zaman tüneli
duvar saati sesi
üç gecedir evimden başka bir yerde kalıyorum.. ortam güzel.. rahatsız yada tedirgin olmama sebep olacak hiç bir gerekçe yok.. çay eşliğinde muhabbetler edilmiş.. kahkahalar atılmış.. planlar yapılmış.. derken geç olmuş.. hadi yatalım faslına geçilmiştir..
uyku zamanı...
uyumak için tüm koşullar sağlanmış.. kapatıyorum gözlerimi..
tik... tak...
bir süre sonra beynin diyor ki
“bu ses hep var mıydı?”
tik.
“bu kadar yüksek miydi?”
tak.
biraz böyle gidiyor, duymamazlıktan gelmeye çalışıyorum..
olmuyor..
offf diyorum ses çıkarmadan balkona çıkıp bir sigara içiyorum.. sonrasında yeniden deniyorum hadi bakalım..
her şey tamam kapa gözlerini..
tik: “yarın erken kalkacaksın.”
tak: “hâlâ uyanıksın.”
tik: “uyuman lazım.”
tak: “uyuyamıyorsun.”
sonrasında çok daha garip bişi oluyor.. beyin bu sesi ekarte etmeye çalışarak sana başka sorular sormaya başlıyor..
“acaba kalbim de böyle mi ses çıkarıyor?”
bir anda kendi nabzını dinlemeye odaklanmış şekilde buluyorsun kendini.. uyuyamadıkça hafakanlar da geliyor..
- geçen sene yaşadığım bir tartışma
- yarın yapmam gereken iş
- evrenin anlamı
.........................................
tik: “zaman geçiyor.”
tak: “hâlâ uyanıksın.”
işin içine inatta giriyor.. yatmadan önce o pili çıkarsam olacak.. ama yok illa inatlaşılacak "uyurum yaa ne olacak" , "sesler beni etkilemez ki"
tok.. takkk...
gerisi..
gerisi yataktan fırlayıp o lanet pili söküp, uyuma seramonisine yeniden dönmekle devam ediyor.. zafer kazanmış bir komutan edasıyla rahatça uyuyorsunuz..
uyku zamanı...
uyumak için tüm koşullar sağlanmış.. kapatıyorum gözlerimi..
tik... tak...
bir süre sonra beynin diyor ki
“bu ses hep var mıydı?”
tik.
“bu kadar yüksek miydi?”
tak.
biraz böyle gidiyor, duymamazlıktan gelmeye çalışıyorum..
olmuyor..
offf diyorum ses çıkarmadan balkona çıkıp bir sigara içiyorum.. sonrasında yeniden deniyorum hadi bakalım..
her şey tamam kapa gözlerini..
tik: “yarın erken kalkacaksın.”
tak: “hâlâ uyanıksın.”
tik: “uyuman lazım.”
tak: “uyuyamıyorsun.”
sonrasında çok daha garip bişi oluyor.. beyin bu sesi ekarte etmeye çalışarak sana başka sorular sormaya başlıyor..
“acaba kalbim de böyle mi ses çıkarıyor?”
bir anda kendi nabzını dinlemeye odaklanmış şekilde buluyorsun kendini.. uyuyamadıkça hafakanlar da geliyor..
- geçen sene yaşadığım bir tartışma
- yarın yapmam gereken iş
- evrenin anlamı
.........................................
tik: “zaman geçiyor.”
tak: “hâlâ uyanıksın.”
işin içine inatta giriyor.. yatmadan önce o pili çıkarsam olacak.. ama yok illa inatlaşılacak "uyurum yaa ne olacak" , "sesler beni etkilemez ki"
tok.. takkk...
gerisi..
gerisi yataktan fırlayıp o lanet pili söküp, uyuma seramonisine yeniden dönmekle devam ediyor.. zafer kazanmış bir komutan edasıyla rahatça uyuyorsunuz..
devamını gör...
sadece şarkı söylemek sanatçılık mıdır sorusu
bazen bir şeylere çok anlam yüklemekle yüklememek arasında sıkışıyorum.
