zaman tüneli
mutsuz bir insana iyi gelecek şey
bir süre mutlu insanlardan uzak kalmak.
buna sosyal medya da dahil.
siz depresyondayken yarın yokmuşcasına eğlenenleri görmek daha da dibe çekiyor.
buna sosyal medya da dahil.
siz depresyondayken yarın yokmuşcasına eğlenenleri görmek daha da dibe çekiyor.
devamını gör...
iki yazarı kıyasla
devamını gör...
zafer hep kötülerin midir sorunsalı
evet kötülerindir. çünkü kötüler hep kaçak dövüşür, üçkağıt peşinde koşar, kuralları kafasına göre koyar, yalakalıkla işini yürütür. vicdan derdi çekmedikleri için daha gözü kara, daha acımasız, daha ataktırlar. iyiler ise adam gibi kalmaya çalışırken ağırdan alır, bazen geri basar, bazen de susturulur. o yüzden zafer genelde hak edene değil, en iyi numara çevirene gidiyormuş gibi durur.
devamını gör...
aşktan artakalanlar
bir 'haydar ergülen' dizesi dir.
''aşktan artakalanlar ne yapar?''
ne yapacak; onlar da birbirlerini bulur, yamalı da olsa yeni bir aşka dururlar.
hiç bir şey ziyanolmaz canım evrenimizde. merak etme.
''aşktan artakalanlar ne yapar?''
ne yapacak; onlar da birbirlerini bulur, yamalı da olsa yeni bir aşka dururlar.
hiç bir şey ziyanolmaz canım evrenimizde. merak etme.
devamını gör...
mutsuz bir insana iyi gelecek şey
o insan bensem eğer; kedi.
devamını gör...
rbf (yazar)
#3857136
beni bir tek sen anladın be abim. eksikleri var ancak olsundu. ankaralı yasemin'e tutulma hikayeni sen yaz, senin özetini de ben çıkaracağım. var ol.*
beni bir tek sen anladın be abim. eksikleri var ancak olsundu. ankaralı yasemin'e tutulma hikayeni sen yaz, senin özetini de ben çıkaracağım. var ol.*
devamını gör...
türk kürt kardeştir yalanı
türkiye cumhuriyetine vatandaşlık bağı ile bağlı olan herkes türktür dolayısı ile kardeştir.
ayrılıkçı pkk&demlileri saymayın onların hak ettiği dağda kafalarına tek kurşun kurda kuzuya yem edilmeleri.
ayrılıkçı pkk&demlileri saymayın onların hak ettiği dağda kafalarına tek kurşun kurda kuzuya yem edilmeleri.
devamını gör...
artık savunulamayacak eski fikirler
(bkz: o sene bu sene)
devamını gör...
zamanın göreceliğini saat olmasa nasıl ölçeceğiz sorunsalı
önce, sevmediğiniz bir şeyi, sevmediğiniz bir insanla yapacaksınız. vakit neden geçmiyor diye deli olacaksınız. sonra, sevdiğiniz bir insanla keyifli bir aktivite yapacaksınız. saat kaçmış, ne kadar geçmiş umursamayacaksınız. bunlar hep mutlu olmakla ilgili şeyler. zaman, saat, bilim falan hikaye. insanın mutlu olma, başarma, onaylanma, para kazanma isteği olmasa hiçbir şey icat edilmez. hiçbir şeyin üstüne vakit harcanmazdı. çok da şaapmayın.
devamını gör...
flavius belisarius (yazar)
#3857035
hepsini okudum. okumaya üşenenlere özet geçeyim hayrına.
miş miş diye şarkımı olur alüminyumla başlayıp. bol apış arası ve ayak kokulu askerlik anıları arasında libidonun da etkisiyle " ben bazen gitmek istiyorum uzaklara " sözleri ve tabii ki simgenin fiziği etkiler beğimizi.
hikayenin geri kalanını bu nickaltına gelenler zaten bileceklerdir.
hepsini okudum. okumaya üşenenlere özet geçeyim hayrına.
