sözlükçülerin küçük sözlüklerde yazma motivasyonu
başlık "yaşlı bir ermiş nasıl anlamaz tanrının öldüğünü" tarafından 11.07.2025 02:41 tarihinde açılmıştır.
1.
normal sözlüğün de küçük bir sözlük olduğunu düşünürsek merak ettiğim motivasyon. ekşi sözlük'te çok daha fazla kişiye ulaşıyorsun, seni daha fazla kişi okuyor, daha fazla kişi oyluyor. bir gün sözlüğün kapanıp gitme, yazdıklarının kaybolma riski yok. küçük sözlüklerdeki gibi arkandan gıybetin yapılmaz çünkü çok kalabalık. ekşi'de her kitabın, her filmin, her olayın, her insanın başlığı var. dolayısıyla bu konularda konuşacak insanlar da var. küçük sözlüklerde bu çok daha az. şansına denk gelirse artık.
ama tüm bunlara rağmen burada yazıyoruz. neden, neden?
ama tüm bunlara rağmen burada yazıyoruz. neden, neden?
devamını gör...
2.
çok kısa sürede aktrol, incel, redpilci ve kezo tespiti yapabiliyor olmak.
devamını gör...
3.
çünkü küçük, daha samimi, aile gibi.
ben hayatı yavaş yaşamayı seviyorum.
çok kişi görmesi mühim değil ,bazen sadece kendime yazıyorum. ayrıca kendi oyun alanım gibi davranıyorum bazı konularda.
ben hayatı yavaş yaşamayı seviyorum.
çok kişi görmesi mühim değil ,bazen sadece kendime yazıyorum. ayrıca kendi oyun alanım gibi davranıyorum bazı konularda.
devamını gör...
4.
büyük tekel ekşi, küçüklerini yedi. o yüzden forumlara kaldık artık.
devamını gör...
5.
olur da iki doğru kelam edersem birileri okurda araştırır veya bi ampul yanar diye yazıyorum yoksa çokta aklım olduğundan değil sevgili sözlük
devamını gör...
6.
eskiden sanat sepet yazılarıydı. onu boşladım uzun süredir. yine yazarım ama konu farketmez, temel sebep çenemin düşük olması. herhangi bir yerde bana fikrim soruluyorsa ben varım. sözlük bunun için çok uygun. en temelden başlayıp her şeyle ilgili istediğim kadar yazabilirim. gerçek hayatta çok konuşmaktan da sesim kısılıyor zaten.
devamını gör...
7.
orada daha fazla kişiye ulaşıyorsun ama burada daha fazla artı alıyosun naaabeerr!
devamını gör...
8.
ekşi sözlük'ün pazardan armut seçer gibi yazar almasına karşıyım. ilk çıktığından beri hem de. "bilmem kaç bin kişi arasında bekleyeceksin, yeterince iyi bir insan olursan seni içeri alırız" tarzına en başından beri karşıyım. 2000 yılından beri sözlük okuyucusu, 2004 yılından beri sözlük yazarıyım. bir kere ekşi sözlük'te yazar olmak için hesap açmışlığım yok. biz de, böyle tutarlıyız. kendimce, böyle protesto ediyorum. bazı pembe götlü arkadaşlar gibi üç gün boykot diye bağırıp, dördüncü gün "ama çok iyi yeaa, vazgeçemiyorum" demiyorum.
bir de, yazdığım şeyin üç beş kişi tarafından olsa da okunduğunu bilmek egomu gıdıklıyor biraz. o etkileşimi seviyorum. daha önce de birkaç yerde söyledim. o etkileşimi sevmiyor olsam, gider deftere yazarım. sevmiyorum diyen de, dümdüz yalan söylüyordur ya da kendini tanımıyordur.
benim sebeplerim böyle.
bir de, yazdığım şeyin üç beş kişi tarafından olsa da okunduğunu bilmek egomu gıdıklıyor biraz. o etkileşimi seviyorum. daha önce de birkaç yerde söyledim. o etkileşimi sevmiyor olsam, gider deftere yazarım. sevmiyorum diyen de, dümdüz yalan söylüyordur ya da kendini tanımıyordur.
benim sebeplerim böyle.
devamını gör...
