zaman tüneli
messi mi ronaldo mu sorusu
geçen akşam oğluşun odasına daldım, matematik ödevi yapıyor sanıyorum ama ne gezer... kitabı ters çevirmiş, arkasına "arda 7" yazmış, formalar tasarlıyor.
"oğlum" dedim, "yarın matematik sınavın var, rasyonel sayılar konusundan.. sen hala forma peşindesin. şu x'leri, y'leri bi' çöz artık."
arda sandalyede bir gerindi, kollarını arkaya bağladı. "anne" dedi, "cidden şaka gibisiniz. dünyanın en iyi futbolcusu olacağım diyorum, sen bana payda eşitle diyorsun. messi'ye maçtan önce 'hocam şu denklemi çözmeden sahaya çıkamazsın mı diyorlar? adamın sol ayağı matematik zaten, gerisi boş..."
"evladım" dedim, "o işler öyle kolay değil. bir sakatlansan, ayağın kaysa ne olacak?"
"sakatlanmam anne, profesyonelim ben. ayrıca bak ronaldo’ya, adam okumuş mu..? çalışmış, basmış kası, olmuş kral. ben de antrenmana gidiyorum işte, matematik benim sahada koşmama yardım etmeyecek."
baktım bu laftan anlamayacak "peki" dedim. "madem profesyonel bir futbolcusun, bugünden itibaren seninle "menajer-kulüp" ilişkisine giriyoruz. okul, ödev mödev yok. sadece antrenman ve kariyer yönetimi.."
gözleri parladı. "hah şöyle yaa..! sonunda vizyoner bir anne!"
ertesi sabah saat 06:00. odasına daldım, ışığı cart diye açtım. "kalk lan!" dedim. "antrenman vakti."
"ya anne ne antrenmanı, cumartesi bugün..."
"ne cumartesisi aslanım? sen profesyonelsin. hadi, sitenin etrafında 10 tur koşu, sonra 50 şınav.. menajerin olarak emrediyorum."
söylene söylene kalktı, buz gibi havada koştu geldi. eve döndüğünde kurt gibi açtı. masaya oturdu, önünde sadece bir kase yulaf ve haşlanmış yumurta akı.
"bu ne ya..? hani patatesli börek yapacaktın?"
"arda’cım, kulüp disiplini" dedim. "messi börek yiyerek mi o kasları yaptı sanıyorsun? şeker, un, yağ yasak. bu vücut senin sermayen."
suratı asıldı ama yedi. öğleden sonra tam arkadaşlarıyla oyun oynamaya oturacaktı ki, eline bir kağıt tutuşturdum. kağıtta tamamen ingilizce ve bir sürü karmaşık sayı olan bir metin var.
"bu ne anne..?"
"transfer sözleşmen" dedim. "avrupa’dan teklif var. ama bak, şurada 'madde 4' diyor, yıllık kazancının %30'u menajere (yani bana), %20'si vergiye, kalanının yarısı da kulübe gider diyor. bir de yabancı dil bilmen lazım ki neye imza attığını anla. al bakalım, hesapla bakalım ayda eline kaç para geçecek?"
arda kağıda baktı, sayılara baktı, ingilizce kelimelere baktı... "anne bu ne biçim sayı, yüzde kaç dedin? ingilizcesi ne bunun..?"
"e hani matematik boştu?" dedim. "adamlar seni ayakta uyutuyor bak, sözleşmede "sakatlanırsan kulübe borçlanırsın" bile yazıyor olabilir, ingilizcen yok ki anlayasın. eğer matematiğin zayıfsa, o kazandığın milyon dolarları muhasebecin bir gecede "ofsayta" düşürür, ruhun duymaz.."
durdu, kağıdı buruşturdu. "eee ben ne anladım bu işteen? hem açım hem koşuyorum hem de paramı mı çalacaklar?"