miş miş diye şarkımı olur alüminyumla başlayıp. bol apış arası ve ayak kokulu askerlik anıları arasında libidonun da etkisiyle " ben bazen gitmek istiyorum uzaklara " sözleri ve tabii ki simgenin fiziği etkiler beğimizi.
hikayenin geri kalanını bu nickaltına gelenler zaten bileceklerdir.
devamını gör...
flavius belisarius (yazar)
devamını gör...
türk kürt kardeştir yalanı
şu aşağıdaki görüntülerde yaşananlar bunun göstergesidir:
video1
video2
tüm bu yaşananlardan sonra kürtler abd'nin kendilerinin abd için kullanışlı araç olduklarının farkına varmışlardır. orta doğu'da türkiye ve iran ile sorununuz varsa abd sizin arkanızda olmayacak bundan sonra. diğer ülkeler, mesela iran ve türkiye de buna destek vermeyecek. israel ise koşullar uygunlaştığında devreye girecek. abd çekilme planının parçası... ne kadar sürecek bilmiyorum, ama verilen meşruiyetin sınırlı zamanı var. öncelik iran'ın devrilmesi, kürtler değil. ama kürtler yalnız bırakılmış da değil.
video1
video2
tüm bu yaşananlardan sonra kürtler abd'nin kendilerinin abd için kullanışlı araç olduklarının farkına varmışlardır. orta doğu'da türkiye ve iran ile sorununuz varsa abd sizin arkanızda olmayacak bundan sonra. diğer ülkeler, mesela iran ve türkiye de buna destek vermeyecek. israel ise koşullar uygunlaştığında devreye girecek. abd çekilme planının parçası... ne kadar sürecek bilmiyorum, ama verilen meşruiyetin sınırlı zamanı var. öncelik iran'ın devrilmesi, kürtler değil. ama kürtler yalnız bırakılmış da değil.
devamını gör...
artık savunulamayacak eski fikirler
fikrin, göze sürme gibi, nasıl gördüğünden çok, nasıl göründüğünü belirlemesinden kaynaklanır.
insan tutarlılık gereği, düşünce-söylem-eylem-kimliklenme sürecini yaşama eğilimindedir. zira toplum söylem-eylem tutarlılığını güvenilirliğin bir alameti olarak görür. savunduğunuz fikir sizin davranışlarınıza ve kimliğinize yansımıyorsa ciddiye alınmadığınız gibi, güvenilmez biri olarak görülürsünüz. “ben tasarladığım roman karakterlerinde idealize ettiğim ahlakı yaşamak, heykellerimde gösterdiğim estetiğe sahip olmak zorunda değilim” tarzı bir söylemin bu çerçevede bir ederi yoktur.
teorik olarak gayet saçma bir toplumsal tepki, zira insan tasarladığı, kabul ettiği, makbul bulduğu ideale çaba gösterse de yaklaşamayabilir. yahut ona dair çaba göstermese dahi ideali tespit etmesinde bir sakınca yok.
gelgelelim, dünya böyle işlemez. zira insan beyni bütün olası uyarıcıları işleyip ona göre pozisyon almaya yetecek kapasiteye sahip olmadığı gibi, böyle bir zamanı da yoktur ve değişkenler de sıklıkla değişir. bu nedenle, tarih boyunca işe yaradığını bildiğimiz ve hayatımız boyunca tecrübe ettiğimiz bu tür kısayollar kullanılırız. bunlar çoğunlukla işe yarar, işe yaramama olasılığı, bu önleme başvurmamanın maliyeti düşünüldüğünde kabul edilebilir bir risktir. dahası toplum, bu mekanizmanın güvenilirliğini yüksekte tutmak adına bununla çelişen örnekleri baskılama ve dışlama eğilimindedir.
buna maruz birey için iki seçenek ortaya çıkar: 1- inandığın fikirle kimliklen, 2- özgür bir bakış açısını korumak adına fikirle özdeşlemeden savun ve toplumsal dışlanmayı göze al.
