeşmeyi boruları ısıtıp yıkanırdık. herkes üşür üşümeyen insan olmaz.
devamını gör...
başlık açacak kadar kafaya takmak
bazen olur öyle
entry yazmak yetmez
bir de başlık açayım dersin
bana da geliyo bazen
hay sizin biranıza da kahvenize de
yol kenarında açan çiçeğinize de…
oysa hepimiz kardeşiz lan
entry yazmak yetmez
bir de başlık açayım dersin
bana da geliyo bazen
hay sizin biranıza da kahvenize de
yol kenarında açan çiçeğinize de…
oysa hepimiz kardeşiz lan
devamını gör...
kadınların hala kapalı açık olarak ayrıştırılmasının nedeni
ideğoloji. kapitalizm, feminizm ve kadınlar üzerine bina ediliyor gakko.
kadın, çiftçilk yapmak istemiyor, tarım ve hayvancılıkta kocasına destek olmak istemiyor. aşağılıkkompleksi yüklü. hepsi f. leydi olmak istiyor.
deniz baykal " çarşaf açılımı" yaptığı zaman tayyib'e dedi ki " gel ben sağken bu başörtüsü mevzusunu yasalaştıralım ki ,bir daha istismar edilmesin" tayyip allem etti yanaşmadı.. bak, tayyib başörtüsü mağduriyetinden geldi; ama başörtüsünün anayasal güvence altına alınarak üzerinden siyaset yapılmasını engellemek isteyen sayın baykal'a destek vermedi ve o gün bu gündür de hala başörtüsü meselesi yasalaşmadı ve istismara açık şekilde tayyip ve ailesinin emniyet kemeri olarak tutuluyor.
gardaşım bak, bu kadınlar bizim analarımız, bacılarımız. gazel okumayın aile olarak kimse bu ülkede dinsiz ya da dinli değil. edep haya ölçüleri içerisinde kadınların giyimine ekmek, aş, iş, evlenme, okuma, eğitim, hizmet alma konusuna karışmayalım. zorla güzellik olmaz ha! bunu bir ideğolojinin ve siyasal partinin istismarı haline getirmeyelim. kadınlar arasında başötülü, başörtüsüz ayrımı cehalettir.
kadın, çiftçilk yapmak istemiyor, tarım ve hayvancılıkta kocasına destek olmak istemiyor. aşağılıkkompleksi yüklü. hepsi f. leydi olmak istiyor.
deniz baykal " çarşaf açılımı" yaptığı zaman tayyib'e dedi ki " gel ben sağken bu başörtüsü mevzusunu yasalaştıralım ki ,bir daha istismar edilmesin" tayyip allem etti yanaşmadı.. bak, tayyib başörtüsü mağduriyetinden geldi; ama başörtüsünün anayasal güvence altına alınarak üzerinden siyaset yapılmasını engellemek isteyen sayın baykal'a destek vermedi ve o gün bu gündür de hala başörtüsü meselesi yasalaşmadı ve istismara açık şekilde tayyip ve ailesinin emniyet kemeri olarak tutuluyor.
gardaşım bak, bu kadınlar bizim analarımız, bacılarımız. gazel okumayın aile olarak kimse bu ülkede dinsiz ya da dinli değil. edep haya ölçüleri içerisinde kadınların giyimine ekmek, aş, iş, evlenme, okuma, eğitim, hizmet alma konusuna karışmayalım. zorla güzellik olmaz ha! bunu bir ideğolojinin ve siyasal partinin istismarı haline getirmeyelim. kadınlar arasında başötülü, başörtüsüz ayrımı cehalettir.
devamını gör...
kahve içelim mi cümlesindeki asıl amaç
modern zamanlarda randevuya çıkmaktır.
iş yerinde uyku basınca gelen tekliftir.
arkadaşa yapılan tekliftir.
kahve güzeldir.
ha 40 yıl hatrı yok bu arada.
iş yerinde uyku basınca gelen tekliftir.
arkadaşa yapılan tekliftir.
kahve güzeldir.
ha 40 yıl hatrı yok bu arada.
devamını gör...
ruhların kaçışı
" olmuş olan hiçbir şey unutulmaz,
sen hatırlayamasan bile... "
özgün adı sen to chihiro no kamikakushi olan ve hayao miyazaki tarafından senaryosu yazılıp yönetilen 2001 yapımlı studio ghibli japon animasyon filmi; filmimiz çok sayıda ödül de almıştır.

