zaman tüneli
sözlük yazarlarının söylemek istedikleri
tatil sürecinde bile zaman zaman uzaktan çalışıyorum. sanırım bilgisayar mühendisliği, fotoğrafçılık ya da yazılım temelli bir alanda üretmek bana daha çok giderdi. elbette bundan şikayetçi değilim. sadece, kendi potansiyelimle yaptığım meslek arasında sessiz bir farklılık olduğunu düşündüm bugün.
devamını gör...
halychtidae
#3869925 estağfurullah. yürekten gelen sevgi her şeyi güzel gösterir insana.
her insan ve her insanın elinden çıkan, sevildiği kadar güzeldir. ve güzel sevilen birisi varsa çok güzel seviyordur. insan insanın aynasıdır sonuçta...
her insan ve her insanın elinden çıkan, sevildiği kadar güzeldir. ve güzel sevilen birisi varsa çok güzel seviyordur. insan insanın aynasıdır sonuçta...
devamını gör...
17 şubat 2026 galatasaray juventus maçı
kenan yıldız'ın, elini kolunu sallayarak en az 3 gol atacağı maçtır.
devamını gör...
mevlana celaleddin-i rumi
kendisini sevmiyorum. sevecek bir nedeni de bulamıyorum. ben nasreddinciyim.
devamını gör...
mevlana celaleddin-i rumi
12. 13. yy anadoluda mutasavvıf'tan geçilmez. bu tarihler yunus emre, mevlana,şems, hacı bektaşi, ibnül arabi... gibi bir sürü yıldızlar bu devirde parlamış. hepside birbirinden etkilenmiş insanlar. zaman ve olayların yanında şahıslarda önemlidir. mevlana çok şanslıdır. anadolu selçuklu devletinin başkentinde ve bizzat sultan tarafından önem verilince bir cevher cilalanmış üstüne birde şems ile tanışınca gerçek mahiyetine kavuşmuştur. aşk eri derler kendisine. onun yolu diğerlerinden biraz daha farklıdır. neticede bir sözünde "doğru ile yanlışın ötesinde bir yer daha var, seninle orada buluşacağız" der.
devamını gör...
sözlükçülerin küçük sözlüklerde yazma motivasyonu
abi senin itlik köpeklik için yazdığına dünyada inanmam. bir kişinin dahi inanacağını sanmam. eşinle birlikte çok tatlısınız siz ya. itlik köpeklik demiş bir de . duy da inanma.
bir sebebi yok. beş yıl önce denk geldik hâlâ ara ara yazarım. sevmeyen de çok beni seven de... bilmiyorum dolayısıyla.
tanım yapmadım diye bu tanımımı silerler moderatörler muhtemelen. canları sağolsun.
bir sebebi yok. beş yıl önce denk geldik hâlâ ara ara yazarım. sevmeyen de çok beni seven de... bilmiyorum dolayısıyla.
tanım yapmadım diye bu tanımımı silerler moderatörler muhtemelen. canları sağolsun.
devamını gör...
sözlük yazarlarının çorba tercihleri
tuzlama.
ezogelin.
stracciatella.
ezogelin.
stracciatella.
devamını gör...
rüyanın öte yakası
ursula le guin'in harika eseri. daha önce karanlığın sol eli'ni okumuştum. bu kadının hayal gücü gerçekten çok iyi. kurgusu olsun, kurguladığı evrene ve işlediği konulara hakimiyeti olsun muazzam gerçekten. okurken ben böyle bir kitap yazacak olsam en az 5 6 sene bu konuyla ilgili ancak 150 200 kitap okumam lazım ki böyle bir şey çıkartabileyim diye düşündüm. cidden saygı duydum.
kitaba gelince gördüğü rüyalarla gerçekliği değiştiren bir abimiz rüya görmemek, rüyalarını baskılamak için ilaç kullanır ve yasal sebeplerle psikolojik tedaviye başlar. elemanın bu müthiş yeteneğini fark eden psikoyatr zamanla hipnozla verdiği telkinlerle adamı kullanarak hayalindeki dünyayı oluşturmak ister. her seansta dünya adım adım değişmekte ancak abimizin bilinçaltı verilen komutları bazen saptırmakta ve istenmeyen gerçeklikler ortaya çıkmasına sebep olmaktadır.
beyne bağladığı arttırıcı adlı makine ile beyin sinyallerinin şablonunu çıkararak bu olayın sebebini arayan doktor ve onu durdurmak ve kendi kendi rüyalarından kurtulmak isteyen orr abimizin hikayesi. yalın sade, akıcı ve etkili bir dille anlatılmış kaliteli bir eser. sanırım filmi de varmış. kitabını sabah bitirdim akşama da filmini izlerim artık. nasıl perdeye dökülmüş çok merak ettim.
