zaman tüneli
koleksiyonculuk
psikolojik açıdan bir tür ruh hastalığı gibidir. kişi begenisini kazanan yapıt karşısında maddi değer ölçülerine bağlı kalmaz. tutku ile onu elde etmeye çalışır. elde edemediği zaman patolojik ruh durumuna girmesi olasıdır demişti bugun tahtakahveci amca.
devamını gör...
çocukluğun geçtiği sokaklarda yıllar sonra yürümek
bunu tanımlayabileceğim bir his yok. ama illa bir kelime gerekirse buruk derdim.
çok nadir geçiyorum o sokaklardan, yolum çok düşmüyor ama geçtiğim zaman uzun uzun bakıyorum. sanki orada küçük elz yaşamaya devam ediyor gibi geliyor bana. onun yalnız bırakmışım gibi, bir başına kalmış da hayat mücadelesine devam ediyor gibi.
oyunları yine kendi kuruyor kendi yönetiyor, bütün arkadaşları ona uyuyor ve sözünü dinletiyor herkese. bu hakimiyeti elde edene kadarki kabul edilme savaşını izliyorum.
görüyorum onu, onun o yaşlarda görülmediği kadar görüyorum ve özeniyorum. bacağına cam girdiği o köşe başı, kafasına torpil fırlattığı o çocuğun ağlamasını dindirmeye çalıştığı kaldırım, dahil edilmediği yakalambaç oyununda kendi kendini sakladığı ve ebelediği apartman girişi.. hepsi duruyor ama durmuyor da gibi.
insan büyüdükçe güçleniyor mu gerçekten?
çok nadir geçiyorum o sokaklardan, yolum çok düşmüyor ama geçtiğim zaman uzun uzun bakıyorum. sanki orada küçük elz yaşamaya devam ediyor gibi geliyor bana. onun yalnız bırakmışım gibi, bir başına kalmış da hayat mücadelesine devam ediyor gibi.
oyunları yine kendi kuruyor kendi yönetiyor, bütün arkadaşları ona uyuyor ve sözünü dinletiyor herkese. bu hakimiyeti elde edene kadarki kabul edilme savaşını izliyorum.
görüyorum onu, onun o yaşlarda görülmediği kadar görüyorum ve özeniyorum. bacağına cam girdiği o köşe başı, kafasına torpil fırlattığı o çocuğun ağlamasını dindirmeye çalıştığı kaldırım, dahil edilmediği yakalambaç oyununda kendi kendini sakladığı ve ebelediği apartman girişi.. hepsi duruyor ama durmuyor da gibi.
insan büyüdükçe güçleniyor mu gerçekten?
devamını gör...
hayatını bir cümleyle tanımla
sürekli başka bir sunucuya migrate edilen ama veritabanı her defasında '404 not found' hatası veren, bir türlü yayına alınamamış proje.
devamını gör...
türk telekom
mobil hizmet kalitesi akıllara durgunluk verecek kadar kötü olan operatör.
operatörden operatöre sürüklenirken fiyatından dolayı bu sene türk telekom'u deneyeyim dedim. dördüncü gün çok uzun yıllardır görmediğim edge bağlantısını görünce bi acaba mı dedim. altıncı gün konuştuğum herkes söylediklerinin yarısını tahmin etmem gerekti dediğinde maceraya gerek yok diyerek kaçtım kendilerinden. düpedüz çalışmayan çağrı merkezini müşterisi olmasanız bile bi tecrübe etmenizi tavsiye ederim.
cayma bedeli falan derken umarım bu entry'yi editlemek durumunda kalmam.
operatörden operatöre sürüklenirken fiyatından dolayı bu sene türk telekom'u deneyeyim dedim. dördüncü gün çok uzun yıllardır görmediğim edge bağlantısını görünce bi acaba mı dedim. altıncı gün konuştuğum herkes söylediklerinin yarısını tahmin etmem gerekti dediğinde maceraya gerek yok diyerek kaçtım kendilerinden. düpedüz çalışmayan çağrı merkezini müşterisi olmasanız bile bi tecrübe etmenizi tavsiye ederim.
cayma bedeli falan derken umarım bu entry'yi editlemek durumunda kalmam.
devamını gör...
geceye bir metal şarkı bırak
devamını gör...
sözlüğün en iyi yazarı
açık ara farkla ray carmine.
devamını gör...
