zaman tüneli
biskolata erkeği reddetmek
biskolata erkeğine güven olmaz hanım abla sen adam gibi adamlara bak.
devamını gör...
biskolata erkeği reddetmek
sonra bi uyandım ki üstüm açık kalmış.
devamını gör...
14 nisan 2026 mansur yavaş hakkında soruşturma izni
linkteki haberdir. ankara büyükşehir belediyesi açıklaması.
"2023 yılında karabük’te düzenlenen bir seçim mitingi kapsamında, ankara büyükşehir belediyesine ait bazı araçların kullanıldığı iddiasıyla; ankara büyükşehir belediye başkanı mansur yavaş hakkında soruşturma izni verilmiştir."
biz kendimizi boşuna yırttık. o kadar boşunaydı ki ve o kadar gözlerini hırs bürümüş ki bir şekilde girdikleri belediyenin kaynaklarıyla ikişer üçer karı kapatanlar** mı ararsın,
karısının şirketine belediye işleri paslayıp haberi olmadığını söyleyen mi ararsın,
liseyi nasıl bitirdiği bile şaibeli tipleri üniversite mezunlarının başına amir diye dikeni mı ararsın,
sonra da gidip "bunları akp de yapiyür" diye savunan genel başkan mı ararsın?
kulislerde kk'nin öö'ye "cumbaba adayı sen ol" dediği konuşuluyor dünden beri.
peki şimdi tahmin edin bakalım bütün bu oyunu bozabilecek kim kaldı?
bildiniz...
kürt oylarını alamaz diye çamur atılan adamı kk ve öö denen iki şuursuz aparata rağmen engelleyemediler ve yükselişi sürdü.
simdi ise iş başa düştü.
en temiz olana sıra geldi. mansur'a...
kk'nin makam araçları çekilir altından, yakındır. sonra belki belli mi olur hapis cezası bile alır.
yok kardeş yok...
biz kendimizi boşuna yırttık.
hadi tatlı rüyalar...
"2023 yılında karabük’te düzenlenen bir seçim mitingi kapsamında, ankara büyükşehir belediyesine ait bazı araçların kullanıldığı iddiasıyla; ankara büyükşehir belediye başkanı mansur yavaş hakkında soruşturma izni verilmiştir."
biz kendimizi boşuna yırttık. o kadar boşunaydı ki ve o kadar gözlerini hırs bürümüş ki bir şekilde girdikleri belediyenin kaynaklarıyla ikişer üçer karı kapatanlar** mı ararsın,
karısının şirketine belediye işleri paslayıp haberi olmadığını söyleyen mi ararsın,
liseyi nasıl bitirdiği bile şaibeli tipleri üniversite mezunlarının başına amir diye dikeni mı ararsın,
sonra da gidip "bunları akp de yapiyür" diye savunan genel başkan mı ararsın?
kulislerde kk'nin öö'ye "cumbaba adayı sen ol" dediği konuşuluyor dünden beri.
peki şimdi tahmin edin bakalım bütün bu oyunu bozabilecek kim kaldı?
bildiniz...
kürt oylarını alamaz diye çamur atılan adamı kk ve öö denen iki şuursuz aparata rağmen engelleyemediler ve yükselişi sürdü.
simdi ise iş başa düştü.
en temiz olana sıra geldi. mansur'a...
kk'nin makam araçları çekilir altından, yakındır. sonra belki belli mi olur hapis cezası bile alır.
yok kardeş yok...
biz kendimizi boşuna yırttık.
hadi tatlı rüyalar...
devamını gör...
organik olmayan psikoz
bazen insanın kafası kendi içinde yankı yapmaya başlar. sesler çoğalır, düşünceler birbirine girer, gerçek dediğin şey elinden kayar gider. organik olmayan psikoz tam olarak bu kopuş hali.
