zaman tüneli
cehenneme giderken olay çıkarmak
kavga etmeyin lan münkirler, burası hepinizi alır.
devamını gör...
makademya fındığı
avustralya'da yetişen fındık türü.
almanya aldi'de 150 gramı 3 euro olan fındık. kabukları soyulmuş ve tuzlu halde satılıyorlar. tadı gerçekten mükemmel ama çok yağlı.
almanya aldi'de 150 gramı 3 euro olan fındık. kabukları soyulmuş ve tuzlu halde satılıyorlar. tadı gerçekten mükemmel ama çok yağlı.
devamını gör...
güne bir video bırak
devamını gör...
sözlük radyosu kaçak yayınları
aç aç aç aç
devamını gör...
kurbanda billurlar benim diye bağıran enişte (yazar)
#3957985 bana dönek mi dediniz tam anlamadım ama teşekkür ediyorum sağ-olunuz
devamını gör...
kadın işci
her ne kadar dürüst iyi emektar kadınlarımız varsa da işini iyi yapmaktan kaçınan yaptığı hatayı erkek çalışana yükleyip kendini aklamaya çalışan kadınlar da iş yerinde var
devamını gör...
sözlük radyosu kaçak yayınları
arkadaşımıza katiliyorum keşke yayın yapan bir arkadaşımız olsa da dinlesek
devamını gör...
bursaspor
somaspor'u 5-1 yenerek bitime 1 hafta kala 2. lig kırmızı grupta şampiyon olup 1. lige yükselmiş futbol takımı.
kaynak: cumhuriyet.com
kaynak: cumhuriyet.com
devamını gör...
bayern münih
almanyanın galatasarayıdır.
devamını gör...
bayern münih
stuttgart'ı bugün 4-2 yenerek 35. bundesliga şampiyonluğuna ulaşmış alman takımı. son 10 sezonda 9 kere şampiyon olmuşlar.
(bkz: toplanak allah diyek)
kaynak: cumhuriyet.com
(bkz: toplanak allah diyek)
kaynak: cumhuriyet.com
devamını gör...
kadın yazarların en son yaptığı yemek
içli köfte.
devamını gör...
israil
israel'i sevin ya da sevmeyin, bu ülke. abd'nin çok önemli bir müttefiki olduğunu kanıtlamıştır. cesur, atılgan, sadık ve zekidirler; çatışma ve gerginlik anlarında gerçek yüzlerini gösteren diğerlerinden farklı olarak, israel azimle savaşır ve nasıl kazanılacağını bilir!
donald trump
abd için israel büyük önem taşır. israel için de abd çok önemlidir. israel'den önceki son yahudi devletini ortadan kaldıran ve on binlerce yahudiyi katleden, geride kalanları avrupa ve afrika kuzeyine süren roma'nın günümüzdeki versiyonu abd'dir ve bu seferki roma, eskinin aksine bir kollayıcıdır. yani golem.
abd için de israel bir ar-ge laboratuvarıdır. buraya para yatırırsınız ve karşılığını mutlaka alırsınız. sıradan abd vatandaşları belki bunun önemini anlamayabilir, ama popolarının güvenliği için harcanan paranın kendilerine dönüşü vardır. sadece savaş endüstrisi alanında değil, geleceğin teknolojisinin geliştirilmesi hususunda israel, abd'nin en yakın ve güvendiği partneridir.
evrensel temel gelir, 25 mayıs 2024
devamını gör...
19 nisan 2026 vakıfbank fenerbahçe medicana maçı
lan gidiyo gibi maç ya
devamını gör...
eppur si muove (yazar)
nickinin hakını vermiş hoş dönmüş.
devamını gör...
güne bir şarkı bırak
devamını gör...
türkiye
türkiye cumhurbaşkanı erdoğan, iran savaşı konusunda iran’a yönelik doğrudan ithamlardan ve abd başkanı trump’a yönelik eleştirilerden kaçınıyor. trump’ın ilk görev süresi boyunca türk lirasına yönelik saldırılarını aklında bulunduruyor. iç politikadaki meşruiyet krizinin çözümü için batı ile entegrasyondan umut besliyor. bu durumun uzun vadede rusya ile ilişkilerin zarar görmesine yol açma tehlikesi mevcut.
enerji ithalatına bağımlılığı ve kırılgan ekonomisiyle türkiye, iran'ın savaş politikasından ağır darbe almakta. merkez bankası'nın altın satışları bunun kanıtı. türk ekonomisi uluslararası kapitalizme bağımlı. şimdi ise uluslararası sermaye için ucuz ve güvencesiz işgücünün cenneti haline getirilmeye çalışılıyor.
böylece türkiye çoklu bir kriz dönemi yaşıyor. ve bunun nereye varacağını kimse bilmiyor.
fatih yaşlı, alman medyası için yazmış
devamını gör...
dayak ve işkencenin geri gelmesi gerekliliği
direkt "çin işkenceleri" gelmeli. bu konuyu en son konuştuğum karşı "hümanist" bir avukattı.