okuyun.
kitaba gelince gördüğü rüyalarla gerçekliği değiştiren bir abimiz rüya görmemek, rüyalarını baskılamak için ilaç kullanır ve yasal sebeplerle psikolojik tedaviye başlar. elemanın bu müthiş yeteneğini fark eden psikoyatr zamanla hipnozla verdiği telkinlerle adamı kullanarak hayalindeki dünyayı oluşturmak ister. her seansta dünya adım adım değişmekte ancak abimizin bilinçaltı verilen komutları bazen saptırmakta ve istenmeyen gerçeklikler ortaya çıkmasına sebep olmaktadır.
beyne bağladığı arttırıcı adlı makine ile beyin sinyallerinin şablonunu çıkararak bu olayın sebebini arayan doktor ve onu durdurmak ve kendi kendi rüyalarından kurtulmak isteyen orr abimizin hikayesi. yalın sade, akıcı ve etkili bir dille anlatılmış kaliteli bir eser. sanırım filmi de varmış. kitabını sabah bitirdim akşama da filmini izlerim artık. nasıl perdeye dökülmüş çok merak ettim.
okuyun.
devamını gör...
rasat (yazar)
üstadım. sence de çıtayı fazla yükseltmiyor musun? #3869846
devamını gör...
17 şubat 2026 galatasaray juventus maçı
delpiyerro'lu, irzaghi'li, jidanlı, sidorf'lu, davids'li juve yok ortalarda. daha mutevazi bir juve var..
devamını gör...
sözlük yazarlarının çorba tercihleri
şu ara canım çok fazla acılı tavuk çorbası çekiyor. ve işkembe başlığına o kadar yazdınız ki onu da istiyorum. evime gider gitmez ilk işim, salçalı ve bol acılı tavuk çorbası yapmak olacak. insan eskiden sevmediği şeyleri zamanla sevebiliyormuş.
devamını gör...
sözlükçülerin küçük sözlüklerde yazma motivasyonu
itlik köpeklik.
devamını gör...
sözlükçülerin küçük sözlüklerde yazma motivasyonu
ekşide de yazarım uluda da. ekşi dediğiniz yerde her türlü adam var. 2017'den sonra, daha doğrusu dürümcü yönetimi devraldıktan sonra ekşi sözlük çok bozdu. ak trol - ok trol yuvası haline geldi. uludağ sözlüğü ise allah ıslah etsin. ibda c militanından tutun sapık otuzbirci incellere kadar her türlü tip var. ha yanlış anlaşılmasın tabi çok düzgün insanlar da var.
normal sözlük daha düzgün inanın bana. bence en temiz sözlük olabilir bu diğer ikiliye göre.
normal sözlük daha düzgün inanın bana. bence en temiz sözlük olabilir bu diğer ikiliye göre.
devamını gör...
sözlükte hiç zenci moderatör olmaması
sözlükte hiç zenci moderatör olmaması meselesini ben biraz çoksesliliğin talep edilmesi üzerinden okuyorum. çünkü işin ironik tarafı şu, modların yalnızca numaralı nicklerini biliyoruz, ten renklerini değil.. varsa siyasi görüşlerini, duygularını, hayata nereden baktıklarını da bilmiyoruz. belki de zaten mesele bu görünmezlikte yatıyor.
ama yine de insan düşünmeden edemiyor. çokseslilik sadece kullanıcı sayısıyla mı olur, yoksa düşünce renklerinin çeşitliliğiyle mi..? moderasyon dediğin şey yalnızca düzen sağlamak değil, kültürü, tonu, sınırları da belirlemek. o yüzden tek tip bir bakışın farkında olmadan yerleşmesi ihtimali kafamı kurcalıyor.
belki de çözüm, moderatörlerin biraz daha bizim aramıza karışmasındadır. rozetsiz, yetkisiz, sıradan bir yazar gibi yazmaları… düşünce renklerini entry’lere sızdırmaları... yapıyorlar mı, bilmiyorum, ben henüz yeniyim, işleyişe çok hakim sayılmam. ama yapmıyorlarsa bile yapılabilir bir şey gibi geliyor.
sonuçta bir sözlükte çokseslilik gerçekten zenginliktir. görünür olmasa bile hissedilen bir çeşitlilik. aksi halde düzenli ama ruhsuz, steril ama tek tonda bir yer olur. ve sözlük dediğin şey biraz da seslerin birbirine değdiği yerdir.
ama yine de insan düşünmeden edemiyor. çokseslilik sadece kullanıcı sayısıyla mı olur, yoksa düşünce renklerinin çeşitliliğiyle mi..? moderasyon dediğin şey yalnızca düzen sağlamak değil, kültürü, tonu, sınırları da belirlemek. o yüzden tek tip bir bakışın farkında olmadan yerleşmesi ihtimali kafamı kurcalıyor.
