zaman tüneli

pandemi yeni başlamıştı. kadıköy, şair latifi sokak’taki evimin karşı dairesinde 80-85 yaşlarında bir amca yaşıyordu. nusret bey. namıdiğer şair nusret.

kılık kıyafetiyle, beyefendiliğiyle, yürüyüşüyle, bakışıyla, konuşmasıyla ve hatta ses tonuyla tam bir şairdi; ancak şiirleriyle tam bir şair olduğunu söylersem ‘tam bir şair’ lere haksızlık etmiş olurum. bunu yalnızca mahallemizin duvarlarına yapıştırmak suretiyle yayımlayabildiği birkaç şiirinden biliyordum. yine de mezkur özelliklerinden mütevellit kendisi nazarımızda kadıköy’de yaşamış büyük şairler arasında addolunurdu; vakti geldiğinde ise muhtemelen kalbimizdeki şairler mezarlığının en nadide köşesine, geride kalanlar tarafından beş kuruş masraf edilmeden defnedilecekti.

bir akşamüstü, beyefendi kişiliği dolayısıyla münasip bir yere heykeli, hiç değilse büstü dikilmesi farz olan bu adamın, pencereden aşağı “senin feriştahını s…m it oğlu it!” diye, takma dişlerini yerinden etmeye zorlarcasına haykırdığına şahit oldum. aşağıdaki genç adam da kendisine hakaretle karşılık verdi. sonra bir süre de küfürsüz kavga ettiler.

kavgaya müdahil olmak hep kötü anılar biriktirmeme sebep olmuştur; bu nedenle bir kavgaya hiçbir aşamasında girmemeye özen gösteririm. ne öncesinde, ne sırasında, ne sonrasında… bilhassa sırasında.

fakat o akşam şair amcanın hatırına bu geleneğimi bozarak, “nusret bey haklı; apartmanın önüne bıraktığınız çöplerin ceremesini bütün mahalle çekiyor. iki adım yürüyüp de çöp tenekesine atmak bu kadar mı zor arkadaş? ne mütekahil insanlarsınız yahu!” diye aşağıdaki adama hiddetle seslendim. meğer mesele çöp meselesi değilmiş; garaj önüne park edilen araba meselesiymiş.

“olsun, her halukarda nusret bey haklı, bu kadar mı zor arkadaş?” dedim.
“mütekahil ne ulan? hem sen konuyu bilmeden her b*ka zıplama oradan” dedi şairden genç, benden yaşlı olan adam.

sinirlendim. bana “lan” demesine ayrı, sokağımızın yegane şairi nusret bey’e sarf ettiği nahoş sözlere ayrı sinirlendim. kendimi koyuverip adama bağırdım: “şairin dediği gibi: senin feriştahını s…im, it oğlu it!”

girizgah bu şekilde olunca, akabindeki küfür, sokağımızdaki bitişik nizam evlerin duvarlarında bir şiir gibi aksetmiş olsa gerek ki, adamdan herhangi bir kontra atak görmediğim gibi, pandemi döneminde, bir şey olsa da eğlenip alkışlasak diye bekleyen insanların birkaçının penceresinden ıslık ve alkış sesleri duydum. eksik olmasınlar. nusret bey ve bana hoş bir anı oldu.
devamını gör...

martlar bizimdir...
devamını gör...

kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
devamını gör...

ağlayarak nasırlı elle hayata devam edilir. nerden mi biliyorum?
devamını gör...

kıvamını buluyor gibi. maşallah diyelim,nazar değmesin.
devamını gör...

siz önce açılın. sevişmek istiyorsa o da açılır. istemiyorsa, polis, jandarma, mahalleli olaya dahil olur. bulunduğunuz yere göre, linç veya adli bir şekilde olay devam eder. bu da, sevişmişsiniz kadar adrenalin sağlar size.
devamını gör...

psikolojik acidan hic saglikli oldugunu dusunmedigim bu arkadasin sacmaliklarina eklenen yeni bir tanimdir. bu arada arkadasin yalniz kalmasinin sebebi #3912718 no'lu tanimdaki uslup olabilir mi acaba:


burcu güneş benim için maradona gibidir. hani siz z kuşağı diyor ya. guilty pleasure'umdur. hele karşıda kızlığını ibrahim tatlıses'e bozdurmuş birisi varken, burcu güneş'ten yana olmak üzerime borçtur.


genc erkek kardeslerimiz bu arkadasi ornek almayin, yalniz kalirsaniz da kalin ama bu arkadasi kesinlikle ornek almayin.
devamını gör...

