zaman tüneli
sözlükteki feodal kankacılık
hiç yok kankam. bir tanecik bile :).
devamını gör...
twilight
vampirler yarasa totem hayvanından yaratılan özellikle bizdeki süryani ırkına paralel düşen bir ırktır, acı yüzünden donuk ve soğukturlar yaşlarını belli etmezler, kan içmezler ama hayata dair isyan yüzünden fazla ben merkezci ve kollektiftirler, size batman izmirde yaşıyor ve en pis semtlerdeki çocuklara terapi hizmeti veriyor desem ona da yalan dersiniz. kurt ırkını sevmezler çünkü onlar atilla ve cengiz soyu olduğu için bilgelikten yoksun saldırgan nevalelerdir, ben petra onları gütmekten yorulduğum için kendi sisitemimi kurdum, vampirleri severim ki şekspir de bir vampirdir ve severim kendisini. bizler de yatagarasu yani üç ayaklı kuzgun klanında muteberiz, işimiz moderasyon ve denge, istenmediğimiz için kenara çekildik fazla adaletli ve mükemmeliyetçiyiz. lilith, tskuyomi vese gibi birçok üyemiz var, bize 13 ler de denir ve sayı sistemine entegre ve ay düzleminde hareket ederiz. acımız duyarlılık ve bilmek yüzündendir, hergün lanet eder ve her gün birilerine yardım ederiz, yalnızlık sever ama kalabalıkta da sanki çok mutluymuş pozu keseriz. ırk, inanç vese hiç farketmez, el uzatana da uzatmayana da koşarak gideriz, lakin bugün son uyarı da yapıldı, herkes kendi klanına dönsün denildi, mecbur kabul ettik, saygı çerçevesinde de müzakere ettik.
devamını gör...
eski bir majeste ile pazar akşamı monarşisi
ses hayvani arkadaşımızı tebrik ederim çok samimi. herkes yaşadıklarını böyle yürekli ve güzel anlatamaz. samimiyeti içimize işliyor resmen.
devamını gör...
sözlükteki feodal kankacılık
devamını gör...
akşam bana gelsene twister falan oynarız diyen kadın
bilmiyorum ama öğretirsen neden olmasın şeklinde kabul edip gidersen.. yaşanan el kol diz vs gibi uzuvların olduğu yerler sorun edilmez... sonuç olarak bilmiyorsun ve yanlışlıkla oldu diyerek işin içinden çıkılabilir.. hanım abla derki bu işin taktiği maktiği yok eller kollar dizler serbest o zaman ise daha farklı sonuçlar ile karşılaşabilirsin..
ben olsam giderim.. hani gitmeyeceksen söyle ,gelecek arkadaşlar da var diyebilirsin.
ben olsam giderim.. hani gitmeyeceksen söyle ,gelecek arkadaşlar da var diyebilirsin.
devamını gör...
interstellar vs arrival
yıldızlar arasını anlamaya zekam ya da fiziğim yetmedi ama arrival biraz fantastik olması yönüyle gönlümde taht kurmuştur.
yıldızlar arası filminden sonra duygusal bir şey hissetmezken bugün bu başlığa girdiysem bunu en önemli nedeni arrival filmidir.
tek bir uzaylı filmi seçecek olsam net olarak bunu seçerim zira film uzaylılar hakkında değil.

yıldızlar arası filminden sonra duygusal bir şey hissetmezken bugün bu başlığa girdiysem bunu en önemli nedeni arrival filmidir.
tek bir uzaylı filmi seçecek olsam net olarak bunu seçerim zira film uzaylılar hakkında değil.

devamını gör...
akşam bana gelsene twister falan oynarız diyen kadın
en fazla sever biraz çok da kasmamak lazım, sadece cinsiyetten emin olda sorun çıkmasın.
devamını gör...
kedi ile uyumak
ay ne zaman ne zaman
devamını gör...
akşam bana gelsene twister falan oynarız diyen kadın
ahlaksız bir teklifse gitme.
masum bir oyunsa git.
onerisinde bulunacagım.
masum bir oyunsa git.
onerisinde bulunacagım.
devamını gör...
metinlerarasılık
"yatağımın karşısında bir pencere var. odanın duvarları bomboş. nasıl yaşadım on yıl bu evde? bir gün duvara bir resim asmak gelmedi mi içimden? ben ne yaptım? kimse de uyarmadı beni. işte sonunda anlamsız biri oldum. işte
sonum geldi. kötü bir resim asarım korkusuyla hiç resim asmadım; kötü yaşarım korkusuyla hiç yaşamadım."