belki de çözüm, moderatörlerin biraz daha bizim aramıza karışmasındadır. rozetsiz, yetkisiz, sıradan bir yazar gibi yazmaları… düşünce renklerini entry’lere sızdırmaları... yapıyorlar mı, bilmiyorum, ben henüz yeniyim, işleyişe çok hakim sayılmam. ama yapmıyorlarsa bile yapılabilir bir şey gibi geliyor.
sonuçta bir sözlükte çokseslilik gerçekten zenginliktir. görünür olmasa bile hissedilen bir çeşitlilik. aksi halde düzenli ama ruhsuz, steril ama tek tonda bir yer olur. ve sözlük dediğin şey biraz da seslerin birbirine değdiği yerdir.
devamını gör...
güne bir şarkı bırak
daha önce başlığına yazdığım için bu şarkıyı güne bırakıyorum. galiba bir yerlerde birileri dinlemekte...
devamını gör...
yemek yapamamayı erkeklik sanan tip
danilo yu, arda şefi hiç duymamış erkektir.
göz kararı tuz, bir tutam sarımsakla parayı buluyor adamlar.
göz kararı tuz, bir tutam sarımsakla parayı buluyor adamlar.
devamını gör...
sözlükçülerin küçük sözlüklerde yazma motivasyonu
ekşide yazar olana kadar ara durak
devamını gör...
simitçiye simit var mı diye sormak
eğer bir martı sormuyorsa soruda bir tuhaflık yok bence.
devamını gör...
sözlükçülerin küçük sözlüklerde yazma motivasyonu
küçük sözlüklerde yazma motivasyonum çok büyük laflar etmekten gelmiyor zaten. aksine, iddiasız olma ihtiyacından doğuyor. küçük sözlükler bana steril bir alan sağlıyor, az insan, az gürültü, az kaos... kalabalık büyüdükçe anlamın seyrelmesi gibi tuhaf bir durum var, burada pek yaşanmıyor. kimsenin cümlelerini parlatmak için birbirinin üstüne basmadığı, egosunu entry formatında pazarlamadığı bir ara bölge burası.
büyük sözlüklerde -ismi malum- yetmiş iki milletten insan var, bu güzel bir şey olabilirdi. ama çoğu zaman değil. orada yazmak, fikrini söylemekten çok saçma tiplerin saçma egolarıyla güreşmek gibi. konudan bağımsız ben buradayım deme yarışları, gereksiz sertlik, kronik bilmişlik… insan bir noktadan sonra ne yazdığını değil, kimin ne anlayacağını düşünür hale geliyor. bu da yazının doğasına aykırı..
küçük sözlüklerin ironisi şu: kimseyi etkileme derdin yokken daha samimi oluyorsun. okunmama ihtimali özgürleştiriyor insanı. daha az görünürlük, daha az savunma mekanizması demek. çelişkili düşüncelerini düzeltme ihtiyacı hissetmeden bırakabiliyorsun oraya. kimse seni köşeye sıkıştırmıyor, kimse yanlış yerden düşündün diye tepene binmiyor.
belki de mesele şu, küçük sözlükler yazara, büyük sözlüklerin unuttuğu bir şey veriyor-rahatlık. yazıyorsun çünkü yazmak istiyorsun, var olmak için değil. ve bu fazlasıyla ironik.. daha az insanın olduğu yerde, insan kendisiyle daha kalabalık kalabiliyor.
büyük sözlüklerde -ismi malum- yetmiş iki milletten insan var, bu güzel bir şey olabilirdi. ama çoğu zaman değil. orada yazmak, fikrini söylemekten çok saçma tiplerin saçma egolarıyla güreşmek gibi. konudan bağımsız ben buradayım deme yarışları, gereksiz sertlik, kronik bilmişlik… insan bir noktadan sonra ne yazdığını değil, kimin ne anlayacağını düşünür hale geliyor. bu da yazının doğasına aykırı..
küçük sözlüklerin ironisi şu: kimseyi etkileme derdin yokken daha samimi oluyorsun. okunmama ihtimali özgürleştiriyor insanı. daha az görünürlük, daha az savunma mekanizması demek. çelişkili düşüncelerini düzeltme ihtiyacı hissetmeden bırakabiliyorsun oraya. kimse seni köşeye sıkıştırmıyor, kimse yanlış yerden düşündün diye tepene binmiyor.
belki de mesele şu, küçük sözlükler yazara, büyük sözlüklerin unuttuğu bir şey veriyor-rahatlık. yazıyorsun çünkü yazmak istiyorsun, var olmak için değil. ve bu fazlasıyla ironik.. daha az insanın olduğu yerde, insan kendisiyle daha kalabalık kalabiliyor.
devamını gör...
