zaman tüneli

çamaşır suyuyla tuz ruhunu karıştırıp içiyoruz. cin min kalmaz hepsi kaçar.
devamını gör...

tanga giyin, içinize tanga giyince, içinize giren çıkar.
devamını gör...

(bkz: saplantı)

çoğu insan bunu karıştırıyor. sevdiğiniz kişiye fiziksel ya da ruhsal olarak zarar verebilecek bir sınıra ulaşıyorsanız bu saplantıdır.

her koşulda zarar vermeye kıyamıyor ve kaybetmekten de korkuyorsanız bu aşktır.
devamını gör...

gürültü pornosu olmayanları güzel, örneğin dabbe: cin çarpması pastoral yapıda olması, tekinsiz atmosferiyle fazlasıyla korkutucu geliyor bana.
devamını gör...

aklıma gelmişken bereye papak denilmesi.
hiç unutmam üniversite zamanı beremi sınıfta unutmuştum. sınıfa geri dönüp arkadaşlara sorduğumda bere kelimesi bir türlü aklıma gelmedi. " papak " dedim. tabi çoğu beni anlamadılar. beni anlayanlar ise sınıftaki azerbaycanlı arkadaşlardı. yukarıdaki arkadaşların da verdiği örneklerden anlaşılacağı gibi, istanbul türkçesinden farklı olarak malatya şişesinde görülen farklılıklar ,bu kelimelerin orta asya kökenli öz türkçe kelimeler olarak, hala günümüzde malatya ağzında kullanılmasıdır.
örneğin; bibere isot denilmesi. isli ot yani acı, yanık ot anlamında. günümüzde hala orta asyada türk halkları isot kelimesini hala kullanır.
devamını gör...

değerli bir abim ben daha gençken çok güzel bir laf etmişti.

oğlum bazılarına allah acımamıș, sen niye acıyasın? karışma allah'ın işine!

demişti bana.
(bkz: acıma yetime döner koyar götüne)
(bkz: merhametten maraz doğar)
devamını gör...

hiçbir şey aşka tam olarak benzemez ama her şey biraz ona çalar.
denize bakmak bence aşka çok benzer.
denizin karşısında saatlerce oturup dalgaları izleyebilirsin. ne kadar bakarsan bak, gözün doymaz. hem huzur verir hem içinde tarifsiz bir coşku yaratır. dalgaların gelişi ve gidişi, tıpkı bir ilişkideki iniş çıkışları, tutkuyu ve pes edişi hatırlatır.
devamını gör...

türkler geleneksel olarak antisemitizmle tanışmamıştır. bu kelime, butun yahudilerden ne yaptıklarına bakılmaksızın sadece yahudi doğdukları için genelleme yoluyla nefret etmektir. osmanli dahi geniş çerçevede antisemit olmamıştı. merkezi yönetim güçlü olduğu sürece antisemitizm önlenmişti. bu eğilimi gösterenler rumlardı.

dikkat çekicidir.......
devamını gör...

biri taytla diğeri türbanla yapılır.
devamını gör...

kiliseler ve liseler şarkısı.

devamını gör...

namaste diye başlanan yoga dır

bismillah diye başlanan namaz dır

özü aynı. zaten beden bir kılıf değil midir?
devamını gör...

bugün sen gideli 5 ay oldu, bana sorarsan 5 asır gibiydi, ne yerdeyim ne gökte, artık sadece fotoğraflarda ve anılarda kaldığın gerçeğiyle yaşamak zor...

bana sorarsan bütün acılar özlemin bir sonucudur ve bu özlemle nasıl yaşayacağımı inan ki bilmiyorum.

saçlarımdaki beyazları görmediğin için mutluyum çünkü görsen ne kadar üzülürdün...

yokluğunda hiçbir şeyin anlamı kalmadı, vâroluşumun bile.

huzurla uyu canım benim...
devamını gör...

kafa izindeydi sanki..