9.
az takipçili yazarlar daha kaliteliymiş düsturundan yola çıkarak az kullanıcılı sözlük daha kalitelidir motivasyonuyla yazmaktayım he.
evet egomu şimdi bir kenara fırlatıp gerçek fikrimi yazayım:
başka sözlük bilmiyorum da ondan. ekşide çaylak çaylak mı dolaşacaktım? imkanımız buna yetti bir göz oda olsun bizim olsun dedik bunu bulamayanlar var nankörler!
evet egomu şimdi bir kenara fırlatıp gerçek fikrimi yazayım:
başka sözlük bilmiyorum da ondan. ekşide çaylak çaylak mı dolaşacaktım? imkanımız buna yetti bir göz oda olsun bizim olsun dedik bunu bulamayanlar var nankörler!
devamını gör...
10.
böcekler aleminde bir tanrı olmak
devamını gör...
11.
bana buranın çok büyük geldiği gerçeği.
küçük sözlükte insanları tanımak daha kolay, yazılanları yazarları takip etmek daha kolay. ama burda öyle mi, hele ekşide aman aman. mega şehir buralar. kimse kimseyi tanımıyor
küçük sözlükte insanları tanımak daha kolay, yazılanları yazarları takip etmek daha kolay. ama burda öyle mi, hele ekşide aman aman. mega şehir buralar. kimse kimseyi tanımıyor
devamını gör...
12.
kontrollü bir etkileşim hissi veriyor olması muhtemelen.
hayatımda da böyle, büyük bir kalabalığın ortasına attığım cümlenin düştüğü yeri görmemeyi sevmiyorum.
trink trink hali.
anlaşıldım,
devam edebilirim.
hayatımda da böyle, büyük bir kalabalığın ortasına attığım cümlenin düştüğü yeri görmemeyi sevmiyorum.
trink trink hali.
anlaşıldım,
devam edebilirim.
devamını gör...
13.
dere akar taş ile,
gözüm doldu yaş ile,
gurbete mi gideyim?
bu sevdalı baş ile?
gözüm doldu yaş ile,
gurbete mi gideyim?
bu sevdalı baş ile?
devamını gör...
14.
taşucu'nda bir pansiyondaymisim hissi verdiği için.
devamını gör...
15.
çünkü aile sözlüğü. yakın akrabam oldular. güzellerim benim ya. erkek kadın ayırmıyorum bakın güzellerim derken. yanlış anlaşılma olmasın.
can manasında. can onlar be.
can manasında. can onlar be.
devamını gör...
16.
yazma motivasyonu kişiyi yazmaya iter. düşüncelerini ve paylaşmak istediklerini yazarak ortaya koyar. sözlükler de bu paylaşım, iletişim araçlarından biridir ve yazanın (yazarın değil) yazdıklarının büyüklüğü, küçüklüğü önemlidir. yazmakta kullandığı platform değil. çünkü yazanın belirleyebilip etkili olabileceği tek şey ancak kendi yazdıklarıdır. (sözlükçülük de sobacılık gibi bir meslek kariyer değildir.)
devamını gör...
17.
daha özel, daha kendin gibi olabildiğin bir alan. ekşi sözlük'teki tüm o insan yığınıyla beraber olmak istemem, bana güvenli gelmiyor. burası biraz daha konfor alanı gibi, kendimi de çok açabiliyorum burada; duygularımı, hissettiklerimi, düşüncelerimi. hatta daha önceden de söylediğim gibi bazen bir düşünce ya da his günlüğü gibi kullanıyorum. sonradan dönüp o dönemde neler hissettiğime bakabiliyorum. kendimi bildim bileli defterler boyunca yazan, şiir, deneme, günlük ne denirse işte sürekli bir şeyler karalayan biriydim. burayı da o amaçla kullanıyorum. böyle küçük sözlüklerin tercih edilme sebebi de o bence.
devamını gör...
18.
büyük yığınlarda bireysellik azdır. yığın kitle olarak hareket eder ve bireysel salaklıklarını bu yığının akışı içinde gizleme şansı bulur ama bir toplulukta herkes bir bireydir ve yaptıkları ayan beyan ortadadır.
ben burada kendini zeki, entelektüel, üst sınıf gibi gören bir çok dalyonun yazdıklarına bakıp ''aaa bu dalyo kendini bir birey sanıyor, kişisel gelişimini tamamlamış gibi özgüvenli özgüvenli salak saçma fikirlerini umumi bir sahada paylaşacak kadar değerli bulmuş haspam'' demek için takılıyorum.
ve itiraf etmek gerekirse bu sözü gün içinde defalarca söyletecek bir altın madeni burası. eleştiriyorum diye kızmayın ha gitmenizi veya yok olmanızı istemiyorum siz giderseniz ben eksik kalırım joker için batman ne ise insan için oksijen ne ise sizler benim için öylesiniz.
