zaman tüneli

günaydın herkese.
devamını gör...


hamas'ın 7 ekim'de erkeklere, kadınlara hatta çocuklara karşı uyguladığı sadistçe cinsel şiddet, meselenin tarih ya da toprakla değil, salt nefret ve şeytanlıkla ilgili olduğunu gösteriyor.


daily mail

"ancak faşist bir rejimde bu kadarına bile izin verilmez. faşizmde şiddet amaçtır." #3195501

***

hamas'ı ve iran molla rejimini destekleyen ruh hastası zombiler, islamcı teröristlerin uyguladıkları şiddeti, özellikle de cinsel vahşeti tamamen inkar ediyorlar. bunlara inanmadıkları için değil, yaşananların gerçek olduğunu çok iyi biliyorlar, zaten aynısını hatta fazlasını uygulamak istediklerini de bizzat kendileri belirtiyorlar.

soykırımın 10. ve son aşaması yaşananları inkar etmektir ve aslında bu da şiddetin bir parçasıdır. fiziksel değil psikolojik bir şiddettir ve karşı tarafı yıkıma uğratabilir. özellikle cinsel vahşeti inkar etmeleri bu yüzdendir.

türkiye'de kadınlara, özellikle de seküler kentli kadınlara yönelik nefret söylemleri, apartheid düzeyinde yapılan ayrımcılık; gülşen'in hapse girmesi, eda ece'nin neredeyse ölümle tehdit edilmesi, nihal yalçın ve merve dizdar gibi ödül alan sanatçıların rejim militanı tamer karadağlı tarafından alenen aşağılanması, kadınların giyim kuşamına kafayı takmalar ve benzerlerine şahit olduk.

bunun önü alınmazsa nelere sebep olacağını 7 ekim 2023 katliamında, suriye'de alevilere, hristiyanlara ve dürzilere yapılan soykırımda, iran'da sadece birkaç günde on binlerce insanın soykırımla katledilmesinde ve sonrasında gördük.

(bkz: suçun önlenmesi/@çürümüş şeyler var danimarka krallığında)
(bkz: hayırcıların karıları kızları evetçilere helaldir/@çürümüş şeyler var danimarka krallığında)
devamını gör...

günaydın şarkısı ve servis bekleme şarkısı.
kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
devamını gör...

devamını gör...

bence yıldırım bizzat moğollar'ı anlayamamıştı ve torununu dahil moğollar'ın altında bir konuma sürüklemişti.. hem de neden? 5 yıl sonra geberecek olan timur için..

başarılı bir komutan mıydı? evet..
başarılı bir devlet adamı mıydı? hayır.

osmanlı yine dua etsin de, yıldırım'a "rağmen" varlığını sürdürebildi. moğol ordusu savaş meydanında dağıttığı yeniçerileri takip etmeye başladığında bizanslı denizciler para için ülkelerinin menfaatlerine ihanet edip askerleri rumeli'ye geçirmeselerdi osmanlı ordusu bütünüyle imha olurdu.

aslında o savaşta anlaşılması gereken iki karakter vardır:
1. ihtiyat kuvvetleri komutanı çelebi mehmet (o zaman için şehzade mehmet).. babasının esir düştüğünü uzaktan görünce arkasını dönüp, savaş meydanından kaçmıştır.. bunu yapmasının nedeni de; olan olmuş, bari eldeki orduyu bozmayalım düşüncesidir. bu kararı, hocalarının telkiniyle almış olsa da 16 yaşındaydı..
2. yıldırım'ın öldürdüğü sırp kralı lazar'ı kızı olivera despina, aynı zamanda yıldırım'ın kendisiyle birlikte esir düşen karısıydı ve bu kadının kardeşi prens stefan, muhtemelen akrabalık bağları nedeniyle değil, timur batıya gelirse başlarına neler geleceğini tahmin ettiği için, savaş meydanını en son terk eden askerdir. yıldırım'ın oğulları bile gittiğinde stefan savaşa devam etmiştir. bana kalırsa stefan timur'u, bayezid'den daha fazla anlayabilmiş.

peki timur nasıl biri? hoca sadeddin, savaştan 150 yıl kadar sonra münşeât ve mükâtabât-ı sultâniye (sultanların resmi yazışmaları ve mektupları) adlı eserinde bu mektupların metinlerine yer vermiş.