tutunamayanlar
"claire, bir sır öğrenmek ister misin? hayatım boyunca hep korku içinde yaşadım. hazır olamamaktan, doğruyu yapamamaktan, olmam gereken kişi olamamaktan korktum. peki bu beni nereye getirdi?"
six feet under
sonum geldi. kötü bir resim asarım korkusuyla hiç resim asmadım; kötü yaşarım korkusuyla hiç yaşamadım."
tutunamayanlar
"claire, bir sır öğrenmek ister misin? hayatım boyunca hep korku içinde yaşadım. hazır olamamaktan, doğruyu yapamamaktan, olmam gereken kişi olamamaktan korktum. peki bu beni nereye getirdi?"
six feet under
devamını gör...
kedi ile uyumak
kedinin o anki durumuna ve enerjisine bağlı. baktım ki yerinde durmuyor mecbur odanın dışına çıkarıyorum çünkü ayaklarıma atlayıp saldırıyor fare sanıp. bir de ayak ucumda durursa uyurken yanlışlıkla ayağım gelir diye korkuyorum. lakin bazen sakince yanımda kıvrılıp uyuyor , o zaman dokunmuyorum . zaten gece istediği zaman odadan çıkıp gidiyor, hiç te rahatsız etmiyor. birde göğsümde uyuduğu anlar var, o anlarda da ben sırt üstü uyuyamam rahat, ama rahatsız da etmek istemediğim için duruma göre 10-30 dakika rahatını bozmuyorum uyuyor. telefona bakıyorum bende o sırada.
devamını gör...
normal sözlük yazarlarının hissettikleri
her gece gözlerimi kapattığımda gülümseyişin doluyor zihnime, anıların beni terk etmedi henüz, teşekkür ederim.
devamını gör...
sözlükteki feodal kankacılık
feodal değil de seksüel kankacılık var. ben buna ''belki verir artısı'' veya ''belki verir fedailiği '' diyorum. mesela kendisini güzel zanneden, suratı çökük bazı dişi yazarlar resim paylaşımı yapıyor. kendi halinde efendi bayan yazarlara değil sözüm. ilgi arsızı tipler ki bunların sayısı maksimum 6-7 tanedir. lüzumsuz bir dekolte, kuru götünü yandan 45 derecelik açıyla sunması, ayak fetişistlerinin ağzına bal çalan paylaşımlar. 1 sene önce bunlardan bir tanesini fena bozmuştum ama azgınlığından vazgeçmemiş. zaten kafadan 25 meriç artısı var. ama esas sıkıntı meriçlerden ziyade
bunların yanında yer alarak, onlara yaltaklanarak sözlükte pozisyon kapmaya çalışan, benim etek altı bitleri dediğim kadın yazarlar. bunların kendi fikri, kendi şahsiyeti olmadıkları gibi beğenilecek bir fizikleri de olmadığından bunların etrafında kümeleniyorlar. baksan altı bin entry yazmışlardır ama topu bir kibrit çöpü etmez. abdurrahman çavuş'un yanındaki kirmastılı gibi tipler.
bunların yanında yer alarak, onlara yaltaklanarak sözlükte pozisyon kapmaya çalışan, benim etek altı bitleri dediğim kadın yazarlar. bunların kendi fikri, kendi şahsiyeti olmadıkları gibi beğenilecek bir fizikleri de olmadığından bunların etrafında kümeleniyorlar. baksan altı bin entry yazmışlardır ama topu bir kibrit çöpü etmez. abdurrahman çavuş'un yanındaki kirmastılı gibi tipler.
devamını gör...
interstellar vs arrival
benim bakış açıma göre ikisi de farklı kulvarlarda filmler.
devamını gör...
