zaman tüneli
nursuz
devamını gör...
güne bir kedi bırak

tanıştırayım: aslan.
bizim aileye yeni katıldı. sitenin kedisiydi kendileri ancak bir kediden kendi kendine rahatsız olup delirip "yok biz bunu alıp ormana bırakalım, yok bu kedi apartmana giriyor başka bir mahalleye götürelim" diyip durarak bizi de çıldırtan bazı komşularımızla ettiğimiz onlarca tartışma sonucunda baktık olmayacak, sahipleniverdik.
bu arada kendisi daha önceden de ev kendisiymiş ama taşınırken onu almayıp bizim siteye bırakıp gitmişler, neyse küfür etmeyeceğim.
sonuç olarak artık bizimle ve bizim eve girmenin ilk sonucu olarak göbüşünü açarak yatmaya başladı bile, hayırlı olsun diyelim.
devamını gör...
bazı çiçekler bazı topraklarda yetişmiyor
tanım: bazı insanların ne kadar çabalarsa çabalasın, yanlış yerde kök salmaya çalıştığı için solup gideceğini anlatan metafor.
bazen oldurmak isteriz her şeyi, istersek olur deriz. hayat böyle bir şey değil. her şey isteyince olmuyor.
bazen yaşamla ölümün aşık olması kadar imkansızdır bir şeyler.
olduramazsın...
bazen oldurmak isteriz her şeyi, istersek olur deriz. hayat böyle bir şey değil. her şey isteyince olmuyor.
bazen yaşamla ölümün aşık olması kadar imkansızdır bir şeyler.
olduramazsın...
devamını gör...
fenerbahçe taraftarları neler hissediyor sorunsalı
kanıksadıkça grinin binbir tonu bir hissizleşme, sil baştan başlangıçlar, aynı filmi yıllarca bıkmadan izleme duygusu ile her yeni sezona aynı inanmış heyecanla giriş döngüsünü yaşama. sarı laci renklerin aşkı bitmez de inanç ya da umudumuz her sene biraz daha dumanlaşıyor.
devamını gör...
jürgen habermas
fikirleri ölü ve değersiz bir sosyolog.
bugün bedenen de ölmüş.
kitaplarını okumuş biri olarak şunları söylebilirim
söylemleri saçmalık,kaynakçaları rezalet.
bugün bedenen de ölmüş.
kitaplarını okumuş biri olarak şunları söylebilirim
söylemleri saçmalık,kaynakçaları rezalet.
devamını gör...
mart kapıdan baktırır kazma kürek yaktırır
mart ayında hava değişken olduğu için hava nasıl diye kapıdan bakarız. eskiden sokak kapısı ile ev kapısı aynıydı. bu yüzden artık pencereden bakıyorum hava nasıl diye.
devamını gör...
sözlük yazarlarının söylemek istedikleri
cuma namazında kumaş pantolonlar kırışıyor ve mahvoluyor. ütü falan kalmıyor. bugün bir avm’ye gittim, müdavimi olduğum mağazada aynen bu açıklamayla, ceketin altına giyilebilecek klasik kumaş pantolon aradığımı söyledim.
mağaza müdürü hanım, arkadaşım, “bdv bey, size takım verelim” dedi. ben anlamadım, pantolon falan diye tekrar açıklama yaptım, kadın ses etmeyip gülümseyerek pantolonları gösterdi. etiketlere baktım, fiyatlar uçmuş gitmiş.
yanında iki de takım elbise getirmiş, “bunları da deneyin” dedi. ücretlerini sordum, “her biri şu kadar, ama size şu indirimli modelleri getirdim, beş parça alırsanız şu kadar indirim olacak, size triko satmış gibi yapacağız, sonra ben onları geri alacağım, üstüne ben mağaza müdürü indirim hakkımı kullanacağım, size şu kadara gelecek” diye öyle bir para çıkarttı ki, iki pantolonla iki takım elbise neredeyse aynı ücrete geldi. “ikna konusunda çok ustaymışsınız” dedim, takımları aldım ve sonuç: hala iki pantolona ihtiyacım var.
mağaza müdürü hanım, arkadaşım, “bdv bey, size takım verelim” dedi. ben anlamadım, pantolon falan diye tekrar açıklama yaptım, kadın ses etmeyip gülümseyerek pantolonları gösterdi. etiketlere baktım, fiyatlar uçmuş gitmiş.
yanında iki de takım elbise getirmiş, “bunları da deneyin” dedi. ücretlerini sordum, “her biri şu kadar, ama size şu indirimli modelleri getirdim, beş parça alırsanız şu kadar indirim olacak, size triko satmış gibi yapacağız, sonra ben onları geri alacağım, üstüne ben mağaza müdürü indirim hakkımı kullanacağım, size şu kadara gelecek” diye öyle bir para çıkarttı ki, iki pantolonla iki takım elbise neredeyse aynı ücrete geldi. “ikna konusunda çok ustaymışsınız” dedim, takımları aldım ve sonuç: hala iki pantolona ihtiyacım var.
devamını gör...
günümüz ilişkilerinin özeti
"love bombing, gaslighting, ghosting nihayetinde de kara toprak"
devamını gör...
bazı çiçekler bazı topraklarda yetişmiyor
yeni anladım bu sözün anlamını.
devamını gör...
topal olmak
peki benim bu başlığı “seniii gidiii topaaall , buu gecedeee burdaaa kalll” ı söylerken görmem. sözlük bizi dinliyor, kesin bilgi.
devamını gör...
