zaman tüneli
düzgün bir insan olmanın giderek yıpratıcı olması
kendimde gözlemlediğim durumdur. çok yorgun hissediyorum. yani, dinlenip atlatabilecegim bir yorgunluktan ziyade, ancak ölürsem huzur bulurum gibi hissediyorum.
hayatımın en başından beri belirli prensiplerle ilerlemeye çalıştım. adil olmaya, hoşgörülü olmaya, nazik olmaya özen gösterirken; kolay kazanç peşine düşmedim. öğrenmekten hiç vazgeçmedim, denemekten hiç korkmadım. hâlâ daha imkanım ve zamanım olsa hiç bilmediğim bir şeyi öğrenmek için zaman ayırıyor olurum. fakat son zamanlarda iyiden iyiye tükendiğimi hissediyorum. gerek çalışırken gerek toplu taşımada diğer insanlara karışıyor olmak beni çok fazla yormaya başladı. benim önüme adım atmaya çalışan koca koca insanlar, arkamdan itekleyenler, üzerime arabasını sürenler falan derken bu hafta artık insanlara sesli ve öfkeli tepkiler verdiğini fark ettim. hatta birine küfrettim s. git diye. sokağa çıkınca herkesi kontrol etmek zorunda hissediyorum çünkü kimse önüne bakmıyor. memleketin iti uğursuzu tükenmiyor, biri bir gün silahla karşılık verebilir de ben söylenirken. bütüne bakınca bu kalabaliktan biri olma fikri bile beni çileden çıkarıyor.
bunun yanında ekonomik koşullar yeterince zor değilmiş gibi telefonum bozuldu, yok yere masraf çıktı onu hallettim hallediyorum derken hastalandım. günlerdir kıvranıyorum acıdan. bir de ev sahibi kiraya bu yılki ikinci zammı yapmaya çalışıyor o minik şark kurnazı aklıyla.
bir yerden toparlarken öbür yer darma duman oluyor, artık kendime yetmediğimi düşünmeye başladım. sık sık "yahu benden tam olarak ne istiyorsun?" diye göğe bakıp haykırmaya başladım. şerefsizce bir hayat yaşamamanın bedeli bu olmamalı ya... gerçekten bazen allah'ın beni o..pu olmaya zorladığını düşünüyorum ama asi bir tipim. direniyorum. şunun şurasında kaç sene kaldı ki? insan belli bir yaştan sonra o..pu da
olamıyor keza, ağaç yaş iken domal... amaan, eğilir. inançlıı biri de değilim aslında, suçu kime atacağımı, kime çatacağımı bilemedim de allah diyorum. hatta hürrem gibi "allaam bismillah" diyorum. :)
bedenen de ruhen de canım yanıyor. yeter ya.
sanırım her şeyden önce, benim bu şehirden kurtulmam gerek. sümük gibi bulaştı elime, silmeye çalıştıkça yayılıyor vücuduma...
hayatımın en başından beri belirli prensiplerle ilerlemeye çalıştım. adil olmaya, hoşgörülü olmaya, nazik olmaya özen gösterirken; kolay kazanç peşine düşmedim. öğrenmekten hiç vazgeçmedim, denemekten hiç korkmadım. hâlâ daha imkanım ve zamanım olsa hiç bilmediğim bir şeyi öğrenmek için zaman ayırıyor olurum. fakat son zamanlarda iyiden iyiye tükendiğimi hissediyorum. gerek çalışırken gerek toplu taşımada diğer insanlara karışıyor olmak beni çok fazla yormaya başladı. benim önüme adım atmaya çalışan koca koca insanlar, arkamdan itekleyenler, üzerime arabasını sürenler falan derken bu hafta artık insanlara sesli ve öfkeli tepkiler verdiğini fark ettim. hatta birine küfrettim s. git diye. sokağa çıkınca herkesi kontrol etmek zorunda hissediyorum çünkü kimse önüne bakmıyor. memleketin iti uğursuzu tükenmiyor, biri bir gün silahla karşılık verebilir de ben söylenirken. bütüne bakınca bu kalabaliktan biri olma fikri bile beni çileden çıkarıyor.
bunun yanında ekonomik koşullar yeterince zor değilmiş gibi telefonum bozuldu, yok yere masraf çıktı onu hallettim hallediyorum derken hastalandım. günlerdir kıvranıyorum acıdan. bir de ev sahibi kiraya bu yılki ikinci zammı yapmaya çalışıyor o minik şark kurnazı aklıyla.
