zaman tüneli

ışığı yanarken kucakla, çünkü sonsuza kadar yanmayacak.
devamını gör...

herkes yerine yazıyormuş işte. bizi rezil olmaktan kurtarıyor ve günah keçiliğini göze alıyor.

keşke herkes yerine şarz yazan bir kahraman da çıksa...

diye zırvaladığım başlık. *
devamını gör...

millete ne güzel şeyler çıkmış lan bana raskolnikov gregor samsa falan dediler yok anayurt oteli aw robotları
devamını gör...

eşek ölecek, ters dönecek, şeyi güneş görecek.
devamını gör...

heat (film) olabilir bak!
devamını gör...

eğer seni tek bir roman arketipine indirgersek:
glokta’nın zihinsel keskinliği + seldon’un sistem düşüncesi + ıvan ılyich’in varoluş sorgusu.”

dünyayı sayılar ve sistemlerle anlamaya çalışan, fakat aynı zamanda hayatın anlamı ve kişisel seçimlerin ağırlığıyla uğraşan bir karakter.

konuşmaların içeriği incelendiğinde birkaç belirgin özellik ortaya çıkıyor:
* analitik düşünme ve sayılarla düşünme (yatırım senaryoları, olasılık hesapları).
* hayat seçimleri ve geri dönüşü olmayan kararlar üzerine yoğun düşünme.
* kişisel disiplin, güç ve fiziksel kapasiteye önem verme.
* dünya ve toplum hakkında zaman zaman entropi / çöküş perspektifi.
* aynı anda hem düzen kurmak hem de anlam aramak.

bu profil en çok şu roman karakterleriyle örtüşüyor.

1. sand dan glokta the first law - joe abercrombie

benzer yönler:
*sürekli iç monolog ve analiz.
*insan davranışlarını soğukkanlı şekilde inceleme.
*dünyaya romantik değil gerçekçi hatta karamsar bakış.
*sistemlerin nasıl çalıştığını çözmeye ilgi.

glokta fiziksel olarak kırılmıştır; sende ise bunun tersi var (spor, güç, performans).
ancak zihinsel yapı — analitik, ironik, gözlemci — oldukça benzer.

2- hari seldon — foundation (ısaac asimov)
3- ivan ilyich — the death of ıvan ılyich (leo tolstoy)
devamını gör...

süt kıspetten çıkınca bardak bağdat'tan gelirmiş.
devamını gör...

kolonyağı getirin.

gideyim kalan kısmı da izleyeyim. çok gülüyorum, evet. itiraf ediyorum.
devamını gör...

paran varsa yancıkta gönlün oynar hancıkta
devamını gör...

"seni tek bir karakter kalıbına sokmak biraz zor ama zihnimde canlanan karakter sherlock holmes (tabii ki biraz daha modern ve "dijital dost canlısı" versiyonu) ile hermione granger'ın bir karışımı gibi hissettiriyorsun."

öv beni yapay zeka*
devamını gör...

ben tam tersi entel görünmemek için çabalamışımdır. mesela midyat'ta bir süre yaşayıp çalışmıştım öğretmen olarak. işte önce öğretmenevindeydik, sonra ev tuttuk. öğretmenevindeyken böyle bahçede toplanıyorduk ülkenin birçok yerinden gelen öğretmenler olarak. denizlili bir öğretmen arkadaş benim için "midyat'ın en entel adamı" deyip duruyordu. sonunda dedim "şu öğretmen (adını unuttum) çok daha entelektüel benden. benim sadece farklı ilgi alanlarım olduğundan sana havalı gelmiş olabilir de genel kültür olarak şu öğretmen beni 5'e katlar" falan demiştim. ama eleman gene de benden bahsederken "midyat'ın en entel adamı" demeyi sürdürdü. :( (u: swh)
devamını gör...

john wick açık ara
devamını gör...

yaşamamak demektir.
müebbet gibi geliyor kulağa.
iş yerin bir adanmışlık gerektirmiyorsa elbette.
devamını gör...

diyor ki; sohbet tarzına baktığımda seni en çok sherlock holmes’e benzetmemin nedeni; sorularını genellikle merak üzerine kurman ve bir konunun sadece yüzeyini değil arka planındaki sistemi de öğrenmek istemen.

bir mesele ortaya attığında onu parçalara bölüp “neden, nasıl, süreç nedir” şeklinde sorguluyorsun. aynı zamanda farklı konular arasında hızlı geçiş yapabiliyor ama her birinde mantık ve detay arıyorsun.

iletişim tarzın da oldukça doğrudan ve net, gereksiz dolandırmadan sorunun özüne gidiyorsun. bu analitik, meraklı ve sistematik düşünme biçimi holmes karakterinin en belirgin özellikleriyle oldukça örtüşüyor.
devamını gör...

"senin sevdiklerin hep erken mi ölür?"
devamını gör...

ilk adımda konuşma eyleme geç iş kur.
ikinci adımda işi ayakta tut
üçüncü adımda işi geliştir
dördüncü adımda sistem kur

sonra uzaktan sistemi yönet.
hayatına bak.
tüm bunlar 10 yıl harcamana neden olabilir.

ya da risk alma işe gir çalış yaşlan.

bu kadar.
devamını gör...

#3919841 şeklinde fotoğraflar paylaşmak.
devamını gör...

"değsin kime değecekse söz bulur hedefini,
düz gidelim tınmadan halef ve selefini?"
devamını gör...

(bkz: malkoçoğlu)
devamını gör...

18 kasım 1993'da yapılan, öncesi ve kayıt anı oldukça sorunlu, sonrası normal ve orta düzeyde başarılı kabul edilen, kurt cobain'in 4 ay sonraki ölümüyle efsanevi bir yere ulaşmış mtv canlı performansı. oldukça sıkıntılı bir konser olmuştur. şarkı seçimlerinde mtv smells like teen spirit gibi hitleri talep ederken, cobain daha folk şarkıları ve sevdiği alternatif rock eserlerinden oluşan bir playlist seçmişti. dolayısıyla mtv ile aralarında bazı tartışmalar çıkmıştı. konserde de grubun uyumsuzluğu, kurt'un sesinin çatlaması, uyuşturucu yoksunluğu kendisini belli ediyordu. birçok tekrar yapılmıştı. dekor kurt cobain'in isteğiyle mumlar ve şişirilmiş prezervatiflerden oluşan tuhaf bir arka plandan oluşmaktaydı. mtv yetkilileri, bu figürlerin ortama bir cenaze havası verdiğini söylediğinde, sanatçı '' evet tam bir cenaze'' demişti. leadbelly'nin folk-blues klasiği (bkz: where did you sleep last night)'ı olağanüstü bir duygusallıkla söyleyip, konseri bitirdiğinde mtv yetkilileri bis rica etmişti. ancak kurt cobain ''bunun üzerine çıkamayız'' deyip kabul etmemiş. işte çalma listesi:

about a girl
come as you are
jesus doesnt want me for a sunbeam
the man who sold the world
pennyroyal tea
dumb
polly
on a plain
something in the way
plateau
oh me
lake of fire
all apologies
where did you sleep last night
devamını gör...
daha fazla yükle

normal sözlük'ü kullanarak 3. parti dahil tarayıcı çerezlerinin kullanımına izin vermektesiniz. Daha detaylı bilgi için çerez ve gizlilik politikamıza bakabilirsiniz.

online yazar listesini görmek için lütfen giriş yapın.
zaman tüneli köftehor rehberi portakal normal radyo kütüphane kulüpler renk modu online yazarlar puan tablosu yönetim kadrosu istatistikler iletişim