zaman tüneli
oyunda yenilince pisleşen insan
benim bu benden iyi skor yapana gıcık olurum. genelde iyiyim oyunlarda.
devamını gör...
oyunda yenilince pisleşen insan
bizzat agam olur kendileri. pes oynarken gol attığım zaman sevinemezdim kafamda kol kıracak diye jskwkdkdf.
devamını gör...
oyunda yenilince pisleşen insan
yenilirim, pisleşirim.
mızıkçılık yaparım.
bir daha oyun oynamamakla tehdit ederim.
buna rağmen halen oyuna çağrılıyorum. terbiyesizlik bu başka bir şey demiyorum.
bu durumdan keyif alıyorlar bir de.
bugün günlüğüme yazıp ağlayacağım.
mızıkçılık yaparım.
bir daha oyun oynamamakla tehdit ederim.
buna rağmen halen oyuna çağrılıyorum. terbiyesizlik bu başka bir şey demiyorum.
bu durumdan keyif alıyorlar bir de.
bugün günlüğüme yazıp ağlayacağım.
devamını gör...
amerikada yaşayan türk youtuberları takip etmek
bana kalırsa etkileşim sayesinde amerika'da yaşayan türklerin egolarını tatmin eden eylem. (amerika değil de abd'de diyelim. çünkü amerika koca bir kıta. türklerin çoğunluğunun bolivya yada meksika'ya taşınmak isteyeceklerini sanmıyorum.)
elbette faydalı bilgiler veren mütevazı kanallar vardır. ama geneli yurt dışına taşınıp parasını yine türkiye'den kazanan ünlüler gibi tipler muhtemelen. abd'ye taşınabilmelerini metaya çevirmişler. bu youtube kanalları arasında akp çocukları ve fetöcüler de bulunabilir. kime ilgi gösterdiğinize dikkat edin. babaları türkiye'yi mahvediyor, çocukları da mahvolmuş fakir türklere türkiye'den kurtulma hayalleri satıyor olabilir. bir millet tek bir şekilde yok edilmez.
elbette faydalı bilgiler veren mütevazı kanallar vardır. ama geneli yurt dışına taşınıp parasını yine türkiye'den kazanan ünlüler gibi tipler muhtemelen. abd'ye taşınabilmelerini metaya çevirmişler. bu youtube kanalları arasında akp çocukları ve fetöcüler de bulunabilir. kime ilgi gösterdiğinize dikkat edin. babaları türkiye'yi mahvediyor, çocukları da mahvolmuş fakir türklere türkiye'den kurtulma hayalleri satıyor olabilir. bir millet tek bir şekilde yok edilmez.
devamını gör...
oyunda yenilince pisleşen insan
(bkz: beni tanıdılar siz kaçın)
devamını gör...
oyunda yenilince pisleşen insan
aslında toplum içerisinde mızıkçı dediğimiz o kişi.
oyun bu yenmek de var yenilmek de ama tabi hep yenilince bana ne ben oynamıyorum diyerek köşesine çekilmeyi tercih eder. ağlama tatlım yaaa oyun bu diyerek bir de teselli etmek zorunda kalıyoruz.
ne olmuş yani soruları bilemediysen de hep yeniliyorsan. olabilir yani. gün olur devran döner. çalışırsın kazanırsın çiçeeem.
hadi bir daha oynayalım.
oyun bu yenmek de var yenilmek de ama tabi hep yenilince bana ne ben oynamıyorum diyerek köşesine çekilmeyi tercih eder. ağlama tatlım yaaa oyun bu diyerek bir de teselli etmek zorunda kalıyoruz.
ne olmuş yani soruları bilemediysen de hep yeniliyorsan. olabilir yani. gün olur devran döner. çalışırsın kazanırsın çiçeeem.
hadi bir daha oynayalım.
devamını gör...
sözlük yazarlarının sahip olmak istediği doğaüstü güçler
kedinin köpeğin, denizdeki nebatın, bütün mahlukatın lisanına hakim olabilmek.
devamını gör...
ballad of a small player
bir edward berger filmidir.