önce diyorum ki bir şarkıcı kimliğin, kültürün taşıyıcısı olduğunda mı sanatçı olur yoksa sadece moral sembolü müdür? veya sadece bir şeyler hissettiren biri mi?
sonra "sadece kendi sevdigin insanları sanatçı görüp diğer bir sürü insanı eğlendiren, ağlatan, günün sonunda sana kötü gelse bile ortaya bir şeyler çıkartan insanları, sesleri küçümseyecek insan mısın lan sen?!!" diyorum kendime. hatta daha da sinirlenip kader'deki uğur gibi "erkek değil misin lan sen!!" diye yükselip bu filmi çok sevmediğimi hatırlıyorum. "hee değilim doğru" diyorum. o yüzden "sadece şarkı söylemek sanatçılığı kapsamaz ya amaaan herkes de bir şey" diye konuyu kilitliyorum. *
neyse. gideyim de beren saat'in yeni çıkardığı şarkıyı dinleyip içimden yargılayayım bari.
önce diyorum ki bir şarkıcı kimliğin, kültürün taşıyıcısı olduğunda mı sanatçı olur yoksa sadece moral sembolü müdür? veya sadece bir şeyler hissettiren biri mi?
sonra "sadece kendi sevdigin insanları sanatçı görüp diğer bir sürü insanı eğlendiren, ağlatan, günün sonunda sana kötü gelse bile ortaya bir şeyler çıkartan insanları, sesleri küçümseyecek insan mısın lan sen?!!" diyorum kendime. hatta daha da sinirlenip kader'deki uğur gibi "erkek değil misin lan sen!!" diye yükselip bu filmi çok sevmediğimi hatırlıyorum. "hee değilim doğru" diyorum. o yüzden "sadece şarkı söylemek sanatçılığı kapsamaz ya amaaan herkes de bir şey" diye konuyu kilitliyorum. *
neyse. gideyim de beren saat'in yeni çıkardığı şarkıyı dinleyip içimden yargılayayım bari.
devamını gör...
mustafa çiftçi'nin twitter'dan kadir mısıroğlu takibi
iskilipli atıf fanı olduğunu da söylüyorlar.
devamını gör...
kırgın
bir kişinin davranışından dolayı gücenmiş, üzülmüş, gönlü kırılmış ve affetmek istemeyecek durumda olan.
devamını gör...
yüzmek vs koşmak
vücudun her yerini çalıştırdığından,ruhen ve bedenen de rahatlık sağladığından yüzmek diyorum. tek dezavatajı her an her zaman kafan istediği an yüzme olanağının olmaması.
devamını gör...
baklava vs künefe
baklava.
bunu her söylediğimde. künefeci arkadaşlar diyor ki künefeyi iyi peynirle yememişsindir. yoksa künefe derdin. söz konusu künefe olunca ağız tadının farklı olabileceğini nedense kabul edemiyorlar.
bunu her söylediğimde. künefeci arkadaşlar diyor ki künefeyi iyi peynirle yememişsindir. yoksa künefe derdin. söz konusu künefe olunca ağız tadının farklı olabileceğini nedense kabul edemiyorlar.
devamını gör...
mustafa çiftçi'nin twitter'dan kadir mısıroğlu takibi
ahmakların övündüğü olaya bak ya abi şaka mısınız siz?? gelmekte olan geliyormuş. hayırdır ne gelecek bu defa? san sebastian aslında sinan mı?
gevşek gevşek işler, neye hayret edeceğimi şaşırdım.
gevşek gevşek işler, neye hayret edeceğimi şaşırdım.
devamını gör...
esra erol’a çıkan dövmeli kapalı kadın
merak ettim yapay zekaya sordum "bandırmalı nazan" mahlasını kullanıyormuş yada öyle tanındı bilemiyorum.
sanırım adıda nazan ünal imiş.
esra erol'a değil de show tv'de didem arslan yılmaz'ın programına çıkmış.
copilot'un dediğine göre
“savage dövmeli kapalı kadın olayı” diye sosyal medyada dolaşan konu aslında bandırmalı nazan isimli bir kadının televizyon programına çıkmasıyla gündeme geldi. show tv’de yayınlanan didem arslan yılmaz’la vazgeçme programına katılan nazan, yüzündeki büyük dövmeler — özellikle “savage” yazısı — nedeniyle dikkat çekti.
olayın detayları
kim? nazan, balıkesir bandırma’dan, 40 yaşında ve üç çocuk annesi.
ne oldu? sosyal medyada tanıştığı, kendisinden 14 yaş küçük burhan tarafından dolandırıldığını iddia etti.
dövmeler? yüzündeki “savage” yazısı ve diğer dövmeler, geçmişte “çılgın bir hayat” yaşarken yaptırdığını söyledi.
