zaman tüneli
tahammül edilemeyen insan özellikleri
sen başından geçen şeyi anlatırken bak ben de şunu yaşadım denmesi. yakın arkadaşla olur da sadece mecburiyetten okulda işte gördüğünüz insanlara yapmayın be şunu. insan tabiatı tabi birisinin anıları bizim de kendi hayatımızdan bir şeyler anımsatır mutlaka. zaten yoksa çok uzak bir deneyimse empati yapmak zor oluyor. ama yine de saygıyla dinleyip sonra dahil olmak lazım. ben de arkadaşlarıma yapmışımdır. onlardan özür diliyorum burada*.
devamını gör...
sulu patates
sulu pilates diye okudum
acıkarak çıkıyorum
acıkarak çıkıyorum
devamını gör...
sözlük yazarlarının ünlülerle yapay zeka fotoğrafları
hayran olduğum iki adamla beraber. şark köşesi yapay zekanın kurgusu. (bkz: eden ahbez) ve (bkz: mark knopfler)
devamını gör...
özenerek yazılan tanımı sadece botların beğenmesi şoku
hayal kırıklığı ile de karakterizedir.
allah sizin gibi yazarların bilmem ne dersiniz işte o zaman.
ben bir günde çıldırmadım!
allah sizin gibi yazarların bilmem ne dersiniz işte o zaman.
ben bir günde çıldırmadım!
devamını gör...
hayvan sevgisi
kimse hayvan sevgimizi sorgulamasın, yeri gelir bir cübbe feda ederiz, hem de bunu öyle dolapların elbise dolu olduğu bir zamanda değil, sadece tek cübbemiz olsa da yaparız:
"rivayete göre, bir gün ahmed er-rifai’in yanına bir kedi gelir ve cübbesine yatıp uyur. namaz vakti olunca kedinin uyanmadığını görünce, onun yattığı kısmı kesip namaza gider. döndüğünde kedinin uyanıp gittiğini görür ve kestiği parçayı alıp cübbesine tekrar diker. (zehebi, siyeru alami'n-nübela, -şamie- 15/307)"
"rivayete göre, bir gün ahmed er-rifai’in yanına bir kedi gelir ve cübbesine yatıp uyur. namaz vakti olunca kedinin uyanmadığını görünce, onun yattığı kısmı kesip namaza gider. döndüğünde kedinin uyanıp gittiğini görür ve kestiği parçayı alıp cübbesine tekrar diker. (zehebi, siyeru alami'n-nübela, -şamie- 15/307)"
devamını gör...
anksiyete
delirecem gerçekten.
kalbim sıkışıyor farkındayım. travma tepkileri, kafa karışıklığı, gelecek kaygısı, olacakların beni üzme kaygısı her şey tepemde resmen halay çekiyorlar.. anlaşılmaya çalışıyorum, tüm her şeyi anlamaya çalışıyorum. çok korkuyorum. saklanamıyorum da aşırı açık bir hedef gibi duruyorum tam ortada.
kalbim sıkışıyor.
kalbim sıkışıyor farkındayım. travma tepkileri, kafa karışıklığı, gelecek kaygısı, olacakların beni üzme kaygısı her şey tepemde resmen halay çekiyorlar.. anlaşılmaya çalışıyorum, tüm her şeyi anlamaya çalışıyorum. çok korkuyorum. saklanamıyorum da aşırı açık bir hedef gibi duruyorum tam ortada.
kalbim sıkışıyor.
devamını gör...
fare beslemek
barış süreci ayağına işte bir takım terörist fareleri besliyoruz maalesef.
devamını gör...
hantavirüs
ikinci korona vakası olabilir.
devamını gör...
fare beslemek
kirmizi sekere benzeyen sey umarim zehir degildir
devamını gör...
