zaman tüneli

1-turkiye
24 yasinda bir turk genciyim
devamını gör...

ya çocuğu manipüle etmişsiniz bildiğin. kapıya kadar gittikten sonra girer tabi içeri .*
devamını gör...

frankestein: çakma adem
devamını gör...

mükemmel bir çin propagandası örneği. artık onlar da bu sporu yapıyorlar.
devamını gör...

sabah mutfaktayım. çay var, ekmek var… ama huzur yok. oğlan odasından çıkıyor, yüz beş karış.

“anne, bugün okula gitmesem olur mu..?” diyor. olmaz tabii. ama hemen hayır da diyemem. önce yüzüne baktım, göz altı koyulaşmış, saçlar darmadağın… belli ki hayat yine zor gelmiş.

“niye ki..?” dedim.
“içim sıkılıyor.”
güldüm. iç sıkıntısıymış, sanki ben ferah ferah yaşıyorum.

“ders mi var?”
“var.”
“sınav..?”
“var.”

ah haa! işte geldik işin özüne..
“hangi ders..?”
“matematik.”

tamam dedim, bugün bu çocuk okula gitmez. ama gitmediğini sanacak. montunu kaptım. “hadi hazırlan çıkıyoruz.”
“anne hani gitmiyordum..?”
“gitmiyorsun zaten. sadece okul kapısına kadar..”

kapının önüne geldik. “bak koçum” dedim, “kaçacaksan adam gibi kaç. kapıya kadar gel, sonra karar ver.”
arabada bekledim. kapıya bakıyor, bakıyor… vicdanını çalıştırdı, beyin biraz afalladı. en sonunda girdi içeri..

üç saat sonra çıktı, sırıta sırıta:
“sınav ertelenmiş!” dedi.
hiç bozmadım. “biliyorum” dedim.
“nasıl biliyorsun ya..?”
“sınıf whatsapp grubundayım ben aslanım, sen değilsin.”

eve dönerken sustu. ben de konuşmadım. çünkü bazı dersler anlatılmaz.
o gün matematik görmedi. ama bir şeyi öğrendi ki bu evde kaçış yok… sadece strateji var.
devamını gör...

karanlık , kasvetli , yorucu ama bir o kadar keyifli film. bakış açıları ilginç ama yeni. ama'ların filmi çelik adam...

artık bu tarz kasvetli içerikler yok. tek tip , yaratıcılıktan uzak , doyumsuz , kalitesiz ve iğrenç bir dünya var.
devamını gör...

kısa sürede yükselecektir.
ekonomist olmasam da şu an olan sadece düzeltme. ek olarak savaş dönemi insanlar nakite yönelir yani düşüş tamamen normal. doğal ve döngüsel olarak altın tekrar yükseleceği gibi fed'in son zamanlarda sürekli ertelediği faiz kararı da yükseliş trendini devam ettirecektir.
devamını gör...

daha fazla “hoş geldin nick altısı” gelmeden affınıza sığınarak bana böyle seramoniler yapılmamasını rica ediyorum. ukalalık olarak algılamayın lütfen sadece sıkıcı bir döngü.
giderim gelirim yine gider yine gelirim cart curt.

bana itici geliyor mutlu da olmuyorum ve arkadaşlar birazcık hayatı olan herkes burdan gidecek gittiler de.
üç beş kişi kalacak onlar da birbirlerini yemekten birbirlerinin yüzünee bakamayacak hale gelecek.
teşekkür ederim.
devamını gör...

listeyi kim yapmış, jüri kim bilmiyorum. ne zamana ait onu da bilmiyorum. ama listede nekropsi görmek mutlu edici. bahsi geçen mi kubbesi albümü ise gerçekten muhteşem.

the climb görmek de sevindirici. adamlar o albümü yanlış hatırlamıyorsam slayer'ın prodükteri ile yapmıştı. gökalp, pentagram'a geçmeseydi daha iyi the climb albümleri görebilirdik belki.
devamını gör...

kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel

canımı yoluna koyduğum mimoza çiçeğimsin
kanatlanıp göğe uçma, uçma sevdiceğim
avcın degilim ki senin, yapma sevdiğim...
devamını gör...

kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
devamını gör...

kurtlar vadisindeki kirkor derki:

devamını gör...

gel de anlat...
kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
devamını gör...

murda - hay allah editine hasta olduğum adam.

liverpoollu, kaliteli forvet.
devamını gör...

zamanı gelmiş.

kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
devamını gör...