taşınacakları eve doğru gitmekte olan bir ailenin başına gelenleri, chihiro adlı 10 yaşındaki kız çocuğunun mücadelesini ve ailesini kurtarabilmek için gösterdiği çabayı konu edinmektedir.
anne, baba ve bir çocuktan oluşan çekirdek aile taşınmaya karar vermiş ve yeni evlerine doğru yola çıkmışlardır, babanın dikkatini bir yer çeker ve oraya girmekte ısrar eder, maaile oraya girer ve terk edilmiş izlenimi veren bu izbe mekâna girerler, eğlence parkı gibi bir yerdir burası, anne ve baba sıcacık yemekleri tıka basa yemeye başlarlar, chihiro ise o sırada keşfe çıkmıştır ve yemeklerden yemez.
döndüğünde anne ve babasını domuza dönmüş şekilde bulacağından habersizdir.
tâbiri câizse "domuz gibi yedikleri" için cadı yubaba bu karı kocayı domuza çevirmekle cezalandırmıştır, ancak aile yedikleri yemeklerin parasını ödeyecekleri için rahat rahat yemişler, cezalandırılacaklarını düşünmemişlerdir.
chihiro ise bu arada ruhlar âlemine girmiştir, tanrılar, canavarlar, çeşitli varlıklar, cadılar, değişik hayvanlarla dolu ortamda kalmış ve yepyeni bir dünyaya adım atmıştır.
cadı yubaba'nın sahibi olduğu devâsa büyüklükte bir hamamda iş bulur, başlarda onu sevmeyenler onu sevmeye başlar, arkadaş edinir, haku ve lin ona iyi davranan kişilerdendir.
onun ruhlar aleminde verdiği mücadeledir anlatılan, iyilikten bir an olsun vazgeçmemesi ise onu eşsiz kılmaktadır.
pek çok bâdire atlatmış olsa da umut etmekten vazgeçmeyen chihiro ailesinden vazgeçmeyerek ne kadar hayırlı bir evlat olduğunu da göstermiştir. ^^
film hakkında kişisel fikirlerime geçiyorum;
duygusal bir filmdi.
hayao miyazaki insan ruhunun derinliklerine dokunuyor, hem güldüren hem de ağlatan bir yerden yakalıyor insanı.
filme farklı bir perspektiften bakmak gerekirse, ailesinin domuza dönüşmesini bir metafor olarak da düşündüm, domuz değil aslında yabancıya dönüşmüşlerdi, sevdiğin ve tutunduğun tek dal olan ailen bir anda yabancılaşmıştı, artık seni tanımıyor olsalar bile sen onları tanıyordun, vazgeçmek mümkün müydü, yoksa yoluna onlar olmadan devam edecek miydin?
filmin sonunda chihiro düşünüyor,
şunu düşündüğünü düşünmek istiyorum;
tercihler hayatımızı belirler, ne yaşayacağımızı bilemeyiz, yaşanılan her şey bir derstir, hepsi sana bir şey öğretmek içindir.
ailesinin domuza dönüştüğünü gördüğü sahnede ne hissettiğimi anlatamam. ^^
bazı sahnelerinde güldüğüm de oldu, bazı sahnelerinde gözlerimin dolduğu da,
chihiro'yu korumaya başladıkları ve sevdikleri sahneler bence dokunaklıydı.
beni üzmeye hakkın yoktu miyazakiiiii !!!! ^^
sen hatırlayamasan bile... "
özgün adı sen to chihiro no kamikakushi olan ve hayao miyazaki tarafından senaryosu yazılıp yönetilen 2001 yapımlı studio ghibli japon animasyon filmi; filmimiz çok sayıda ödül de almıştır.

taşınacakları eve doğru gitmekte olan bir ailenin başına gelenleri, chihiro adlı 10 yaşındaki kız çocuğunun mücadelesini ve ailesini kurtarabilmek için gösterdiği çabayı konu edinmektedir.
anne, baba ve bir çocuktan oluşan çekirdek aile taşınmaya karar vermiş ve yeni evlerine doğru yola çıkmışlardır, babanın dikkatini bir yer çeker ve oraya girmekte ısrar eder, maaile oraya girer ve terk edilmiş izlenimi veren bu izbe mekâna girerler, eğlence parkı gibi bir yerdir burası, anne ve baba sıcacık yemekleri tıka basa yemeye başlarlar, chihiro ise o sırada keşfe çıkmıştır ve yemeklerden yemez.
döndüğünde anne ve babasını domuza dönmüş şekilde bulacağından habersizdir.