köpek annesi
neden rahatsız olunduğunu anlamıyorum. size ne, bize ne güzel kardeşlerim. birisi kendine köpek annesi demek istiyorsa desin. bize giren çıkan ne mesela. çok rahatsız oluyorsanız deli deyin geçin. ben mesela bazılarına öyle yapıyorum ama kendilerine köpek annesi deme haklarına da saygı duyuyorum. sağlıklı mı, bence değil ama doktor da değilim. milletin zabiti de değilim. takılsın kafasına göre diyip geçiyorum. insanların bu öfkesini, gerginliğini anlamıyorum gerçekten.
son derece standart bir şey olan ebeveynliği neden bu kadar kutsallaştırdığımızı da anlamıyorum. dünyada, bizim kadar drama queen bir canlı yok yemin ediyorum. lan kuşlar başka türün yuvasına yavru bırakıyor. sen anne değilsin çekmiyor. bizim derdimiz ne anlamıyorum gerçekten.
son derece standart bir şey olan ebeveynliği neden bu kadar kutsallaştırdığımızı da anlamıyorum. dünyada, bizim kadar drama queen bir canlı yok yemin ediyorum. lan kuşlar başka türün yuvasına yavru bırakıyor. sen anne değilsin çekmiyor. bizim derdimiz ne anlamıyorum gerçekten.
devamını gör...
yeni nick
devamını gör...
anksiyete
bitimsiz bir şeymiş.
anksiyete sandığım hiçbir şey de anksiyete değilmiş daha önce belki de?
şu an anksiyete yaparsam anksiyetesi yaşıyorum mesela.
anksiyete sandığım hiçbir şey de anksiyete değilmiş daha önce belki de?
şu an anksiyete yaparsam anksiyetesi yaşıyorum mesela.
devamını gör...
bosch anneler günü reklamı
restorasyon işi var bundan yıllar önce, restore edilecek binanın altında yatır var. etrafında mumlar, adaklar, çaputlar bilindik hikaye...
tam da binanın sınırı içinde kalan bir yer. içinde cenaze var mı yok mu belli değil... angel invester modeli bir iş, yabancı yatırımcılara toplantı halindeyiz. yabancı=alman
bir an birinden "demolish" kelimesi çıkınca döndüm "are you trying to get us killed?" dedim ortam buz.
şirketin başındaki adam -ki çok severim- "karpuz bey bu ne demek böyle çok ciddi bir kelime bu" diye amerikan filmi tadında tepki verdi.
onlara beş dakikalık kısa bir oryantasyon verdikten sonra bozulanlar, ağlamaya dönenler neler neler...
sonunda dedim ki, "yatıra dokunursak bittik demektir ama onun yerine güzel bir camdan koruma yapar, yanına kısa tarihini açıklayan yakışıklı pirinç bir levha koruz iş biter, bu a*k köylüsüne de de ki sizin azizler neyse bizim yatırlar o"
almancam sıfır olduğu için anlattıkça anlattı, karşıdaki yaah yaah natruulihh gibi sesler çıkardı kabullenip sektör olup gittiler.
projesinde anıtlar kurulu oluru ile temperli camdan güzel bir koruma ile mum dikme yeri ve çaput vs. yerine bağış yapmak isteyenleri az yukarıdaki camiye yönlendiren bilgilendirme yazısı ile işi çözdük.
hoca memnun, ahali memnun...
bina bitti, daireler hayvani fiyatlara satıldı, şirket çok güzel para kazandı, ben bu hayati bilgim(?!) ile yeni işler aldım falan filan...
bir ülkenin; hele ki kendisi daha taşı taşa vurup ateş yakmaya çalışırken ülke kurup ülke batıran bir medeniyetin kutsalına dokunmaya kalkarsan senin o nasyonel sosyalist damarını sana itinayla yedirirler boş efendi.
yani demem o ki, bir aty*rr* almanyalının s*ktum*n irlandasındaki reklamında aile ve ile üyesi çocuk, ülkemdeki reklamında aile üyesi evcil hayvan, kedi annesi, köpek babası cart curt temaları işleniyorsa ben bunun altında saf art niyet ararım.
