zaman tüneli
üstteki yazarın yaşını tahmin et
35
devamını gör...
çocukken sahip olmak isteyip sahip olamadığınız şeyler
baba figuru, sevgi, huzur, uzaktan kumandali araba
devamını gör...
üstteki yazarın yaşını tahmin et
54
devamını gör...
6 mayıs 2026 odtü bahar şenliği kavgası
türkiye'de ırkçılık yok diyenler seyretsin..
devamını gör...
aynı evde yaşıyormuş gibi entryler
ben kendime kahve yapıyorum isteyen var mı?
devamını gör...
6 mayıs 2026 odtü bahar şenliği kavgası
ödtü de yaşanan olaylardır. sözlükte hala başlık açılmaması şaşırtıcı. ayrıca başlığı açarken dikkatli bir dil kullandım. tarafları rencide etmemek için. olaylar nasıl başlıyor. ilkay akkaya sahnedeyken başlayan yuh sesleri ile birlikte başlamış. yuhalamayı yapanlar şenliğe türk bayrağı ile gelen istiklal kadın hareketi ve zafer partililer.
arkasından bilinen olaylar meydana geldi ve saldırı püskürtüldü.
arkasından bilinen olaylar meydana geldi ve saldırı püskürtüldü.
devamını gör...
savunma sanayide motor ve balistik füze tartışması
tamamiyle seçime yönelik yapılan bir propaganda.
''oltaya salak düşürme taktiği''
6000 km ötedeki bir hedefi vurmak için dünyanın dönüşünü hesaplayan inanılmaz hassas bir navigasyon sistemi gerekir ki bizim kullandığımız evin yolunu bulamıyor daha. üstelik bu füzeler atmosferin dışına çıkıp hedefe öyle ulaşıyorlar. bu da saatte 28.000 km/s demek bu ısınmayı hangi sistemle yok edeceksin?
insanlar ev kirasını ödeyemezken, çocuklarına meyve alamazken; "6000 km menzilli füzemiz var" demek, çok affedersiniz ama aç gezip sert osurmaktan başka bir şey değil..
''oltaya salak düşürme taktiği''
6000 km ötedeki bir hedefi vurmak için dünyanın dönüşünü hesaplayan inanılmaz hassas bir navigasyon sistemi gerekir ki bizim kullandığımız evin yolunu bulamıyor daha. üstelik bu füzeler atmosferin dışına çıkıp hedefe öyle ulaşıyorlar. bu da saatte 28.000 km/s demek bu ısınmayı hangi sistemle yok edeceksin?
insanlar ev kirasını ödeyemezken, çocuklarına meyve alamazken; "6000 km menzilli füzemiz var" demek, çok affedersiniz ama aç gezip sert osurmaktan başka bir şey değil..
devamını gör...
gülün adı
sadece bir hikaye anlatmayıp, seni 1327 yılının kuzey italyasında bir benediktin manastırında ruhban sınıfının ve politik dünyanın fikirlerine ve olayın geçtiği dönemin düşüncelerine dalmış bir şekilde dolaştırıp duran tarihi roman.
devamını gör...
aynı evde yaşıyormuş gibi entryler
kim açtı bu şarkıyı kötü kötü şeyler dinliyorsunuz bu ne ya
devamını gör...
ömer muhtar
(bkz: kurtuluş savaşı) başarısız olsaydı ne olurdu sorusunun cevabını ömer muhtar hakkında çekilen (bkz: çöl aslanı) adlı filmde görebilirsiniz.
filmini izlediğimde gözümden yaş düşmüştü. keşke başarsalardı.
bir öğretmendir. çocukları çok sever.
senusi tarikatının lideridir. 1923'te tarikatın başına geçmiştir. türkiye'den destek istemiştir. destek istediği mektuplar maalesef italyanlar tarafından ele geçirilmiştir.
libya'nın 10 dinarında kendisinin resmi vardır.
(bkz: mustafa kemal atatürk) ve (bkz: enver paşa) ile birlikte italyanlara karşı savaşmıştır. osmanlı çekildikten sonra bile mücadeleye devam etmiş. 20 yıl boyunca italyanları libya çöllerine sokmamıştır. daha öncesinden de fransızlara karşı çad'da savaşmıştır.
en son 1931'de bir çatışmada yakalanmış ve 16 eylül 1931'de idam edilmiştir.
filmini izlediğimde gözümden yaş düşmüştü. keşke başarsalardı.
bir öğretmendir. çocukları çok sever.
senusi tarikatının lideridir. 1923'te tarikatın başına geçmiştir. türkiye'den destek istemiştir. destek istediği mektuplar maalesef italyanlar tarafından ele geçirilmiştir.
libya'nın 10 dinarında kendisinin resmi vardır.