filmin senaryosunu rowan joffe ve lawrence osborne birlikte yazmıştır. filmde the banshees of inisherin filmi ile oscar adayı olan, her zaman favori oyunclarımdan bir olarak gördüğüm colin farrell, michael clayton filmi ile oscar kazanmış olan çok büyük oyuncu tilda swinton, alex jennings, fala chen ve deanie ip rol almıştır.
hem colin farrell'a hem de tilda swinton'a olan hayranlığımı daha önceki birkaç film tanımımda anlatmıştı. bu filmde de ikili gayet başarılı oynamışlar.
kumara bağımlılık derecesinde düşkün olan lord doyle borçlarını ödemek, geçmişini temize çekmek ve yeniden başlamak için macau'da yüksek bahislerle kumar oynamayı çıkış yolu olarak görür.
lord doyle artık dibi vurduğu anda ise imdadına bir kumarhane çalışanı yetişir. ona bir imkan sunar, ki bu imkan aslında bir de sınavdır.
bu esnada lord doyle ile kapışmaya hazır bir başka zengin ve borçlu olduğu insanların temsilcisi olan bir müfettiş de tetikte beklemektedir.
beklentimi tam olarak karşılayamasa da sevdiğim oyuncluları izlemek açısından bana keyif veren bir film oldu.

filmin senaryosunu rowan joffe ve lawrence osborne birlikte yazmıştır. filmde the banshees of inisherin filmi ile oscar adayı olan, her zaman favori oyunclarımdan bir olarak gördüğüm colin farrell, michael clayton filmi ile oscar kazanmış olan çok büyük oyuncu tilda swinton, alex jennings, fala chen ve deanie ip rol almıştır.
hem colin farrell'a hem de tilda swinton'a olan hayranlığımı daha önceki birkaç film tanımımda anlatmıştı. bu filmde de ikili gayet başarılı oynamışlar.
kumara bağımlılık derecesinde düşkün olan lord doyle borçlarını ödemek, geçmişini temize çekmek ve yeniden başlamak için macau'da yüksek bahislerle kumar oynamayı çıkış yolu olarak görür.
lord doyle artık dibi vurduğu anda ise imdadına bir kumarhane çalışanı yetişir. ona bir imkan sunar, ki bu imkan aslında bir de sınavdır.
bu esnada lord doyle ile kapışmaya hazır bir başka zengin ve borçlu olduğu insanların temsilcisi olan bir müfettiş de tetikte beklemektedir.
beklentimi tam olarak karşılayamasa da sevdiğim oyuncluları izlemek açısından bana keyif veren bir film oldu.
devamını gör...
amerikada yaşayan türk youtuberları takip etmek
şu pegasus tan rakı paylaşınca kovulup linçlenen vatandaş ne durumda acaba meksika sınırını kaçak geçmişti.
devamını gör...
amerikada yaşayan türk youtuberları takip etmek
gençken çok hevesliydim amerikada yaşamaya. belli bir yaşa geldikten sonra vazgeçtim. ama nedendir bilmiyorum bir türlü bu arkadaşları takip etmekten geri duramıyorum. ayda bir aklıma geliyorlar izliyorum. canbequit, egefitnes, okan serbes, gökhan öner, anıl güler favorilerim.
devamını gör...
sözlüğün en savruk yazarı
oradan oraya savrulan hezeyanları olan yazardır.
devamını gör...
sözlük yazarlarının sahip olmak istediği doğaüstü güçler
nick vermeden bir yazara seslen başlığında kime seslenildiğini anlamak.
devamını gör...
bir üstteki yazar hakkında düşünülenler
köyün küs itlerini bile barıştıran muhtar, aga ne yazıyım nick her şeyi açıklıyor.
devamını gör...
evlilik
cesaret işi.
devamını gör...
gözlüklü erkeklerin çok çirkin olması
gözlüklü kadınlar kleopatraydı çünkü.
devamını gör...
bir üstteki yazar hakkında düşünülenler
bu gece saat 24:00’a kadar sizinle ilgili görüşlerimi buraya yazacağım addghhhjjjjj
şaka lan şaka manyak mıyım ben.
