zaman tüneli
domates meyve midir sebze mi sorunsalı
menemen de pişmiş meyve salatasıdır
ya böyle saçmalık olur mu
domates tabii ki de sebzedir
çekirdeği falan beni ilgilendirmez
ya böyle saçmalık olur mu
domates tabii ki de sebzedir
çekirdeği falan beni ilgilendirmez
devamını gör...
feride
emir sağlam öncülüğünde hazırlanan, türkiye'nin ilk yetişkin animasyon dizisinin adı..
emir sağlam'ı bir süredir takip ediyorum, yetenekli de buluyorum. feride'nin kısa videolarını izlerken bunun diziye dönüşeceğini hiç düşünmemiştim.
karakteri çok sevmiştik, herkes beni anlatmış feride benim falan demiş ama bence hepimiz aynı anda feride olamayız... feride iç sesimizin dışa vuruşudur belki; söylemek istediğimizi söyleyen ve sonunu bağlamak istediğimiz şekilde bağlayan, bizi rahatlatan bir elçi olabilir.
bölümlerin bir kısmını izledim, umarım devamı da gelir. çünkü feride ihtiyacımız olan bir yerden konuşuyor..
emir, sağlam bir gözlemle; çizimi ve anlatımıyla feride'yi karşımıza oturtuyor.. samimi ve güçlü mizahı, tanıdık bir sohbet gibi ilerliyor..
feride'yi emir sağlam'ın seslendirmesine alışamayanlar olmuş. feride kadın, sesi erkek.. alışana kadar su soğuk..
ben alıştığım için açıkçası bunu pek sorun etmedim..
mizahını sevdiğim bir iş oldu.
o kadar feride demişken..

şu ana kadar izlediğim bölümler arasında favorim, terapi bölümüydü.. yetiş ya freud..
başlık bulun taşıyın..*
emir sağlam'ı bir süredir takip ediyorum, yetenekli de buluyorum. feride'nin kısa videolarını izlerken bunun diziye dönüşeceğini hiç düşünmemiştim.
karakteri çok sevmiştik, herkes beni anlatmış feride benim falan demiş ama bence hepimiz aynı anda feride olamayız... feride iç sesimizin dışa vuruşudur belki; söylemek istediğimizi söyleyen ve sonunu bağlamak istediğimiz şekilde bağlayan, bizi rahatlatan bir elçi olabilir.
bölümlerin bir kısmını izledim, umarım devamı da gelir. çünkü feride ihtiyacımız olan bir yerden konuşuyor..
emir, sağlam bir gözlemle; çizimi ve anlatımıyla feride'yi karşımıza oturtuyor.. samimi ve güçlü mizahı, tanıdık bir sohbet gibi ilerliyor..
feride'yi emir sağlam'ın seslendirmesine alışamayanlar olmuş. feride kadın, sesi erkek.. alışana kadar su soğuk..
ben alıştığım için açıkçası bunu pek sorun etmedim..
mizahını sevdiğim bir iş oldu.
o kadar feride demişken..

şu ana kadar izlediğim bölümler arasında favorim, terapi bölümüydü.. yetiş ya freud..
başlık bulun taşıyın..*
devamını gör...
sınıfsal olduğunu fark ettiğiniz şeyler
yalı.
devamını gör...
domates meyve midir sebze mi sorunsalı
çekirdeği varsa meyvedir bunu öğrenin.
devamını gör...
12 şubat 2026 rte’nin akın gürlek açıklaması
teorik olarak haklıdır ki bu onu pratikte de haklılığa götürür.
şimdi efenim referandum yapıldı, başkanlık sistemi onaylandığına göre bu kişiye atama yetkisi halk tarafından verildi yani halk bunu yasal olarak vermiş ötekide kendi tezini anlatamayıp "3. köprü yapılmasın, istanbul havalimanı açılmasın" gibi gündemlerle twitter'dan kendini destekleyenleri oyalayıp başkanlık sisteminin önünün açılmasına vesile olunca geriye kalan tek şey edebinle oturup yemin törenini izlemek kalıyor.