tâbiri câizse "domuz gibi yedikleri" için cadı yubaba bu karı kocayı domuza çevirmekle cezalandırmıştır, ancak aile yedikleri yemeklerin parasını ödeyecekleri için rahat rahat yemişler, cezalandırılacaklarını düşünmemişlerdir.
chihiro ise bu arada ruhlar âlemine girmiştir, tanrılar, canavarlar, çeşitli varlıklar, cadılar, değişik hayvanlarla dolu ortamda kalmış ve yepyeni bir dünyaya adım atmıştır.
cadı yubaba'nın sahibi olduğu devâsa büyüklükte bir hamamda iş bulur, başlarda onu sevmeyenler onu sevmeye başlar, arkadaş edinir, haku ve lin ona iyi davranan kişilerdendir.
onun ruhlar aleminde verdiği mücadeledir anlatılan, iyilikten bir an olsun vazgeçmemesi ise onu eşsiz kılmaktadır.
pek çok bâdire atlatmış olsa da umut etmekten vazgeçmeyen chihiro ailesinden vazgeçmeyerek ne kadar hayırlı bir evlat olduğunu da göstermiştir. ^^
film hakkında kişisel fikirlerime geçiyorum;
duygusal bir filmdi.
hayao miyazaki insan ruhunun derinliklerine dokunuyor, hem güldüren hem de ağlatan bir yerden yakalıyor insanı.
filme farklı bir perspektiften bakmak gerekirse, ailesinin domuza dönüşmesini bir metafor olarak da düşündüm, domuz değil aslında yabancıya dönüşmüşlerdi, sevdiğin ve tutunduğun tek dal olan ailen bir anda yabancılaşmıştı, artık seni tanımıyor olsalar bile sen onları tanıyordun, vazgeçmek mümkün müydü, yoksa yoluna onlar olmadan devam edecek miydin?
filmin sonunda chihiro düşünüyor,
şunu düşündüğünü düşünmek istiyorum;
tercihler hayatımızı belirler, ne yaşayacağımızı bilemeyiz, yaşanılan her şey bir derstir, hepsi sana bir şey öğretmek içindir.
ailesinin domuza dönüştüğünü gördüğü sahnede ne hissettiğimi anlatamam. ^^
bazı sahnelerinde güldüğüm de oldu, bazı sahnelerinde gözlerimin dolduğu da,
chihiro'yu korumaya başladıkları ve sevdikleri sahneler bence dokunaklıydı.
beni üzmeye hakkın yoktu miyazakiiiii !!!! ^^
devamını gör...
ypg
soykırımcı, baskıcı, faşist, katliamcı, inkarcı, ırkçı gördükleri tece'ye sığınmak için sınır kapılarına yığılmış terörist it sürüsü. bunları siyasi aparatları kaç gündür doğu illerinde rojava için yürüyüş mürüyüş, direniş, destek diye kafa ütülüyor. kardeş çok meraklıysanız direnişe, mücadeleye, eyleme. buyrun geçin sınırdan orda mücadelenizi verin.
şu an ülkedeki türk, kürt, arap vs herkesin derdi geçim, iş, enflasyon. sizin her türlü kaçakçılık ve illegal faaliyet için kurduğunuz, terör örgütlerinin mayın eşşeği olarak kullanılıp sonra da satılması umrumuzda bile değil.
paintte çizdiğiniz, sınırları sivas'tan basra körfezine, zagros'tan hataya, halep'e kadar olan haritalarınızı da sürdük silkimizi doşdaşımıza. nerden nereye be. ne kaldı ellerinde, kendi gödüşlerini avuçladılar laşskda

o haritalar kıçışlarına kaçınca, bazılarında allah'a trip atmalar başlamış.
x.com/OdakTV1/status/201352...
şöyle israil'e domalıp yalvaran, saksafon çalmaya başlayan, şu durumda bile türkiye devleti kürtleri katlediyor iması yapanlar var aşsldkasi
x.com/kurdorabekoa/status/2...
tanım: tüm silahlarını gömüp, yargılanması gereken örgüt. bunların siyasi temsilcileri de eğer namuslularsa; türkün, kürdün, arapların, bu ülkede yaşayan herkesin gerçek dertleri olan ekonomi, enflasyon, eğitim gibi dertlere odaklanmalı. diğer türlü daha çok kucağa gelirler, daha çok tekme yerler.