bir yerden toparlarken öbür yer darma duman oluyor, artık kendime yetmediğimi düşünmeye başladım. sık sık "yahu benden tam olarak ne istiyorsun?" diye göğe bakıp haykırmaya başladım. şerefsizce bir hayat yaşamamanın bedeli bu olmamalı ya... gerçekten bazen allah'ın beni o..pu olmaya zorladığını düşünüyorum ama asi bir tipim. direniyorum. şunun şurasında kaç sene kaldı ki? insan belli bir yaştan sonra o..pu da
olamıyor keza, ağaç yaş iken domal... amaan, eğilir. inançlıı biri de değilim aslında, suçu kime atacağımı, kime çatacağımı bilemedim de allah diyorum. hatta hürrem gibi "allaam bismillah" diyorum. :)
bedenen de ruhen de canım yanıyor. yeter ya.
sanırım her şeyden önce, benim bu şehirden kurtulmam gerek. sümük gibi bulaştı elime, silmeye çalıştıkça yayılıyor vücuduma...
devamını gör...
takım elbise
artık modası geçti bence. kurumsal hayatta bile pek tercih edilmiyor artık. pantolon ceket kombinleri takım elbisenin yerini alalı çok oldu. hem de kravatlı ya da kravatsız olarak kullanılabiliyor. oxford bir ayakkabı ile klasik, sneaker ve cep mendili kombini ile de casual bir hale getirebilirsiniz.
ama illa takım elbise giyecekseniz de koruma gibi siyah tercih etmeyin. antrasit, gri ve lacivert candır. iki düğmeli ve çift yırtmaçlı seçin. ve de alt düğmeyi iliklemeyin. kravat uzunluğu kemeri geçmesin. kolları da bileğe kadar kısaltın ki gömleğin manşet ucu gözüksün. pantolon paçası da ayakkabıya değsin sadece. ne uzun ne de kısa olsun. besleme gibi gezmeyin ortalıkta.
ama illa takım elbise giyecekseniz de koruma gibi siyah tercih etmeyin. antrasit, gri ve lacivert candır. iki düğmeli ve çift yırtmaçlı seçin. ve de alt düğmeyi iliklemeyin. kravat uzunluğu kemeri geçmesin. kolları da bileğe kadar kısaltın ki gömleğin manşet ucu gözüksün. pantolon paçası da ayakkabıya değsin sadece. ne uzun ne de kısa olsun. besleme gibi gezmeyin ortalıkta.
devamını gör...
yükselen burç
benim (bkz: ikizler)*
devamını gör...
yükselen burç
şimdi baktığım burç. kovaymışım ya....
kovanın neredeyse galiba bütün özelliklerini yükselen olarak taşıyorum okuduğuma göre.
bir tek fiziksel özellik tutmuyor, uzun boylu değilim.
kovanın neredeyse galiba bütün özelliklerini yükselen olarak taşıyorum okuduğuma göre.
bir tek fiziksel özellik tutmuyor, uzun boylu değilim.
devamını gör...
ezberlenen en saçma şey
yüz on sekkiz ottuz üç yaaani yüz oon sekkiz ottuz üç.
sadece oldlar hatırlar. bir aralar internette tvde radyoda hatta buzdolabının kapağındaki o ekranda bile günde 750 kez reklamı dönüyodu. bilinmeyen servisler çağrı merkezi miydi neydi öyle zıttırı pıttırı bir şeydi, hala aklımda.
sadece oldlar hatırlar. bir aralar internette tvde radyoda hatta buzdolabının kapağındaki o ekranda bile günde 750 kez reklamı dönüyodu. bilinmeyen servisler çağrı merkezi miydi neydi öyle zıttırı pıttırı bir şeydi, hala aklımda.
devamını gör...
capelo ile isyanım var ulan
özlemişim sesini..
devamını gör...
capelo ile isyanım var ulan
uzun bir aradan sonra hoş geldin. sesin iyi geliyor. hiç bi yere dokunmadan konuş bence. şarkıda kopmalar oluyor
devamını gör...
sarmaması
yaprak gibi insandım oysa. neden sarmadı ki.
devamını gör...
akrep burcu kadını
bende iphone16 var. onaltı tane daha telefonum olsa dönüp bakmam hiç birine.
devamını gör...
capelo ile isyanım var ulan
kardeşim senin isyanın bize mi? özkan uğur da bitti. ne zaman başlıyor yayın. fiorentina lazio maçına bağlanacağım yayın yoksa.
