zaman tüneli
yüksek lisans
bıraktığım okula geri dönerek yaptığım hede. ödev vermeye alışmışken şu yaşımda ödev yapmak beni üzüyor. dersi anlatan hocanın yerine koyuyorum kendimi falan. her şey zamanında güzel ama mecbur bitireceğim bu sefer.
devamını gör...
adının hakkını vermeyen hayvanlar
at sineği.
isme bakınca ya at formunda sinek hayal ediyorsun ya da sadece at kanı emcükleyen zannediyorsun; lakin bu cibilliyetsizler her yerde her şeye musallat olabilen ve sinek formundan bir şey kaybetmemiş obez sineklerden başka bir şey değildir.
müren balığı.
insan, zihninde etek giyen, göz süzen, istanbul türkçesini şairane konuşan, evde kürek çekmek suretiyle egzersiz yapan, kahverengi camlı kemik gözlük takan, diğer balıkların kariyerini bitiren ve şarkı söyleyen bir balık hayal ediyor. fakat bunlar öyle değil. düz, çirkin, ne idiğü belirsiz şeylerdir.
eşek arısı
yine bu arının da ne bir yük taşıdığına denk geldik, ne sevimliliğine şahit olduk ne de sadece eşeklerle muhatap olduğunu. sevimsiz.
isme bakınca ya at formunda sinek hayal ediyorsun ya da sadece at kanı emcükleyen zannediyorsun; lakin bu cibilliyetsizler her yerde her şeye musallat olabilen ve sinek formundan bir şey kaybetmemiş obez sineklerden başka bir şey değildir.
müren balığı.
insan, zihninde etek giyen, göz süzen, istanbul türkçesini şairane konuşan, evde kürek çekmek suretiyle egzersiz yapan, kahverengi camlı kemik gözlük takan, diğer balıkların kariyerini bitiren ve şarkı söyleyen bir balık hayal ediyor. fakat bunlar öyle değil. düz, çirkin, ne idiğü belirsiz şeylerdir.
eşek arısı
yine bu arının da ne bir yük taşıdığına denk geldik, ne sevimliliğine şahit olduk ne de sadece eşeklerle muhatap olduğunu. sevimsiz.
devamını gör...
zincirin gücü en zayıf halkası kadardır
kadim çin kültürünün bir atasözüdür.
günümüz türkiye sosyolojisinde handikap gruplarını düşündüm: kadın-çocuk-sokak hayvanı. yani toplumsal zincirimizin zayıf halkaları ve biz işte oralardan kopuyoruz.
işte devlet dediğin o halkalara ihtimam göstererek güçlendirir. bizimkiler anca hacda, umrede resim çekiyor. şöyle düşünüyorlar; ''kadın-çocuk-sokak hayvanı onlarca yeterince dindar değil, bu nedenle helak olmayı hakeden gruplar.''
son çocuk terörü ve akran zorbalığı olaylarını açıklayan veriyi tüik açıklamış. kral çıplak:
yoksulluk ve yaşam koşulları istatistiklerine göre 2025 yılında toplam nüfusun yüzde 27,9'unun yoksulluk veya sosyal dışlanma riski altında iken çocuk nüfus için bu oranın yüzde 36,8 olduğu görüldü.
bloomberg haberi buradan
günümüz türkiye sosyolojisinde handikap gruplarını düşündüm: kadın-çocuk-sokak hayvanı. yani toplumsal zincirimizin zayıf halkaları ve biz işte oralardan kopuyoruz.
işte devlet dediğin o halkalara ihtimam göstererek güçlendirir. bizimkiler anca hacda, umrede resim çekiyor. şöyle düşünüyorlar; ''kadın-çocuk-sokak hayvanı onlarca yeterince dindar değil, bu nedenle helak olmayı hakeden gruplar.''
son çocuk terörü ve akran zorbalığı olaylarını açıklayan veriyi tüik açıklamış. kral çıplak:
yoksulluk ve yaşam koşulları istatistiklerine göre 2025 yılında toplam nüfusun yüzde 27,9'unun yoksulluk veya sosyal dışlanma riski altında iken çocuk nüfus için bu oranın yüzde 36,8 olduğu görüldü.
devamını gör...
yakışıklı mısırcı
hiçbiri bir yakışıklı güvenlik olmayacak. hayatımda duyduğum en havalı isim. taklitler aslını yaşatır.
devamını gör...
zaman durmaz
var olan bir gerçek. akan bir zaman var ve biz ona yetişmeye çalışırken çok fazla düşüp kalıyoruz.
yüze vurulunca daha beter acıtıyor hatta.
elzem ukdesi.
yüze vurulunca daha beter acıtıyor hatta.
elzem ukdesi.
devamını gör...
an itibarıyla yazarların nerede olup ne yaptığı sorusu
ders dinlemeye çalışıyorum ama olmuyorerrrrr
devamını gör...
never give up (kısa film)
senaryosu james david gore tarafından yazılan ve aynı isim tarafından yönetilen 8 dakikalık kısa film; 2014 yapımlı olduğu bilgisi verilmiştir.