illuminati
başında 1 ay kadar kaldım bu sistemin de alayı kolpacı çıktı, mason locasına yazdım beni kabul edin diye işaret gelmedi ben de piramitten vazgeçtim. madem 666 falan hesabı yapıyorsunuz yahu şunu niye düşün müyorsunuz? şeytan sizi ne yapsın. hayır amaç ne mesela, insanları manipüle ediyoruz okey, eee sonra, siyah gözlükler ve mistik hareketler. la olm mason locasını bile bozdunuz, vallahi elitist yer kalmadı memlekette, ben anaokulu düzeyinde takılıyorum, çocuklar en azından ne isteyip istemediğini biliyorlar, siz her şeyi isteyip hiçbir fedakarlık göstermiyorsunuz. ackerman, levi, kohen, mohen, rock, feller, shildz, stones falan komple hikaye. bana bir tane seiko 5 ve ay taşı kolye, bir de gümüş güneş kolyesi borcunuz var, memuriyetin promosyonu da feda oldu, o da benden olsun. bir tane de itachi yüzüğü hediye istiyorum kibar ve ince olanından. çok gizemli abileriz dünyayı yönetiyoruz, aynen kanka, ben de tepedeki gözüm o zaman. tevbe estağfirulllah.
devamını gör...
estetik tartışması
bir insanın göt yaptırma motivasyonunu gerçekten merak ediyorum. o eziyete değecek bir şey olduğunu düşünmüyorum. bir de yüze ya da herhangi bir yere yapılan küçük dokunuşlar gibi bir şey de değil. gören herkes, senin bir göt yaptırdığını ve o götün sonradan revize edilmiş bir göt olduğunu bilecek.
evet, estetik kaygısını ve de ince bir bel ile uyumlu geniş kalçaların kum saati görünümünün önemsenmesini de anlıyorum.
ama günün sonunda yaptırılan yer bir göt. yanlış yapılsa kolay kolay geri dönüşü olmayacak bir yer. kendi adıma estetik operasyon yüzünden götüme sonradan bir şey olmasını kaldıramazdım.
evet, estetik kaygısını ve de ince bir bel ile uyumlu geniş kalçaların kum saati görünümünün önemsenmesini de anlıyorum.
ama günün sonunda yaptırılan yer bir göt. yanlış yapılsa kolay kolay geri dönüşü olmayacak bir yer. kendi adıma estetik operasyon yüzünden götüme sonradan bir şey olmasını kaldıramazdım.
devamını gör...
twilight
alacakaranlık'ta vampirlerin soyu pek çok farklı efsaneye dayanıyor ancak bunlardan genellikle üstü kapalı olarak bahsedildi hep. kitabın yazarı stephenie meyer seriyi yazmadan önce vampir mitolojisiyle ilgili herhangi bir araştırma yapmadığını söylemişti. serideki vampirler sarımsaktan, kutsal ögelerden ya da tahta kazıktan zarar görmezler ( "the vampire daires" dizisinde böyle değil. tahta kazık vampirlere zarar verir, canlarını yakar) yansımaları ve gölgeleri vardır, ayrıca gün ışığına çıkabilirler (yani gün ışığından zarar görmezler ama tenleri elmas gibi parlar) insanların yiyeceklerinden de yiyebilirler ancak onları sindiremedikleri için daha sonra geri çıkarırlar. nefes almazlar. yani bizim bildiğimiz sarımsaktan korkma, gün ışığına çıkamama gibi tipik vampir özellikleri kullanmayıp tamamen yeni bir kurgu ile yazılıp yorumlanmış.
mesela kitapta vampir kadınlar hamile kalabilir, vampir erkekler hamile bırakabilir. ama çocuk sahibi olmazlar, çünkü doğum yaptıkları esnada bebek içten içe büyümeye başladığında annesinden beslenerek ölürler. ama bella doğurdu??? diyecekseniz. bella da şafak vakti 1'de karnındaki bebeğin ondan içten içe beslenmesi sonucu iyice çökmüştü zaten. bu yüzden bella insan olduğu halde torba torba kan içerek beslemişti bebişini. bella'nın anneliği :d. (ben bella'yı sevmiyorum bu arada)
filmde en gereksiz gibi görülen karakterin bile çok ayrıntılı bir hayat hikayesi var. bunların hepsi ne kitapta ne de filmde geçmiyor. ayrı bir kitap yazılmış bunun için o da şu
bu kitapta karakterler hakkında filmde geçmeyen, stephenie'ın kitapta yer vermediği hikâyeler yer alıyor. çok çok ayrıntılı bir şekilde anlatıyor yani bazı detaylar çok komik hahaha. bir de stephenie'ın kendi web sitesi üzerinden yazdığı bilgiler var.