ben de kendisine "insan hakları, insanlara uygulanır onlar insan değil ki." dediğimde maalesef avukat arkadaş "evrensel hukuk" falan dedi.
evrensel hukuk ve medeniyet dediğiniz şey bugün filistin için ne yapıyor mesela? ses bile çıkaramıyor. ispanya gibi onurlu istisnalar var elbette.
evrensel hukuk noktasında fransa gayet saygın bir konumdadır. fransa, kendisi cezayir ülkesinde yaptığı işgal ve kanlı mevzuları artık sağır sultan bile biliyor. evrensel hukuğun saygın ülkesi fransa'sı, canım ülkem türkiye'yi olmayan bir "ermeni soykırımı" ile suçlayıp bunu tanıyabiliyor.
evrensel hukuk bile duruma göre, adamına göre işletiliyor ve punduna uyduruluyor. hukuğun üstünlüğüne ben de inanıyorum ama hukuk canı istenince, keyfiyete göre evrilebiliyor maalesef. zamanında ünlü şairimiz mehmet akif ersoy istiklal marşında çok güzel özetler bu mevzuyu.
"medeniyet dediğin tek dişi kalmış canavar"
elbette bu işkenceleri belli kişilerle ve belli prosedürlerle uygulayacaksın. her önüne gelene uygulanmaz, neticede şiddet dürtüsünü kontrol etmek ve asla baştaki amir, memur gibi bireylerin keyfine bırakmamak gereklidir. insanın keyfine giden her şey mutlaka yozlaşmaya mahkumdur.
işkencenin caydırıcılığı noktasında ben fazla ısrarcıyım. kalkıp keyfi adam öldüren, tecavüz eden "insan "olmaktan tamamen kendi bireysel seçilimi ve eğilimiyle çıkmayı seçiyorsa, ben ona neden "insan" muamelesi yapıyorum? yapamam kimse kusura bakmasın.
ishr.org/torture-methods-in...
bu metodlar geri gelirse ve doğru, net kurallar çereçevesinde, gerçekten hak edene uygulandığı müddetçe suç oranları inanılmaz ciddi ölçüde azalacaktır.
bu işkenceler kader mahkumlarına değil, ağır cezalara uygulanmalıdır ; tecavüz, çocuğa istismar, adam öldürme, toplu katliam girişimi, terör suçları, vatan hainliği suçları, canlı bomba, topluma kazandırılmayacak kadar çok fazla aynı suçu işlemiş kişiler
(her suça belli bir kontenjan verilir, o kontenjan aşıldığı an bu işkencelere geçilir.)
bunun için çok net kurallar uygulanmalı ve asla, asla ama asla keyfiyete en ufak bir tolerans gösterilmemelidir. çünkü bunu uygulamak kısa vadede kolay ama uzun vadede zor olacaktır gerçekçi olmak gerekirsek eğer.
sizin "uluslararası hukuk" cevaplarınızı şimdiden duyar gibiyim. bize "barbar türkler" diyen avrupa, canı isteyince bu hukuğu öyle güzel sakız gibi çiğnedi ki..
ille de hukuk diyorsak böyle yapacağız ; www.bbc.com/turkce/articles...
bu örneği daha da acımasız bir hapishane haline çevireceğiz. mahkumları suçlarına göre ağır şartlarda da çalıştıracaksın. hukuk fetişi olanlar için da böyle bir çözüm sunabiliriz.
benim favorim bu 2 modelin de uygulanması ve "hibrit" bir sisteme geçilmesidir. böylece her iki durum da birbirinden caydırıcı noktaya gelecektir. insanların zapt edilmesine faydası olacaktır.
uzun vadede çözüm elbette topluma sağlıklı bir eğitim modeli ile baştan eğitmekten geçiyor ama o durum en az 2 jenerasyon yani 15-20 yıl alacaktır ki toplum sosyolojisi sağlıklı ve net olarak düzelsin.
ilk etapta suçta caydırıcılık kısa ve orta vadede şok etkisiyle, uzun vadeli çözümlere olacak ve süreç için gerekli zamanı sağlayacaktır.
işine gelmediği her noktada tamamen keyfiyet göstererek çiğnemeye devam edecektir. kimse kusura bakmasın ben teröristi, tecavüzcüyü vergimle beslemek zorunda değilim. muhtemelen bana karşı çıkan 10 kişinin 9 tanesinden çok daha fazla vergi ödedim (halen ödemeye devam ediyorum şerefimle) ve vergimin adam gibi bir yere gitmesini istemek hakkım güzelim benim.
suçlu, gider mapusta mis gibi yatarım kafasında suç işliyor ve çoğu suç artık doğru dürüst ceza bile almıyor. 35 tane sabıkası olanlar senin gibi, benim gibi rahatça geziyor ve sen halen işkenceye karşıysan, o zaman mazoşistsin.
yarın bir gün bir mevzu başına gelince, "su testisi su yolunda kırılır" der geçersin artık.
