zaman tüneli
allaha şirk koşarken dalağı şişen ateist (yazar)
doğum günün kutlu olsun kardeşim. sevdiklerinle nice sağlıklı yıllar görürsün inşallah.
devamını gör...
en iyi arkadaş kavramı bir yanılgı olabilir mi düşüncesi
gece gece uyuyamadığım için bir süredir üzerinde düşündüğüm bir mefhumu sorunsal başlığı olarak açtım. belki bazı düşünen yazarlar, kendi tecrübeleri nispetince katkı verirler. aslında ekşi sözlük gibi platformlarda ''insanın belli yaştan sonra arkadaş edinememesi'' '' belli yaşa geldikten sonra kimseye tahammül edememesi yahut eyvallahı olmaması'' gibi başlıklar altında benzer tartışmalar döndü. bilhassa olgunlaşma durumuna göre, 40-45 yaş bandını geçince artık insan, arkadaşlık mefhumunu da sorguluyor.
ben genelde hayatımın belirli dönemlerinde tek bir samimi denilebilecek arkadaş ve ona göre daha az samimi diyebileceğim birkaç kişiden oluşan dar arkadaş gruplarında yer aldım. o yüzden lise, üniversite ve olgunluk döneminde, en yakın arkadaşım diyebileceğim toplamda 4-5 kişiyi sayabilirim. öte yandan bugünkü aklımla dönüp geçmişi prodüksiyon makinasıyla süzdüğümde 40 yaş öncesinde samimi olduğum hiçbir arkadaşımla artık bugün irtibatımın kalmadığını, sadece bir tanesiyle seyrekçe görüşüp telefonlaştığımı fark ettim. işte arkadaşlık kavramı veya en iyi arkadaş mefhumunun yanılgı olabileceğine beni inandıran şey, onun hakkında değişen fikirlerim oldu.
geçen zamanda o sözde en iyi arkadaşımla yaşadığımız anıları ve sohbetlerimizi süzdüğümde bende kalan tortular, sağlam entelektüel ve ahlak felsefesi içeren diyalogların dışında karanlık tortular bırakmış. bu tür arkadaşlık ilişkilerinde sanki bir kadın ve bir koca var. kadın olarak nitelendirdiğim cenah arkadaşlığa daha fazla önem atfederken, arkadaşlıklarının bitmesi halinde yoksunluğu daha çok hissedecek kişi görünümünü veriyor. arkadaşlar iki erkek olsa da bu böyle. ilişkide alttan alan ve domine eden bir taraf var. kendi karakterinden taviz vermesen bile, bir noktadan sonra sen dinleyici oluyor ve onun hayata ve kainatta yaratılmış her şeye karşı ne kadar haklı olduğunu dinlemeye başlıyorsun. ve bu yıllaaar yıllarca sürüyor. sözde dominant ama toksik masküleniteden veya kadınsa prenses sendromundan kırılan arkadaş kişisinin mağduriyetleri hiç bitmiyor. işte bu kırılma anını sağlıklı yaşayan kişiye düşen, belki de çok önceden alması gereken kararı alarak, hayatına hiçbir olumlu etkisi olmayan bu kişiyi çemberin dışına itmek. mesele bunu doğru zamanda ve kararlıkla uygulayabilmekte.
instagramda yüzünü gözünü makyajlayıp pudralarken hayat dersi vermeye çalışan, yahut sen değerlisin, kimse senden kıymetli değil şeklinde herzeler yumurtlayan kişilerle karıştırılmak istemem. ancak şunu bilin ki sizler hiç kimsenin mastürbasyon malzemesi değilsiniz. her tür ilişkide alma-verme dengesini iyi ayarlamalısınız. kadınlar için özellikle de genç olanları için bu uygulamak zor olacaktır. zira genç kızlar daha fazla onaya ihtiyaç duyup, arkadaş suretindeki kişilerin yarattığı çemberden güç olan varlıklar. erkekler kısmen daha az. ancak bahsettiğim toksik arkadaş tipleri cinsiyet fark etmeksizin aramızda mevcutlar.
ben genelde hayatımın belirli dönemlerinde tek bir samimi denilebilecek arkadaş ve ona göre daha az samimi diyebileceğim birkaç kişiden oluşan dar arkadaş gruplarında yer aldım. o yüzden lise, üniversite ve olgunluk döneminde, en yakın arkadaşım diyebileceğim toplamda 4-5 kişiyi sayabilirim. öte yandan bugünkü aklımla dönüp geçmişi prodüksiyon makinasıyla süzdüğümde 40 yaş öncesinde samimi olduğum hiçbir arkadaşımla artık bugün irtibatımın kalmadığını, sadece bir tanesiyle seyrekçe görüşüp telefonlaştığımı fark ettim. işte arkadaşlık kavramı veya en iyi arkadaş mefhumunun yanılgı olabileceğine beni inandıran şey, onun hakkında değişen fikirlerim oldu.