şimdiki durumu? kendini “tövbekar” olarak tanımlıyor ve artık farklı bir hayat sürmek istediğini belirtiyor.
neden gündem oldu? hem kapalı olması hem de yüzündeki dikkat çekici dövmeler, sosyal medyada yoğun tartışmalara yol açtı.
bu olay, türkiye’de kimlik, yaşam tarzı ve dini görünüm üzerine sosyal medyada hararetli tartışmalar başlattı.
edit:
www.instagram.com/nazanunal64/
bu kişi olabilir
sanırım adıda nazan ünal imiş.
esra erol'a değil de show tv'de didem arslan yılmaz'ın programına çıkmış.
copilot'un dediğine göre
“savage dövmeli kapalı kadın olayı” diye sosyal medyada dolaşan konu aslında bandırmalı nazan isimli bir kadının televizyon programına çıkmasıyla gündeme geldi. show tv’de yayınlanan didem arslan yılmaz’la vazgeçme programına katılan nazan, yüzündeki büyük dövmeler — özellikle “savage” yazısı — nedeniyle dikkat çekti.
olayın detayları
kim? nazan, balıkesir bandırma’dan, 40 yaşında ve üç çocuk annesi.
ne oldu? sosyal medyada tanıştığı, kendisinden 14 yaş küçük burhan tarafından dolandırıldığını iddia etti.
dövmeler? yüzündeki “savage” yazısı ve diğer dövmeler, geçmişte “çılgın bir hayat” yaşarken yaptırdığını söyledi.
şimdiki durumu? kendini “tövbekar” olarak tanımlıyor ve artık farklı bir hayat sürmek istediğini belirtiyor.
neden gündem oldu? hem kapalı olması hem de yüzündeki dikkat çekici dövmeler, sosyal medyada yoğun tartışmalara yol açtı.
bu olay, türkiye’de kimlik, yaşam tarzı ve dini görünüm üzerine sosyal medyada hararetli tartışmalar başlattı.
edit:
www.instagram.com/nazanunal64/
bu kişi olabilir
devamını gör...
baklava vs künefe
damarlarımda künefe ve içli köfte akar ama iyi bir baklavaya da hiçbir zaman hayır demem.
devamını gör...
baklava vs künefe
bence baklava.ben baklavacıyırm. her türlü oda sıcaklığında yenir.künefe de güzel ama sıcak yemek zorundasın.soğuyunca bir şeye benzemiyor.
her türlü baklava.
her türlü baklava.
devamını gör...
raperin yılmaz
şiveli pitığh.
tansu çiller ekolü.
tansu çiller ekolü.
devamını gör...
duvar saati sesi
mekanik saat sesi kadar sinir bozucu değildir.
devamını gör...
telefonunun ekran parlaklığı en düşükte olan insan
bir ben sanırdım.
sabahtan akşama kadar bilgisayar başında olmak bu duruma sebebiyet veriyor malesef.
parlaklığı az biraz yüksektince gözde olan yorgunluk acayip kötü.
sabahtan akşama kadar bilgisayar başında olmak bu duruma sebebiyet veriyor malesef.
parlaklığı az biraz yüksektince gözde olan yorgunluk acayip kötü.
devamını gör...
resim sözsüz şiirdir
resim resimdir arkadaşlar. her şeyi şiirle eşleştirme romantizminden uzaklaşalım. biraz da tepki çekeyim. şiir overrated bir şeydir. şiir kadar değeri abartılan ikinci bir şey görmemiş olabilirim. isyanım bitti. sevgiler.
devamını gör...
bulunduğunuz yerdeki hava durumu
akom fırtına uyarısı verdi. okullar bodrum ve milasta tatil edildi.
devamını gör...
makarna vs pilav
her türlü makarna bu arada.
devamını gör...
bulunduğunuz yerdeki hava durumu
aralık ortasından beri yağmur durmadı. 1 gün güneş görüyorsak 1 hafta aralıksız yağıyor.
koskoca plaj yemyeşil oldu ya, hayatımda ilk kez şahit oldum.
koskoca plaj yemyeşil oldu ya, hayatımda ilk kez şahit oldum.
devamını gör...
resim sözsüz şiirdir
bazı ressamlar öyle şiirler yazarlar ki aşırı şifrelidir ve bu şifreyi de kendinden başkası çözemez. ancak karikatürdeki az kelimeyle ve çizgiyle yazılan şiirin herkese aynı şeyi düşündürmesi beklenir.
devamını gör...
raperin yılmaz
devamını gör...
esra erol’a çıkan dövmeli kapalı kadın
devamını gör...