ben işsizlikten bir şey yapmaya karar verdim. twilight efsanesi hakkında az bilinenler/bilinmeyenler ile ilgili açıklamalar aktaracağım. karakter incelemelerini ayrı bir başlık açacağım onun haricinde film hakkında olan genel bilgileri yine bu başlıkta yazacağım. bu başlığı çok fazla sol framede görebilirsiniz ona göre :d.
mesela kitapta vampir kadınlar hamile kalabilir, vampir erkekler hamile bırakabilir. ama çocuk sahibi olmazlar, çünkü doğum yaptıkları esnada bebek içten içe büyümeye başladığında annesinden beslenerek ölürler. ama bella doğurdu??? diyecekseniz. bella da şafak vakti 1'de karnındaki bebeğin ondan içten içe beslenmesi sonucu iyice çökmüştü zaten. bu yüzden bella insan olduğu halde torba torba kan içerek beslemişti bebişini. bella'nın anneliği :d. (ben bella'yı sevmiyorum bu arada)
filmde en gereksiz gibi görülen karakterin bile çok ayrıntılı bir hayat hikayesi var. bunların hepsi ne kitapta ne de filmde geçmiyor. ayrı bir kitap yazılmış bunun için o da şu

bu kitapta karakterler hakkında filmde geçmeyen, stephenie'ın kitapta yer vermediği hikâyeler yer alıyor. çok çok ayrıntılı bir şekilde anlatıyor yani bazı detaylar çok komik hahaha. bir de stephenie'ın kendi web sitesi üzerinden yazdığı bilgiler var.
ben işsizlikten bir şey yapmaya karar verdim. twilight efsanesi hakkında az bilinenler/bilinmeyenler ile ilgili açıklamalar aktaracağım. karakter incelemelerini ayrı bir başlık açacağım onun haricinde film hakkında olan genel bilgileri yine bu başlıkta yazacağım. bu başlığı çok fazla sol framede görebilirsiniz ona göre :d.
devamını gör...
suriye
bu ayda, yani mart ortasında hristiyan ve alevilerin kutsal kabul ettiği bazı bölgelere el konuldu ve buralar askeri alan ilan edildi. insanlar buna tepki verdi.
birkaç gün sonrasında, şamlı hristiyanlar hem bu olaya hem de hristiyanların öldürülmesine ve fidye karşılığı kaçırılmaları dahil her türlü ayrımcılığa karşı eylem yaptılar. eski rejimin artığı, kalıntısı olarak ağır hakaretlere maruz kalmaktan rahatsızlar. video
geçtiğimiz cuma günü rejim destekçisi sünniler, cuma namazından sonra şam başta olmak üzere ülke genelinde eylemler yaptılar. içkinin sadece şam değil tüm ülkede yasaklanmasını ve şeriat kanunlarının tamamen uygulanmasını istiyorlar. video
"burası cihat yurdu, laiklerin ve ayyaşların yeri değil" diyorlar. ne kadar da tanıdık. ne kadar da "anadolu müslümanlığı".
*** ***
ardından hristiyanlara yönelik vahşi saldırılar başladı. mad max filmlerine benzer motorlu çeteler
bunların aynıları türkiye'de de olmuştu zamanında. başta 6-7 eylül pogromu. video
bu korkunç görüntüler, türkiye'de de yaşandı zamanında. anadolu'nun gerçek yerlileri olan rumlar ve ermeniler benzer soykırımlarla yok edildiler.
suriye'deki aleviler, hristiyanlar ve dürziler uzunca süredir katlediliyor, sahip oldukları ellerinden alınıyor. dünyada buna kaç kişi ses çıkartıyor? pedro sanchez? vatikan kilisesi? ab? sjw'ler? greta? birleşmiş milletler?
birkaç gün sonrasında, şamlı hristiyanlar hem bu olaya hem de hristiyanların öldürülmesine ve fidye karşılığı kaçırılmaları dahil her türlü ayrımcılığa karşı eylem yaptılar. eski rejimin artığı, kalıntısı olarak ağır hakaretlere maruz kalmaktan rahatsızlar. video
geçtiğimiz cuma günü rejim destekçisi sünniler, cuma namazından sonra şam başta olmak üzere ülke genelinde eylemler yaptılar. içkinin sadece şam değil tüm ülkede yasaklanmasını ve şeriat kanunlarının tamamen uygulanmasını istiyorlar. video
"burası cihat yurdu, laiklerin ve ayyaşların yeri değil" diyorlar. ne kadar da tanıdık. ne kadar da "anadolu müslümanlığı".