"aynen öyle aslanım" dedim. "dünyanın en iyi futbolcusu da olsan, o kafanın içindeki "hesap makinesi" çalışmıyorsa seni sadece yedek kulübesinde oturtmazlar, direkt tribüne gönderirler."
o akşam ne mi oldu? bizimki tıpış tıpış odasına gitti, matematik kitabını açtı. "anneeğ" diye seslendi içeriden, "şu payda eşitleme olayını bir daha anlatsana, transfer paralarımı hesaplarken lazım olacak..!"
"oğlum" dedim, "yarın matematik sınavın var, rasyonel sayılar konusundan.. sen hala forma peşindesin. şu x'leri, y'leri bi' çöz artık."
arda sandalyede bir gerindi, kollarını arkaya bağladı. "anne" dedi, "cidden şaka gibisiniz. dünyanın en iyi futbolcusu olacağım diyorum, sen bana payda eşitle diyorsun. messi'ye maçtan önce 'hocam şu denklemi çözmeden sahaya çıkamazsın mı diyorlar? adamın sol ayağı matematik zaten, gerisi boş..."
"evladım" dedim, "o işler öyle kolay değil. bir sakatlansan, ayağın kaysa ne olacak?"
"sakatlanmam anne, profesyonelim ben. ayrıca bak ronaldo’ya, adam okumuş mu..? çalışmış, basmış kası, olmuş kral. ben de antrenmana gidiyorum işte, matematik benim sahada koşmama yardım etmeyecek."
baktım bu laftan anlamayacak "peki" dedim. "madem profesyonel bir futbolcusun, bugünden itibaren seninle "menajer-kulüp" ilişkisine giriyoruz. okul, ödev mödev yok. sadece antrenman ve kariyer yönetimi.."
gözleri parladı. "hah şöyle yaa..! sonunda vizyoner bir anne!"
ertesi sabah saat 06:00. odasına daldım, ışığı cart diye açtım. "kalk lan!" dedim. "antrenman vakti."
"ya anne ne antrenmanı, cumartesi bugün..."
"ne cumartesisi aslanım? sen profesyonelsin. hadi, sitenin etrafında 10 tur koşu, sonra 50 şınav.. menajerin olarak emrediyorum."
söylene söylene kalktı, buz gibi havada koştu geldi. eve döndüğünde kurt gibi açtı. masaya oturdu, önünde sadece bir kase yulaf ve haşlanmış yumurta akı.
"bu ne ya..? hani patatesli börek yapacaktın?"
"arda’cım, kulüp disiplini" dedim. "messi börek yiyerek mi o kasları yaptı sanıyorsun? şeker, un, yağ yasak. bu vücut senin sermayen."
suratı asıldı ama yedi. öğleden sonra tam arkadaşlarıyla oyun oynamaya oturacaktı ki, eline bir kağıt tutuşturdum. kağıtta tamamen ingilizce ve bir sürü karmaşık sayı olan bir metin var.
"bu ne anne..?"
"transfer sözleşmen" dedim. "avrupa’dan teklif var. ama bak, şurada 'madde 4' diyor, yıllık kazancının %30'u menajere (yani bana), %20'si vergiye, kalanının yarısı da kulübe gider diyor. bir de yabancı dil bilmen lazım ki neye imza attığını anla. al bakalım, hesapla bakalım ayda eline kaç para geçecek?"
arda kağıda baktı, sayılara baktı, ingilizce kelimelere baktı... "anne bu ne biçim sayı, yüzde kaç dedin? ingilizcesi ne bunun..?"
"e hani matematik boştu?" dedim. "adamlar seni ayakta uyutuyor bak, sözleşmede "sakatlanırsan kulübe borçlanırsın" bile yazıyor olabilir, ingilizcen yok ki anlayasın. eğer matematiğin zayıfsa, o kazandığın milyon dolarları muhasebecin bir gecede "ofsayta" düşürür, ruhun duymaz.."
durdu, kağıdı buruşturdu. "eee ben ne anladım bu işteen? hem açım hem koşuyorum hem de paramı mı çalacaklar?"
