zaman tüneli

allah tesettürü erkeğe ve kadına ölçüleri belirli şekilde emrediyor. kız çocuklarının ise bu duruma erken alışması için, muhafazakar aileler işi biraz öne alıyorlar. bu da kendi içinde tutarlı. insanın davranışları ve kalbi önemli ama dış görünüş de içi yansıttığı gibi, bazı prototipler dahilindeysen her şeyi kafana göre yapamıyorsun. hocaların sakal bırakma sünnetini hakkını veremem çekincesiyle geç yaşlara bırakmayı düşünen erkeklere dediği gibi '' sen sakalı değil, sakal seni koruyacak'' o çember sakallı halinle haram kadına gitmek istesen, kadın seni kovar.

tesettürde bu iş biraz dini yükümlülükten adete hatta modaya dönüştü. sokaklarda genç yaşta olup da bol pardesülü ve örtüsünü omuzlarından sarkıtmış kız neredeyse göremiyoruz. her şeyde olduğu gibi tesettür kavramı da maalesef dejenere edilmeye çalışıldı ve ediliyor. bu noktada kendisini dindar, inançlı olarak tanımlayanların bir silkinme göstermesi gerekiyor.
devamını gör...

luayik devlet eliyle zorla tesettürü çıkarılan genç kızlardan daha mı kötü durumdalar?

öyle ya, bu kızlar gençliğe ulaşınca da kapalı kalırsa luayikçiler nerden çıplak vucüt bulup da zevklenecek?

ulan sana ne herkes çocuğunu dindar yetiştirir, iffetli yetiştirir, senin kaşarlı yetiştirmene karışan var mı ?
devamını gör...

öncelikle, bu başlığa yazılacak zamana göre gündem değişebilir tabii, bunun farkındayım. tanım girilen zamanda nasıl bir gündem varsa ona göre öneriler sunulabilir bu başlıkta.

dünyayı yönetmekte olan elitler konusu hiç olmadığı kadar gündemde şu anda, malum.

bu bağlamda benim aklıma ilk they live filmi geliyor. mutlaka izlenmesi gereken bir yapım bence. tamam, oradaki şeylere inanılmayabilir ama çok sağlam bir anti-sistem filmidir.

intruders dizisi de işte yine elit bir grubun sapkınlıkta ne kadar ileri gidilebileceğini göstermesi yönünden gündemle paralel. bu dizinin başlığını açıp genişçe tanıtmıştım. (bkz: intruders)

kitap olaraksa david icke denen kişinin yazdıklarına bakılabilir. the biggest secret: the book that will change the world kitabını okumuştum ben mesela kendisinin ve epey enteresan bulmuştum. hoş, iddia ettiği şeylerin çoğu bana deli saçması gibi geliyor ama gene de ilginç bir kitaptı.

son olaraksa bir şarkı önerisi bırakayım. yani bu şarkının sözel konsepti farklı olsaydı da çok severdim. acayip gaz bir parça: (bkz: brotherhood of the snake)

devamını gör...

chp’li yavuzyılmaz, istanbul–ankara güzergâhındaki anadolu otoyolu için fizibilite çalışması yapıldığını öne sürerek, özelleştirmeyle araç geçiş ücretlerinin özel sektör tarifelerine çekilebileceğini; yüzde 373’e varan zam yaşanabileceğini söyledi.

* yavuzyılmaz’ın paylaştığı verilere göre, 380 kilometrelik anadolu otoyolu’nda araç başına geçiş ücreti 338 tl, kilometre başına birim fiyat ise 0,89 tl. aynı hatta bulunan ve yap-işlet-devret modeliyle işletilen kuzey marmara otoyolunda ise kilometre başına ücret 4,21 tl. chp’li yavuzyılmaz, özelleştirme sonrası bu farkın anadolu otoyolu’na da yansıtılacağını belirterek, ücretlerin 1.600 tl’ye kadar çıkabileceğini ifade etti.
devamını gör...

belgelerin en önemli tarafı bu adamın mossad ajanı olduğu, ajan teşkilatı için network kurmaya çalıştığının ortaya çıkması olmuştur.

bazı şeylerin abartı, bazı şeyleride aptal insanların yanlış yorumladığını ekleyeyim