tamamdır, yayın başladı.
tamamdır, yayın başladı.
devamını gör...
yükselen burç
öküz burcuyum. yükselenim de öküz.
devamını gör...
capelo ile isyanım var ulan
iyi yayınlar, dinlemedeyimm
devamını gör...
capelo ile isyanım var ulan
nabıyonuz la ayarı bozuk kafası bozuk saati bozuk yanlış zamana doğmuş bıttırılar.
devamını gör...
yükselen burç
emin olmadıgım:
bazı kaynaklara gore yukselen burcum yay
bazı kaynaklara gore akrep cıkıyor.
bir kere bir astologla seans duzenlemistik. adam dedi ki senin yukselen burcun akrep.
acaba beni mi kandırdı yoksa gercekten oyle mi?
bende mesela kin yok.
intikam hevesi yok.
para hırsı yok.
bana hic yukselen akrepmisim gibi gelmiyor.
ama bende cocukca bi nese var.
yumusak baslı olup sinirlenince goz donmesi var.
asırı bir iyimserlik var.
bunlar da yukselen yay mesela.
bilemiyorum.
bazı kaynaklara gore yukselen burcum yay
bazı kaynaklara gore akrep cıkıyor.
bir kere bir astologla seans duzenlemistik. adam dedi ki senin yukselen burcun akrep.
acaba beni mi kandırdı yoksa gercekten oyle mi?
bende mesela kin yok.
intikam hevesi yok.
para hırsı yok.
bana hic yukselen akrepmisim gibi gelmiyor.
ama bende cocukca bi nese var.
yumusak baslı olup sinirlenince goz donmesi var.
asırı bir iyimserlik var.
bunlar da yukselen yay mesela.
bilemiyorum.
devamını gör...
kalem etek
yırtmaç yırtmaç diye diye yırtacam üstü başı şinci. konu değişe...radyoya geçile...
devamını gör...
akrep burcu kadını
su grubu burçlardandır.
zor bir burçtur ama şöyle, zoru oynamaz, kendiliğinden gelen bir zorluğu vardır ve bunun sıkıntısını en çok kendisi çeker.
zaten karakteri çok keskindir, uçlarda yaşar. "ya hep ya hiç" hayat felsefesidir. siyah ve beyaz'dır ona göre çoğu şey, gri'den haz etmez. kendini frenlemek onun için çok zordur ama istemediği hiçbir şeyi de yapmaz. kolay kolay geri adım atmaz. seviyorsa başka tabi, taviz verebilir o hallerde. acımaz, lafını esirgemez.
sevdiği insanlara çok sabırlıdır. sevmediklerine ise 5 sn'den fazla tahammülü yoktur. ödün vermeyi sever, fedakarlık yapmayı da. ama asla yaranmak için yapmaz, ne yapıyorsa içinden öyle geldiği için yapar.
derttir, ama bir başkadır da şimdi yani dhdj
nereden bildiğimi sormayın :)
zor bir burçtur ama şöyle, zoru oynamaz, kendiliğinden gelen bir zorluğu vardır ve bunun sıkıntısını en çok kendisi çeker.
zaten karakteri çok keskindir, uçlarda yaşar. "ya hep ya hiç" hayat felsefesidir. siyah ve beyaz'dır ona göre çoğu şey, gri'den haz etmez. kendini frenlemek onun için çok zordur ama istemediği hiçbir şeyi de yapmaz. kolay kolay geri adım atmaz. seviyorsa başka tabi, taviz verebilir o hallerde. acımaz, lafını esirgemez.
sevdiği insanlara çok sabırlıdır. sevmediklerine ise 5 sn'den fazla tahammülü yoktur. ödün vermeyi sever, fedakarlık yapmayı da. ama asla yaranmak için yapmaz, ne yapıyorsa içinden öyle geldiği için yapar.
derttir, ama bir başkadır da şimdi yani dhdj
nereden bildiğimi sormayın :)
devamını gör...
ilk iş hayatı şokunuz neydi sorunsalı
şokum yok, şukum var. bir sürü takdir teşekkür aldım hem de belgeli belgeli.
devamını gör...
söz
"yalniz diplomatlar için değil, herkes için gizli maksatları saklayan bir maskedir evlat"
demişti rahmetli muşlettin amca tahta kahvede, 13 yaşımdayken bana.
demişti rahmetli muşlettin amca tahta kahvede, 13 yaşımdayken bana.
devamını gör...

