zaman tüneli
bilirkişi edasında tanım yazanlar
kafamda hakkı öznur isimli siyasetçi canlandı.
devamını gör...
bilirkişi edasında tanım yazanlar
sözlüğü ilk kullanmaya başladığımda ilk girdiğim entryleri kasıntı halinde yazıyordum.
devamını gör...
ibrahim hacıosmanoğlu
bir söylentiye göre bazı kişilere göre feneri destekler gibi davranıp hamleleriyle galatasaray lehine davranmaktadır yani söylemleriyle gs’yi sitem ediyor ama belki de hamleleriyle gs tarafında.şimdi bazı taraftarlara göre kalkıp feneri sitem etse tarafsızlığını koruyamaz ts başkanıyken fenere laf ettiği için.
devamını gör...
bilirkişi edasında tanım yazanlar
umarım sadece sözlükte böylelerdir.
devamını gör...
bilirkişi edasında tanım yazanlar
(bkz: beni tanıdılar siz kaçın)
devamını gör...
kırk yılda bir yapmak
herkes aynı tavsiyeyi veriyor. mutlulugun icin kırk yılda bir yap.
kırk yılda bir yapacaksak bunun icin secimimiz siz olmazdınız beyler;)
sececegimiz dunyanın en ozel beyfendisi de bunu bize yaptırmaz zaten. o sizin gibi degil. cok farklı.
kırk yılda bir yapacaksak bunun icin secimimiz siz olmazdınız beyler;)
sececegimiz dunyanın en ozel beyfendisi de bunu bize yaptırmaz zaten. o sizin gibi degil. cok farklı.
devamını gör...
ankara
yaşamak istediğim bir kaç kentten biri olabilir. benim doğup büyüdüğüm, yaşadığım batı karadeniz şehrinden arada sırada sağlık, hastane sebepl falan ailemle giderdik buraya ben küçükken.
bizim geldiğimiz taraftaki şehir girişinde gördüğüm uçaklar, kızılcahamam ormanları, kaymakamlık sınavı için gelip kazanamadığım sınav dönemi kaldığım küçük esat, tunalı, iş için geldiğimde gördüğüm o bakanlıkların olduğu cadde falan hepsine aşıkım aşık. iş için geldiğimde maltepe civarında kalmıştık ki ben orayı da çok sevmiştim.
halkla ilişkiler, pr çalışması yaptığımız iki gün oldu mesela. üst üste iki gün anıtkabir'e götürdük müşterileri. o da güzel ve önemli bir deneyimdi benim için. ankara'ya küçükken hep sağlık sebepli gitmiştim, anıtkabir'i ilk defa iş sebepli gittiğimde gördüm.
kişilik olarak da ankara ile uyumlu biri olduğumu düşünmekteyim. aşti'yi bile seviyorum ulan. bir önceki iş arama sürecimde ankara'dan çok iş kovaladım. aramadılarbile, beni istanbul'da görünce. şu an yine iş arıyorum. allahını seven bana ankara'dan iş bulsun.
bizim geldiğimiz taraftaki şehir girişinde gördüğüm uçaklar, kızılcahamam ormanları, kaymakamlık sınavı için gelip kazanamadığım sınav dönemi kaldığım küçük esat, tunalı, iş için geldiğimde gördüğüm o bakanlıkların olduğu cadde falan hepsine aşıkım aşık. iş için geldiğimde maltepe civarında kalmıştık ki ben orayı da çok sevmiştim.
halkla ilişkiler, pr çalışması yaptığımız iki gün oldu mesela. üst üste iki gün anıtkabir'e götürdük müşterileri. o da güzel ve önemli bir deneyimdi benim için. ankara'ya küçükken hep sağlık sebepli gitmiştim, anıtkabir'i ilk defa iş sebepli gittiğimde gördüm.
kişilik olarak da ankara ile uyumlu biri olduğumu düşünmekteyim. aşti'yi bile seviyorum ulan. bir önceki iş arama sürecimde ankara'dan çok iş kovaladım. aramadılarbile, beni istanbul'da görünce. şu an yine iş arıyorum. allahını seven bana ankara'dan iş bulsun.
devamını gör...
yetiştir lafı bölüştür kafayı
bir çeşit deyim. modern zamanların el verdiği şahane hayatlara renk katan cinsten.
devamını gör...
bir kadını kırmadan ona şişman olduğunu söylemek
o an gülüp geçse de evde aynaya bi bakıp dugdugu cümleyi tekrar kafasından geçirir ve sonra da omzunu silkip sen kendine bak be ... der.
devamını gör...
misafirliğe gidilen ev sahibine borcam hediye etmek
analarınızın babalarınızın alışkanlığını bırakıp 1 şişe jager mi götürseniz artık?
en kötü ihtimalle şöyle güzel bir kahve mesela.
kahve makinesi olmayan ev kalmadığına göre en garantisi kahve, evet.
sadece çekirdekten mi çekiyor yoksa filtre boyutuna göre çekim için bilgi gerekir, e onu da sorun eşek sıpaları.
en kötü ihtimalle şöyle güzel bir kahve mesela.
kahve makinesi olmayan ev kalmadığına göre en garantisi kahve, evet.
sadece çekirdekten mi çekiyor yoksa filtre boyutuna göre çekim için bilgi gerekir, e onu da sorun eşek sıpaları.
devamını gör...