"aynen öyle aslanım" dedim. "dünyanın en iyi futbolcusu da olsan, o kafanın içindeki "hesap makinesi" çalışmıyorsa seni sadece yedek kulübesinde oturtmazlar, direkt tribüne gönderirler."
o akşam ne mi oldu? bizimki tıpış tıpış odasına gitti, matematik kitabını açtı. "anneeğ" diye seslendi içeriden, "şu payda eşitleme olayını bir daha anlatsana, transfer paralarımı hesaplarken lazım olacak..!"
devamını gör...
hayatta işinize yaramayacak bilgiler
sağ ayakkabı numaram 43, sol ayakkabı numaran 42,5. bunu rulo yapabilirsiniz gerisi size kalmış.
devamını gör...
büyük depremin yıl dönümünde troll yapma isteğinin kaçması
ben sözlüğün bildiğiniz gibi en eski troll üyelerinden birisiyim. aslında sözlüğün zirvesine bile katılmışlığım var öyle kendimi gizlemiş filan değilim herkesten fakat burada yarattığım persona ve kendimce yarattığım bir tarz sonucu yıllardır (tabii ki belli aralıklarla) tutturduğum bir standart var, sözlüğün sonu gelene kadar da bu yolda gitmeye devam edeceğim, moderasyon yine küstürmezse beni tabii ki.
bugün büyük depremin yıl dönümü dolayısıyla takdir edersiniz ki insanın içinden troll yapmak filan gelmiyor. ben 99 depremini de hatırladığım için bu tip doğal afetlerde yaşanan insan kayıplarında yakınım olsun olmasın yaşanan her kaybı kendi evimden çıkmış gibi hisseder ve o şekilde hareket ederim. bu nedenle yitip giden canlara saygımdan bugünlük sizden izin istiyorum, pek bir motivasyonum yok sizi eğlendiremeyeceğim ama yarından itibaren söz veriyorum yine efsane konularla sizi güldürmeye devam edeceğim.
büyük deprem dolayısıyla vefat eden canların ruhu şad, mekanları cennet olsun. kalanlara allah sabır versin. eski kızılay başkanı’nı da allah kahretsin.
bugün büyük depremin yıl dönümü dolayısıyla takdir edersiniz ki insanın içinden troll yapmak filan gelmiyor. ben 99 depremini de hatırladığım için bu tip doğal afetlerde yaşanan insan kayıplarında yakınım olsun olmasın yaşanan her kaybı kendi evimden çıkmış gibi hisseder ve o şekilde hareket ederim. bu nedenle yitip giden canlara saygımdan bugünlük sizden izin istiyorum, pek bir motivasyonum yok sizi eğlendiremeyeceğim ama yarından itibaren söz veriyorum yine efsane konularla sizi güldürmeye devam edeceğim.
büyük deprem dolayısıyla vefat eden canların ruhu şad, mekanları cennet olsun. kalanlara allah sabır versin. eski kızılay başkanı’nı da allah kahretsin.
devamını gör...
hayatta işinize yaramayacak bilgiler
bence yoktur ve hepsi işe yarar ya. en kötü sohbet açar alakasız yerde ama doğru kullanınca.
devamını gör...
veliaht
sanırım ezel dizisinden sonra ilk defa bir türk dizisini bu kadar ciddi şekilde takip ediyorum.
türk dizisi hatta televizyon dizisi ama dinamikleri öyle işlemiyor. dizinin süresi dışında her şey dijital platform işi gibi ilerliyor. bütün ekibe helal olsun.
dizi 20 bölüm yayınlandı ama normalde 40 bölümde olacak olaylar 20 bölümde yayınlandı. bütün türk dizi klişelerine ters şekilde hareket ediyorlar.*
reytingler istenilen seviyede olmadığı için 2. sezonda yapılması planlanan bölümler sanki şimdiden yapılıyor gibi hatta 20. bölüme kadar bir sürü sezon finali olabilecek bölüm yayınlandı.
