zaman tüneli
ikiyüzlülük
yapmayı sevdiğimiz şeylerden. hatta pragmatist olmanın şartlarından.
devamını gör...
epifiz bezi
epifiz bezi; beynin geometrik olarak tam ortasında, talamusun üst kısmında yer alan nohut büyüklüğünde bir endokrin bezi olarak tanımlanır.
epifiz bezinin görevi, gündüzleri daha az geceleri daha fazla melatonin hormonu salgılayarak uyku-uyanıklık döngüsünü düzenlemektir ve içsel mekanizmayı dengede tutmaya yardımcı olur. yani vücudun iç saatini düzenler.
fazla kafein tüketimi veya özellikle uyumadan önce mavi ışığa fazlaca maruz kalmak (yani dijital ekran ışığı da denilebilir burada kastedilen mavi ışığa zannımca) epifiz bezini olumsuz etkileyen durumlardan bazılarıdır. çoğunlukla diş macununda karşılaştığımız florür ün de epifiz bezine zarar verdiği gibi iddialar da vardır hatta bu yüzden florürsüz diş macunu ya da misvak kullanılmasını öneriyorlar.
meditasyon yapmak veya diğer manevi uygulamalar* ise epifiz bezini geliştiren bazı durumlardandır.
epifiz bezini, ruh ile beden arasındaki irtibat noktası olduğu düşünülen üçüncü göz ile ilişkilendiren ilk kişi descartes olmuştur.
epifiz bezi, mistik özelliklerinden dolayı da üçüncü göz ile ilişkilendirilir. ingilizce adı "pineal gland" olan bu salgı bezi ismini, latince "çam kozalağı" anlamına gelen "pinea " kelimesinden alıyor, çünkü eskiden bu bölgenin çam kozalağı boyutunda olduğu düşünülürmüş.
epifiz bezinin görevi, gündüzleri daha az geceleri daha fazla melatonin hormonu salgılayarak uyku-uyanıklık döngüsünü düzenlemektir ve içsel mekanizmayı dengede tutmaya yardımcı olur. yani vücudun iç saatini düzenler.
fazla kafein tüketimi veya özellikle uyumadan önce mavi ışığa fazlaca maruz kalmak (yani dijital ekran ışığı da denilebilir burada kastedilen mavi ışığa zannımca) epifiz bezini olumsuz etkileyen durumlardan bazılarıdır. çoğunlukla diş macununda karşılaştığımız florür ün de epifiz bezine zarar verdiği gibi iddialar da vardır hatta bu yüzden florürsüz diş macunu ya da misvak kullanılmasını öneriyorlar.
meditasyon yapmak veya diğer manevi uygulamalar* ise epifiz bezini geliştiren bazı durumlardandır.
epifiz bezini, ruh ile beden arasındaki irtibat noktası olduğu düşünülen üçüncü göz ile ilişkilendiren ilk kişi descartes olmuştur.
epifiz bezi, mistik özelliklerinden dolayı da üçüncü göz ile ilişkilendirilir. ingilizce adı "pineal gland" olan bu salgı bezi ismini, latince "çam kozalağı" anlamına gelen "pinea " kelimesinden alıyor, çünkü eskiden bu bölgenin çam kozalağı boyutunda olduğu düşünülürmüş.
devamını gör...
sevdiğiniz kişinin düğününe gitmek
ne işim var yahu.
devamını gör...
keman sesine çan seslerinin eşlik ettiği gece
gece gece ni,ye çan çalıyor la anlayamadım..
devamını gör...
crimson desert
kedi detayını sevdiğim oyundur.
devamını gör...
karım değil mi sever de döver de
aynen öyle kimseyi ilgilendirmez, evet.
devamını gör...
erol köse
iyi bir insan olarak bilmezdim
iyi bir insan olarak bilmezdim
iyi bir insan olarak bilmezdim
(gördüğüm ve anladığım kadarıyla zaten kendisininde hiç böyle bir niyeti yoktu)
hakkım helalolmasın
allah rahmet etmesin
çeşitli sanatçılarla yaşadığı polemikler, hatta kimileriyle hakaretleşmeleri falan
hiiç umurumda değil, siz hiç bu hakaretleştiği şahıslardan her hangi birinin
herhangi bir zamanda, bir mahkeme kapısında bir görüntüsünü gördünüz mü ?
