zaman tüneli

voca.ro/1mF2EJSQVMlX

kendi halimizde, gönlümüzden geldiğince bağlama çalıyoruz işte.
devamını gör...

"laf konuştu bal kabağı" tespiti, boş lafın daniskası. ayrıca kullanıldığında insanı "hiçbir şey bilmese de bir şeyler biliyor" yapar. bu geçişleri çok iyi yapan takım şeklinde de çeşitlendirilebilir.
devamını gör...

terör devleti israil''in yaptığıdır.

(bkz: our genocide)
devamını gör...

kesinlikle şart olduğunu düşünüyorum. bence asıl soru "yeterli mi?" olmalı.
okul, hayat için bir temel oluşturur. bu temelin üstüne inşaa edilecek şeyler ve bunların nasıl inşaa edileceği kişiye kalmıştır. bence, şuan geldiğimiz noktada eğitimin içi çok boşaltıldığı için lisans eğitimi bile yeterli değil. gerçekten bu konuda ciddiyim, ben iyi üniversitelerden birinde okudum ama stajda ve sonrasında meslek hayatındayken okuldakilerden çok daha fazla şey öğrendim, lisans bir altyapı oluşturdu sadece. o yüzden bana kalsa, şuanda bu bilgilerim ve kafa yapımla tekrardan dönüp üniversiteyi okumak çok isterdim çünkü neler olduğunu, nelerden bahsedildiğini tam olarak kavrayana kadar zaten üçüncü sınıfa gelmiştik. genelde de gördüğüm bu. okul okurken bile durum böyleyken, okumazsanız sadece edindiğiniz bilgilerle bir aşinalığınız olur konulara.
yani okul okumak bile yeterli değilken okumamak sizi ancak o konu üzerine doğru yanlış bir iki kelam konuşabilecek seviyeye getirir, bu bana yeterli derseniz onu bilemem.
devamını gör...

eğitim dediğimiz şey sadece diploma almak değil insanın ruhunu incelten, bakışını derinleştiren bir süreçtir. kişinin hem kendisini hem de içinde yaşadığı dünyayı anlamasının en temel yoludur bence. etrafındaki insanları, doğayı, olayları çözümleyebilmek, neden-sonuç ilişkisi kurabilmek vs. vs… bunlar rastgele kazanılan şeyler değil, eğitimle yoğrularak oluşacaktır.

bildiğimiz üzere dünya belirli bilimsel kanunlar üzerine kurulu. bu düzeni anlamadan, sadece kulaktan dolma bilgilerle yaşamak insanı yüzeyde bırakır. eğitim ise o perdenin arkasını gösterir. nasıl düşüneceğini, nasıl akıl yürüteceğini öğretir. kelimeleri doğru yerde, doğru anlamla kullanabilmek bile başlı başına bir eğitim meselesidir. çünkü dil, düşüncenin evidir. evin ne kadar sağlamsa, düşüncen de o kadar güçlü olur.

aile elbette ilk öğretmendir. insan orada temel değerleri, ahlakı, vicdanı öğrenir. bu çok kıymetlidir ama sınırlıdır. çünkü her aile aynı donanıma, aynı bilgi birikimine sahip değildir. ailenin verdiği daha çok karakterin temelini oluşturur.

işin mesleki ve entelektüel tarafına geldiğimizde ise devreye eğitim kurumları girer. okullar, sadece bilgi aktaran yerler değil aynı zamanda farklı bakış açılarıyla tanıştığın, kendini sınadığın, geliştirdiğin alanlardır. insan orada hem mesleki yeterlilik kazanır hem de dünyayı daha geniş bir perspektiften görmeyi öğrenir.

kısacası eğitim, insanı sadece iş sahibi yapmaz belki insanı insan yapar. ruha incelik, zihne berraklık katar. onsuz bir hayat, eksik bir hikaye gibi kalır.
devamını gör...

bi bağlama çalarım sahibi bile tanıyamaz.
devamını gör...

müsait pozisyonda biraz kötü pas veren arda, vurmak varken gereksiz bir ekstra pas çabasına giren zeki, top ıskalayan kerem el birliğiyle golden etti. bulduğumuzu sokup rahat rahat bir maç izlemeyelim zaten keyifle. hep bir aksiyon hep bir stres.
herifler bir kez gelip sokar, sonra izle gerilim filmini.

edit: ben tanım gireli 15 dk olmadı sahada eziliyoruz, ne dediysem o oluyor. şuana kadar golü yemediysek birilerinin torpilli dediği uğurcan sayesinde.
sağ bek zeki olacağına barış olsaydı keşke. hem o bulduğumuz bindirme pozisyonlarından bişey çıkardı. ayrıca arda zeki kanadı defansif olarak rezalet seviyede.

edit2: kerem bir golden daha etti. barış alper olsa çarmıha çoktan gerilmişti. 35 dkdır olumlu tek bir hareketi yok.

edit3: arda çok faul yapıyor, kerem gereksiz aksiyon yaratıyor. bir kırmızı yeriz gibi.

bizim şu takıma karşı sakin tak tak tak ispanya gibi pas yapıp, oyunun kontrolünü elinde tutup, ben başka seviyeyim hissi vermemiz lazım. madem sahadakiler altın çocuklar!
oysa biz teknikle fark yaratamayıp, fiziksel mücadele imajı veriyoruz.