timur'un taleplerini içeren ilk mektubuna karşı bayezid'in cevabı: ey ihtiyar köpek, tekfurdan daha şiddetli kâfirsin. mektubunda bizi korkutmak ve hile ile kandırmak istemişsin. osmanlı sultanlarını, acem padişahlarına benzetme...bu mektup eline geçtikten sonra savaş meydanına her kim ki gelmeyip kaçarsa, onun eşi üç talakla kendisinden boş olsun...”
timur'un bu ifadelere cevabı: sen kendini allah yolunda cihad eden, bizi ise haksız yere kan döken bir kâfir ve beni yeni yetme bir savaşçı saymışsın. bil ki, ben kırk yıla yakın bir süredir nefsimi cihada adamışım. bizimle anlaşma yoluna döner, özür dileyen bir ifade ile cevap verirsen, aramızda dostluk ve sevgi olur. böylece frenk kâfirine fırsat vermemiş olur, biz de, sivas’tan çekilerek geri döneriz. bizim niyetimiz ve meylimiz sizi
zayıf düşürerek meşgul etmek, böylece kefere dinine yardım etmek değildir. bizi ve askerimizi kâfir, dinsiz, sapık itikatlı mezhep sahibi ve çirkin âdetleri bulunmakla itham etme. bizim askerimiz babadan ataya müslüman ve müslüman çocuklarıdır. niçin hidâyete layık olmasınlar? kaldı ki, osmanlı’nın askerleri çoğunlukla kâfirlerden devşirme olduğu açıktır. eğer samimi selâmınızla beraber iyi ifadeler içeren mektubunuz gelirse, her iki taraf arasında yumuşama ve sevgi peyda olur. aksi halde kılıç ortaya çıkınca, kaleme yer kalmaz ve’s-selâm".
bayezid'in cevabı şöyle başlar: zamanın cihan sultanı olan timur-i köregen... benim gördüğüm kadarıyla konuşmanın üslubunu dahi timur belirlemiş, bunu fark ettikten sonra da devam eden mektuplarda, ilk mektuptaki yoklama ifadelerinin aksine gayet buyurgan bir biçimde pat pat taleplerini sıralamış, aba altından sopa göstermiş.

bu arada timur yalan söylemektedir ve her mektubunda taleplerini bir miktar daha arttırmaktadır, onu da söyleyeyim. ama üslup farkı dahi, bana kalırsa sadece yıldırım'ın müthiş gerginliğini ve timur'un rahatlığını göstermiyor, sultanları yönlendiren bürokrat kesiminin kalite farkını da ortaya koyuyor.

fakat bir husus çok dikkatimi çekiyor.. timur'un mektubundaki "eğer samimi selâmınızla beraber iyi ifadeler içeren mektubunuz gelirse, her iki taraf arasında yumuşama ve sevgi peyda olur" ifadesi.. günümüzde de trump sürekli olarak farklı farklı kişiler için "onu seviyorum, bence harika biri" falan gibi ifadeler kullanıyor veya tam tersine "onu sevmiyorum" vesaire diyor. diplomaside iki devlet başkanı birbiri için böyle flörtöz ifadeler kullanmaz ve bu, mektupları tekrar okuduğum bugüne kadar bana garip geliyordu. ama gördüğüm kadarıyla hem bu ifadelerle hem de din, tanrı'nın isteğini yerine getirme gibi propaganda unsurlarını kullanma isteği nedeniyle trump'la paralellik kurulması gereken kişi timur gibi uç bir örnekmiş.
devamını gör...

sadece şu:

-kemal: ne düşünüyorsun?
-füsun: ayçiçek tarlalarını..
devamını gör...

sofrada yemek yerken gelen kişiye soylenendir:
-senin kısmetinmiş. kaynanan seviyormuş.

kaynanaların gelinleri sevdigi bir dünya için sen de var mısın kardeşim? ihih.
devamını gör...

yok edilmesi gerekilen fesat yapı.

ortasına bir lükleer füze atsan, yemin ediyorum ne a.b.d'si ne a.b'si peşine düşer. tefecilik ve epstein pisliği ile tüm ülkeleri baskı altında tutuyor.
devamını gör...