ben işte şu iddialar nedeniyle mahkemeye başvurdum, yasal olarak hakkımı arıyorum
falan dediğini...............? sadece tv'den atışırlardı, kuru gürültü.
erol bu
günahı boynuna, belki de pekçoğu ile danışıklı dövüş yapıyordu
bunları arayıp, ben falan vakitte, filan kanalda anlaşmalı olarak sana sallayacam
sende şu kanala git, programcı şuna benim selamımı söyle ve seni yayına çıkarsın
sende oradan bana salla, böylece ikimizde gündem olalım işlerini yapmışmıdır ?
eroldur, gaayette yapmış olabilir...................
duyuyorum, madem öyleyse senin bu adamla sıkıntın ne ki bunları yazdın ?
la arkadaş bana ne kendine sanatçı deyen zırto ile ne yaptığından ?
bu adam bu ülkenin, bu kültür sanat aleminin bu kadar yozlaşması
bayağılaşması, paçozlaşması için elinden geleni yaptı
bu işin köşe taşlarından biri oldu
bu gün tv'de bir takım tipleri görüp sinir oluyorsan
yaw bunlar nereden çıktı diyorsan
o yolun baş mimarlarında biri de bu herifti
bu havlıyor mu, yoksa şarkı mı söylüyor belirsiz herifler,
kekomaj kıromaj müptezel tipler
aslı faslı bir telekız veya jogolo olan ama sanatçı diye geçinen tipler ?
bunlar nereden çıktı ? uzaydan mı geldi ?
akapenin toplumu yozlaştırma hamlesinde temel taşı oldu
sonrada zoytarılıkları yüzünden atıldı, kovuldu vs vs..............
bu topluma bir şey katmadı ve hep seviyesini aşağı
kendi çukuruna çekti
ahlaksız herifin tekiydi
allah rahmet etmesin
hakkımız helal olmasın
birde sevgi pıtırcıkları türedi, efenim dinimiz bilmem ne emrederdi
ölenin arkasından kötü konuşulmazmış
sen öldüğün gün arkandan ne konuşulmasını istiyorsan öyle yaşayacaksın
hayatın boyunca dinin emirlerine uygun işler yapma
ölünce eski sevgilin, eski arkadaşın bilmemneyin
hemen internetten molla mevlanalar kılığına girip
efenim dinimiz onu emreder, şunu emreder
o senin dinin, sana ne emrediyorsa onu yap
benim dinim onu emretmiyor,
bu saatten sonra da senin gibi kıçı kırığın aklına uyacakda değilim.
iyi bir insan olarak bilmezdim
iyi bir insan olarak bilmezdim
(gördüğüm ve anladığım kadarıyla zaten kendisininde hiç böyle bir niyeti yoktu)
hakkım helalolmasın
allah rahmet etmesin
çeşitli sanatçılarla yaşadığı polemikler, hatta kimileriyle hakaretleşmeleri falan
hiiç umurumda değil, siz hiç bu hakaretleştiği şahıslardan her hangi birinin
herhangi bir zamanda, bir mahkeme kapısında bir görüntüsünü gördünüz mü ?
ben işte şu iddialar nedeniyle mahkemeye başvurdum, yasal olarak hakkımı arıyorum
falan dediğini...............? sadece tv'den atışırlardı, kuru gürültü.
erol bu
günahı boynuna, belki de pekçoğu ile danışıklı dövüş yapıyordu
bunları arayıp, ben falan vakitte, filan kanalda anlaşmalı olarak sana sallayacam
sende şu kanala git, programcı şuna benim selamımı söyle ve seni yayına çıkarsın
sende oradan bana salla, böylece ikimizde gündem olalım işlerini yapmışmıdır ?
eroldur, gaayette yapmış olabilir...................
duyuyorum, madem öyleyse senin bu adamla sıkıntın ne ki bunları yazdın ?
la arkadaş bana ne kendine sanatçı deyen zırto ile ne yaptığından ?
bu adam bu ülkenin, bu kültür sanat aleminin bu kadar yozlaşması
bayağılaşması, paçozlaşması için elinden geleni yaptı
bu işin köşe taşlarından biri oldu
bu gün tv'de bir takım tipleri görüp sinir oluyorsan
yaw bunlar nereden çıktı diyorsan
o yolun baş mimarlarında biri de bu herifti
bu havlıyor mu, yoksa şarkı mı söylüyor belirsiz herifler,
kekomaj kıromaj müptezel tipler
aslı faslı bir telekız veya jogolo olan ama sanatçı diye geçinen tipler ?