örneğin stephen hawking, stephen hawkingin kemikleri cam gibiydi, kaslarını oynatamıyordu. ha keza ağzını oynatamadığı için boğazına takılan makine ile ses çıkarıyor ve o şekilde konuşuyordu. adamın şeyini kaldırabilecegine ihtimal veren ağır aptaldır.
peki niye evli, ayağa bile kalkamayan biri, sadece gündüz değil gecede birinin evinde yatması gerekiyor, gece bile evinde kalan bakıncın bekarsa ve kabul ediyorsa evlenmek absürd değil, hatta gayet onurlu ve ahlaklı bir davranış.
bu adamın sex yapabildiğini göstermiyor.
niye epstein adasına gitmiştir. milyarder bir iş adamı değil. konferans deyince belki sadece spor için. adam para yiyebilecek durumda olmayan sakat biriydi. milyon dolar teklif edildiyse bakıcısına armağan etmek içinde olabilir.
devamını gör...

sanırım bu konuda söz sahibi olan, olabilecek ve olacak olan benim. bu yazdıklarımı bir “itiraf” olarak da değerlendirebilirsiniz.

ben ergenliğe girdikten sonra zorla başı kapatılan o çocuklardan biriydim. ailem evet muhafazakar ancak bu muhafazakarlık konusunu ailem kıstasında değerlendirmeyeceğim keza dindar olup da okuyan, öğrenen de çokça kimse var. fakat benim ailem onlardan biri değil. cahilizmle örtüşen bağnaz, yobaz ve hatta gerici bir dindarlıkları var. yıllar içinde bu saydığım sıfatlar törpülense de halen ne yazık ki böyleler.

benim aile eşrafım da bu kesimden. çocukluk arkadaşlarım da, onların aileleri de bu kesimden. ben hep “aykırı” düşünen bir çocuk olduğumu zannederdim. mini etek giyebilmenin bir aykırılık olmadığını şimdi şimdi kavrıyorum. çocukken hiç sıfır kollu giyemedim. hiç kısa elbise/ etek giyemedim. hatta pantolon giydiğimde hep popomu kapatacak bir şey giymem istendi üstüne. yaşım 6-10 arasıydı tüm bunlar olurken. kendilerince kız çocuklarını “koruma” çabalarıydı belki de bu. ama bana böyle lanse edilmedi. “günah” dendi. cehennemde cayır cayır yanarsın dendi. çocuktum ve korkuyordum.

içimde hep ukdelerle büyüdüm. istediğim hiçbir şeyi istediğim şekilde giyememiş olmanın ve “günah” baskısının bedelini maalesef çok sonra ödeyecektim.

ergenliğe girdikten sonra bu islamcı tayfanın iğrenç ve zikretmek dahi istemediğim düşünce tarzı nedeniyle (anlayan anladı) ve yakın arkadaşlarımın başlarını kapamaları sebebiyle zorla benim de başım örtüldü. istemediğimi bile söyleyemedim. çünkü ailem tarafından zorbalandım.

kendimce bu durumu kabullenmeye çalışıp, ben başımı örtüyorum ama neden örtüyorumu araştırıp geçerli sebepler bulmak ve içimi rahatlatmaya çalıştım. lise çağına geldiğimde okula baş örtüsünü takıp yollandığımda utanıyor ve ağlıyordum. tesettür utanılacak ve ağlanılacak bir şeydir diye demiyorum lütfen yanlış anlaşılmasın. isteyerek gönülden başını kapatan biri olsaydım elbette ağlamazdım ve durumu özümser benimserdim. bu benim öyküm. bana özel.

lise bittikten sonra full time “kapalı” moda geçmiştim. üniversite hazırlık ve üniversite dönemim kendimle barışmaya çalışarak geçti. içten içe görünüşümden mutlu olmasam da mış gibi yapıp kendimi kandırdım yıllarca. yıllarca… mezun oldum, atandım… o örtü hep başımdaydı ama ruhumu daraltmaya başladığını hissediyordum.