iyi bir komutandı. hızlıydı, cesurdu, kudretliydi. ama tarihin en ağır tarafı şu ki bazen insanı zaferleri değil, düştüğü an tanımlar. (esir) düştü. o yüzden anlayamayız gardaş. kusura bakma.
devamını gör...

kendimi evden uzaklaştırmış bulundum, kaderimi sen yazdın sen bilirsin.
devamını gör...

türk halkının içinde bulunduğum genel ruh durumu denilebilir. hepimiz major ve kolektif bir depresyondayız. daha da kötüsü, bu bazen bireysel( intihar) odaklı ortaya çıkarken, bazen mass attack( kamusal saldırı) şeklinde ortaya çıkıyor. birbirini öldürenler, yaralayanlar, dolandıranlar.. sonuçta suç oranları bir hayli yükseldi.. suç, mutsuz bir toplumun ürünüdür. sosyal- ekonomik standartları iyi olan toplumlarda, suç oranları yükselmez. suç adaletsizlik yükseldiğinde gelişir.

bknz: türkiye
devamını gör...

aktrollerin (lerin derken mecazen) dert edindiği değerlendirme. yahu sen chpli misin sana ne? git tayyibi seyret alkışla mutlu ol. niye takıldın ki bu kadar? bir de akıl falan veriyor, köfte seni.

ek: aktrol olduğunu bilmesek chpye üzüldüğünü sanabilirdik. ama madem bir aktrol olarak bu kadar incindin, doğru demişim, aferin bana.
devamını gör...

kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
devamını gör...

sosyal medya ortamlarında aktrolleri toparlayıp gütmeyi severim. gerçekten dünyanın en komik şeyleri bu eşşek sıpaları.
devamını gör...

bunca yıllık ömrümde duygusal ve zihinsel manada çektiğim ızdıraba karşı artık kayıtsız kalıyorum. bu, dışarıdan hissizlik gibi okunuyor. bir kişinin bana kötülük etmesi, beni görmezden gelmesi veya bana ihanet etmesi bende bir duygu yaratmıyor. sadece var olan durumun devamı niteliğini taşıyor. dünyada güzellik yok denecek kadar azaldı... artık "kötü" normalimiz olmaya başladı. beni sadece çocuklar ve hayvanlar gülümsetebiliyor. çünkü onlar temizler, onlar güzeller, onlar tanrının suretini görmemi sağlıyorlar. bir çocuğa baktığımda, bile isteye birini incitmeyecek bir insana bakıyorum. bu beni tuhaf hissettiriyor. alışık değilim çünkü buna. sebepsiz kötülüğün, şuursuz negatifliğin esir aldığı dünyada çocuklara bakmak bana şok etkisi yaşatıyor. onları seyrederken gözlerim doluyor, bazen ortamdan uzaklaşıp ağlıyorum. ne ara kaybettik her şeyi ?

buna rağmen umutsuz değilim. tüm bunlar benim tanrıyı anlamamı sağladı. her şey çok güzel olacak, diyemem belki. bunu kesin olarak bilemem. lakin her şeyin bu kadar kötü kalmayacağını biliyorum. çünkü tanrı bize bir ders verdiğinde, sonunda mutlaka güzellik vardır...

mengü tanrının şefkati ve kayrası üzerinize olsun.
devamını gör...

hızlı geçti puanlayacak kadar anlayamadım.. baştan başlasak bi.
devamını gör...

kırmızı tuborgun fillisi.
devamını gör...

türk seviyor, orta asya seviyor. ben de kendisini sevdim.
devamını gör...

kan seviyor. muhtemelen.
devamını gör...

motorların aşığı, motorları seviyo.
devamını gör...
daha fazla yükle

normal sözlük'ü kullanarak 3. parti dahil tarayıcı çerezlerinin kullanımına izin vermektesiniz. Daha detaylı bilgi için çerez ve gizlilik politikamıza bakabilirsiniz.

online yazar listesini görmek için lütfen giriş yapın.
zaman tüneli köftehor rehberi portakal normal radyo kütüphane kulüpler renk modu online yazarlar puan tablosu yönetim kadrosu istatistikler iletişim