şaka lan şaka manyak mıyım ben.
devamını gör...
sözlük yazarlarının gözleri
göz deviren emoji taklidinde başarılılardır *
devamını gör...
sözlük yazarlarının söylemek istedikleri
aslında mesele birini bulmak ya da bulamamak değil, iki kişinin bir araya gelip o huzurlu dünyayı kurmasına hayatın bir türlü izin vermemesi. her şeyin tam olduğunu, o dengeyi nihayet yakaladığını sandığın anda, senin dışında gelişen faktörlerin bir duvar gibi önüne dikilmesi.
bazen sen çok istersin, bazen o çok ister ama yetmez. iki insanın samimiyeti, dış dünyanın gerçeklerine çarpıp dağılır. bu sınavın en ağır tarafı da bu zaten; sadece iki kişilik bir dünya kurmaya çalışırken, bir bakmışsın aileler, çevreler, olmazsa olmazlar ve değişmez kalıplar o dünyanın tam ortasından geçivermiş. sen elinden geleni yapsan da, o köprüleri tek başına inşa edemiyorsun. sevmek bazen her şeyi çözmeye yetmiyor; bir yerden sonra "hayırlısı buymuş" demekle, "neden bu engeller hep beni buluyor" diye isyan etmek arasında bir yerde sıkışıp kalıyorsun.
hayatın diğer her alanında engelleri bir şekilde aşıp ilerleyebiliyorken, mesele ev kurmaya, bir yuva olmaya gelince elinin kolunun bağlanması insanın canını yakıyor. bir şeyler çok güzel başlarken, dış etkenlerin o güzelim akışı bozmasına seyirci kalmak zorunda kalıyorsun. kimsede suç aramıyorum aslında, herkes kendi doğrusunu yaşıyor belki ama benim payıma düşen de her seferinde o dış engellere çarpmak oluyor.
bir süre sonra yoruluyor insan. "demek ki benim sınavım da buymuş" demeye başlıyorsun. tam birini bulmuşken zamanın uymaması, tam her şey yolundayken ailevi faktörlerin aşılmaz bir sete dönüşmesi... sanki evren "senin hikayen burada bitti, zorlama" diyor gibi. sessizce geri çekilmekle, olanı olduğu gibi kabul etmek arasında o ince çizgide yürümeye devam ediyorum. bazen sadece doğru insan yetmiyormuş, doğru şartların ve o huzurlu ortamın da sana lütfedilmesi gerekiyormuş, onu anlıyorsun.
bazen sen çok istersin, bazen o çok ister ama yetmez. iki insanın samimiyeti, dış dünyanın gerçeklerine çarpıp dağılır. bu sınavın en ağır tarafı da bu zaten; sadece iki kişilik bir dünya kurmaya çalışırken, bir bakmışsın aileler, çevreler, olmazsa olmazlar ve değişmez kalıplar o dünyanın tam ortasından geçivermiş. sen elinden geleni yapsan da, o köprüleri tek başına inşa edemiyorsun. sevmek bazen her şeyi çözmeye yetmiyor; bir yerden sonra "hayırlısı buymuş" demekle, "neden bu engeller hep beni buluyor" diye isyan etmek arasında bir yerde sıkışıp kalıyorsun.
hayatın diğer her alanında engelleri bir şekilde aşıp ilerleyebiliyorken, mesele ev kurmaya, bir yuva olmaya gelince elinin kolunun bağlanması insanın canını yakıyor. bir şeyler çok güzel başlarken, dış etkenlerin o güzelim akışı bozmasına seyirci kalmak zorunda kalıyorsun. kimsede suç aramıyorum aslında, herkes kendi doğrusunu yaşıyor belki ama benim payıma düşen de her seferinde o dış engellere çarpmak oluyor.
bir süre sonra yoruluyor insan. "demek ki benim sınavım da buymuş" demeye başlıyorsun. tam birini bulmuşken zamanın uymaması, tam her şey yolundayken ailevi faktörlerin aşılmaz bir sete dönüşmesi... sanki evren "senin hikayen burada bitti, zorlama" diyor gibi. sessizce geri çekilmekle, olanı olduğu gibi kabul etmek arasında o ince çizgide yürümeye devam ediyorum. bazen sadece doğru insan yetmiyormuş, doğru şartların ve o huzurlu ortamın da sana lütfedilmesi gerekiyormuş, onu anlıyorsun.
devamını gör...