bunlar nereden çıktı ? uzaydan mı geldi ?
akapenin toplumu yozlaştırma hamlesinde temel taşı oldu
sonrada zoytarılıkları yüzünden atıldı, kovuldu vs vs..............
bu topluma bir şey katmadı ve hep seviyesini aşağı
kendi çukuruna çekti
ahlaksız herifin tekiydi
allah rahmet etmesin
hakkımız helal olmasın
birde sevgi pıtırcıkları türedi, efenim dinimiz bilmem ne emrederdi
ölenin arkasından kötü konuşulmazmış
sen öldüğün gün arkandan ne konuşulmasını istiyorsan öyle yaşayacaksın
hayatın boyunca dinin emirlerine uygun işler yapma
ölünce eski sevgilin, eski arkadaşın bilmemneyin
hemen internetten molla mevlanalar kılığına girip
efenim dinimiz onu emreder, şunu emreder
o senin dinin, sana ne emrediyorsa onu yap
benim dinim onu emretmiyor,
bu saatten sonra da senin gibi kıçı kırığın aklına uyacakda değilim.
devamını gör...
teknik kapasite
bilgi, beceri, tecrübe ve eğitimdir. bu standartlar ne kadar tamamsa teknik kapasite de o kadar fazladır. bunlara ilave olarak araç yeterliliği ve o araçları kullanım yeterliliği gelir.
bu benim işim için geçerli durum olsa da hayatta pek çok alanı da kapsar.
bu benim işim için geçerli durum olsa da hayatta pek çok alanı da kapsar.
devamını gör...
sınır tanımayan insanlar
bu tarz insanlar çoğu zaman özgür ruhlu ya da cesur görünür; fakat her sınırı aşmak erdem değildir. çünkü sınır, yalnızca engel değildir, aynı zamanda birlikte yaşamanın, saygının ve ölçünün de adıdır. başkasının alanını, hakkını, duygusunu ve iradesini yok sayan kişi özgür değil, çoğu zaman sorumsuzdur. insan olgunlaştıkça her istediğini yapmanın değil, nerede durması gerektiğini bilmenin değerini de öğrenir.
devamını gör...
teknik kapasite
kurum ya da toplumun elindeki; bilgi, beceri, araç ve yöntemleri etkili biçimde kullanabilme gücüdür. bu kapasite yalnızca neye sahip olunduğuyla değil, sahip olunanı ne kadar; doğru, verimli ve sürdürülebilir kullandığınla da ilgilidir.
özetle; teknik kapasite, bir işin gerektirdiği bilgi, beceri ve araçları uygulayabilme düzeyidir.
özetle; teknik kapasite, bir işin gerektirdiği bilgi, beceri ve araçları uygulayabilme düzeyidir.
devamını gör...
değişmeyi kabul etmek
kendimiz olmaktan çıkacak bir değişimi kabul edemeyiz. değiştikçe insan kendini yitirebilir. kendini çok iyi tanımayan değişmesin evlât demişti rahmetli muşlettin amca kahvede.
devamını gör...
doğru mu samet
peki ya samet’in he başkanım valla doğru diyon minvalinde emme basma tulumba gibi kafa sallayıp sonrasında alex’e yanlaması.
devamını gör...
bilgi biriktiren bir tür
insan, sadece bilen değil; bilgisini saklayan, aktaran ve büyüten bir türdür. uygarlığın temeli de tam olarak burada yatar.
devamını gör...
doğru mu samet
unutulmaz bir aziz yıldırım klasiği. aziz başkan, ısrarla öyle sanıyorum ki o sıralar takımın tercümanı olan samet'e bu soruyu sorar. kült bir ifadedir benim nazarımda.
devamını gör...
bilgi biriktiren ama gücü denetleyemeyen uygarlık
insanlık, nesiller boyunca bilgi biriktiren bir tür. deneyim aktarıyor, teknik kapasitesini büyütüyor, daha karmaşık kurumlar kuruyor. fakat bütün bu birikime rağmen insanoğlu halen çok temel bir sorunu çözemedi: gücü, onu kötüye kullanabilecek ellerden koruyacak kadar sağlam biçimde sınırlayamadı. bundan kaynaklı olaraktan, şu an dünya'nın tüm kaderi, bir delinin ve sapığın elinde ve bu insan ırkını tamamen tehlikeye soktuğundan dolayı, bana göre sistemdeki (sistemsizlikteki) asıl krizi oluşturuyor.