önce dinden çıktım. evet bariz şekilde islamiyeti reddederek, deist oldum. bu bir süreçti. böyle bir background’dan gelen birine göre bu tercihi yapmak inanın hiç kolay olmadı. ama inanmamayı seçtiğimde ruhumun özgürleştiğini hissettim. durduk yere olmadı.. okudum, araştırdım… kendi içimde bir “epiphany” bir aydınlanma yaşayıp “ben nelere inanmışım yıllarca” sorgulamalarına girdim. şimdi şöyle düşünen bir güruh da olabilir; “baskıdan o baskıdan.” inkar etmeyeceğim. dine karşı soğumama evet büyük oranda baskı neden oldu ama benim yolum hep belliydi. belliymiş. aklı selim bir insanım. görüneni görmeyi tercih ettim diyeyim.

neyse psikolojik kısmına girmeyeyim ancak kendi bedenine yabancılaşma hissini dibine kadar yaşayan biri olarak kronik depersonalizasyon hastası biriyim artık. emeği geçenlere teşekkürler.

birkaç sene evvel o radikal kararı alıp, artık bir yetişkin olmanın da verdiği cesaretle başımı açtım. elbette aileme bu durumu kabullendirmek kolay olmadı. ancak direttim. diretirim. madem ben marjinaldim alın size marjinallik o zaman demeliydim. dedim de.

evet o yıllarca üzerimde taşıdığım yük kalktı. evet kesinlikle daha özgür hissediyorum. evet annem halen kıyafetlerime karışıyor. ama inanmadığım bir şeyi artık üzerimde taşımıyorum.

bedel konusuna gelecek olursak. yılların baskısı ve “cehennem” korkusu bir yerde elbette error verdi. yapmak isteyip yapamadığım hemen hemen her şeyi yaptım. gayet insani ve normal şeyler ama anama babama sorarsan “kafir” ilan edilebileceğim şeyler. günahkar bir kötü kadın (!)

onlara kızma işini bırakalı çok oldu. zamanında çok öfke duydum evet. çok beddua ettim. ama affettim ve barıştım onların gerçekleriyle. o kini ve nefreti zaten yorgun olan kalbime yük etmek istemedim.

bu arada çocukken “onlar kapandı sen niye kapanmıyorsun” denilen arkadaşlarım da hemen hemen benimle aynı dönemde başlarını açtılar. onların hikayesi başka tabii. bu benimki.

yazılanları okudum. herkes fikir beyan etmiş ama direkt konu muhatabı biri olarak paylaşmak istedim. buraya kadar okuduysanız takip beğeni fav ashshshbs.

olduğunuz gibi göründüğünüz bir hayat dilerim. çav.

edit: kimseyi offend etmek istemem. sürçülisan ettiysem affola.
devamını gör...

şu an yapmaktayım
kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
devamını gör...

karmalarım bir çoğu bu uygulamadan geldi merak edip çevirdikçe bütün özellikleri açtım....
kısacası karmalarımın %90'ı şans çarkına ait.
devamını gör...

kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
devamını gör...

ne zaman bu başlığa girsem hep kendisine denk geldiğim yazar
devamını gör...

seviyorum ben bu muhtarı sözlükteki mert adamlardan biri. urukken daha çok seviyordum ama.
devamını gör...

örnek vatandaş işte bu ülkede sömürülenlerden. kurallara uyan vatandaşı korumayan sistemin kurbanlarından biri. hepimiz gibi....
devamını gör...

uyudun mu
devamını gör...

yahudi soylu degildi. sonradan yahudiliği seçti. çok önemli bir şahsiyettir.
devamını gör...

trafik canavarı olmayın ayağınızı debriyajdan yavaş ve kademeli olarak kaldırın emniyet kemeri hayat kurtarır unutmayın.
devamını gör...

flört olabilir ama gerısı için dengi dengine olması iyidir. olmaz bence.
devamını gör...

aşırı hız felakettir. az yavaş.
devamını gör...

kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
bu sefer de yulafıma dadandı..
tadını beğenmese de bir şey yenildiğinde psikolojik baskı yapmadan duramıyor çocuk.
devamını gör...

öz abim olacak hanımefendidir.
devamını gör...

1.75 boyu olan şahsım için biraz moral bozukluğuna sebep olan durum. 1-2 cm neyse de 10 cm e yakın kadından kısa olmak bana uygun değil gibi. bi de onun üzerine topuklu da giyip 2 metre olduğu hali de var bir de. bu iş olmaz, cinnah.
devamını gör...
daha fazla yükle

normal sözlük'ü kullanarak 3. parti dahil tarayıcı çerezlerinin kullanımına izin vermektesiniz. Daha detaylı bilgi için çerez ve gizlilik politikamıza bakabilirsiniz.

online yazar listesini görmek için lütfen giriş yapın.
zaman tüneli köftehor rehberi portakal normal radyo kütüphane kulüpler renk modu online yazarlar puan tablosu yönetim kadrosu istatistikler iletişim