ercan kesal, erkan kolçak köstendil, tansu biçer, bora akkaş, erdem şenocak gibi oyuncular diziyi sırtında taşıyorlar. bu oyuncular çok büyük izleme keyfi sunuyor. zaten ercan kesal, tansu biçer ve erdem şenocak sanat filmlerinin vazgeçilmez oyuncuları.
umarım reytingler artmaya başlar ve bu dizinin ömrü uzun olur.
türk dizisi hatta televizyon dizisi ama dinamikleri öyle işlemiyor. dizinin süresi dışında her şey dijital platform işi gibi ilerliyor. bütün ekibe helal olsun.
dizi 20 bölüm yayınlandı ama normalde 40 bölümde olacak olaylar 20 bölümde yayınlandı. bütün türk dizi klişelerine ters şekilde hareket ediyorlar.*
reytingler istenilen seviyede olmadığı için 2. sezonda yapılması planlanan bölümler sanki şimdiden yapılıyor gibi hatta 20. bölüme kadar bir sürü sezon finali olabilecek bölüm yayınlandı.
ercan kesal, erkan kolçak köstendil, tansu biçer, bora akkaş, erdem şenocak gibi oyuncular diziyi sırtında taşıyorlar. bu oyuncular çok büyük izleme keyfi sunuyor. zaten ercan kesal, tansu biçer ve erdem şenocak sanat filmlerinin vazgeçilmez oyuncuları.
umarım reytingler artmaya başlar ve bu dizinin ömrü uzun olur.
devamını gör...
stromae
stromae bir müzisyenden öte modern çağa ait bir pop filozoftur. sanatı bir şan ve şöhret kazanma vasıtası olarak görmeyen, hayata dair fikirleri ve duruşu olan bir adam. bu genç adamın bir acısı ve derdi var. kendisiyle oturup uzunca bir sohbet etmek isterdim.
devamını gör...
hayatta işinize yaramayacak bilgiler
ahtapotun 8 kolundan birisi penisidir. yiyen olursa dikkat etsin, gerçi işe yarardı bu neyse.
devamını gör...
asparagas
tolga karel aka yaprak dökümü oğuz şarkısı.
devamını gör...
6 şubat 2026 30 euro’luk muafiyetin kaldırılması
düşününce yerinde bi karar.
çin'in ekonomiler üzerindeki etkisini azaltmak için pek çok ülke çin mallarına koydukları vergileri arttırma, ülkeye girişlerini zorlaştırmaya çalıştığı şu günlerde türkiye'nin de böyle bi karar alması çokta şaşırtıcı değil. eğer bir de yerli üreticiyi desteklemeye başlarlarsa en azından ufak bi toparlanma gözlenebilir. 2026 yılı beklentilerinde merkez bankasının faiz indirimine gideceğine yönelik bi hava hakim, borsa hafif hafif canlanıyor. bireysel düşünmemek lazım böyle şeylerde ama sizi de anlamıyor değilim. bu işten yine yandaşlar nemalanacak endişesi taşıyoruz ne yazık ki.
muhalif hatunlar eklesin.
çin'in ekonomiler üzerindeki etkisini azaltmak için pek çok ülke çin mallarına koydukları vergileri arttırma, ülkeye girişlerini zorlaştırmaya çalıştığı şu günlerde türkiye'nin de böyle bi karar alması çokta şaşırtıcı değil. eğer bir de yerli üreticiyi desteklemeye başlarlarsa en azından ufak bi toparlanma gözlenebilir. 2026 yılı beklentilerinde merkez bankasının faiz indirimine gideceğine yönelik bi hava hakim, borsa hafif hafif canlanıyor. bireysel düşünmemek lazım böyle şeylerde ama sizi de anlamıyor değilim. bu işten yine yandaşlar nemalanacak endişesi taşıyoruz ne yazık ki.