bugün yaşadığımız birçok siyasal ve toplumsal felaketin nedeni yalnızca kötü insanların varlığı değil. kötü, dengesiz, çıkarcı ya da sınır tanımayan insanlar her çağda vardı. asıl sorun, kurulan sistemlerin bu insanları bazen yükseltmesi, yükseldiklerinde de onları yeterince frenleyememesidir. yani mesele tek tek karakterler değil, karakter bozukluğunu toplumsal felakete dönüştürebilen düzenin kendisidir.
insanlık uzun süre ilerlemeyi teknoloji, üretim, hız ve büyüme ile ölçtü. oysa bunlar tek başına yeterli değil. bir toplumun kamusal gücün kötüye kullanımını ne kadar zorlaştırabildiği de ilerlemenin en önemli göstergelerinden biridir; çünkü bilgi artarken denetim zayıf kalıyorsa, birikim medeniyet üretmek yerine daha büyük ölçekli yıkım da üretebilir. sorun işte tam olarak burada başlıyor. modern uygarlık çok güçlü araçlar geliştirdi ama bu araçların kimlerin elinde nasıl kullanılacağını aynı ciddiyetle güvenceye alamadı. devlet aygıtı, sermaye,medya, veri, propaganda ve güvenlik mekanizmaları belirli ellerde aşırı yoğunlaştığında, kişisel hırs ile kamusal kader arasındaki sınır da silinmeye başlıyor. böylece bir kişinin; kibri, korkusu, öfkesi ya da çıkarı, milyonların hayatını etkileyebilen bir kuvvete dönüşüyor.
bu yüzden sağlam bir uygarlık, iyi lider umuduna dayanamaz. asıl ihtiyaç duyulan şey, kötü niyetli ya da dengesiz birinin bile büyük hasar veremeyeceği kurumlar kurmaktır. güç tek elde toplanmamalı, denetim sürekli ve bağımsız olmalı, kamusal kararlar görünür ve sorgulanabilir hale gelmeli, yurttaş da yalnızca seçimden seçime oy veren biri değil, kamusal düzeni izleyen ve denetleyen bir özneye dönüşmelidir. aynı şekilde teknoloji de kurtarıcı gibi düşünülmemeli. teknolojinin görevi güvenin yerini almak değil; şeffaflığı, kayıt tutarlılığını, izlenebilirliği ve doğrulamayı güçlendirmektir. doğru kullanıldığında denetimi kolaylaştırır; yanlış kullanıldığında ise mevcut tahakkümü daha verimli hale getirir. bu yüzden mesele yalnızca dijitalleşme değil, dijital gücün de kamusal akıl ve hukuk içinde sınırlandırılmasıdır.
sonuç olarak insanlığın temel açmazı bilgi eksikliği değil, biriken gücün olası kötüye kullanımına karşı yeterince tedbir alamamış olmasıdır. yeni bir uygarlık fikri kurulacaksa, bu iyi insanlara duyulan romantik güven üzerine değil; denetlenebilir kurumlar, açık süreçler, güçlü fren mekanizmaları ve aktif yurttaşlık üzerine kurulmak zorundadır. aksi halde insanlık, kendi zekasının ürettiği imkanlar içinde, kendi zaaflarının esiri olmaya devam edecektir. hatta bu mevcut denetimsiz ve kontrolsüz sistem, insanoğlunu dünya'dan tamamen silebilecek çok büyük savaşlara sebep olmaya devam edecektir. insanoğlunun acilen uyanması, küresel sistemi en baştan ve daha sağlam şekilde, tüm insanlığın geleceği ve iyiliği için tekrardan düzenlemesi gerekli. bence düzenlemeler her şeyi kapsayacak şekilde, en alttan ve en baştan başlanmalıdır ki herkes gerçek; huzura, mutluluğa, insanlığa, medeniyete ve hayata; adaletli, insani ve eşit bir şekilde kavuşabilsin. bu aslında; istendiğinde ve tüm dünya ülkeleri de ortak karar aldıklarında, inanılmaz kolay bir şey bence.