neyse bitmiş.. coup bizi discoya götür..
devamını gör...

kapitalizmin ilmek ilmek işlendiği oyun. belli bir düzlemde bir sürü çember var. her oyuncu bir çember ve diğer çemberleri bölerek yutuyorsunuz. eğer büyükseniz ve denk gelirseniz zaten yutmalısınız.

oyun ilk çıktığında deli gibi oynamıştım ama sonra oyun içinde gruplaşmalar başladı ve insanlar sürü halinde, oyuna yeni başlayanları yemeye başladı. sonra da sarmadı tabi.

kapitalizm de zaten böyle birşey.
devamını gör...

o an rabbimden güç istiyorum. genelde diğer çalışma arkadaşlarım yüzünden günde 627382992 kere sinir krizi geçiriyorum.
kalp kırmayı sevmem, hata yaptıklarında “problem değil, hallederiz. sıkma canını” diyerek sakinleştiren taraf olurum. ama iyi gittikçe daha da saçma şeyler gördüğümden dolayı bu sefer ben sinirleniyorum. “yaaaani, diyecek bir şey bulamıyorum şu an.” diyorum genelde ama içimi bir görün 4. dünya savaşı, üçüncüsü çıktı çünkü.
nefesim daralıyor.. ruhum sıkılıyor.. allah’ım diyorum.. bu insanları n’için böyle yarattın ?
ha benim ateşe odun mu attı ? geçmiş olsun, çıkışı verildi.
devamını gör...

akıllarda soru işareti bırakan durum. paralar yatmadı sanırım:>
devamını gör...

işim gereği bazen karşımdakine kızmam gerekebiliyor ama ben sinirli bir insan değilim. bu sebeple aslında başlığın tam tersini yapıyorum. sakinken sinirli görünmeye çalışıyorum.

astlarımı azarlamayı hep saçma bulmuşumdur. hata yaptılarsa, üstleri olarak bu benim hatamdır. ben doğru yönlendirememişimdir…
devamını gör...

devamını gör...

geçenlerde sözlükten tanıştığım bir yazar arkadasla ortak bir noktamız uzerinden sohbet ediyorduk. kendisi hayvancılıkla ilgileniyor. arada baktığı hayvanların fotoğraflarını attı.
fotoğraflara bakarken içlerinden biri dikkatimi çekti.
şu çocukların bayıldığı halka şeklinde renkli şekerler var ya, onlardan almış. arada bir tavuklara tadına baktırıyormuş. “jest yapıyorum” dedi.cok hoşuma gitti açıkçası.
tabii hayvanlara tatlı vermek iyi değildir derler ama nadir olunca bir zararı olmaz diye düsünüyorum.
hayvanlara baktım, hepsi pırıl pırıl, bakımlı. belli ki ilgileniliyor, değer veriliyor. takdir de ettim.insan her canlıya saygılı olmalı, elinden geldiğince iyi bakmalı.
düşündüm de aslında mesele tam da bu.
merhamet dediğimiz şey büyük büyük sozlerde değil, bazen bir hayvana uzatılan küçücük bir şekerde saklı. çünkü aynı dünyada
yarış atını kesip kavurma yapan da var,
tavuga şeker alıp sevindiren de.
o yüzden eskilerin dediği söz boşuna değil:
allah hayvanı bile merhametli insana denk getirsin. denk geldiğin insan
bazen bütün kaderini değiştirebilir.
devamını gör...

yeşil göz star parça o yüzden ben siyah diyorum.
devamını gör...
daha fazla yükle

normal sözlük'ü kullanarak 3. parti dahil tarayıcı çerezlerinin kullanımına izin vermektesiniz. Daha detaylı bilgi için çerez ve gizlilik politikamıza bakabilirsiniz.

online yazar listesini görmek için lütfen giriş yapın.
zaman tüneli köftehor rehberi portakal normal radyo kütüphane kulüpler renk modu online yazarlar puan tablosu yönetim kadrosu istatistikler iletişim