dünyada ikincisini benimseyen insan yok denecek kadar azdır. hatta tarihe geçmiş fikir önderleri dahi, ikna imal edebilmek için, sonradan benimsedikleri fikri neden benimsediklerini, eskiyi neden çöpe attıklarını açıklamak ve sonrakiyle kimliklenmek zorunda hisseder. sıradan bireylerde, bir fikre sonradan müntesip olanların eskiden beri onu savunanlara göre çok daha ateşli, agresif ve tutkulu olmaları; bu tutarsızlık görüntüsünü bastırarak o toplumsal birliktelikte kabul görme güdüsüyle ilgidir.
bu, işin toplumsal ilişkilenme boyutu.
bunun yanında, kimliklenmenin maliyetinden kaynaklı bireyin yatırımını koruma dürtüsü devreye girer. (kumarbazın yanılgısı) dışsal herhangi bir etki kalmasa yahut bu etki önemini yitirse dahi, bireyin, örneğin, 20 yıl kafa yorduğu, vakit/efor harcadığı, uğruna bazı şeylerden vazgeçtiği fikirleri terk etmesi oldukça zordur. zira böylesi bir maliyeti kabullenmek bazen bir hayatı boşa harcamış olmayı kabul etmek manasına gelir ki, bu, taşıması çok ağır bir yüktür. bu noktada, farkındalığa rağmen inkar yahut “ama”larla başlayan bir hafifletme ve gerekçelendirme sürecini tercih etmek zorunda kalır.
hasılı fikir, söyleme döküldüğü andan itibaren, öncelikle bilişsel, ilerleyen safhada duygusal bir tahakkümün kapılarını açma tehlikesiyle birlikte gelir. zira insan aksiyon aldığı şekilde inanma ve yatırımını koruma eğilimindedir.
bu nedenle, nasıl çıkacağını planlamadığın bir yere girmemek gerekiyor. ne kadar mümkünse…
insan tutarlılık gereği, düşünce-söylem-eylem-kimliklenme sürecini yaşama eğilimindedir. zira toplum söylem-eylem tutarlılığını güvenilirliğin bir alameti olarak görür. savunduğunuz fikir sizin davranışlarınıza ve kimliğinize yansımıyorsa ciddiye alınmadığınız gibi, güvenilmez biri olarak görülürsünüz. “ben tasarladığım roman karakterlerinde idealize ettiğim ahlakı yaşamak, heykellerimde gösterdiğim estetiğe sahip olmak zorunda değilim” tarzı bir söylemin bu çerçevede bir ederi yoktur.
teorik olarak gayet saçma bir toplumsal tepki, zira insan tasarladığı, kabul ettiği, makbul bulduğu ideale çaba gösterse de yaklaşamayabilir. yahut ona dair çaba göstermese dahi ideali tespit etmesinde bir sakınca yok.
gelgelelim, dünya böyle işlemez. zira insan beyni bütün olası uyarıcıları işleyip ona göre pozisyon almaya yetecek kapasiteye sahip olmadığı gibi, böyle bir zamanı da yoktur ve değişkenler de sıklıkla değişir. bu nedenle, tarih boyunca işe yaradığını bildiğimiz ve hayatımız boyunca tecrübe ettiğimiz bu tür kısayollar kullanılırız. bunlar çoğunlukla işe yarar, işe yaramama olasılığı, bu önleme başvurmamanın maliyeti düşünüldüğünde kabul edilebilir bir risktir. dahası toplum, bu mekanizmanın güvenilirliğini yüksekte tutmak adına bununla çelişen örnekleri baskılama ve dışlama eğilimindedir.
buna maruz birey için iki seçenek ortaya çıkar: 1- inandığın fikirle kimliklen, 2- özgür bir bakış açısını korumak adına fikirle özdeşlemeden savun ve toplumsal dışlanmayı göze al.