(bkz: mustafa kemal atatürk) ve (bkz: enver paşa) ile birlikte italyanlara karşı savaşmıştır. osmanlı çekildikten sonra bile mücadeleye devam etmiş. 20 yıl boyunca italyanları libya çöllerine sokmamıştır. daha öncesinden de fransızlara karşı çad'da savaşmıştır.
en son 1931'de bir çatışmada yakalanmış ve 16 eylül 1931'de idam edilmiştir.
devamını gör...
toplumdaki mutsuzluğun sebebi
hayatta kalma cabasinda bi cok kisi, hobi ya da gelisim gibi baska odak noktalari yok. bunlar disindakilerin mutsuzlugu buyuk olcude para hirsi, beklenti, hep daha fazlasi, baskalarina bakip kendini yetersiz gorme, mevcuttan zevk almak yerine eksiklik gorme vs. vs. 'bence'
devamını gör...
aynı evde yaşıyormuş gibi entryler
yulaf yemem çay da içmem. portakal almıştım geçende portakal sıksın biri de kahvaltı edelim. hâlâ hazırlamamışsınız, işe gideceğim.
devamını gör...
silahşor
stephen king'in fantastik edebiyatın ustası tolkien'den etkilenerek yazdığı, fantastik kara kule serisinin giriş kitabı. kara kule serisi fantastik edebiyatla, westerni birleştiren bir seri. s. king, s. leone ve spagetthi western hayranıydı. seriyi kafasında tasarlarken aklına western kalıplarıyla yazmak gelir.
kişisel olarak da kitap "yarım kalan kitaplar kulübü" nün nadide bir üyesi oldu. çünkü altın yayınları'nın çevirisi gerçekten felaket.
king'le ve kitapla ilgili söyleyeceğim ilginç şey ise, s. king kara kule serisinin 4. cildini henüz tamamlamışken talihsiz bir trafik kazası geçirir ve uzun bir süre hastanede tedavi görmek zorunda kalır. kara kule'nin sıkı hayranları da hastanede canıyla boğuşmakta olan s. king'e roland'a ve serinin sonunda ne olacağını öğrenmek için hastaneyi mail yağmuruna tutarlar.
king, geçirdiği talihsiz trafik kazasından sonra bir daha rahat bir şekilde oturup yazamaz hale gelir.
bu da bir anekdotumdur
kişisel olarak da kitap "yarım kalan kitaplar kulübü" nün nadide bir üyesi oldu. çünkü altın yayınları'nın çevirisi gerçekten felaket.
king'le ve kitapla ilgili söyleyeceğim ilginç şey ise, s. king kara kule serisinin 4. cildini henüz tamamlamışken talihsiz bir trafik kazası geçirir ve uzun bir süre hastanede tedavi görmek zorunda kalır. kara kule'nin sıkı hayranları da hastanede canıyla boğuşmakta olan s. king'e roland'a ve serinin sonunda ne olacağını öğrenmek için hastaneyi mail yağmuruna tutarlar.
king, geçirdiği talihsiz trafik kazasından sonra bir daha rahat bir şekilde oturup yazamaz hale gelir.
bu da bir anekdotumdur
devamını gör...
sophie rain
yetişkin içerik üreticisi .
devamını gör...
don kişot
edebiyatın ve sinemanın en önemli anlatım (narrative) kuralları don kişot'ta çok önemli bir rol oynar, cervantes öykü boyunca anlatım perspektifleri ve mesafeleri ile ustaca oynayıp, kurgu içinde kurgu yaparak okuyucuyu kurgusal bir oyun içine sokar. don kişot'u dünyaca ünlü yapan ve modern romanın kurucusu yapan şey de budur.
anlatım mesafesi ve anlatım perspektifi bir eserde anlatıcının yaşanan olaya ve okuyucuya karşı konumlanışı, diğer bir deyişle hikayeyi kimin anlattığı ve kimin gözünden olaya tanık olduğudur.
don kişotun kendisi kurmaca bir karakterdir. ama bu kurmaca karakter, okuduğu kahramanlık romanlarının etkisi ile kendisine kurmaca bir karakter yaratır ( kurmacanın içinde kurmaca)
romanın girişinde öyküyü anlatan kişi, kendi köyünde don kişot adlı birisinin yaşadığını ve okuduğu kahramanlık öyküleri sonucunda, okuduğu öyküye dönüştüğünü belirterek, olaya sanki ilk elden tanık olmuş gibi anlatır ama öykünün devamında birden bire "ünlü tarihçinin anlattığına göre don kişot okuduğu romanları..." ifadesini kullanarak birden bire sanki kendisi de olanlara yakından tanık olmamış, başkasının tanıklığından dolayı anlatmış gibi , yaşanan olaya mesafe koyar ve hikayenin anlatıcı kipini değiştirir.