bugün yaşadığımız birçok siyasal ve toplumsal felaketin nedeni yalnızca kötü insanların varlığı değil. kötü, dengesiz, çıkarcı ya da sınır tanımayan insanlar her çağda vardı. asıl sorun, kurulan sistemlerin bu insanları bazen yükseltmesi, yükseldiklerinde de onları yeterince frenleyememesidir. yani mesele tek tek karakterler değil, karakter bozukluğunu toplumsal felakete dönüştürebilen düzenin kendisidir.
insanlık uzun süre ilerlemeyi teknoloji, üretim, hız ve büyüme ile ölçtü. oysa bunlar tek başına yeterli değil. bir toplumun kamusal gücün kötüye kullanımını ne kadar zorlaştırabildiği de ilerlemenin en önemli göstergelerinden biridir; çünkü bilgi artarken denetim zayıf kalıyorsa, birikim medeniyet üretmek yerine daha büyük ölçekli yıkım da üretebilir. sorun işte tam olarak burada başlıyor. modern uygarlık çok güçlü araçlar geliştirdi ama bu araçların kimlerin elinde nasıl kullanılacağını aynı ciddiyetle güvenceye alamadı. devlet aygıtı, sermaye,medya, veri, propaganda ve güvenlik mekanizmaları belirli ellerde aşırı yoğunlaştığında, kişisel hırs ile kamusal kader arasındaki sınır da silinmeye başlıyor. böylece bir kişinin; kibri, korkusu, öfkesi ya da çıkarı, milyonların hayatını etkileyebilen bir kuvvete dönüşüyor.
bu yüzden sağlam bir uygarlık, iyi lider umuduna dayanamaz. asıl ihtiyaç duyulan şey, kötü niyetli ya da dengesiz birinin bile büyük hasar veremeyeceği kurumlar kurmaktır. güç tek elde toplanmamalı, denetim sürekli ve bağımsız olmalı, kamusal kararlar görünür ve sorgulanabilir hale gelmeli, yurttaş da yalnızca seçimden seçime oy veren biri değil, kamusal düzeni izleyen ve denetleyen bir özneye dönüşmelidir. aynı şekilde teknoloji de kurtarıcı gibi düşünülmemeli. teknolojinin görevi güvenin yerini almak değil; şeffaflığı, kayıt tutarlılığını, izlenebilirliği ve doğrulamayı güçlendirmektir. doğru kullanıldığında denetimi kolaylaştırır; yanlış kullanıldığında ise mevcut tahakkümü daha verimli hale getirir. bu yüzden mesele yalnızca dijitalleşme değil, dijital gücün de kamusal akıl ve hukuk içinde sınırlandırılmasıdır.
sonuç olarak insanlığın temel açmazı bilgi eksikliği değil, biriken gücün olası kötüye kullanımına karşı yeterince tedbir alamamış olmasıdır. yeni bir uygarlık fikri kurulacaksa, bu iyi insanlara duyulan romantik güven üzerine değil; denetlenebilir kurumlar, açık süreçler, güçlü fren mekanizmaları ve aktif yurttaşlık üzerine kurulmak zorundadır. aksi halde insanlık, kendi zekasının ürettiği imkanlar içinde, kendi zaaflarının esiri olmaya devam edecektir. hatta bu mevcut denetimsiz ve kontrolsüz sistem, insanoğlunu dünya'dan tamamen silebilecek çok büyük savaşlara sebep olmaya devam edecektir. insanoğlunun acilen uyanması, küresel sistemi en baştan ve daha sağlam şekilde, tüm insanlığın geleceği ve iyiliği için tekrardan düzenlemesi gerekli. bence düzenlemeler her şeyi kapsayacak şekilde, en alttan ve en baştan başlanmalıdır ki herkes gerçek; huzura, mutluluğa, insanlığa, medeniyete ve hayata; adaletli, insani ve eşit bir şekilde kavuşabilsin. bu aslında; istendiğinde ve tüm dünya ülkeleri de ortak karar aldıklarında, inanılmaz kolay bir şey bence.
devamını gör...
aşık olunan gavur
kızın adı bella. ikimiz de çok gençlik. ailesi aramiza türk istemeyiz demiş, olmadı. cok güzeldi.
devamını gör...
sevdiğiniz kişinin düğününe gitmek
(bkz: nikahına beni çağır sevgilim)
devamını gör...