geçen zamanda o sözde en iyi arkadaşımla yaşadığımız anıları ve sohbetlerimizi süzdüğümde bende kalan tortular, sağlam entelektüel ve ahlak felsefesi içeren diyalogların dışında karanlık tortular bırakmış. bu tür arkadaşlık ilişkilerinde sanki bir kadın ve bir koca var. kadın olarak nitelendirdiğim cenah arkadaşlığa daha fazla önem atfederken, arkadaşlıklarının bitmesi halinde yoksunluğu daha çok hissedecek kişi görünümünü veriyor. arkadaşlar iki erkek olsa da bu böyle. ilişkide alttan alan ve domine eden bir taraf var. kendi karakterinden taviz vermesen bile, bir noktadan sonra sen dinleyici oluyor ve onun hayata ve kainatta yaratılmış her şeye karşı ne kadar haklı olduğunu dinlemeye başlıyorsun. ve bu yıllaaar yıllarca sürüyor. sözde dominant ama toksik masküleniteden veya kadınsa prenses sendromundan kırılan arkadaş kişisinin mağduriyetleri hiç bitmiyor. işte bu kırılma anını sağlıklı yaşayan kişiye düşen, belki de çok önceden alması gereken kararı alarak, hayatına hiçbir olumlu etkisi olmayan bu kişiyi çemberin dışına itmek. mesele bunu doğru zamanda ve kararlıkla uygulayabilmekte.
instagramda yüzünü gözünü makyajlayıp pudralarken hayat dersi vermeye çalışan, yahut sen değerlisin, kimse senden kıymetli değil şeklinde herzeler yumurtlayan kişilerle karıştırılmak istemem. ancak şunu bilin ki sizler hiç kimsenin mastürbasyon malzemesi değilsiniz. her tür ilişkide alma-verme dengesini iyi ayarlamalısınız. kadınlar için özellikle de genç olanları için bu uygulamak zor olacaktır. zira genç kızlar daha fazla onaya ihtiyaç duyup, arkadaş suretindeki kişilerin yarattığı çemberden güç olan varlıklar. erkekler kısmen daha az. ancak bahsettiğim toksik arkadaş tipleri cinsiyet fark etmeksizin aramızda mevcutlar.
devamını gör...
paran yoksa prenses erkek olursun
bir kadın olarak "prenses erkek" teriminden nefret ediyorum. popüler kültür o kadar yaftalama yapmaya meraklı ki, her yeni türetilen kelime topluluğu insanı biraz daha delirtiyor.
türk milleti kendisine/ kendi hanesine bakmaz ama herkese bahane bulur. yargılamayı çok seven bir milletiz -- ama başkalarını.
yineliyorum : bir kadın olarak bu yaklaşımları çok çirkin buluyorum. insanların hayat biçimlerinden, hayatlarını ekonomik açıdan sürdürme şekillerinden size ne?
türk milleti kendisine/ kendi hanesine bakmaz ama herkese bahane bulur. yargılamayı çok seven bir milletiz -- ama başkalarını.
yineliyorum : bir kadın olarak bu yaklaşımları çok çirkin buluyorum. insanların hayat biçimlerinden, hayatlarını ekonomik açıdan sürdürme şekillerinden size ne?
devamını gör...
normal sözlük'ün gececi yazarları
türkiye'de en iyi zaman dilimi gece 12:00 ile sabah 6:00 arasıdır. bütün boş kalabalık uykuya dalar, şehirler gerçekten düşünebilen- üretebilen insanlara kalır. ben bu saatlerde çıkıp araba sürmeyi, bir şeyler içmeyi seviyorum. bize ait tek zaman dilimi bu.
devamını gör...
geceye bir şarkı bırak
devamını gör...
normal sözlük'ün gececi yazarları
ben gündüz insanıyım.bu ara biraz kaydı gece -gündüz dengesi ama yeniden gündüz insanı olacağım.gece sadece uyumak içindir.
*gece daha umutsuz,depresif,stresli,gergin,duygusal oluyorum.