bedende bir arıza yoktur ama zihin dağılmıştır. halüsinasyonlar, sanrılar, paranoya.. hepsi var ama mr tertemiz. sorun et parçasında değil, hastanın yaşadığı yükte. ağır stres, travma, hayatın üst üste bindirdiği şeyler ya da bazen uyuşturucu/uyarıcı madde kullanımı.. bir noktada zihin “ben bunu taşıyamıyorum” deyip kendi gerçekliğini kurmaya başlar.
organik olanla farkı basit aslında. orada beyin fiziksel olarak hasarlı, burada ise zihnin yükü fazla. ama bu, daha az gerçek olduğu anlamına gelmiyor. yaşayan için gayet gerçek.
eskiden “atipik psikoz” derlerdi, şimdi daha yuvarlak isimler kullanılıyor ama hissi aynı. bazen geçip gidiyor, bazen uzun kalıyor, bazen de başka şeylere evriliyor. biraz da ne kadar erken tutulduğuna, neyle beslendiğine bağlı.
bedende bir arıza yoktur ama zihin dağılmıştır. halüsinasyonlar, sanrılar, paranoya.. hepsi var ama mr tertemiz. sorun et parçasında değil, hastanın yaşadığı yükte. ağır stres, travma, hayatın üst üste bindirdiği şeyler ya da bazen uyuşturucu/uyarıcı madde kullanımı.. bir noktada zihin “ben bunu taşıyamıyorum” deyip kendi gerçekliğini kurmaya başlar.
organik olanla farkı basit aslında. orada beyin fiziksel olarak hasarlı, burada ise zihnin yükü fazla. ama bu, daha az gerçek olduğu anlamına gelmiyor. yaşayan için gayet gerçek.
eskiden “atipik psikoz” derlerdi, şimdi daha yuvarlak isimler kullanılıyor ama hissi aynı. bazen geçip gidiyor, bazen uzun kalıyor, bazen de başka şeylere evriliyor. biraz da ne kadar erken tutulduğuna, neyle beslendiğine bağlı.
devamını gör...
erdoğan giderse türkiye dağılır
ortalık yıkılır. sokaklar bayram yerine döner. sabahlara kadar sokaklarda eğlenip dağıtırız.
devamını gör...
erdoğan giderse türkiye dağılır
duyan da ortada hâlâ sağlam bir bütün kalmış da dağılacak sanır. ülkenin içinden resmen entropi gibi geçildi, her şey dağılıp saçıldı. gitse de “şuradan başlarız” diyebileceğimiz tek bir sağlam nokta kalsa derdimiz. toparlanma falan fizik dışı artık.
devamını gör...
46 sene meme emen adam
bir delinin 46 yıl meme emebildiği bir dünyadayız! 46 yaşındayım! sorun bana??
devamını gör...
46 sene meme emen adam
yalan daha 32 yaşındayım.
devamını gör...
intihar etmeyi düşünmek
bazen bu bir düşünce gibi bile gelmiyor. daha çok içerde biriken her şeyin bir anda taşması gibi. uzun zamandır sırtında taşıdığın bir yük var; başta “idare ederim” diyorsun, hafif sanıyorsun. sonra fark etmeden ağırlaşıyor. bir gün geliyor ki aynı yük kemiğine dayanıyor. o noktada çözüm falan aramıyorsun. sadece her şeyin biraz susmasını istiyorsun. kafanın içi, göğsünün ortası, o bastıran ağırlık… bir anlığına dursun istiyorsun.
ben o noktayı yaşadım. dışarıdan konuşmuyorum. girdim o karanlığın içine, oturdum, kaldım. geceyi uzatan, sabahı geciktiren bir şey var orada. dışarıdan bakınca hayat akıyor ama sen o akışın içinde değilsin. sanki kalın bir camın arkasından izliyorsun her şeyi. dokunamıyorsun. en kötüsü de bu zaten; kimse tam olarak anlamıyor, sen de anlatamıyorsun. göstermemeyi öğrenmişsin çünkü.