bacakları tutmayan ve tekerlekli sandalyeye mâhkum genç bir adamın tekrar yürüyebilmek adına verdiği olağanüstü çabayı, filmin adının da vaat ettiği gibi, asla vazgeçmemesini, hayata yeniden doğma mücadelesini konu ediniyor.
genç adamın uyanmasıyla filmimiz başlıyor.
yeni bir gün, pırıl pırıl güneş, hayat her gün yeniden başlıyor olsa da fiziksel durumu ona acı veriyor, kendini tutmak istese de ağlıyor, yürümek, koşmak, çocuklarının peşinden koşmak istiyor, giydiği ayakkabı eskisin istiyor, ayakkabılarının hiç eskimemesi ne acı olmalı, yürüyemiyorsun demektir çünkü bu...
daha sonra onun fizik tedavileri, yürüyebilmek için verdiği mücadeleyi yansıtıyor filmimiz, çocuklarıyla bahçede olduğunda yürüyemediği için ne kadar acı çektiğini görüyoruz, hem kendisi için, hem de çocukları için, geleceği için, hayatı için elinden geleni yapması gerekiyor, tekerlekli sandalyeye mahkûm olmak istemiyor, asla vazgeçmiyor...
duygusal bulduğum bir kısa film oldu,
motivasyon vermeyi amaçlayan bir film olduğu görülmekte iken, insanın yegâne kurtuluşunun yine kendisinde saklı olduğu mesajı da veriliyor.
eğer dün kendinden vazgeçseydin bugünü göremezdin, eğer bugün kendinden vazgeçersen yarını asla göremezsin, adam eğer iyileşemiyorum deyip kendinden vazgeçseydi gelecekte iyileşmiş olduğunu asla bilemeyecekti ama asla vazgeçmedi.
sen de vazgeçme.
never give up...

bacakları tutmayan ve tekerlekli sandalyeye mâhkum genç bir adamın tekrar yürüyebilmek adına verdiği olağanüstü çabayı, filmin adının da vaat ettiği gibi, asla vazgeçmemesini, hayata yeniden doğma mücadelesini konu ediniyor.
genç adamın uyanmasıyla filmimiz başlıyor.
yeni bir gün, pırıl pırıl güneş, hayat her gün yeniden başlıyor olsa da fiziksel durumu ona acı veriyor, kendini tutmak istese de ağlıyor, yürümek, koşmak, çocuklarının peşinden koşmak istiyor, giydiği ayakkabı eskisin istiyor, ayakkabılarının hiç eskimemesi ne acı olmalı, yürüyemiyorsun demektir çünkü bu...
daha sonra onun fizik tedavileri, yürüyebilmek için verdiği mücadeleyi yansıtıyor filmimiz, çocuklarıyla bahçede olduğunda yürüyemediği için ne kadar acı çektiğini görüyoruz, hem kendisi için, hem de çocukları için, geleceği için, hayatı için elinden geleni yapması gerekiyor, tekerlekli sandalyeye mahkûm olmak istemiyor, asla vazgeçmiyor...
duygusal bulduğum bir kısa film oldu,
motivasyon vermeyi amaçlayan bir film olduğu görülmekte iken, insanın yegâne kurtuluşunun yine kendisinde saklı olduğu mesajı da veriliyor.
eğer dün kendinden vazgeçseydin bugünü göremezdin, eğer bugün kendinden vazgeçersen yarını asla göremezsin, adam eğer iyileşemiyorum deyip kendinden vazgeçseydi gelecekte iyileşmiş olduğunu asla bilemeyecekti ama asla vazgeçmedi.
sen de vazgeçme.
never give up...
devamını gör...
galatasaray'ın başarıya doymaması sorunsalı
gayet doğal olandır.
büyük camialarda olması gereken refleks budur. daima başarı odaklı bir takım yaratmak bu camiaların en öncelikli hedefidir. misyonudur
burası galatasaray beyleeeer! burada şaka yoook, burada her şey gerçeeeek!