şimdi efenim referandum yapıldı, başkanlık sistemi onaylandığına göre bu kişiye atama yetkisi halk tarafından verildi yani halk bunu yasal olarak vermiş ötekide kendi tezini anlatamayıp "3. köprü yapılmasın, istanbul havalimanı açılmasın" gibi gündemlerle twitter'dan kendini destekleyenleri oyalayıp başkanlık sisteminin önünün açılmasına vesile olunca geriye kalan tek şey edebinle oturup yemin törenini izlemek kalıyor.
devamını gör...
karadeniz deyince yazarların aklına gelen şeyler
birbirini çekmeyen beyaz kürtler.
devamını gör...
sadece şarkı söylemek sanatçılık mıdır sorusu
kafamda kurguladığım cevabı yukarıda bulduğum soru ama olsun, ben de yazıcam. şarkı söyleyen sanatçı değilse tiyatro ve sinema yapan da sanatçı değildir. senaryoyu kendisi yazmıyorsa sanatçı olamaz bu mantıkla. yani çoğu yeşilçam ünlüsü sanatçı olmamış oluyor. bana kalırsa herhangi bir sanat eserini üretenin yanında o eserdeki duyguyu aktarmak da sanattır.
bestelenen güftelenen bir eseri sen ben söylesek sanatçı olmayız. ama ajda pekkan söylediğinde içinize işliyorsa ya da dinlemekten keyif veriyorsa o sanattır. yazılmış bir eseri flash tv oyunculuğuyla oynamak sanat değildir elbet. ama haluk bilginer kendi üretmemiş de olsa bir karakteri canlandırıyorsa bu sanattır. eserlerin yorumlanması, kişinin kendi yorumuyla aktarması sanat eserinin amacına ve kitlesine ulaşmasını sağlayanlar da sanatçı olmalıdır.
performans sanatçıları var mesela bazıları saçma sapan hareketleri yapıyor ya da boş boş bekliyor hoop sanat oluyor. sanat hayatın içinde olan veya olması mümkün olan hatta olması hayal edilen her şeyi içine alabilir. bunu farklı şekillerde ifade eden sanat eserlerini ifa edenler de sanatçıdır kanımca. ha bizim sanat algımız kaliteli işlerle toplum nazarında saygı görmekle ilintili. ama size hitap etmiyor olmaması bir eserin ya da yorumcunun sanatından bir şey eksiltmez.
bencesi bu.
bestelenen güftelenen bir eseri sen ben söylesek sanatçı olmayız. ama ajda pekkan söylediğinde içinize işliyorsa ya da dinlemekten keyif veriyorsa o sanattır. yazılmış bir eseri flash tv oyunculuğuyla oynamak sanat değildir elbet. ama haluk bilginer kendi üretmemiş de olsa bir karakteri canlandırıyorsa bu sanattır. eserlerin yorumlanması, kişinin kendi yorumuyla aktarması sanat eserinin amacına ve kitlesine ulaşmasını sağlayanlar da sanatçı olmalıdır.
performans sanatçıları var mesela bazıları saçma sapan hareketleri yapıyor ya da boş boş bekliyor hoop sanat oluyor. sanat hayatın içinde olan veya olması mümkün olan hatta olması hayal edilen her şeyi içine alabilir. bunu farklı şekillerde ifade eden sanat eserlerini ifa edenler de sanatçıdır kanımca. ha bizim sanat algımız kaliteli işlerle toplum nazarında saygı görmekle ilintili. ama size hitap etmiyor olmaması bir eserin ya da yorumcunun sanatından bir şey eksiltmez.
bencesi bu.
devamını gör...
karadeniz deyince yazarların aklına gelen şeyler
gara lahanaa.
devamını gör...
karadeniz deyince yazarların aklına gelen şeyler
söylersem silivriye giderim.
devamını gör...
domates meyve midir sebze mi sorunsalı
mevsiminde ve doğal olsun da isterse hayvan olsun.
devamını gör...
karadeniz deyince yazarların aklına gelen şeyler
yeşillik
yağmur
mısır ekmeği
yağmur
mısır ekmeği
devamını gör...
sadece şarkı söylemek sanatçılık mıdır sorusu
ses sanatçılığı açısından bakarsak sadece, biraz. güfte ve beste yazmak ayrı bir sanat, bunu gönüllere ve zihinlere nakşetmek başka bir sanat.