(bkz: are you sex)
devamını gör...

kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel

acemzade figani efendi ile trump senatodan izin almadan nasıl başına buyruk hareket edebiliyor, bunu tartışıyoruz.
devamını gör...

gece 3 te yorgan altında çekilen sessiz .... çığlıklar diyelim.
devamını gör...

beşiktaş'ın hücum tarafında üst düzey oyuncu eksiğinin net bir biçimde kendisi gösterdiği bir maç olmuştur.
el bilal ile sözleşme yenilememek lazım. sezonun yarısını sakat geçiriyor.
bir forvet ve iyi bir on numara şart.
rakip 10 kişi ve kendi sahanda oynuyorsun.
cengiz ve mustafa değişikliklerinin gol getirmesi çok düşük bir ihtimal.
mustafa hem yaş olarak çok genç hem de yetenek olarak henüz pek bir şey vaad etmiyor.
bir oyuncunun ekstra; hızı, kafa vuruşları, şutu, ara pasları, kıvraklığı, pozisyona girme becerisinden biri en azından olur.
bunları göremiyoruz.
agbadou'nun yanına o seviyede bir stoper şart.
sergen artık cengiz'den bir robben çıkmayacağını görmüştür.
cerny eğer gitmek istiyorsa gidebilir. gitmek isteyen oyuncuyu tutmanın anlamı yok. zaten istikrarlı bir yüksek performansı yok.
devamını gör...

uğurcan çakır'ı sezon başı istemediğim için her maçta utanç yaşıyorum. öyle böyle değil fena mort etti beni. allah'ın bir lütfuymuşsun avrupa'dan lige her maçta bunu kanıtlıyorsun.
devamını gör...

hakeme rağmen kazanmayı bildi takım. ah o kaçan pozisyonları değerlendirebilseydik farka gidecektikte olsun.3 puanı almasını bildik.
devamını gör...

klasik gurbetçi sağ muhafazakar
mentali emre mor’un bi tık üstü
devamını gör...

her beşiktaş maçında lev yaşin kesilen güncel en başarılı kaleci.
devamını gör...

sergen değil de eşşek yönetseydi takımı 10 kişi kalmış gs nin içinden geçerdik diyemeyeceğim eldeki malzeme bu.
devamını gör...

sallai,toreira varken kimse kusura bakmasın da orkun bunların yanında ergün penbe kalır. yedirmeyiz kaptanımızı o kadar da değil .
devamını gör...

yapmayı en sevdiğim şeylerden biri olabilir, özellikle son zamanlarda yemek yapmayı aşırı özlüyorum.
daha önce denemediğim farklı tarifler denemek, sevdiğim insanlara denettirmek, sevdiğim kişilerin o yemeğin tadını beğenmesi, bazen tarif istemeleri...
çok güzel duygular benim için, benim sevgi dilim bu.

mutlaka yemek olmasına gerek yok, her zaman yaptığım ve herkese zorla yedirdiğim cookieden yapsam da olur.
tiramisu olur, cheesecake olur, dümdüz limonlu kek olur.
mutfakta tek başıma bir şeylerle uğraşayım, ben her şeyi hallettikten sonra da biri gelip bulaşığı halletsin yeterli :d

gerçi şu an bulaşığı bile ben halledebilirim, mutfakta tek başıma olayım yeter.
devamını gör...

çabuk unutturdu dikkat edersen
devamını gör...

beşiktaş'ın ilk yarıda on kişi kalması gerekirken maalesef bir şeyler oldu ve kart gösterilmedi ve galatasaray'ın penaltısı çalındı...

kara bir futbol gecesi oldu...
galatasaray ve herkes bugün bir kez daha gördü ki tüm güçler galatasaray'ı şampiyon yapmamak için bir araya gelmiş...

adamın bileğine basıyor!

kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
devamını gör...
daha fazla yükle

normal sözlük'ü kullanarak 3. parti dahil tarayıcı çerezlerinin kullanımına izin vermektesiniz. Daha detaylı bilgi için çerez ve gizlilik politikamıza bakabilirsiniz.

online yazar listesini görmek için lütfen giriş yapın.
zaman tüneli köftehor rehberi portakal normal radyo kütüphane kulüpler renk modu online yazarlar puan tablosu yönetim kadrosu istatistikler iletişim