maç sonu edit: nihayet çeyrek asır sonra dünya kupasındayız. ama bu oyunla zor.
devamını gör...

kosova beklediğimden çok daha kötü bir takım çıktı. panik yapmasak farka gidecek olan maçtır. rahat yenmemiz lazım.

edit:şom ağzımı sevsinler
devamını gör...

akıl alır gibi değil..
devamını gör...

sadece bazı şeyler için değil ama kesin olan şu ki insana her zaman her yerde avantaj sağlar
devamını gör...

ikisini de severim
devamını gör...

kebabın orjinali adanadır bence. acıyı da severim. eti ve baharatı güzel olursa efsane bir lezzettir. urfayı yediğim zamanlar sayılıdır. ancak adana çocukluk aşkımızdır.
devamını gör...

sanki mezar taşında ölümsüzlük iksirinin formülü yazıyor. ad soyad, doğum - ölüm tarihini, yanında da bir ruhuna fatiha yazar. zamanında dedelerin hiçbir şeyi okuyamıyordu, okur yazar oranına bak bakalım osmanlı'da teres.
gören duyan da diyecek ki ne kadar okuma meraklısı bir millet. bu kafa kur'an en doğru kitap, kaynak hüü edebiyatı yapar; yarım asırlık hayatında kitabın kapağını bile açmamıştır, sorsan 600 sayfa bir kitabı okumak için vakti yoktur. ulan haftada 1 sayfa okusan bile çoktan bitirmiştin. hergün 3 saat dizi izliyorsun ya.

cahil olmak benim tercihim demiyor da cahil bırakıldık diyor. kaale almayın.
devamını gör...

bizim hoca anlattı. kendini yahudi sanan serez göçmeni bir aile varmış. ailenin dedesi teşkilat-ı mahsusanın önemli adamlarından biriymiş. hatta 1918 lerde bir devletin kuruluşunda yer almış falan. neyse işte bu adamın mezarına ulaşmışlar ve mezarının fotoğrafını kitaba eklemişler.

adam meğer bırak yahudiyi peygamber soyundan geliyormuş bizim hoca mezar taşını çevirince anlaşılmış.

benim ailemde bu kadar önemli birileri olacak ben de osmanlı türkçesi öğrenmeyeceğim. ben başladım öğrenmeye ama öğrenemedim.

çalışmak lazım. matbu harfleri okumak çok daha kolay ama ikinci dönem el yazması okumaya geçtik ve okunmuyor yani okuyamıyorum.
devamını gör...

klasik gitar ve birazcık da piyano.
ama büyük oranda unutmuşumdur, yıllar oldu elime enstrüman almayalı. ben, ilkokul ve ortaokulda şuanki halimden daha elit ve sofistikeymişim* hayat koşturmacasından bunlara vakit bulamıyorum artık. ama yakında yeni bir dile başlıyorum, yıllardır istediğim bir şeydi. bakalım, oradan tutturabiliriz belki.
devamını gör...

25 mayıs 1999 kosova doğumlu futbolcu. bu sezon isviçre takımı sion'da oynuyor.
devamını gör...

ben sadece yoğurt çalarım. bir de çalanı keyifle dinlerim.
devamını gör...

kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
devamını gör...

1 şubat 1995 kosova doğumlu futbolcu. italya takımı como'da oynamakta.
devamını gör...

başına gelen 10 olaydan 11'ini hak eden, süleyman hastalananda kendini valide sultan oğlunu da padişah ilan eden, süleyman iyileşip de ayaklanıp hürrem'cim yaptıklarını yüzüne vuranda inkar eden lakin valide sultan'ın dizi boyunca ilk kez hürrem'den taraf olarak kendisine ağzının payını verdiği, o günden sonra da iflah olmayan, hafsa valide sultan'ın tabiriyle "hürrem hastalığı"na yakalanan mahidevran sultan'ın hürrem sultan'a sarf ettiği cümle. akabinde topu defterdar gülfem'e atarak defterdar burada inanmazsan ona sor diyerek sıyrılmaya çalışmıştır . gülfem de az değil "hakkı var sultanımızın, borcumuz yok " demez mi? senin sultanının neye hakkı var gülfem? senin sultanının hiçbir şeye hakkı yok gülfem. hürrem'ciğime açık vermemek uğruna yalan atmak nedir nasıl insansın sen ya? kör haticeyle yatan şaşı kalkar işte böyle senin gibi. metanetsiz metanet gülfem.

off ne yazdım arkadaş ya şu kpss çalışma muhabbeti bitsin de baştan sarayım diziye en iyisi.
devamını gör...
daha fazla yükle

normal sözlük'ü kullanarak 3. parti dahil tarayıcı çerezlerinin kullanımına izin vermektesiniz. Daha detaylı bilgi için çerez ve gizlilik politikamıza bakabilirsiniz.

online yazar listesini görmek için lütfen giriş yapın.
zaman tüneli köftehor rehberi portakal normal radyo kütüphane kulüpler renk modu online yazarlar puan tablosu yönetim kadrosu istatistikler iletişim