hümeyra'nın söylediği kördüğüm şarkısının sözlerini şevket rado yazmıştır, ki bunu da mahlasla yapmıştır. türkiye cumhuriyeti modernleşme sürecine mustafa kemal'den fazla katkı vermiş insanlardındır belki de, özellikle hayat dergisiyle.
ama ses sanatçılığı başka bir şey. tanrı vergisi bir yetenek.
hümeyra'nın söylediği kördüğüm şarkısının sözlerini şevket rado yazmıştır, ki bunu da mahlasla yapmıştır. türkiye cumhuriyeti modernleşme sürecine mustafa kemal'den fazla katkı vermiş insanlardındır belki de, özellikle hayat dergisiyle.
ama ses sanatçılığı başka bir şey. tanrı vergisi bir yetenek.
devamını gör...
baklava vs künefe
#3884057
künefeyi yiyebileceğiniz iki yer vardı; antakya köprübaşındaki ferah künefe ve kral künefe. bunların dışında, antakya'da bile künefe (en azından benim gençliğimde) yenmezdi çünkü farklı peynir kullanılırdı. bakın, antakya'da bile ancak birkaç tane yerde künefe yemek gerekirken, antakya dışında yediğiniz o dondurulmuş tatlılara künefe diyerek baklavayla yarıştırmak haksızlıktır.
baklava konusunda ise, kahramanmaraş'ın pazarcık ilçesinde, adını hatırlamadığım küçük bir baklavacı favorimdir. ondan sonra antep seç baklavaları gelir. eğer istanbul'da baklava yiyeceksem, karaköy'deki köşkeroğlu favorimdir.
künefe konusunda beni şaşırtan tek yer doha olmuştu. doha'da lübnanlı seyyar bir satıcıdan künefe yemiştim ama içinde peynir yerine çok yoğun bir kaymak kullanmışlardı. satıcıyla biraz sohbet ettik. antakya'dan bahsedince, künefenin farklı olduğunu, antakya'nın künefesini yapamadıklarını söylemişti.
not: şu anda millileştirdiğimiz künefe, baklava ve kadayıf gibi şerbetli tatlıların mucidi halep ermenileridir ve aslında bu tatlıları en iyi onlar yaparlar.
künefeyi yiyebileceğiniz iki yer vardı; antakya köprübaşındaki ferah künefe ve kral künefe. bunların dışında, antakya'da bile künefe (en azından benim gençliğimde) yenmezdi çünkü farklı peynir kullanılırdı. bakın, antakya'da bile ancak birkaç tane yerde künefe yemek gerekirken, antakya dışında yediğiniz o dondurulmuş tatlılara künefe diyerek baklavayla yarıştırmak haksızlıktır.
baklava konusunda ise, kahramanmaraş'ın pazarcık ilçesinde, adını hatırlamadığım küçük bir baklavacı favorimdir. ondan sonra antep seç baklavaları gelir. eğer istanbul'da baklava yiyeceksem, karaköy'deki köşkeroğlu favorimdir.
künefe konusunda beni şaşırtan tek yer doha olmuştu. doha'da lübnanlı seyyar bir satıcıdan künefe yemiştim ama içinde peynir yerine çok yoğun bir kaymak kullanmışlardı. satıcıyla biraz sohbet ettik. antakya'dan bahsedince, künefenin farklı olduğunu, antakya'nın künefesini yapamadıklarını söylemişti.
not: şu anda millileştirdiğimiz künefe, baklava ve kadayıf gibi şerbetli tatlıların mucidi halep ermenileridir ve aslında bu tatlıları en iyi onlar yaparlar.
devamını gör...
bulunduğunuz yerdeki hava durumu
#3884103, kesin ankara.*
sabah ayazdı, öğlen yağmur yağdı, şimdi rüzgar var ve hava hafiften dondurucu soğuğa evriliyor. bi' 15 dakika da güneş açmıştı.* bu şehire her seferinde "nasıl yani?" diyesim geliyor. 5 yıl oldu be. biraz bile alışmaz mı insan?
sabah ayazdı, öğlen yağmur yağdı, şimdi rüzgar var ve hava hafiften dondurucu soğuğa evriliyor. bi' 15 dakika da güneş açmıştı.* bu şehire her seferinde "nasıl yani?" diyesim geliyor. 5 yıl oldu be. biraz bile alışmaz mı insan?
devamını gör...
her gecenin bir sabahı her kışın bir baharı vardır
göklerden gelen bir karar vardır!*
ulan ömrümüzü yediler şununla ya.
ulan ömrümüzü yediler şununla ya.
devamını gör...