psikiyatra gitmek bile zordu. kendine “ben iyi değilim” demeyi erteliyorsun. çünkü o cümleyi kurduğun anda bir şey resmileşiyor gibi geliyor. ama sonunda gittim. oturdum karşısına. ilk seanslarda büyük şeyler konuşulmadı. bir noktada doktorum dümdüz bir şey söyledi:
“bu düşünceler seni ikna etmeye çalışır. ama bu onların doğru olduğu anlamına gelmez.”
o an çok derin gelmedi. hatta biraz boş bile geldi. ama zamanla yerine oturdu. çünkü o düşünce geldiğinde her şey çok net, çok mantıklı görünüyor. sanki tek çıkış yolu oymuş gibi. başka ihtimal yokmuş gibi. ama aslında o an zihin seni daracık bir yere sıkıştırıyor.
hâlâ gidiyorum. hâlâ ilaç kullanıyorum. bu iş “geçti, bitti” diye bitmiyor zaten. bazen yokluyor, bazen aynı yerden vuruyor. ama artık fark var. eskiden o düşünce geldiğinde inanıyordum. şimdi geldiğinde tanıyorum onu. aynı ses, aynı ton… ama eskisi gibi kandıramıyor.
karanlığın içinde bile nefes alacak bir yer oluyor. bazen çok küçük bir şey. mesela elektro gitarın bir teli titreşiyor. o titreşim fiziksel ama etkisi başka bir yerde. kafamın içindeki kalabalık bir adım geri çekiliyor. tamamen susmuyor belki ama artık boğmuyor da. o an sadece ses var ve o ses bana şunu hatırlatıyor: hâlâ buradayım.
bazen bu bile yetiyor. çünkü insan her zaman tamamen iyi olmak zorunda değil. bazen sadece biraz daha az kötü olmak bile yeter.
karanlık her zaman son demek değil. bazen sadece içinden geçilen bir yer ve o yerin içinde bile küçük de olsa bir tutunma noktası oluyor.
eğer şu an bunu okuyan biri o noktadaysa, şunu bil:
şu an hissettiğin şey ne kadar gerçek gelirse gelsin, o an her şey değil.
bugün buradasın.
bu az bir şey değil.
yarın da kal.
ben o noktayı yaşadım. dışarıdan konuşmuyorum. girdim o karanlığın içine, oturdum, kaldım. geceyi uzatan, sabahı geciktiren bir şey var orada. dışarıdan bakınca hayat akıyor ama sen o akışın içinde değilsin. sanki kalın bir camın arkasından izliyorsun her şeyi. dokunamıyorsun. en kötüsü de bu zaten; kimse tam olarak anlamıyor, sen de anlatamıyorsun. göstermemeyi öğrenmişsin çünkü.
psikiyatra gitmek bile zordu. kendine “ben iyi değilim” demeyi erteliyorsun. çünkü o cümleyi kurduğun anda bir şey resmileşiyor gibi geliyor. ama sonunda gittim. oturdum karşısına. ilk seanslarda büyük şeyler konuşulmadı. bir noktada doktorum dümdüz bir şey söyledi:
“bu düşünceler seni ikna etmeye çalışır. ama bu onların doğru olduğu anlamına gelmez.”
o an çok derin gelmedi. hatta biraz boş bile geldi. ama zamanla yerine oturdu. çünkü o düşünce geldiğinde her şey çok net, çok mantıklı görünüyor. sanki tek çıkış yolu oymuş gibi. başka ihtimal yokmuş gibi. ama aslında o an zihin seni daracık bir yere sıkıştırıyor.
hâlâ gidiyorum. hâlâ ilaç kullanıyorum. bu iş “geçti, bitti” diye bitmiyor zaten. bazen yokluyor, bazen aynı yerden vuruyor. ama artık fark var. eskiden o düşünce geldiğinde inanıyordum. şimdi geldiğinde tanıyorum onu. aynı ses, aynı ton… ama eskisi gibi kandıramıyor.