roman boyunca bu anlatım kipi sürekli değişir. örneğin don kişot okuduğu kahramanlık hikayelerin etkisiyle, gerçek hayatı bir masal gibi yaşarken, zamanla onun hikayelerinin ağızdan ağıza anlatılmasına tanık olur ve ününün yayıldığını zannederek çok hoşuna gider. ama duydukları, yaşadıklarından çok farklıdır. don kişot ise hikayenin öyle yaşanmadığını belirterek, anlatıcı olarak hikayeyi baştan kurgular, arada da okuyucuyla sohbet ederek, hikayenin doğrusu açıklar. roman boyuncada yazar hikaye arasına girerek yaşananların gerçek olmadığını , başka bir şekilde olduğunu söyleyerek okuyucuyla birebir diyalog kurar.
cervantes don kişot'da anlatım kipleriyle oynamanın dışında, siyasi, dini kahramanlık hikayeleriyle, mitolojik öykülerle de ironi yoluyla dalga geçer. aslında don kişot'un okuduğu öykülerin bizdeki kara murat serileriyle sinemaya aktarılan abartılı, kurgusal tarihi kahramanlık öykülerinden hiçbir farkı yoktur.
don kişot kendisini dünyaca ünlü bir şövalye olarak kurgularken başına gelen birbirinden trajikomik olaylar, cervantes'in üstün kurgusunun, incelikli ironisinin ve mizahının bir göstergesidir.
tek kişilik krallığında, krallıkta önemli bir rol oynayacağı vaadiyle kandırdığı gariban sanço panzayı yanına aldıran bu kurgu kahramanın öyküsü, yüzyılın en başarılı öykülerinden birisidir ve başucu eseri olarak okunmalıdır.
anlatım mesafesi ve anlatım perspektifi bir eserde anlatıcının yaşanan olaya ve okuyucuya karşı konumlanışı, diğer bir deyişle hikayeyi kimin anlattığı ve kimin gözünden olaya tanık olduğudur.
don kişotun kendisi kurmaca bir karakterdir. ama bu kurmaca karakter, okuduğu kahramanlık romanlarının etkisi ile kendisine kurmaca bir karakter yaratır ( kurmacanın içinde kurmaca)
romanın girişinde öyküyü anlatan kişi, kendi köyünde don kişot adlı birisinin yaşadığını ve okuduğu kahramanlık öyküleri sonucunda, okuduğu öyküye dönüştüğünü belirterek, olaya sanki ilk elden tanık olmuş gibi anlatır ama öykünün devamında birden bire "ünlü tarihçinin anlattığına göre don kişot okuduğu romanları..." ifadesini kullanarak birden bire sanki kendisi de olanlara yakından tanık olmamış, başkasının tanıklığından dolayı anlatmış gibi , yaşanan olaya mesafe koyar ve hikayenin anlatıcı kipini değiştirir.
roman boyunca bu anlatım kipi sürekli değişir. örneğin don kişot okuduğu kahramanlık hikayelerin etkisiyle, gerçek hayatı bir masal gibi yaşarken, zamanla onun hikayelerinin ağızdan ağıza anlatılmasına tanık olur ve ününün yayıldığını zannederek çok hoşuna gider. ama duydukları, yaşadıklarından çok farklıdır. don kişot ise hikayenin öyle yaşanmadığını belirterek, anlatıcı olarak hikayeyi baştan kurgular, arada da okuyucuyla sohbet ederek, hikayenin doğrusu açıklar. roman boyuncada yazar hikaye arasına girerek yaşananların gerçek olmadığını , başka bir şekilde olduğunu söyleyerek okuyucuyla birebir diyalog kurar.
cervantes don kişot'da anlatım kipleriyle oynamanın dışında, siyasi, dini kahramanlık hikayeleriyle, mitolojik öykülerle de ironi yoluyla dalga geçer. aslında don kişot'un okuduğu öykülerin bizdeki kara murat serileriyle sinemaya aktarılan abartılı, kurgusal tarihi kahramanlık öykülerinden hiçbir farkı yoktur.
don kişot kendisini dünyaca ünlü bir şövalye olarak kurgularken başına gelen birbirinden trajikomik olaylar, cervantes'in üstün kurgusunun, incelikli ironisinin ve mizahının bir göstergesidir.
tek kişilik krallığında, krallıkta önemli bir rol oynayacağı vaadiyle kandırdığı gariban sanço panzayı yanına aldıran bu kurgu kahramanın öyküsü, yüzyılın en başarılı öykülerinden birisidir ve başucu eseri olarak okunmalıdır.
devamını gör...
ingilizlerden korkmak
ingilizden (ingiliz halkından bahsetmiyorum, büyük britanyacı baronlardan bahsediyorum) korkmayıp sömürgesi olduğumuzu farkederek yardakçısı ingiliz valilerini kovalayabilirseniz, tam bağımsız türkiyeye çok kısa zamanda kavuşabiliriz. atatürk öyle yapmıştı.
devamını gör...
aziz yıldırım
(bkz: aykut kocaman ve yedi önliberolar)
(bkz: üçleme olması yönünde hiçbir talep olmadığı halde üçleme yapılan filmler)
(bkz: üçleme olması yönünde hiçbir talep olmadığı halde üçleme yapılan filmler)
devamını gör...