12 şubat 2026 rte’nin akın gürlek açıklaması
ben böyle milli iradenin ta....
ana muhalefet dem e domalır, iktidarın hali ortada, mecliste teröristler var ve biz sarmal da ülkenin düzeleceğine inanıyoruz kafayı mı yediniz oğlum!
ana muhalefet dem e domalır, iktidarın hali ortada, mecliste teröristler var ve biz sarmal da ülkenin düzeleceğine inanıyoruz kafayı mı yediniz oğlum!
devamını gör...
sadece şarkı söylemek sanatçılık mıdır sorusu
türk dil kurumuna göre sanatçı sözcüğünün iki anlamı bulunmakta ;
1) güzel sanatların herhangi bir dalında yaratıcılığı olan, eser veren kimse.
2) sinema, tiyatro, müzik vb. sanat eserlerini oynayan, yorumlayan, uygulayan kimse.
bu tanımlardan yola çıkarak evet denilmesi mümkün. zira sadece üretenler değil, herhangi bir sanat eserini yorumlayan kişiler de sanatçı tanımlamasına girebiliyor. yani söz konusu aktör veya aktristlik ise, onların da büyük bölümü üretmiyor. sadece rol yapma yetenekleri sayesinde, bir sanat eserini yorumluyorlar. ama biz onlardan sanatçı diye bahsediyoruz. demek ki sadece üretmek = sanat gibi bir algı, doğru değil. en azından dilbilgisi açısından değil.
öte yandan bence temel sorun, "sanat" kavramının kendisinde yatıyor. zira bir şeyi sanat olarak değerlendirmek de çoğu zaman tartışmaya açık bir kapı bırakıyor.
insan beyni soyut kavramları anlamlandırırken kıyaslama yöntemine sıkça başvurur. bu da ister istemez soyut kavramlara "öznellik" özelliği katar. yani x kişiye göre sanat ve dolayısıyla o sanatı yorumlayan kişi sanatçı olabilecekken, bir başkası için, aynı şey, ne sanat ne de sanatçı şeklinde yorumlanabilir.
"dam üstünde un eler, tombul tombul memeler" gibi sözlere sahip olan bir türkü sanat ise o türküyü yazan veya yorumlayan kişiye de sanatçı diyoruz. ama kıyaslama yöntemi devreye girdiğinde vivaldi'nin dört mevsim isimli eseri de sanat ve vivaldi de sanatçı kategorisine giriyor. buyur burdan yak.
soyut kavramların iyi veya kötü olarak değerlendirmesi bile öznellik içerir. benim için ibrahim tatlıses sanatçı bile değildir ve bir anlığına onu tanımdan yola çıkarak sanatçı kabul etsem bile, bu kez de diyebileceğim şey, ibrahim tatlıses iyi bir sanatçı değildir olacak. ve yine kıyaslama yaparsak wolfgang amadeus mozart'ın sanatçı kabul edildiği bir dünyada, ibrahim tatlıses'e sanatçı demek, eşyanın tabiatına aykırı bir söylem olur. kime göre ? bana göre :)
görüldüğü üzere soyut kavramlarda bitmek bilmeyen bir tartışma söz konusu. oysa somut kavramlarda bu tartışma biçimi çoğu zaman ortadan kalkar. zira somut kavramlar, soyut kavramların aksine nesnellik içerir. sana göresi, bana göresi yoktur.
yani tartışmaların temelinde yatan şey, kavramın soyut veya somut olması ile doğrudan ilgili. o nedenle bence, soyut kavramlar üzerinde tartışmalardan olabildiğince kaçınmalı bir insan. ve bunun en kolay yöntemi de, kurduğunuz cümlenin başına "bence" sözcüğünü getirmektir. "bence şarkı söylemek sanatçılık değildir" veya "bence ibrahim tatlıses iyi bir sanatçı değildir" gibi. ha buna rağmen karşıt fikirde olan kişi, ısrarla size kendi doğrusunu kabul ettirmeye çalışıyorsa, bence ve sence kavramlarını ona söyleyip tartışmak istemediğinizi belirtmek en sağlıklı yoldur. çünkü bu tip tartışmalar zaman kaybından başka birşey değil. tabii bence ;)
1) güzel sanatların herhangi bir dalında yaratıcılığı olan, eser veren kimse.