madem maçası o kadar sıkı ingilterede kraliçe temalı bir reklam filmi çeksin de görelim.
onların bir tane varsa bizim 40 milyon kraliçemiz var bu ülkede.
bosch gazi üniversiteli olup da odtü'de teröristlik yapan çalışanının hesabını versin önce.
bu işler öyle instaya, facebooka falan da benzemez.
adamın etini kemiğinden sıyırırken kuru kuru çoğaltırlar.
gelip car car dw lakırdiları yapmaya da benzemez. sahada görmek isteriz.
böyle sevvveee sevvveee kaldırtırlar adama o reklam denen algı çalışmasını.
edit: kıymetli moderasyonun ricası ile editlendi.
kendileri işlerini ne kadar da güzel yapmakta valla darısı yeşil sitenin başına.
tam da binanın sınırı içinde kalan bir yer. içinde cenaze var mı yok mu belli değil... angel invester modeli bir iş, yabancı yatırımcılara toplantı halindeyiz. yabancı=alman
bir an birinden "demolish" kelimesi çıkınca döndüm "are you trying to get us killed?" dedim ortam buz.
şirketin başındaki adam -ki çok severim- "karpuz bey bu ne demek böyle çok ciddi bir kelime bu" diye amerikan filmi tadında tepki verdi.
onlara beş dakikalık kısa bir oryantasyon verdikten sonra bozulanlar, ağlamaya dönenler neler neler...
sonunda dedim ki, "yatıra dokunursak bittik demektir ama onun yerine güzel bir camdan koruma yapar, yanına kısa tarihini açıklayan yakışıklı pirinç bir levha koruz iş biter, bu a*k köylüsüne de de ki sizin azizler neyse bizim yatırlar o"
almancam sıfır olduğu için anlattıkça anlattı, karşıdaki yaah yaah natruulihh gibi sesler çıkardı kabullenip sektör olup gittiler.
projesinde anıtlar kurulu oluru ile temperli camdan güzel bir koruma ile mum dikme yeri ve çaput vs. yerine bağış yapmak isteyenleri az yukarıdaki camiye yönlendiren bilgilendirme yazısı ile işi çözdük.
hoca memnun, ahali memnun...
bina bitti, daireler hayvani fiyatlara satıldı, şirket çok güzel para kazandı, ben bu hayati bilgim(?!) ile yeni işler aldım falan filan...
bir ülkenin; hele ki kendisi daha taşı taşa vurup ateş yakmaya çalışırken ülke kurup ülke batıran bir medeniyetin kutsalına dokunmaya kalkarsan senin o nasyonel sosyalist damarını sana itinayla yedirirler boş efendi.
yani demem o ki, bir aty*rr* almanyalının s*ktum*n irlandasındaki reklamında aile ve ile üyesi çocuk, ülkemdeki reklamında aile üyesi evcil hayvan, kedi annesi, köpek babası cart curt temaları işleniyorsa ben bunun altında saf art niyet ararım.
madem maçası o kadar sıkı ingilterede kraliçe temalı bir reklam filmi çeksin de görelim.
onların bir tane varsa bizim 40 milyon kraliçemiz var bu ülkede.
bosch gazi üniversiteli olup da odtü'de teröristlik yapan çalışanının hesabını versin önce.
bu işler öyle instaya, facebooka falan da benzemez.
adamın etini kemiğinden sıyırırken kuru kuru çoğaltırlar.
gelip car car dw lakırdiları yapmaya da benzemez. sahada görmek isteriz.
böyle sevvveee sevvveee kaldırtırlar adama o reklam denen algı çalışmasını.
edit: kıymetli moderasyonun ricası ile editlendi.
kendileri işlerini ne kadar da güzel yapmakta valla darısı yeşil sitenin başına.
devamını gör...