ben de kendisine "insan hakları, insanlara uygulanır onlar insan değil ki." dediğimde maalesef avukat arkadaş "evrensel hukuk" falan dedi.
evrensel hukuk ve medeniyet dediğiniz şey bugün filistin için ne yapıyor mesela? ses bile çıkaramıyor. ispanya gibi onurlu istisnalar var elbette.
evrensel hukuk noktasında fransa gayet saygın bir konumdadır. fransa, kendisi cezayir ülkesinde yaptığı işgal ve kanlı mevzuları artık sağır sultan bile biliyor. evrensel hukuğun saygın ülkesi fransa'sı, canım ülkem türkiye'yi olmayan bir "ermeni soykırımı" ile suçlayıp bunu tanıyabiliyor.
evrensel hukuk bile duruma göre, adamına göre işletiliyor ve punduna uyduruluyor. hukuğun üstünlüğüne ben de inanıyorum ama hukuk canı istenince, keyfiyete göre evrilebiliyor maalesef. zamanında ünlü şairimiz mehmet akif ersoy istiklal marşında çok güzel özetler bu mevzuyu.
"medeniyet dediğin tek dişi kalmış canavar"
elbette bu işkenceleri belli kişilerle ve belli prosedürlerle uygulayacaksın. her önüne gelene uygulanmaz, neticede şiddet dürtüsünü kontrol etmek ve asla baştaki amir, memur gibi bireylerin keyfine bırakmamak gereklidir. insanın keyfine giden her şey mutlaka yozlaşmaya mahkumdur.
işkencenin caydırıcılığı noktasında ben fazla ısrarcıyım. kalkıp keyfi adam öldüren, tecavüz eden "insan "olmaktan tamamen kendi bireysel seçilimi ve eğilimiyle çıkmayı seçiyorsa, ben ona neden "insan" muamelesi yapıyorum? yapamam kimse kusura bakmasın.
ishr.org/torture-methods-in...
bu metodlar geri gelirse ve doğru, net kurallar çereçevesinde, gerçekten hak edene uygulandığı müddetçe suç oranları inanılmaz ciddi ölçüde azalacaktır.
bu işkenceler kader mahkumlarına değil, ağır cezalara uygulanmalıdır ; tecavüz, çocuğa istismar, adam öldürme, toplu katliam girişimi, terör suçları, vatan hainliği suçları, canlı bomba, topluma kazandırılmayacak kadar çok fazla aynı suçu işlemiş kişiler
(her suça belli bir kontenjan verilir, o kontenjan aşıldığı an bu işkencelere geçilir.)
bunun için çok net kurallar uygulanmalı ve asla, asla ama asla keyfiyete en ufak bir tolerans gösterilmemelidir. çünkü bunu uygulamak kısa vadede kolay ama uzun vadede zor olacaktır gerçekçi olmak gerekirsek eğer.
sizin "uluslararası hukuk" cevaplarınızı şimdiden duyar gibiyim. bize "barbar türkler" diyen avrupa, canı isteyince bu hukuğu öyle güzel sakız gibi çiğnedi ki..
ille de hukuk diyorsak böyle yapacağız ; www.bbc.com/turkce/articles...
bu örneği daha da acımasız bir hapishane haline çevireceğiz. mahkumları suçlarına göre ağır şartlarda da çalıştıracaksın. hukuk fetişi olanlar için da böyle bir çözüm sunabiliriz.
benim favorim bu 2 modelin de uygulanması ve "hibrit" bir sisteme geçilmesidir. böylece her iki durum da birbirinden caydırıcı noktaya gelecektir. insanların zapt edilmesine faydası olacaktır.
uzun vadede çözüm elbette topluma sağlıklı bir eğitim modeli ile baştan eğitmekten geçiyor ama o durum en az 2 jenerasyon yani 15-20 yıl alacaktır ki toplum sosyolojisi sağlıklı ve net olarak düzelsin.
ilk etapta suçta caydırıcılık kısa ve orta vadede şok etkisiyle, uzun vadeli çözümlere olacak ve süreç için gerekli zamanı sağlayacaktır.
işine gelmediği her noktada tamamen keyfiyet göstererek çiğnemeye devam edecektir. kimse kusura bakmasın ben teröristi, tecavüzcüyü vergimle beslemek zorunda değilim. muhtemelen bana karşı çıkan 10 kişinin 9 tanesinden çok daha fazla vergi ödedim (halen ödemeye devam ediyorum şerefimle) ve vergimin adam gibi bir yere gitmesini istemek hakkım güzelim benim.
suçlu, gider mapusta mis gibi yatarım kafasında suç işliyor ve çoğu suç artık doğru dürüst ceza bile almıyor. 35 tane sabıkası olanlar senin gibi, benim gibi rahatça geziyor ve sen halen işkenceye karşıysan, o zaman mazoşistsin.
yarın bir gün bir mevzu başına gelince, "su testisi su yolunda kırılır" der geçersin artık.
devamını gör...