2) sinema, tiyatro, müzik vb. sanat eserlerini oynayan, yorumlayan, uygulayan kimse.
bu tanımlardan yola çıkarak evet denilmesi mümkün. zira sadece üretenler değil, herhangi bir sanat eserini yorumlayan kişiler de sanatçı tanımlamasına girebiliyor. yani söz konusu aktör veya aktristlik ise, onların da büyük bölümü üretmiyor. sadece rol yapma yetenekleri sayesinde, bir sanat eserini yorumluyorlar. ama biz onlardan sanatçı diye bahsediyoruz. demek ki sadece üretmek = sanat gibi bir algı, doğru değil. en azından dilbilgisi açısından değil.
öte yandan bence temel sorun, "sanat" kavramının kendisinde yatıyor. zira bir şeyi sanat olarak değerlendirmek de çoğu zaman tartışmaya açık bir kapı bırakıyor.
insan beyni soyut kavramları anlamlandırırken kıyaslama yöntemine sıkça başvurur. bu da ister istemez soyut kavramlara "öznellik" özelliği katar. yani x kişiye göre sanat ve dolayısıyla o sanatı yorumlayan kişi sanatçı olabilecekken, bir başkası için, aynı şey, ne sanat ne de sanatçı şeklinde yorumlanabilir.
"dam üstünde un eler, tombul tombul memeler" gibi sözlere sahip olan bir türkü sanat ise o türküyü yazan veya yorumlayan kişiye de sanatçı diyoruz. ama kıyaslama yöntemi devreye girdiğinde vivaldi'nin dört mevsim isimli eseri de sanat ve vivaldi de sanatçı kategorisine giriyor. buyur burdan yak.
soyut kavramların iyi veya kötü olarak değerlendirmesi bile öznellik içerir. benim için ibrahim tatlıses sanatçı bile değildir ve bir anlığına onu tanımdan yola çıkarak sanatçı kabul etsem bile, bu kez de diyebileceğim şey, ibrahim tatlıses iyi bir sanatçı değildir olacak. ve yine kıyaslama yaparsak wolfgang amadeus mozart'ın sanatçı kabul edildiği bir dünyada, ibrahim tatlıses'e sanatçı demek, eşyanın tabiatına aykırı bir söylem olur. kime göre ? bana göre :)
görüldüğü üzere soyut kavramlarda bitmek bilmeyen bir tartışma söz konusu. oysa somut kavramlarda bu tartışma biçimi çoğu zaman ortadan kalkar. zira somut kavramlar, soyut kavramların aksine nesnellik içerir. sana göresi, bana göresi yoktur.
yani tartışmaların temelinde yatan şey, kavramın soyut veya somut olması ile doğrudan ilgili. o nedenle bence, soyut kavramlar üzerinde tartışmalardan olabildiğince kaçınmalı bir insan. ve bunun en kolay yöntemi de, kurduğunuz cümlenin başına "bence" sözcüğünü getirmektir. "bence şarkı söylemek sanatçılık değildir" veya "bence ibrahim tatlıses iyi bir sanatçı değildir" gibi. ha buna rağmen karşıt fikirde olan kişi, ısrarla size kendi doğrusunu kabul ettirmeye çalışıyorsa, bence ve sence kavramlarını ona söyleyip tartışmak istemediğinizi belirtmek en sağlıklı yoldur. çünkü bu tip tartışmalar zaman kaybından başka birşey değil. tabii bence ;)
devamını gör...
bana arkadaşını söyle sana kim olduğunu söyleyeyim
kimse de demiyor ki bana kim olduğunu söyle, sana arkadaş olabileceğin insanların listesini vereyim.*
devamını gör...
bulunduğunuz yerdeki hava durumu
sabah yağmur vardı şimdi güneş açtı.. değişik
devamını gör...