büyük camialarda olması gereken refleks budur. daima başarı odaklı bir takım yaratmak bu camiaların en öncelikli hedefidir. misyonudur
burası galatasaray beyleeeer! burada şaka yoook, burada her şey gerçeeeek!
devamını gör...
yaşlanmak mı yaş almak mı sorunsalı
ukdemi doldurduğu için sevgili kaytsz'a teşekkür ediyorum ve bence bir yaşa kadar yaş almak oluyor bu durum. örneğin sınır 35 diyebiliriz, sonrası yaşlanmak. yaşlanmaya geçtikten sonra da aslında yaş alarak yaşlanıyoruz. almasak nasıl yaşlanalım çünkü.
evlenmek gibi bir şey bu sanki.
ev alınca da evlenmiş oluyoruz.
araba aldığımızda da arabalanmak denebilir mesela.
biraz karıştı ama açıklayıcı da oldu gibi.
ve sınır 35 değil de 40 olabilir.
hatta ben küçükken 35 çok büyük bir yaştı ama şimdi 40 bile orta yaşa giriyor gibi.
neyse velhasılıkelam kahrol dünya.. allah seni kahretsin bil geytz.
evlenmek gibi bir şey bu sanki.
ev alınca da evlenmiş oluyoruz.
araba aldığımızda da arabalanmak denebilir mesela.
biraz karıştı ama açıklayıcı da oldu gibi.
ve sınır 35 değil de 40 olabilir.
hatta ben küçükken 35 çok büyük bir yaştı ama şimdi 40 bile orta yaşa giriyor gibi.
neyse velhasılıkelam kahrol dünya.. allah seni kahretsin bil geytz.
devamını gör...
kitap ayracı olarak kullanılan en tuhaf şey
direkt kenarını kıvırırım, ne uğraşacağım bir şey koymakla.
ama sayılıyorsa, hayatı sorgulamak için kitaba ara verdiğimde mememi ayraç olarak kullanıyorum. belki de göğüs demeliydim, bilemiyorum.
ama sayılıyorsa, hayatı sorgulamak için kitaba ara verdiğimde mememi ayraç olarak kullanıyorum. belki de göğüs demeliydim, bilemiyorum.
devamını gör...
adının hakkını vermeyen hayvanlar
dinazorlar bunların en başında gelir. timsahların bile nesli tükenmemiş, bu koca yaratıklar çok fıss çıkmışlar. hatta yetmezmiş gibi tavuğa falan dönüşmüşler, yani tam bir rezillik. jurassic çağın koca kabadayıları ne hallere düştüler.
devamını gör...
yaşlanmak mı yaş almak mı sorunsalı
yaş almak derim ama yaş alırken yaşlanmışta oluyoruz psikolojim bozuldu bak gene saçımdada beyaz çıkmıştı zaten tezgah bunlar hep
devamını gör...
tam bir mal olmak
az önce ağlarken* gözyaşının gözün rengini değiştirdiği gibi bir bilgi geldi aklıma. sonra kalktım baktım, uzun uzun inceledim. hiçbir değişiklik yok. hâlâ aynı renk. bunu götümden bile uydurmuş olabilirim. her şey mümkün. gözümü incelerken ağlamam da durdu. tam bir mal olduğumun uzun zamandır farkındayım ama ilk defa işe yaradı.
sende bu akıl yokken ölmezsin kız. aferin.
sende bu akıl yokken ölmezsin kız. aferin.
devamını gör...
titanic
bu filmi benden başka izlemeyen var mı merak ettim.
3 saat falandı galiba. üşenmiştim.
3 saat falandı galiba. üşenmiştim.
devamını gör...
adının hakkını vermeyen hayvanlar
atın şeyine konan kelebek. zaten 3 gün ömrün yok. senin ben vizyonunu s..
devamını gör...
adının hakkını vermeyen hayvanlar
denizanası
insan böyle heybetli bişe bekliyor ana diyoruz sonuçta hani, ama böyle sümsük vıcık bişey hiç olmamış bu isim kim koydu bunu
insan böyle heybetli bişe bekliyor ana diyoruz sonuçta hani, ama böyle sümsük vıcık bişey hiç olmamış bu isim kim koydu bunu
devamını gör...
titanic
batmadan önce gemide pişme sırasını bekleyen yengeç bahtı istiyorum ya rabbim.
devamını gör...