muhalif hatunlar eklesin.
devamını gör...
sözlük yazarlarının bir şey bilmediklerini bilmemeleri
benim tek bildiğim hiçbir şey bilmediğim. öğrenmek dipsiz bir kuyu ve sonu yok. bir şeyler öğrenmekten hiç gocunmadım. bir şeyleri yanlış biliyorsam düzeltilmesi hoşuma gidiyor ama burada bu pek geçerli değil. herhangi bir konuda bir şey söylediğinizde ya kıskançsınız ya asabisiniz ya da çıkışa bekleniyorsun diye * tehdit edilirsiniz.
devamını gör...
astroloji
hakkımda çeşitli asparagas haberler, mesnetsiz ithamlar ve imalarda bulunan sahte bilim. yazıklar olsun antik mezopotamyalılar mı demeliyim yoksa bu da mı yahudi lobisi?
ve kim bilebilir aşkı aşktan ölene kadar?
(asparagas haber anlatım bozukluğu oluyor sanırım ama tek başına asparagas yazmak da içime sinmedi. bir de hangi cümlen doğru da bu yanlış olacak. sen de.)
ve kim bilebilir aşkı aşktan ölene kadar?
(asparagas haber anlatım bozukluğu oluyor sanırım ama tek başına asparagas yazmak da içime sinmedi. bir de hangi cümlen doğru da bu yanlış olacak. sen de.)
devamını gör...
etik dinleyici ile akvaryum radyo yayını
devamını gör...
mustafa öztürk
hz. osman'ı nasıl bilirdiniz? deyu sormuş ve izah etmiş;
devamını gör...
kendini yenilmez yıkılmaz tükenmez görmek
kimse yenilmez, yıkılmaz değildir. kimse her günde mutlu, enerjik değildir. hayat tam olarak böyle bir şeydir. bazı günler aksini düşünsek de biçare varlıklarız.
devamını gör...
hayatta işinize yaramayacak bilgiler
penis latincede kuyruk demektir. alın bu bilgiyi nerenize...
devamını gör...
ilkokuldaki öğrenci kolları
çocuklara ve gençlere sorumluluk bilinci kazandırmak adına yapılan bir takım uygulamalardır. büyüyünce herbokolog olacak çocuk o yaşlarda belli eder kendini. hangi kolda görev alsa aklı öbür kolda kalır. seçildiği koldan pişman değildir ama aklı seçilemediklerindedir. misal ben hem sınıf başkanı, hem kitaplık kolu, hem kızılay kolu hem de spor koluydum. o gün hangi kitabı okuyacaksın, hangi top ile oynayabilirsin, ne kadar konuşabilirsin... hemen her abuk detay benim tasarrufumdaydı. karşımda kimsenin duramayacağı bir kombinle yargı dağıtıyordum.
devamını gör...
6 şubat 2026 30 euro’luk muafiyetin kaldırılması
devamını gör...
instagram keşfet
geçen kardeşim "filmdekinden lütfen" diye bir hesabı görmüş buradan. dedi ki "hadi biz de menüsü güzel film belirleyip o yemeği yapalım bu akşam. filmi de öyle izleriz". belirledik. malzeme alma işi de bana düştü tabi ki.
ben bugüne planladığımızı unuttuğum için hiçbir şey almadım. alsam artık yapmak ve yemek için geç de oldu. baklava alıp yabancı damat izletmeyi düşünüyorum. arada da entep şivesi yapmaya çalışıp güldürmeye uğraşırım. kusura bakma minik kelebennnnnk. sonra alacağım gönlünü.
ben bugüne planladığımızı unuttuğum için hiçbir şey almadım. alsam artık yapmak ve yemek için geç de oldu. baklava alıp yabancı damat izletmeyi düşünüyorum. arada da entep şivesi yapmaya çalışıp güldürmeye uğraşırım. kusura bakma minik kelebennnnnk. sonra alacağım gönlünü.
devamını gör...