karanlığın içinde bile nefes alacak bir yer oluyor. bazen çok küçük bir şey. mesela elektro gitarın bir teli titreşiyor. o titreşim fiziksel ama etkisi başka bir yerde. kafamın içindeki kalabalık bir adım geri çekiliyor. tamamen susmuyor belki ama artık boğmuyor da. o an sadece ses var ve o ses bana şunu hatırlatıyor: hâlâ buradayım.
bazen bu bile yetiyor. çünkü insan her zaman tamamen iyi olmak zorunda değil. bazen sadece biraz daha az kötü olmak bile yeter.
karanlık her zaman son demek değil. bazen sadece içinden geçilen bir yer ve o yerin içinde bile küçük de olsa bir tutunma noktası oluyor.
eğer şu an bunu okuyan biri o noktadaysa, şunu bil:
şu an hissettiğin şey ne kadar gerçek gelirse gelsin, o an her şey değil.
bugün buradasın.
bu az bir şey değil.
yarın da kal.
devamını gör...
biskolata erkeği reddetmek
vallahi karakteri düzgün değilse değil biscolata; brad pitt‘i gelse hatta üstüne johnny depp‘i gelse kar etmez.
devamını gör...
46 sene meme emen adam
eline sopa alıp bunu dövseydiler akıllanırdı. bazı insanlara şiddet gerekli hele bu ülkede pembe pembe konuşmalar kimseye sökmez.
devamını gör...
enişteler allah’ın sessiz kullarıdır
susturuculu su tabancasıdırlar bence.
devamını gör...
dürtüsellik
yönetmesi çok zordur… karakter gibi görülse de, aslında değildir. çünkü beynin işleyişi ile ilgilidir. günlük hayatı ızdıraba çevir. bu yüzden destek alınması gerekir. oğlum beni ergenlikte bu konuda çok zorlamıştı.
devamını gör...
enişteler allah’ın sessiz kullarıdır
bir evin sessiz garipleridir enişteler. onları sevin onlara iyi davranın
adam demiş eşeğin yoksa enişten de mi yok
işte buyur allah’tan reva mı bu.
adam demiş eşeğin yoksa enişten de mi yok
işte buyur allah’tan reva mı bu.
devamını gör...
kedi osuruğu
şüphesiz ki osurukların en kahredicisidir.
ey kedi besleyenler, unutmayın ki biz onları ibret alasınız diye sevimli ve masum yarattık. şüphesiz ki en tehlikeli silah, masum sıfatlardır.
el'pati 9/8.
ey kedi besleyenler, unutmayın ki biz onları ibret alasınız diye sevimli ve masum yarattık. şüphesiz ki en tehlikeli silah, masum sıfatlardır.
el'pati 9/8.
devamını gör...
günaydın sözlük
uyandık, uyanamayan ülkede.
devamını gör...
aşırı kibar insan
gay dir.
devamını gör...
hak dediğin benim iki dudağımın arasında hoca efendi
birileri çok muhteşem yüzyıl izliyor sanırım.
devamını gör...
güne bir türkü bırak

bu saatten sonra güne ancak "türlü" bırakabilirim. yemek vakti geldi çok acıktım. afiyet olsun.
tamam hadi öğle yemeğinde yemek yerken arkada iyi gidecek bir türkü de gelsin o zaman.
neşet ertaş - gönül dağı
devamını gör...
deniz gezmiş
devrim yapacağım diye hukuksuz bir sürü eylem yapıp, ülkede hukuk arayışına girmek bana biraz ters, amacına ulaşmamış her devrim terör tanımında kalıcaktır malesef. niyet her zaman her şey değildir, niyetle eylemlerinin çakıştığı çok yer olmaması lazım.
devamını gör...