şu an ülkedeki türk, kürt, arap vs herkesin derdi geçim, iş, enflasyon. sizin her türlü kaçakçılık ve illegal faaliyet için kurduğunuz, terör örgütlerinin mayın eşşeği olarak kullanılıp sonra da satılması umrumuzda bile değil.
paintte çizdiğiniz, sınırları sivas'tan basra körfezine, zagros'tan hataya, halep'e kadar olan haritalarınızı da sürdük silkimizi doşdaşımıza. nerden nereye be. ne kaldı ellerinde, kendi gödüşlerini avuçladılar laşskda

o haritalar kıçışlarına kaçınca, bazılarında allah'a trip atmalar başlamış.
x.com/OdakTV1/status/201352...
şöyle israil'e domalıp yalvaran, saksafon çalmaya başlayan, şu durumda bile türkiye devleti kürtleri katlediyor iması yapanlar var aşsldkasi
x.com/kurdorabekoa/status/2...
tanım: tüm silahlarını gömüp, yargılanması gereken örgüt. bunların siyasi temsilcileri de eğer namuslularsa; türkün, kürdün, arapların, bu ülkede yaşayan herkesin gerçek dertleri olan ekonomi, enflasyon, eğitim gibi dertlere odaklanmalı. diğer türlü daha çok kucağa gelirler, daha çok tekme yerler.
devamını gör...
kahve içelim mi cümlesindeki asıl amaç
bardağını çekip foto atmaktır
şimdi kimse kimseyi kandırmasın burda
şimdi kimse kimseyi kandırmasın burda
devamını gör...
uzaylılar tarafından kaçırılmayı beklemek
bence yıldızlararası seyahat etmek için gerekli teknolojiyi geliştirecek kadar zaman geçmedi
biz de zaten yok onu biliyoruz da
herhangi bir uygarlık için bile gerekli teknoloji henüz mevcut değil
biz de zaten yok onu biliyoruz da
herhangi bir uygarlık için bile gerekli teknoloji henüz mevcut değil
devamını gör...
kahve içelim mi cümlesindeki asıl amaç
kahve içmektir.
devamını gör...
reklamdaki oyuncuya aşık olmak
ilk kredi kartı reklamlarında gördüm onu seneler seneler seneler evvel. kartımı alabilir miyim lütfen diyordu reklamın sonuna doğru. allam dedim sen ne tatlısın öyle.
oluyor ya anlık bir keşke benim olsa hissi oluyor yani.
(bkz: serdar orçin)
bir de d smartın hızının anlatıldığında yine esas oğlana allam ne tatlı demişliğim olmuştu.
(bkz: onur ünsal)
ikisi de hala çok tatlı gerçi. neyyysseeee.
oluyor ya anlık bir keşke benim olsa hissi oluyor yani.
(bkz: serdar orçin)
bir de d smartın hızının anlatıldığında yine esas oğlana allam ne tatlı demişliğim olmuştu.
(bkz: onur ünsal)
ikisi de hala çok tatlı gerçi. neyyysseeee.
devamını gör...
tesettürsüz olduğu halde şeriatı savunan kadın
şeriatta isteyenin tesettürsüz gezebileceğini sanacak kadar zırcahildir.
devamını gör...
uzaylılar tarafından kaçırılmayı beklemek
bilinmeyen korkutur.
devamını gör...
bok iç
çay yoksa söylenen bir öneri cümlesi
devamını gör...
iş yerinde uyuklama
baba koltuğu var arada kitabımı alıp gidip uyuyorum biraz okuyup. kimse umurumda değil fiesta mıydı siesta mıydı ne zıkkımsa onu yapıyorum.
devamını gör...
soğuk havada üşümeyen insan
soguk bir ulkede yasayan, -20 yi normal bir hava sayan biri olarak soyliyeyim,
derecenin gosterdigi rakam o kadarda onemli degil.
havadaki rutubet ve ruzgar, dereceden cok daha onemli.
o yuzden, ruzgarsiz, kuru bir havasi olan yerdeki -20 dereceyi,
deniz kenerinda, rutubetin ve rusgarin oldugu +2 dereceye tercih ederim.
derecenin gosterdigi rakam o kadarda onemli degil.
havadaki rutubet ve ruzgar, dereceden cok daha onemli.
o yuzden, ruzgarsiz, kuru bir havasi olan yerdeki -20 dereceyi,
deniz kenerinda, rutubetin ve rusgarin oldugu +2 dereceye tercih ederim.
devamını gör...
doğum haritası baktırmak
instagramda bana sürekli bedavadan doğum haritana bakabilir miyim teklifleri geliyor. çok enteresan halbuki hiç böyle hesaplar takip etmiyorum. burçlara ve bilimum bunun gibi göğe baktım şunu gördüm senin yıldızın düşük, 7. evin kapalı bilmem ne gibi şeylere inanmıyorum. saçma ve komik geliyor.