dünyada ikincisini benimseyen insan yok denecek kadar azdır. hatta tarihe geçmiş fikir önderleri dahi, ikna imal edebilmek için, sonradan benimsedikleri fikri neden benimsediklerini, eskiyi neden çöpe attıklarını açıklamak ve sonrakiyle kimliklenmek zorunda hisseder. sıradan bireylerde, bir fikre sonradan müntesip olanların eskiden beri onu savunanlara göre çok daha ateşli, agresif ve tutkulu olmaları; bu tutarsızlık görüntüsünü bastırarak o toplumsal birliktelikte kabul görme güdüsüyle ilgidir.
bu, işin toplumsal ilişkilenme boyutu.
bunun yanında, kimliklenmenin maliyetinden kaynaklı bireyin yatırımını koruma dürtüsü devreye girer. (kumarbazın yanılgısı) dışsal herhangi bir etki kalmasa yahut bu etki önemini yitirse dahi, bireyin, örneğin, 20 yıl kafa yorduğu, vakit/efor harcadığı, uğruna bazı şeylerden vazgeçtiği fikirleri terk etmesi oldukça zordur. zira böylesi bir maliyeti kabullenmek bazen bir hayatı boşa harcamış olmayı kabul etmek manasına gelir ki, bu, taşıması çok ağır bir yüktür. bu noktada, farkındalığa rağmen inkar yahut “ama”larla başlayan bir hafifletme ve gerekçelendirme sürecini tercih etmek zorunda kalır.
hasılı fikir, söyleme döküldüğü andan itibaren, öncelikle bilişsel, ilerleyen safhada duygusal bir tahakkümün kapılarını açma tehlikesiyle birlikte gelir. zira insan aksiyon aldığı şekilde inanma ve yatırımını koruma eğilimindedir.
bu nedenle, nasıl çıkacağını planlamadığın bir yere girmemek gerekiyor. ne kadar mümkünse…
devamını gör...
soru cevap oyunu
web tarayıcıya ne zaman verilecek merak ediğim oyun
devamını gör...
mutsuz bir insana iyi gelecek şey
devamını gör...
mutsuz bir insana iyi gelecek şey
hayat çok güzel, çiçek böcek tesellisi değildir. dert yarıştırmak hiç değildir. sizce o insan bunları düşünmemiş midir?
devamını gör...
yemek yemenin vakit kaybı olduğunu düşünen insan
yemezse hiç vakit kaybetmez, öleceğinden.
devamını gör...
zamanın göreceliğini saat olmasa nasıl ölçeceğiz sorunsalı
güneş ve ay ile.
devamını gör...
yemek yemenin vakit kaybı olduğunu düşünen insan
hem yemek yemeyi hem yemek yapmayı zaman kaybı olarak düşünen biri olarak tüm yemeklerimi evde yapıp işe bile götürüyorum. dışarıda yapılan hiç bir yemek sizin yaptığınız hijyen ve kaliteyi bulamaz ultra zengin değilseniz. bir de böyle düşünmem eylemimin de böyle olacağı anlamına gelmez.
açlık son 2-3 yıldır hissetmeye başladım. sabahları uyandıktan 2-3 saat sonra ancak yiyebiliyorum. bende normalim demiyorum ama duygusal yemekten iyidir diye düşünüyorum.
yemek yemekten aşırı keyif almak duygusal açlıktır. güzellemesini yapmalıyım.
bu durumumu düşünürken hep aklıma uykuyu gereksiz gördüğünden, geceleri uyumamak için kusana kadar yemek yiyen antik çağ filozofu gelir**
açlık son 2-3 yıldır hissetmeye başladım. sabahları uyandıktan 2-3 saat sonra ancak yiyebiliyorum. bende normalim demiyorum ama duygusal yemekten iyidir diye düşünüyorum.
yemek yemekten aşırı keyif almak duygusal açlıktır. güzellemesini yapmalıyım.
bu durumumu düşünürken hep aklıma uykuyu gereksiz gördüğünden, geceleri uyumamak için kusana kadar yemek yiyen antik çağ filozofu gelir**
devamını gör...