*** ***
ardından hristiyanlara yönelik vahşi saldırılar başladı. mad max filmlerine benzer motorlu çeteler
bunların aynıları türkiye'de de olmuştu zamanında. başta 6-7 eylül pogromu. video
bu korkunç görüntüler, türkiye'de de yaşandı zamanında. anadolu'nun gerçek yerlileri olan rumlar ve ermeniler benzer soykırımlarla yok edildiler.
suriye'deki aleviler, hristiyanlar ve dürziler uzunca süredir katlediliyor, sahip oldukları ellerinden alınıyor. dünyada buna kaç kişi ses çıkartıyor? pedro sanchez? vatikan kilisesi? ab? sjw'ler? greta? birleşmiş milletler?
devamını gör...
interstellar vs arrival
(bkz: interstellar) (2014)
(bkz: arrival) (2016)

konu olarak benzemeseler de 2000'ler ve sonrasının en önde gelen yönetmenlerinden olan christopher nolan ve denis villeneuve imzalı iki bilim kurgu filmi. ikisi de büyük sükse yaptı elbette. bu arada villeneuve bu işten teknik olarak anlayan birçok kişiye göre nolan'dan daha başarılı görünüyor sanırım, yani öyle teknik analize çok rastladım. ben teknik/akademik olarak sinemadan az anladığımdan böyle konularda çok iddialı olamam. sadece yüksek lisansta, abd'li bir neorealismo ve drama uzmanı amerikan profesör hocadan bir ders almıştım ve sinemayla akademik/teknik alakam bununla sınırlı. o ders de bana çok şey kattı gerçi zira hocamız efsaneydi ama yani bu konuda benden çok daha donanımlı bir sürü insan varken çok da iddialı olamam sinema hususunda.
ben arrival'ı daha fazla beğendiğimden onu seçiyorum, ama interstellar'ı da beğenmiştim.
ikisinde de hoşlanmadığım yönler vardı gerçi. interstellar fazla inandırıcı gelmedi bana. tamam, kuantum fiziği falan ama drama yönü etkileyici olsun diye biraz inanılırlıktan uzak buldum bazı malum sahnelerini.
arrival'da ise işte tipik amerikan mesaj ittirmeleri vardı. hani çinliler, ruslar kaka, amerikanlar süper falan fistan. buna alıştım gerçi de yani olmasa daha iyi olurdu ve zamansız/ölümsüz film olmanın önünde de engel olarak görüyorum bu tarz politik algı manipülasyonlarını.
(bkz: arrival) (2016)

konu olarak benzemeseler de 2000'ler ve sonrasının en önde gelen yönetmenlerinden olan christopher nolan ve denis villeneuve imzalı iki bilim kurgu filmi. ikisi de büyük sükse yaptı elbette. bu arada villeneuve bu işten teknik olarak anlayan birçok kişiye göre nolan'dan daha başarılı görünüyor sanırım, yani öyle teknik analize çok rastladım. ben teknik/akademik olarak sinemadan az anladığımdan böyle konularda çok iddialı olamam. sadece yüksek lisansta, abd'li bir neorealismo ve drama uzmanı amerikan profesör hocadan bir ders almıştım ve sinemayla akademik/teknik alakam bununla sınırlı. o ders de bana çok şey kattı gerçi zira hocamız efsaneydi ama yani bu konuda benden çok daha donanımlı bir sürü insan varken çok da iddialı olamam sinema hususunda.
ben arrival'ı daha fazla beğendiğimden onu seçiyorum, ama interstellar'ı da beğenmiştim.
ikisinde de hoşlanmadığım yönler vardı gerçi. interstellar fazla inandırıcı gelmedi bana. tamam, kuantum fiziği falan ama drama yönü etkileyici olsun diye biraz inanılırlıktan uzak buldum bazı malum sahnelerini.
arrival'da ise işte tipik amerikan mesaj ittirmeleri vardı. hani çinliler, ruslar kaka, amerikanlar süper falan fistan. buna alıştım gerçi de yani olmasa daha iyi olurdu ve zamansız/ölümsüz film olmanın önünde de engel olarak görüyorum bu tarz politik algı manipülasyonlarını.
devamını gör...