üstteki yazarın ne sevdiğini kapak fotoğrafından tahmin et
adana dürüm ve ayran yanına da dansöz.
devamını gör...
bir dine inanmak vs ahlaklı olmak
ahlak olmadan din öğrenmek zalim insanlar meydana getirir. ahlak olmadan hiçbir şey olmaz.
her yer dindar dolu olsa bile ahlak yoksa çocuk tacizlerini, rüşveti, torpili görmeye devam ederiz.
ahlak olgusu din ile konuşulacak bir konu değil sadece. mesleği ahlaklı yapmak, konuşmayı ahlaklı sürdürmek, aile içinde ahlaklı olmak, dost ahlakına sahip olabilmek önemli.
bu bağlam içerisinde şunu da eklemek isterim: ahlaklı bir dindarın kimseye zararı olmaz çünkü dinini doğru yaşamaya çalışır.
her yer dindar dolu olsa bile ahlak yoksa çocuk tacizlerini, rüşveti, torpili görmeye devam ederiz.
ahlak olgusu din ile konuşulacak bir konu değil sadece. mesleği ahlaklı yapmak, konuşmayı ahlaklı sürdürmek, aile içinde ahlaklı olmak, dost ahlakına sahip olabilmek önemli.
bu bağlam içerisinde şunu da eklemek isterim: ahlaklı bir dindarın kimseye zararı olmaz çünkü dinini doğru yaşamaya çalışır.
devamını gör...
bir dine inanmak vs ahlaklı olmak
dine inanmak
kendine bir referans çerçevesi çizmiş olmanın verdiği kolaylık. "şunu yapma, bunu yap" diyecek bir otorite var, vicdan muhasebesi yapmana gerek kalmıyor bazen. ama bazen de dinin kuralları vicdanınla çatışıyor, işte o an gerçek imtihan orada başlıyor. inançsız biri kadar her gün "bu doğru mu?" diye sorgulamak zorunda değilsin belki, ama "gerçekten inanıyor muyum yoksa öyle yetiştirildim diye mi yapıyorum?" sorusu gece yarıları yastığa gömülüyor.
ahlaklı olmak
din olmadan da mümkün, dinle de mümkün. ama din olmadan daha yorucu çünkü her kararı kendi içinde veriyorsun, "günah" değil "zarar" kavramıyla hesaplaşıyorsun. empati, vicdan, toplumsal sözleşme... hepsi bir araya geliyor ve sen "iyi insan" olmaya çalışıyorsun. bazen dine inanan biri "namaz kılıyorum, ahlaklıyım" diye geçiştirirken, sen "namaz kılmıyorum ama kimseye kırmadan yaşıyorum" diye kendi kendine not veriyorsun. skoru kim tutuyor, bilmiyoruz.
ikisi arasındaki fark
birinde ahlak genellikle dışarıdan gelen kurallar bütünü, diğerinde içeriden şekillenen bir duruş. ikisi de aynı sonuca varabilir: yardımsever, dürüst, adil bir insan. ama motivasyon farklı. biri "tanrı istiyor" diye yapar, öteki "insanlık bunu hak ediyor" diye. hangisi daha üstün? tartışılır. ama şunu unutmamak lazım: dine inanıp ahlaksızlık yapan çok, dine inanmayıp ahlaklı kalmaya çalışan da çok. sonuçta herkes kendi pazarlığını kendi yapıyor içinde.
kendine bir referans çerçevesi çizmiş olmanın verdiği kolaylık. "şunu yapma, bunu yap" diyecek bir otorite var, vicdan muhasebesi yapmana gerek kalmıyor bazen. ama bazen de dinin kuralları vicdanınla çatışıyor, işte o an gerçek imtihan orada başlıyor. inançsız biri kadar her gün "bu doğru mu?" diye sorgulamak zorunda değilsin belki, ama "gerçekten inanıyor muyum yoksa öyle yetiştirildim diye mi yapıyorum?" sorusu gece yarıları yastığa gömülüyor.
ahlaklı olmak
din olmadan da mümkün, dinle de mümkün. ama din olmadan daha yorucu çünkü her kararı kendi içinde veriyorsun, "günah" değil "zarar" kavramıyla hesaplaşıyorsun. empati, vicdan, toplumsal sözleşme... hepsi bir araya geliyor ve sen "iyi insan" olmaya çalışıyorsun. bazen dine inanan biri "namaz kılıyorum, ahlaklıyım" diye geçiştirirken, sen "namaz kılmıyorum ama kimseye kırmadan yaşıyorum" diye kendi kendine not veriyorsun. skoru kim tutuyor, bilmiyoruz.
ikisi arasındaki fark
birinde ahlak genellikle dışarıdan gelen kurallar bütünü, diğerinde içeriden şekillenen bir duruş. ikisi de aynı sonuca varabilir: yardımsever, dürüst, adil bir insan. ama motivasyon farklı. biri "tanrı istiyor" diye yapar, öteki "insanlık bunu hak ediyor" diye. hangisi daha üstün? tartışılır. ama şunu unutmamak lazım: dine inanıp ahlaksızlık yapan çok, dine inanmayıp ahlaklı kalmaya çalışan da çok. sonuçta herkes kendi pazarlığını kendi yapıyor içinde.
devamını gör...
üstteki yazarın ne sevdiğini kapak fotoğrafından tahmin et
ruhen çekilen acıların karşılığını aldigi bir hayat seviyor gerçi her yorgun ruh aynı temennileri barındırır
devamını gör...
bir dine inanmak vs ahlaklı olmak
bunlar karşıtlık içermiyor. dine inanmayan da ahlak sahibidir. hattâ ahlaksızlık da bir ahlaki durumdur.
devamını gör...
bir insanı tanımak için geçmesi gereken süre
psikologlara göre 3 yıl fakat ben katılmıyorum bu görüşe. 3 yılda bir insanın ancak huyunu anlayabilirsiniz yada sadece rutinlerini.
devamını gör...