çocukluğun geçtiği sokaklarda yıllar sonra yürümek
en istemeyeceğim durumdur.
devamını gör...
dul erkekler için yardımlaşma sandığı
acilen kurulması gerekiyor. ayrıca yazılı emirleri kötü niyetle yırtıp atanlar için de gerekiyor bir sandık.
devamını gör...
çocukluğun geçtiği sokaklarda yıllar sonra yürümek
ben çocukken apartmanlar 3-4 katlıydı bizim mahallede. şimdi gökyüzünü göremiyorsun sokakta yürürken.
devamını gör...
çocukluğun geçtiği sokaklarda yıllar sonra yürümek
insan bazen kendi hatıralarının içinde oturan bir misafirdir.
devamını gör...
geceye bir şarkı bırak
devamını gör...
normal sözlük yazarlarının karalama defteri
kendimi kendime kabullendirmeye çalışıyorum sürekli.
hayatı ve gidişatı, herkese adil olmayışını..
ben neden sürekli bir şeyler için çabalamak zorundayım? en güçlü kullar kulübüne seçilmiş kişilerden miyim acaba?
kesinlikle şikayet etmek için sorgulamıyorum bunu hatta birçok şey için şükrederim hep ama merak etmek de hakkım bence.
yakın çevreme bakıyorum ve gözlemliyorum. herkes bir şeylerin mücadelesini elbette veriyor ama dağılım eşit değilmiş gibi geliyor.
sahip olduğum en ufak şey dahi bana öylece sunulmadı. kimse bana bir şeyi öylece uzatmadı. neyim varsa, neyi düzelttiysem hepsi benim çabamla oldu. benim için, ömrümün bir yarısını feda etmemi gerektiren durumken bir başkası için bu kadar basit olması canımı sıkıyor.
ben mücadele veriyorum ve uğraşıyorum bir başkasına altın tepside sunuluyor. benim parmaklarım parçalanıyor, bir başkasının tırnağı dahi kırılmıyor. anlayabiliyor musunuz? karşılaştırmak için düşünmüyorum bunları..
sadece.. yani hayat sadece bana mı böyle işliyor sorusu aklımdan çıkamıyor bir türlü.
ben kendimin bu halini elde edene kadar kendimi kaç kere öldürdüm kaç kere dirilttim, benim bile haberim yok.
dimdik yürüyen, hislerini kendinden emin dile getirebilen, gözlerinde acıdan eser olmayan insanlara gıpta ediyorum.
acı yarıştırmıyorum sadece yarışı sorguluyorum..
neyse
hayatı ve gidişatı, herkese adil olmayışını..
ben neden sürekli bir şeyler için çabalamak zorundayım? en güçlü kullar kulübüne seçilmiş kişilerden miyim acaba?
kesinlikle şikayet etmek için sorgulamıyorum bunu hatta birçok şey için şükrederim hep ama merak etmek de hakkım bence.
yakın çevreme bakıyorum ve gözlemliyorum. herkes bir şeylerin mücadelesini elbette veriyor ama dağılım eşit değilmiş gibi geliyor.
sahip olduğum en ufak şey dahi bana öylece sunulmadı. kimse bana bir şeyi öylece uzatmadı. neyim varsa, neyi düzelttiysem hepsi benim çabamla oldu. benim için, ömrümün bir yarısını feda etmemi gerektiren durumken bir başkası için bu kadar basit olması canımı sıkıyor.