inanmak her şeyin temelidir, çünkü inanç sinir sistemini bile etkileyen bir olgu. inanıyorsan gerçekleşleşme potansiyelini arttırmış oluyorsun. ama benim hiç mi hiç umrumda değil. içi boş spiritüalizme de inanmıyorum, okültizmde biraz fazla derine inince saçma geliyor.
ben doğayla uyum içinde yaşama inanıyorum, her eylemin bir sonucu ve yaptığın her eylemin doğada bir karşılığı var, bir nevi doğa senin bir aynan aslında. yani illa jüpiterdir marstır başka gezegenlerde bir şeyler aramaya gerek yok.
inanmak her şeyin temelidir, çünkü inanç sinir sistemini bile etkileyen bir olgu. inanıyorsan gerçekleşleşme potansiyelini arttırmış oluyorsun. ama benim hiç mi hiç umrumda değil. içi boş spiritüalizme de inanmıyorum, okültizmde biraz fazla derine inince saçma geliyor.
ben doğayla uyum içinde yaşama inanıyorum, her eylemin bir sonucu ve yaptığın her eylemin doğada bir karşılığı var, bir nevi doğa senin bir aynan aslında. yani illa jüpiterdir marstır başka gezegenlerde bir şeyler aramaya gerek yok.
devamını gör...
şu an dinlenen şarkıdan bir cümle
diyecek sözüm çok, ama dinleyen yok.
devamını gör...
flavius belisarius (yazar)
güzel kadınlara hayran oluyor. beğendiği voleybolcular allah için güzel kadınlar. zevklerimiz örtüşüyor bazen ama şu simge konusunu bence biraz abartılı yaşıyor kardeşim.. bu adamın simge takıntısını asla anlayamayacağım. sence de biraz fazla abartmıyor musun kardeşim. yaaani, simge'den çok daha güzelleri varken üstelik..
nesi seni kendine çekiyor, bi ara üzerinde konuşalım. sevgiler.
nesi seni kendine çekiyor, bi ara üzerinde konuşalım. sevgiler.
devamını gör...
yalan dünya
aynı zamanda bir murat dalkılıç şarkısı.
yıllar sonra anıların üzülerek hatırlanacak
pişmanlık ne kaderini ne de peşini bırakmayacak
aşkın kor soğuk sularına kapılmayacak
o an bir daha yaşanmayacak
gidecek yerin yok çalacak bir kapın yok
anlarsın yalnız kaldın mı bu dünyada
diyecek sözüm çok ama dinleyen yok
yoruldum yanlış sevmekten yalan dünya
yıllar sonra anıların üzülerek hatırlanacak
pişmanlık ne kaderini ne de peşini bırakmayacak
aşkın kor soğuk sularına kapılmayacak
o an bir daha yaşanmayacak
gidecek yerin yok çalacak bir kapın yok
anlarsın yalnız kaldın mı bu dünyada
diyecek sözüm çok ama dinleyen yok
yoruldum yanlış sevmekten yalan dünya
devamını gör...
hangimizin sevgilisi daha suçlu akımı
mevcut haberi ben de gordum. gordugum an dedim ki kendime, “bu kiz cocuklarindan birinin yarin bir gun cinayete kurban gittigini gorursem gercekten uzulmeyecegim.”
bu kafa yapisini anlamak gercekten cok guc. ergenlik, saglikli dusunememe, bozuk psikoloji, egitim eksikligi bla bla nedenler falan degil mesele, gercekten. biz de ergen olduk, bizim de kanimiz deli akti. ama biz dogru yanlistan ziyade tehlike nedir, tehlikeli insan nasil olur bunu bilirdik. bu hamuru olmamis karakterdeki kesim eceline susamis, bela ariyorlar cok net. hastalik mastalik degil bu, agir olacak kusura bakmayin bunlar öldürülmek istiyorlar.
bu kafa yapisini anlamak gercekten cok guc. ergenlik, saglikli dusunememe, bozuk psikoloji, egitim eksikligi bla bla nedenler falan degil mesele, gercekten. biz de ergen olduk, bizim de kanimiz deli akti. ama biz dogru yanlistan ziyade tehlike nedir, tehlikeli insan nasil olur bunu bilirdik. bu hamuru olmamis karakterdeki kesim eceline susamis, bela ariyorlar cok net. hastalik mastalik degil bu, agir olacak kusura bakmayin bunlar öldürülmek istiyorlar.
devamını gör...