sizin yokluğunuzda dalga geçecek aptal bulma sıkıntısı yaşıyorum çünkü sizler kadar aptalına çok nadir denk gelebiliyorum
ben burada kendini zeki, entelektüel, üst sınıf gibi gören bir çok dalyonun yazdıklarına bakıp ''aaa bu dalyo kendini bir birey sanıyor, kişisel gelişimini tamamlamış gibi özgüvenli özgüvenli salak saçma fikirlerini umumi bir sahada paylaşacak kadar değerli bulmuş haspam'' demek için takılıyorum.
ve itiraf etmek gerekirse bu sözü gün içinde defalarca söyletecek bir altın madeni burası. eleştiriyorum diye kızmayın ha gitmenizi veya yok olmanızı istemiyorum siz giderseniz ben eksik kalırım joker için batman ne ise insan için oksijen ne ise sizler benim için öylesiniz.
sizin yokluğunuzda dalga geçecek aptal bulma sıkıntısı yaşıyorum çünkü sizler kadar aptalına çok nadir denk gelebiliyorum
devamını gör...
19.
açıkçası anonim de olsam, siyaset, ekonomi politik üzerine eğitimli de olsam ve siyasete ilgi de duyuyor olsam siyaset hakkında sözlüklerde yazmak içimden pek gelmiyor, kendim hakkında yazıyorum, kendimi ifade etmenin yolunu içimdekileri dökmekte buluyorum, goy goy yapıyorum, dm'lerde pek işim yok, sözlüğe yazıyorum, eğleniyorum, çıkıyorum, arada bir belki nadiren bilgi içerikli tanımlar giriyorum, burada radyo dinliyorum, ekşi sözlükte bazen neredeyse artık blog yazısı yazıyorum, bir kısmını da şu adreste topladım;
bir sigara yaksam blog
yani ekşi'de kendimi tanıttıkça, bazı date başlıklarında da yazınca dm'e geliyor hanım arkadaşlarımız ama çoğu ruh hastası ya da gold digger. o yüzden geriye sadece eğlence kalıyor ve eğlencesi de pek kalmadı açıkçası sözlüklerin.
mesela x sözlükte şikayet ettiğim tanımların fazlalığından ve isabet oranının düşüklüğünden yana eleştirildim ve hakaretlere, tehditlere uğradım, sıçtım sıvadım ilgili kişilere ve nisan'ın ortasına kadar hesabı dondurup çıktım, ertesi hafta haftanın en çok şikayet dolduranı ben oldum ve en isabetli şikayetlerde ilk 2'ye - 3'e girdim. utanırlar mı bu şikayet ettiğim insanlar, bence utanmazlar, neyse...
başka bir sözlükte mesela, henüz 51 beğeni almış bir entry'im bile yok maks 50 beğeni, entryler kötü diye mi? hayır, bilakis leş entrylerim en çok beğeni alanlar oldu, toplumun şirazesi kaydı abi, insanlar artık uzun yazıları okumuyor, benim ilgimi çekmese de okuyorum illa ki yazının bir tarafı sarıyor çünkü, ama insanlar bakıyorlar ki entry uzun direkt gözlerini kapayıveriyorlar.
burada da başka türlü. nerede yaşadığımı belirten bir yazı yazıyorum mesela, geliyor bir hatun damlıyor ama bildiğin gerizekalı yani, abi bir kadın o kadar aptal olamaz ya lütfen yani. troller trollük yapamıyor çünkü küfür yasak, hakaret yasak, efendi troll mü olur abicim? efendilik arıyorsan beyaz show'a git. türk dediğin küfreder, biz ingiliz değiliz ki.
neyse bu tanım da muhtemelen okunmayacak. iyi sözlükler.
bir sigara yaksam blog
yani ekşi'de kendimi tanıttıkça, bazı date başlıklarında da yazınca dm'e geliyor hanım arkadaşlarımız ama çoğu ruh hastası ya da gold digger. o yüzden geriye sadece eğlence kalıyor ve eğlencesi de pek kalmadı açıkçası sözlüklerin.
mesela x sözlükte şikayet ettiğim tanımların fazlalığından ve isabet oranının düşüklüğünden yana eleştirildim ve hakaretlere, tehditlere uğradım, sıçtım sıvadım ilgili kişilere ve nisan'ın ortasına kadar hesabı dondurup çıktım, ertesi hafta haftanın en çok şikayet dolduranı ben oldum ve en isabetli şikayetlerde ilk 2'ye - 3'e girdim. utanırlar mı bu şikayet ettiğim insanlar, bence utanmazlar, neyse...