*gece daha umutsuz,depresif,stresli,gergin,duygusal oluyorum.
devamını gör...
allaha şirk koşarken dalağı şişen ateist (yazar)
mutlu yıllarınız olsun sağlık ile , sevdiceğiniz ile çok mutlu günler yaşayınız.
devamını gör...
normal sözlük'ün gececi yazarları
eveeet, ramazan bitti. artık harbi gececiler var. geceleri sözlükte olanlara selam olsun.
devamını gör...
allaha şirk koşarken dalağı şişen ateist (yazar)
oooo nice yıllara beyim. eskiden olsa " sevdiklerinle inşallah " derdim ama artık inşallaha da gerek kalmadı.*
daha mutlu, huzurlu bir yaşın olsun dileğiyle.
daha mutlu, huzurlu bir yaşın olsun dileğiyle.
devamını gör...
sıkıntı
sıkıntılar çözülür.bazen uzun sürer ama çözülür.
oturup karalar bağlayınca çözülmez.bazen kimse yardım da edemez.kalkıp devam edeceksin.
not:çoğu geçti,gelenler de var.hallederiz.
oturup karalar bağlayınca çözülmez.bazen kimse yardım da edemez.kalkıp devam edeceksin.
not:çoğu geçti,gelenler de var.hallederiz.
devamını gör...
diyelim ki o bunu okuyor
okusa da okumasa da ne fark eder. o ben değilim, o o değil. artık başka insanlarız. para insanlar mevkiler...
ben seni seven ben olamam. o zaman güzeldi.
öyle o zaman işte
ben seni seven ben olamam. o zaman güzeldi.
öyle o zaman işte
devamını gör...
chamber of reflection
felina editiyle müthiş uyumlu olan mac demarco şarkısı. sanki mac demarco felina izledikten sonra bu şarkıyı yazmış. edit zaten müthiş.
devamını gör...
incel erkeklerin suçlusu kadınlardır
tam bir incel cümlesidir.
devamını gör...
yaşar nuri öztürk
devamını gör...
duygusal zekası yüksek erkek
benim duygusal seksim yüksek ama değerimiz bilinmiyor.
devamını gör...
iq'su yüksek erkek
yine de saçma sapan bir iş yapacaktır, kimyalarında var
devamını gör...
kimsenin bir şey bilmediği yerde bir kişi her şeyi bilebilir
devamını gör...
diyelim ki o bunu okuyor
unutma kafamızda fuşya rengi hunilerimiz elimizde kaktüsümüz yakamızda karanfilimiz ile buluşacağız.
devamını gör...
incel erkeklerin suçlusu kadınlardır
yok hocam kadinlar suclu degildir. hatta sacma salak kadin kesimine denk gelmeleri buna neden degil kendi ahmakliklarinin bir sonucudur.
genel itibariyla denk geldigim kadariyla ebeveyn defolu oluyor boyle tipler. ya annelerinden analik gormemis oluyorlar ya da hep hor gorulmus veyahut kadini hor gormeyi benimsetmis, erkekten cok erkekci bir annenin elinde yetismis oluyorlar.
bir de fark ettiniz mi ideolojik olarak da bir kafa karisikligi da yasiyorlar, bir tur kimlik bunalimi gibi. geri zekalilik da soz konusu yani. bence bu da bir etken. misal; kadinin yerinin ev oldugunu, calismasinin onu ozgurlestirmekten ziyade sistemin kolesi haline getirdigini dusunurler ama maddi ihtiyaclarini erkegin karsilamasi durumunu da yiyicilik, guncel ingiliş deyimiyle gold digger’lik olarak adlandirirlar. kadinin bakireligini fazlasiyla onemserler ama evliligi de bir tur bedel olarak algilarlar. degisik bir mallik turu.
genel itibariyla denk geldigim kadariyla ebeveyn defolu oluyor boyle tipler. ya annelerinden analik gormemis oluyorlar ya da hep hor gorulmus veyahut kadini hor gormeyi benimsetmis, erkekten cok erkekci bir annenin elinde yetismis oluyorlar.
bir de fark ettiniz mi ideolojik olarak da bir kafa karisikligi da yasiyorlar, bir tur kimlik bunalimi gibi. geri zekalilik da soz konusu yani. bence bu da bir etken. misal; kadinin yerinin ev oldugunu, calismasinin onu ozgurlestirmekten ziyade sistemin kolesi haline getirdigini dusunurler ama maddi ihtiyaclarini erkegin karsilamasi durumunu da yiyicilik, guncel ingiliş deyimiyle gold digger’lik olarak adlandirirlar. kadinin bakireligini fazlasiyla onemserler ama evliligi de bir tur bedel olarak algilarlar. degisik bir mallik turu.
devamını gör...
nişanlanmak
ben nişanladım. askerdeyken. üç köşe teşkil. bi keskin nişancı olamasam da fena değildim.
devamını gör...