çetin doğan
namık kemal zeybek ağabey hakkında, "bir türlü çerkezliğinden vazgeçerek kendine 'türk' diyemeyen bir zavallı?" olarak bahsediyor, kızını amerikalı bir ajana veren kabileci hainden daha ne beklenir ki? prof. k. üçüncü hocanın "çerakizi - miyyt" olarak bahsettiği mel'anet, "ciasalcı-klanizmin" mimarlarından, ateşi bol olsun..
devamını gör...
aldatılmak
neyse ki "bunu da yaşamadık demeyiz" dediğimiz bir durum.
devamını gör...
misafirliğe gidilen ev sahibine borcam hediye etmek
2023'te gizli maddeler ortaya çıkacak, bor madeni çok değerli, petrol, doğalgaz çıkacak... aa pardon yanlış başlığa gelmişim dfgdgfdg
devamını gör...
nick vermeden bir yazara seslen
çok kafa dengisin. ruh öküzüm olabilir misin? *
devamını gör...
misafirliğe gidilen ev sahibine borcam hediye etmek
madam coco'da sürekli indirim oluyor. ben artık ordan nevresim, battaniye, fincan falan alıp götürüyorum.
t: eski alışkanlığımız..
t: eski alışkanlığımız..
devamını gör...
bir kadını kırmadan ona şişman olduğunu söylemek
her bokuna karıştığımız kadınların bugün de kilosuna karışalım, oh.
iyi oldu ya sabahtan beri hiç söz hakkım olmayan bir konuda konuşmamıştım.
iyi oldu ya sabahtan beri hiç söz hakkım olmayan bir konuda konuşmamıştım.
devamını gör...
şişko patates yarım kilo domates
nefret ettiğim, iğrendiğim bir tabir. çocukken kiloluydum ben. hiç unutmuyorum, kızın biri, o halimle dalga geçiyordu. iğrenç bir melodiyle, bu sözleri söyleyerek. nasıl zoruma gidiyor, nasıl ne yapacağımı bilemiyorum anlatamam. kız da zayıf, herhangi bir kilo problemi yok. belki bir iki yaş küçüktü benden.
ergenliğe girmekle beraber hızla boyum uzadı, çok kısa bi zamanda da kilo fazlam kalmadı. boylu poslu, güzel bi delikanlı oldum. ilahi adaletin tecellisi gereği bu iğrenç kızla karşılaştım. 5-6 sene mi geçmişti daha fazla mı bilmiyorum. kız öyle bir kilo almış ki; benim çocukluk halimden beter. ağzımı açıp tek bir kelam etmedim ama zerre miskal üzüldüğümü de söyleyemem. yaşattığını yaşaması benim suçum değildi zira.
hiçbir insanın fiziki eksiği, fazlası, farklılığı ile dalga geçmedim, geçemem. geçsem yaşayamam, kaldıramam. beğenmek, beğenmemek ayrı mesele. herkes, herkese hoş gelmez. gelmemesi de doğamız gereği. fakat sırf sen beğenmiyorsun diye biriyle alay etmek, aşağılık bir şey en hafif tabirle. unutmamalı insan, insan olduğunu. bugün ne olduğun belli ama yarın ne olacağın belli değil. bugün tamken bakmışsın yarın eksik kalmışsın. had bilmek gerek. hele de kendin tercih etmediğin, sana verilen ya da verilmeyen şeyler hakkında.
ergenliğe girmekle beraber hızla boyum uzadı, çok kısa bi zamanda da kilo fazlam kalmadı. boylu poslu, güzel bi delikanlı oldum. ilahi adaletin tecellisi gereği bu iğrenç kızla karşılaştım. 5-6 sene mi geçmişti daha fazla mı bilmiyorum. kız öyle bir kilo almış ki; benim çocukluk halimden beter. ağzımı açıp tek bir kelam etmedim ama zerre miskal üzüldüğümü de söyleyemem. yaşattığını yaşaması benim suçum değildi zira.
hiçbir insanın fiziki eksiği, fazlası, farklılığı ile dalga geçmedim, geçemem. geçsem yaşayamam, kaldıramam. beğenmek, beğenmemek ayrı mesele. herkes, herkese hoş gelmez. gelmemesi de doğamız gereği. fakat sırf sen beğenmiyorsun diye biriyle alay etmek, aşağılık bir şey en hafif tabirle. unutmamalı insan, insan olduğunu. bugün ne olduğun belli ama yarın ne olacağın belli değil. bugün tamken bakmışsın yarın eksik kalmışsın. had bilmek gerek. hele de kendin tercih etmediğin, sana verilen ya da verilmeyen şeyler hakkında.
devamını gör...