başka bir sözlükte mesela, henüz 51 beğeni almış bir entry'im bile yok maks 50 beğeni, entryler kötü diye mi? hayır, bilakis leş entrylerim en çok beğeni alanlar oldu, toplumun şirazesi kaydı abi, insanlar artık uzun yazıları okumuyor, benim ilgimi çekmese de okuyorum illa ki yazının bir tarafı sarıyor çünkü, ama insanlar bakıyorlar ki entry uzun direkt gözlerini kapayıveriyorlar.
burada da başka türlü. nerede yaşadığımı belirten bir yazı yazıyorum mesela, geliyor bir hatun damlıyor ama bildiğin gerizekalı yani, abi bir kadın o kadar aptal olamaz ya lütfen yani. troller trollük yapamıyor çünkü küfür yasak, hakaret yasak, efendi troll mü olur abicim? efendilik arıyorsan beyaz show'a git. türk dediğin küfreder, biz ingiliz değiliz ki.
neyse bu tanım da muhtemelen okunmayacak. iyi sözlükler.
devamını gör...
20.
küçük sözlüklerde yazma motivasyonum çok büyük laflar etmekten gelmiyor zaten. aksine, iddiasız olma ihtiyacından doğuyor. küçük sözlükler bana steril bir alan sağlıyor, az insan, az gürültü, az kaos... kalabalık büyüdükçe anlamın seyrelmesi gibi tuhaf bir durum var, burada pek yaşanmıyor. kimsenin cümlelerini parlatmak için birbirinin üstüne basmadığı, egosunu entry formatında pazarlamadığı bir ara bölge burası.
büyük sözlüklerde -ismi malum- yetmiş iki milletten insan var, bu güzel bir şey olabilirdi. ama çoğu zaman değil. orada yazmak, fikrini söylemekten çok saçma tiplerin saçma egolarıyla güreşmek gibi. konudan bağımsız ben buradayım deme yarışları, gereksiz sertlik, kronik bilmişlik… insan bir noktadan sonra ne yazdığını değil, kimin ne anlayacağını düşünür hale geliyor. bu da yazının doğasına aykırı..
küçük sözlüklerin ironisi şu: kimseyi etkileme derdin yokken daha samimi oluyorsun. okunmama ihtimali özgürleştiriyor insanı. daha az görünürlük, daha az savunma mekanizması demek. çelişkili düşüncelerini düzeltme ihtiyacı hissetmeden bırakabiliyorsun oraya. kimse seni köşeye sıkıştırmıyor, kimse yanlış yerden düşündün diye tepene binmiyor.
belki de mesele şu, küçük sözlükler yazara, büyük sözlüklerin unuttuğu bir şey veriyor-rahatlık. yazıyorsun çünkü yazmak istiyorsun, var olmak için değil. ve bu fazlasıyla ironik.. daha az insanın olduğu yerde, insan kendisiyle daha kalabalık kalabiliyor.
büyük sözlüklerde -ismi malum- yetmiş iki milletten insan var, bu güzel bir şey olabilirdi. ama çoğu zaman değil. orada yazmak, fikrini söylemekten çok saçma tiplerin saçma egolarıyla güreşmek gibi. konudan bağımsız ben buradayım deme yarışları, gereksiz sertlik, kronik bilmişlik… insan bir noktadan sonra ne yazdığını değil, kimin ne anlayacağını düşünür hale geliyor. bu da yazının doğasına aykırı..
küçük sözlüklerin ironisi şu: kimseyi etkileme derdin yokken daha samimi oluyorsun. okunmama ihtimali özgürleştiriyor insanı. daha az görünürlük, daha az savunma mekanizması demek. çelişkili düşüncelerini düzeltme ihtiyacı hissetmeden bırakabiliyorsun oraya. kimse seni köşeye sıkıştırmıyor, kimse yanlış yerden düşündün diye tepene binmiyor.
belki de mesele şu, küçük sözlükler yazara, büyük sözlüklerin unuttuğu bir şey veriyor-rahatlık. yazıyorsun çünkü yazmak istiyorsun, var olmak için değil. ve bu fazlasıyla ironik.. daha az insanın olduğu yerde, insan kendisiyle daha kalabalık kalabiliyor.
devamını gör...