ben mücadele veriyorum ve uğraşıyorum bir başkasına altın tepside sunuluyor. benim parmaklarım parçalanıyor, bir başkasının tırnağı dahi kırılmıyor. anlayabiliyor musunuz? karşılaştırmak için düşünmüyorum bunları..
sadece.. yani hayat sadece bana mı böyle işliyor sorusu aklımdan çıkamıyor bir türlü.
ben kendimin bu halini elde edene kadar kendimi kaç kere öldürdüm kaç kere dirilttim, benim bile haberim yok.
dimdik yürüyen, hislerini kendinden emin dile getirebilen, gözlerinde acıdan eser olmayan insanlara gıpta ediyorum.
acı yarıştırmıyorum sadece yarışı sorguluyorum..
neyse
devamını gör...
hayatını bir cümleyle tanımla
kimi kime şikayet ediyosun
devamını gör...
sabah uyanınca yatağa zahmet verdim hakkını helal et demek
anadolu ozanı gibi deruni bir gönlünüzün olduğunu kanıtlayacak harekete imza atmaktır...
aşırı düşünceli insan davranışıdır.
dilsiz eşyaya bile teşekkür etmek büyük insanlara nasip olur. yükünü çeken, kahrını çeken eşya olsa bile ona hürmet etmek gerekir. herkes anlamaz bu inceliği.
aşırı düşünceli insan davranışıdır.
dilsiz eşyaya bile teşekkür etmek büyük insanlara nasip olur. yükünü çeken, kahrını çeken eşya olsa bile ona hürmet etmek gerekir. herkes anlamaz bu inceliği.
devamını gör...
nokta koy
norm erman ve norm ender'in şarkısı.
devamını gör...
sözlük yazarlarının dini görüşü
islam'ın batıni/sembolik yorumu hoşuma gidiyor bu aralar. başka bir coğrafyada doğsaydım muhtemelen o dinin literal değil ama batıni yorumunu tercih ederdim gibi duruyor, yapacak bir şey yok kültür genetik kod gibi işlemiş içime, farklı düşününce suçluluk psikolojisine giriyorum ve bunu atamıyorum üstümden. ama bu kötü bir şey de değil zaten günün sonunda aşağı yukarı tüm öğretiler aynı yere çıkıyor, tüm varlık âlemi tanrının birer parçaları ve ilahi özden kopmuş bir durumda, o yüzden de arınma ve tekamül gibi süreçlerden geçerek o ilksel kaynağa (tanrı) tekrardan dönmek zorunda. ya bilinçli olarak ya da seve seve gibi bir durum söz konusu. evet.
devamını gör...
geceye bir arabesk şarkı bırak
hüseyin altın-hasret akşamları
devamını gör...
normal sözlük yazarlarının karalama defteri
enkaza uğramış kentlerden geçtim eskaza,
çatlak duvarlarla hatim ettim yalnızlığı.
küllerimden her doğuşum, aslında bir eksilme;
gönlümden düşürdüğüm ayların gurbetindeyim.
yokluğu sordum tokluğun o sağır baharına,
cevap diye bir avuç zehir bıraktılar avucuma.
adımlarım yorgun, anılarım ise kimsesiz;
bir boşluktan diğerine devriliyor gölgem.
çünkü öğrendim ki bunca yoldan sonra;
insan en çok, kendinden vazgeçtiği yerden vurulurmuş.
çatlak duvarlarla hatim ettim yalnızlığı.
küllerimden her doğuşum, aslında bir eksilme;
gönlümden düşürdüğüm ayların gurbetindeyim.
yokluğu sordum tokluğun o sağır baharına,
cevap diye bir avuç zehir bıraktılar avucuma.
adımlarım yorgun, anılarım ise kimsesiz;
bir boşluktan diğerine devriliyor gölgem.
çünkü öğrendim ki bunca yoldan sonra;
insan en çok, kendinden vazgeçtiği yerden vurulurmuş.
devamını gör...
hayatını bir cümleyle tanımla
insan en çok, kendinden vazgeçtiği yerden vurulurmuş.
devamını gör...