nesiller boyu tekrar eden hikaye..
benim başıma gelen olay, eğer filme çekilse kimse gülmezdi. çünkü herkes “aynısı bana oldu” derdi.
nüfus müdürlüğüne gittim. konu basitti aslında, adres değişikliği bildirimi… e-devlet’ten yapamadım çünkü sistem “taşınma tarihiniz ile kira sözleşmesi tarihi uyuşmuyor” dedi. ben taşınırken zamanı büktüm sanki.. yani sistem öyle hissetmiş.
kapıdan girdim, güvenlik sordu:
“randevunuz var mıydı?”
“var” dedim.
baktı.
“bu randevu yarın için”
gösterdim. bugünün tarihi yazıyor.
“ekran geç açılıyor” dedi.
içeri aldılar. daha filmin müziği başlamadı herhalde.
sıra geldi. memur adres değişikliğini açtı.
“kira kontratı” dedi.
verdim.
“ee ıslak imza yok”
kontrat e-devlet’ten alınmış. devletin verdiği belgeye devlet “ıslak değil” dedi. yaşar olsa burada gözlerini kırpmazdı sözlük ama ben kırptım.
“ev sahibiniz imzalayacak” dedi.
“ev sahibi almanya’da” dedim.
“ıslak imza şart”
ben de “almanya’ya mı gideyim yani?” diye baktım. cevap vermedi. bilgisayarına döndü. bu ülkede cevapsız kalan sorular resmî olarak sorulmamış sayılır öğren bunları..
çıktım, notere gittim. noter baktı:
“ev sahibi gelmeden olmaz”
devlet dairesine geri döndüm. başka bir memur denk geldi.
“e-devlet’ten tekrar deneyin” dedi.
“az önce sistem izin vermedi”
“bazen veriyor”
bazen. türkiye’de bürokrasinin en net zaman tanımı..
tekrar denedim. bu sefer sistem açıldı. memur sevindi. ben sevindim. tam onaylarken sistem dondu. ekranda “lütfen bekleyiniz” yazıyor. o yazı var ya, türkiye’de nesiller boyu aktarılmıştır sanırım.
“çıkış yapalım” dedi memur.
çıktı.
sistem kapandı..
“öğle arasına giriyoruz” dedi.
saat 11.52.
ben bankta otururken düşündüm.. yaşar şimdi olsa kimlik cebinde mi diye kontrol ederdi. ben ettim. kimlik yok. muhtemelen x-ray bandında kaldı. güvenliğe gittim.
“kimliğim yok” dedim.
“kimlik olmadan içeri giremezsiniz”
“kimlik içeride” dedim.
“dilekçe yazın”
dilekçeyi kimliksiz yazdım. altına imza attım. kime ait olduğu belirsiz bir imza.
kimliği buldular. saat 15.40. tekrar sıraya girdim. aynı memur.
“bu işlemi sabah başlattık” dedim.
“yeni bir başvuru açmam lazım” dedi.
“sabahkini..?”
“sistem kapandı.”
o an anladım: ben adresimi değil, kendimi taşıyamamıştım.
işlem bitti. çıkışta memur:
“adres değişikliğiniz hayırlı olsun” dedi.
dışarı çıktım. aynı sokak, aynı bina, aynı ben... sadece devlet kayıtlarında biraz daha az varım.
yaşar ne yaşar ne yaşamaz filminde adam vardı ama yoktu.
benim yaşadığım da aynıydı. adresim vardı ama sistemde yoktu.. kimliğim vardı ama cebimde değildi.. gün vardı ama bana ait değildi..
eve döndüm. kapıyı açtım. oturdum. adresim belliydi ama devlet hariç herkes biliyordu.
film burada biter sözlükcüm.
çünkü devamı zaten her gün tekrar oynuyor..
devamını gör...

“hiçbir ülke yoktur ki, kendi içinde bizim kadar hain yetiştirebilsin” demişti, birinci ve ikinci inönü savaşlarının muzaffer serdarı.
devamını gör...

belarus şimdilik 3 kez
iran devrim öncesi.
kıbrıs çok abicim ya
rusya 1 kez de buna edit gelir kesin.
tayland 1 defa gittim bi daha almam ya anasının nikahında.

yaş 57 filan ne işe yarayacaksa artık
devamını gör...

bakele ya şampiyonlar liginde adam gibi oynayacakmışız. hayır bunu diyenin de takımı avrupada yok. bu maça gelene kadar iki kere yendiğimiz takım liverpool. sadece kendi evinde daha sert oynadı ve hakem buna çanak tuttu. şampiyonlar ligi seviyesine gelip öyle konuşun.

konate de dötün tekidir.
devamını gör...

leatherman.
eril diliniz batsın djhdhdhbd.
devamını gör...
daha fazla yükle

normal sözlük'ü kullanarak 3. parti dahil tarayıcı çerezlerinin kullanımına izin vermektesiniz. Daha detaylı bilgi için çerez ve gizlilik politikamıza bakabilirsiniz.

online yazar listesini görmek için lütfen giriş yapın.
zaman tüneli köftehor rehberi portakal normal radyo kütüphane kulüpler renk modu online yazarlar puan tablosu yönetim kadrosu istatistikler iletişim